Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/384 E. 2025/1826 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/384
Karar No
2025/1826
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/384 Esas

KARAR NO : 2025/1826 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI : 2022/549 Esas- 2022/1101 Karar

TARİH: 14/12/2022

DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 06/11/2025

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın ticari olarak emlak pazarlama ve aracılık simsarlık hizmetleri veren ve bu kapsamda hazır kiracı.com markası ile kurumsal pazarlama ve emlak danışmanlık bedeli tahsili ile faaliyet gösteren bir firma olduğunu, davalıların Çorum ilinde bulunan ... Otomotiv Şirketinin ortak ve yöneticisi olduklarını, ...'ın kendisini ve diğer davalıları anılan şirketin ortak ve yetkilileri olarak tanıttığını, davalıların maliki olduğu ticari alanın kurumsal bir kiracıya kiralanması için teknik danışmanlık raporlama ve kira aracılık faaliyeti yürütülmesi için müvekkili firmadan tek yetkili sıfatıyla hizmet sağlanmasının istendiğini, müvekkilinin, kurumsal kiracı olarak ... Oto Şirketi ile davalılar arasında 20.000,00TL + stopaj bedeli 5+5 yıllık kira sözleşmesi ön protokolü ve kira sözleşmesinin imzalanmasına aracılık ettiğini, dava dışı kiracı firmanın söz konusu kira sözleşmesi ile kiracılığa başlamasına rağmen müvekkilinin ücretini ödememek adına davalıların ortağı olduğu firmadan, tek yetkililik sözleşmesinin sona erdirildiği, yerin kiralanmasından vazgeçildiği ve sözleşmenin kendiliğinden yenilecek 2 aylık uzama süresince uzatılmadığına dair mail gönderdiğini, müvekkilinin hem imzalanan sözleşme kapsamında danışmanlık hizmetini raporun teslimi ile sağlamış olması ve gerekse de kira sözleşmesine aracılık etmesi ile hizmet teslimini gerçekleştirdiğini, bu kapsamda ücret alacaklarının davalılarca müştereken ve müteselsilen ödenmesi gerektiğini, bu hususta davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalıların takibe haksız olarak itiraz ettiklerini beyanla itirazın iptaline, takibin devamına, davalılar aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket ile müvekkilerinin şahsi malı olan dükkan niteliğindeki taşınmazın kiralanması ve aracılık hizmetleri için iki aylık sözleşme imzaladığını, taşınmazın şirket malı olmadığını, dolayısıyla ticaret mahkemesinin görevli olmadığını, sözleşmeye eklenen yetki maddesinin de yine müvekkillerinin tacir sıfatı ile sözleşmeyi imzalamamaları nedeniyle geçersiz olduğunu, taşınmazın aynından doğan bir dava söz konusu olduğundan bulunduğu yerdeki mahkemelerin yetkili olduğunu, bu kapsamda görev ve yetki itirazlarının bulunduğunu, davaya konu talebin zamanaşımına uğradığını, sözleşme süresinde davacı şirket taşınmazı kiraya veremediği için müvekkillerinin sözleşmenin yenilenmeyeceğini davacıya tebliğ ettiğini ve sözleşmeyi sona erdirdiklerini, davacının ancak kira sözleşmesinin imzalanması ile alacağa hak kazanacağını ancak sözleşme süresi içerisinde kira sözleşmesinin imzalanmadığını beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:

İlk Derece Mahkemesi'nin 14/12/2022 tarih 2022/549 Esas- 2022/1101 Karar sayılı kararında;"Dava komisyon/ danışmanlık sözleşmesi ilişkisinden kaynaklı alacak istemine ilişkin itirazın iptali davasıdır.Davacının dava dilekçesinden özetle; davacı firmanın emlak pazarlama ve aracılık hizmeti verdiğini, sözleşme kapsamında komisyon ve danışmanlık bedeli tahsil ettiğini, davalıların Çorum'da bulunan şirketin ortak ve yöneticileri olduğunu, tacir olduklarını ...'ın davalıları temsil yetkisi olduğuna ilişkin vekaletnamesinin bulunduğunu, tarafların sözleşme yaptığını yetkili yerin Bakırköy Mahkemeleri olarak belirlendiğini, 40.000 TL danışmanlık bedelinin kararlaştırıldığını, davacının davalılar ile davacı ... Otomotiv şirketi ile arasında kira sözleşmesi ön protokolü ve kira sözleşmesini imzalanmasına aracılık edildiğini, bu kiracının kira sözleşmesi kapsamında kiracılığa başladığını ve kira ödemesi yaptığını, kiralamaya konu adresi yeni adresi olarak belirttiği, buna rağmen davalılarca ödemenin yapılmadığını itirazın iptalini talep ettiği, Davalıların cevap dilekçesinden özetle; görev ve yetki itirazın da bulunduğu, Çorum Mahkemelerinin görevli olduğunu, zamanaaşımı itirazında bulunduğu, davacı firmanın iki aylık sürede aracılık faaliyeti yürüttüğünü bu sürede taşınmazı herhangi bir kiracıya vermediğini, eski kiracının işyerini boşaltmadığından fiziki olarak da işyerinin yeni kiracıya verilmesinin mümkün olmadığını, komisyon bedelinin kira sözleşmesi akdedilmesi ile başlanılacağını, davalıların taşınmazı kiraya verdiklerin de geçerli bir aracılık sözleşmesinin olmadığını, sözleşmenin devam etmesinin istenmediği ve yenilenmediği davanın reddini talep ettiği, Taraflar arasında emlak komisyonculuğu işleminden davacı tarafın kiralama işlemine ilişkin edimlerini yerine getirip getirmediği, davalı tarafça, davacı yanca olan komisyonluk süresi içerisinde kira sözleşmesi yapılıp yapılmadığı, bu nedenle davacı tarafın davalı tarafa başlattığı icra takibi nedeniyle alacaklı olup olmadığı iddia edilen sözleşe varsa alacak miktarının hesaplanmasına ilişkin itirazın iptali davası olduğu, Dosyanın yapılan incelemesinde davaya konu kiralanmak istenen yerin işyeri olarak kiralandığı, davalılar hakkında tacir araştırması yapıldığı davalıların tacir olduğu değerlendirilerek Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu, taraflar arasında inkar edilmeyen sözleşmede Bakırköy Mahkemelerin yetkili kılındığı, HMK 17. Maddesi uyarınca yetkili Mahkemenin taraflarca belirlenmesi dikkate alınarak Mahkememizin görevli ve yetkili olduğu, itirazın iptali davasının takip, itiraz tarihi, itirazın tebliğ edilmediği de dikkate alınarak hak düşürücü sürede açıldığı, taraflar arasındaki sözleşme tarihi, takip tarihi, arabuluculuk tutanak tarihi ve dava tarihleri de dikkate alındığında zamanaşımı süresinin dolmadığı, Taraflar arasında 03.09.2021 tarihli sözleşme olduğu, bu sözleşmenin tarafların kabulünde olduğu ve ihtilafa konu olmadığı, sözleşmenin konusunun taşınmazın kiralanmasına ilişkin aracılık hizmetine yönelik olduğu, süresinin iki ay olduğu, süre bitiminde yenilenmediği bu sürenin uzatılmadığı, taşınmaz bedeline kira sözleşmesinin akdedilmesi ile hak kazanılacağının belirtildiği, 03.09.2021 tarihinde ön protokolün imzalandığı, taşınmazın kiracı olarak ... Otomotiv İletişim Organizasyon Pazarlama Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine kiralanmasına karar verildiği, ön protokolde davalılara kiralayan sıfatıyla, ... şirketinin ise kiracı sıfatıyla isminin yer aldığı, 03.09.2022 tarihli whatsup mesajında "... Çorum Ön Kira.." İçerikli belge gönderildiği, davalıların iban numarasının banka bilgilerinin gönderildiği,Mail gönderisininde 03.09.2022 tarihinde ...@....com mail adresine boş kira sözleşmesinin gönderildiği, bu kişinin sunulan belgelerden dava dışı şirketin muhasebe uzman yardımcısı olduğu, İşyeri kira sözleşmesinin bir suretinin sunulduğu, sözleşmede ... şirketi ile davalıların imzalarının olduğu, kiralanan yer adresinin, taraflar arasındaki komisyon sözleşmesinde kiralanmak istenen adres ile aynı olduğu,İcra dosyasında miktarın 40.000TL olarak belirtildiği, takip dayanağının emlak danışmanlığı sözleşmesi olduğu, davalıların icra dairesinin yetkisine itiraz ettiği ancak taraflar arasındaki sözleşmede Bakırköy Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili olarak belirlendiği HMK 17'de dikkate alınarak yetki itirazının yerinde olmadığı, Vergi Dairesinden 2021 yılı eylül ayı ve sonrasına ilişkin kira stopaj bildirimlerine ilişkin kiracı dökümlerinin talep edildiği, her iki davalının Gayrimenkul Sermaye İradına ilişkin mükellef kaydında dava dışı ...'in kaydın yer aldığı,Somut olayın incelenmesi sonucunda, taraflar arasındaki emlak komisyonculuğu sözleşmesinden kaynaklı sözleşmede belirlenen ücretin ödenmesi şartlarının oluşup olmadığına ilişkin ihtilaf olduğu, davacı tarafın hizmetin ifasına ilişkin belgeleri sunduğu, dosya kapsamında belgelerin de celp edildiği tüm belgelerin birbirleriyle karşılaştırılarak incelenmesi neticesinde davaya konu yerin dava dışı Katılımevine kiralanmasına ilişkin işleme davacı tarafın aracılık etmesi ve kira sözleşmesinin kurulmasından kaynaklı davacının edimlerini ifa ettiği, sözleşmede belirlenen ücrete hak kazandığı, davalıların ücret ödemesi yapmadığı, davalıların savunmaların bu belge içerikleri ve tarihleri de dikkate alınarak yerinde olmadığı, davacıların iddialarını ispat ettiği icra inkar tazminatına ilişkin yasal şartların oluştuğu değerlendirilerek aşağıdaki şekilde hüküm kuruldu..."gerekçesi ile, ''Davanın KABULÜ İLE Davalının Bakırköy 9. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin, takipte talep edilen 40.000 TL alacak üzerinden devamına, -Devamına karar verilen alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %16,75 oranında ticari avans faizi işletilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemeye yaptıkları görev ve yetki itirazlarının yanlış değerlendirildiğini, karar veren mahkemenin görevli ve yetkili mahkeme olmadığını, görevli ve yetkili mahkemenin Çorum mahkemeleri olduğunu;Davanın görevli ve yetkili mahkemede açılmadığını, müvekkili davalıların ... Otomotiv A.Ş.'nin ortakları olduğunu ve ticaretle uğraştıklarını ancak dava konusu sözleşmeye konu taşınmazın müvekkillerinin ortak oldukları şirket adına kayıtlı şirket malı değil şahsi malı olduğunu, her ne kadar kararın gerekçesinde müvekkillerinin tacir olup olmadıklarının araştırıldığı, tacir olduklarından ticaret mahkemesinin görevli olduğu dile getirilmişse de tacirlerin tüm davalarının ticaret mahkemesinde görülemeyeceğini, tacirlerin de şahsi hukuki uyuşmazlıkları olabileceğini, söz konusu malın da müvekkillerinin şahsi malı olduğu değerlendirilmeden yalnızca tacir olduklarını değerlendirmenin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, taşınmazın Çorum/ Merkez il sınırları içinde olduğunu, bu sebeple Çorum Mahkemelerinin yetkili olduğunu, her ne kadar taraflar arasında yetki sözleşmesi yapılmış ise de, yetki sözleşmesinin geçerlilik şartının kanunlarca sadece tacirlere verildiğini, müvekkillerinin şahsi mallarının kiralanması için yaptıkları sözleşmeye bir madde olarak eklenen yetki sözleşmesinin, müvekkilleri bu sözleşmede tacir olarak değil şahsi olarak temsil edildikleri için geçersiz olduğunu, ayrıca sözleşmenin ... adına vekaleten imzalandığını ve ...'ın vekaletinde de yetki sözleşmesi yapma yetkisinin bulunmadığını, takip konusu sözleşme taşınmazın aynında kaynaklandığı için taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğunu, bu yetki itirazlarının icra takibine yapılan itirazda da açıkça yetkili icra dairesi ve mahkeme de açıkça belirtildiğini;Yine yukarıda anlatılan nedenler dikkate alındığında müvekkillerin şahsi malları olduğu için ve ortada TTK da sayılan ticari işlerden biri mevcut olmadığı için Ticaret mahkemelerinin de görevli olmadığını, davanın karar duruşmasında davacı gerçeğe aykırı beyanda bulunarak sözleşmenin Bakırköy'de imzalandığını iddia etmişse de, söz konusu sözleşmenin Çorum'da imzalandığını, sözlemeye konu taşınmazın Çorum il sınırlarında olduğunu ve davalıların yerleşim yerinin Çorum olduğunu, tüm bu anlatılan nedenlerle söz konusu icra takibi ve dava için Çorum mahkemelerinin yetkili olduğunu, yetki itirazlarını yanlış değerlendiren Yerel mahkemenin kararının kaldırılmasını talep ettiklerini;Yerel mahkemenin eksik inceleme ile karar verdiğini, karar duruşmasının zaptında "Çorum vergi dairesine yazılan müzekkereye cevap verilmediği görüldü. Kozyatağı vergi dairesine yazılan müzekkereye cevap verilmediği görüldü." şeklinde zapta geçtiğini ancak ardından araştırılacak başka husus kalmadığı gözetilerek açık yargılamaya son verildi şeklinde karar verildiğini, Çorum Vergi Dairesi'nden gelecek müzekkere beklenmiş olsaydı dava dışı şirketin stopaj bildiriminin davacı ile müvekkilleri arasında imzalanan aracılık sözleşmesinin tarihleri ile denk gelmediğinin, dava dışı şirketin sözleşmenin feshinden çok sonra kiracı olarak söz konusu taşınmaza taşındığının anlaşılacağını;Müvekkillerinin taşınmazın kiraya verilmesi konusunda davacı firma ile anlaştığını, davacı firmanın sözleşme tarihinden itibaren 2 aylık bir sürede aracılık faaliyetlerini yürüttüğünü, aracılık faaliyetleri sürecinde müvekkillerinin taşınmazının herhangi bir kiracıya kiraya verilmediğini, Yerel mahkeme gerekçesinde tarafların arasında imzaladıkları protokolü esas almış olsa da, tarafların imzalamış oldukları sözleşmenin 4. maddesinde de açıkça belirtildiği üzere "İşletme aracılık komisyon bedeline iş bu taşınmaz ile ilgili kira sözleşmesi akdedilmesiyle hak kazanır." şeklinde anlaşıldığını, sözleşmedeki maddeden de açıkça anlaşılacağı üzere davacının söz konusu komisyona ön protokol imzalanması ile hak kazanmayacağını, ancak taşınmaz kiraya verildiği takdirde hak kazanacağını, tarafların sözleşmesinin süreli bir sözleşme olduğunu ve sözleşme süresinde müvekkilerinin herhangi bir kira sözleşmesi imzalamadıklarını, bu durum gözetilmeden yalnızca dava dilekçesinin ekinde sunulan ön protokol gerekçe gösterilerek verilen kabul kararının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu; Davacının verdiği hizmetten memnun kalmayan müvekkillerinin sözleşmenin süresi sonunda yenilenmeyeceğini, sözleşmenin 2. maddesinde yazıldığı üzere mail ve iadeli taahhütlü şekilde yazılı olarak davacı firmaya bildirildiklerini, sözleşme süresi içinde de sözleşme konusu taşınmazın herhangi bir firmaya kiraya verilmediğini, zaten eski kiracı bu süreçte taşınmazı boşaltmadığından fiziki olarak da davacıların hizmet süresi içinde yeni bir kiracı ile anlaşmalarının mümkün olmadığını;03/11/2021 tarihinde müvekkillerinin üç farklı yerden davacıya bildirdiği üzere sözleşmenin yenilenmediğini ve o tarih itibariyle taşınmazın herhangi bir firmaya kiraya verilmediğini, davacı firmanın dava dilekçesinde 2021 Eylül ayı sonrasında stopaj bildirimi yapılıp yapılmadığının vergi dairesine sorulması talebi üzerine vergi dairelerine müzekkere yazıldığını ancak müzekkere cevapları beklenmeden karar verildiğini, vergi dairelerinin cevapları beklendiğinde sözleşme süresi içerisinde 03/09/2021 - 03/11/2021 tarihleri arasında, davacı firma ile müvekkillerinin sözleşmesinin devam ettiği süreçte vergi dairesine bildirilmiş herhangi bir sözleşme olmadığının anlaşılacağını, tarafların aralarında imzaladıkları sözleşmenin süreli bir sözleşme olduğunu ve devam etmemesinin bildirime bağlandığını, anlatılan nedenlerle davacının müvekkillerinden alacağı bulunmazken davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu beyanla Yerel mahkemenin hukuka aykırı kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, taşınmaz simsarlık sözleşmesinden doğan komisyon alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş, verilen karara karşı davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalılar vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; Mahkemenin görevsiz ve yetkisiz olduğu, davacı ile imzalanan sözleşme süresi içerisinde taşınmazın kiraya verilmediği, sözleşmede ancak kira sözleşmesinin imzalanması ile ücrete hak kazanılacağının kabul edildiği, ön protokol dikkate alınarak karar verilmesinin hatalı olduğu, Mahkemece Çorum Vergi Dairesi'ne yazılan müzekkere cevabının beklenmediği ve eksik inceleme ile karar verildiğine ilişkindir.6098 sayılı TBK'nın 520. maddesine göre; Simsarlık sözleşmesi, simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkânının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin kurulması hâlinde ücrete hak kazandığı sözleşmedir. Simsarlık sözleşmesine, kural olarak vekâlete ilişkin hükümler uygulanır. Taşınmazlar konusundaki simsarlık sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz. Aynı Kanunun 521. maddesine göre; simsar, ancak yaptığı faaliyet sonucunda sözleşme kurulursa ücrete hak kazanır. Simsarın faaliyeti sonucunda kurulan sözleşme geciktirici koşula bağlanmışsa ücret, koşulun gerçekleşmesi hâlinde ödenir.Somut olayda; taraflar arasında 09/09/2021 tarihli taşınmaz simsarlık sözleşmesinin imzalandığı, sözleşmenin iki ay süreli olduğu ve sözleşmede, davacıya ödenecek komisyon bedelinin 40.000 TL olarak kabul edildiği, sözleşmenin 4. maddesinde, davacının aracılık komisyon bedeline, iş bu taşınmaz ile ilgili kira sözleşmesinin imzalanması ile hak kazanacağının düzenlendiği, ayrıca taraflar arasında, bu sözleşmeden doğacak ihtilafların çözümünde Bakırköy Mahkemeleri ile İcra Dairelerinin yetkili olduğuna dair yetki sözleşmesi yapıldığı, taşınmaz ile ilgili olarak davalılar ile dava dışı ... Oto İlet. Org. Paz. San. Tic. A.Ş. arasında 03/097/2021 tarihli ön protokol ve tarihsiz kira sözleşmesi imzalandığı ve bu sözleşme uyarınca adı geçen şirket tarafından taşınmazın, kira sözleşmesinde açıkça belirtildiği üzere "ticari işyeri" olarak kullanılmaya başlandığı, taşınmazın ticari amaçla kullanılması ve kiraya verilmesi, yani vasfı itibariyle uyuşmazlığın çözümünde ticaret mahkemelerinin görevli olduğu, uyuşmazlık taşınmazın aynından doğmadığınden bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkili olmadığı, davalıların taşınmaz sermaye iradı gelirinden dolayı vergi kayıtlarının bulunması veya şirket ortağı olmaları sebebiyle doğrudan tacir oldukları kabul edilemeyecek ve Mahkemece tacir olup olmadıkları konusunda yapılan araştırma ve karar gerekçesi yetersiz ise de, davalıların tacir olduklarını beyan ettikleri, bu nedenle simsarlık sözleşmesinde yer alan yetki kaydının geçerli olduğu, aksinin kabulü halinde ise davacının, sözleşmeden doğan para alacağının tahsilini talep etmesi sebebiyle HMK'nın 10 ve TBK'nın 89. maddesi uyarınca kendi ikametgahının bulunduğu yer icra dairesinde takip başlatabileceği ve aynı yer mahkemelerinde dava açabileceği, davacının adresinin " Kayabaşı Mahallesi, Adnan Menderes Bulvarı, No:7, B/17, Başakşehir/İstanbul" olduğu, bu adres itibariyle de İlk derece mahkemesinin yetkili olduğu, Mahkemece Çorum Vergi Dairesi'ne yazılan müzekkere cevabının dosyada mübrez olduğu ve gerekçeli kararda deliller arasında tartışıldığı, her ne kadar kira sözleşmesinde tarih bulunmadığından davalılarca sözleşme süresi içerisinde imzalanmamış olduğu iddia edilmiş ise de, davalılar ile dava dışı kiracı şirket arasında imzalanan 03/09/2021 tarihli "Ön Protokol" başlıklı belgenin esasen kira sözleşmesi niteliğinde olduğu, protokolde, tarafların taşınmazın kiralanması konusunda anlaşmaya vardıklarının kabul edildiği, yalnızca kira sözleşmesinin başlangıç tarihinin, taşınmazın tahliye edildiği tarih olarak belirlendiği, Mahkemece de kabul edildiği üzere tarihsiz "İşyeri Kira Sözleşmesi"nin 03/09/2021 tarihinde dava dışı kiracı şirket çalışanına gönderildiği, kaldı ki taşınmaz kira sözleşmesinin geçerliliğinin yazılı şekil şartına da bağlı olmadığı, dolayısıyla simsarlık sözleşmesinin 4. maddesinde yer alan, ücrete hak kazanılabilmesi için kira sözleşmesinin akdedilmesi şartının, sözlü şekilde yapılacak bir kira sözleşmesi ile dahi sağlanabileceği, bu itibarla taşınmazın, taraflar arasındaki sözleşme süresi içerisinde kiraya verildiği ve bu kiralama işlemine davacının aracılık ettiği anlaşıldığından Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar isabetli, davalılar vekilinin aksi yöndeki tüm istinaf sebepleri ise haksız bulunmuştur. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalıların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davalıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.732,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 683,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.049,30 TL'nin davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 06/11/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2023/384, K. 2025/1826, T. 06.11.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-384-e-2025-1826-k-127be64d74e2