Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/383 E. 2026/1103 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/383
- Karar No
- 2026/1103
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/383 KARAR NO : 2026/1103
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/12/2022 NUMARASI : 2021/1276 Esas 2022/1465 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) BAM KARAR TARİHİ : 29/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 29/04/2026
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının isteği üzerine Salihli yakınlarında su deposunun yıkımı için müvekkiline ait vinçlerin 08/05/2019 ve 09/05/2019 tarihlerinde, davalının beyanları doğrultusunda su deposunu yıktığını, bu iş kapsamında eksiksiz teslim edilen bu işler neticesinde 31/10/2019 tarihli fatura düzenlendiğini, fatura bedelinin ödenmemesi nedeniyle , icra takibi başlatıldığını, davalının Salihli 2. İcra Müdürlüğünün 2019/5759 Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu ileri sürerek , itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Öncelikle görev ve yetki yönünden itiraz etmiş , esas yönünden ise, müvekkilinin ... ili ...ilçesi ... sitesindeki su deposunun yıkımı için davacı taraftan vinç talep ettiğini, gönderilen vincin kaldırma gücünün yetersiz olması nedeniyle vincin devrildiğini ve sitenin bakıcı evine zarar verdiğini, meydana gelen zararı müvekkilinin karşıladığını, davacı tarafça bu zararın karşılanmadığını, hizmet bedelinin büyük kısmının... tarafından davacıya ödendiğini, hizmet bedelinden kalan 1.500,00 TL borca yönelik ödemezlik definde bulunduklarını, Kuşadası 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/530 esas sayılı dosyasında lehlerine 10.000,00 TL tazminata hükmedildiğini, karşı tarafça düzenlenen belgelerin müvekkili ile alakası olmadığını, ses kayıtları ile de davacı yetkilisinin, müvekkilinden 1.500,00 TL alacaklarının kaldığını ikrar ettiğini, bu nedenlerle , davanın haksız açıldığını savunarak davanın reddine ve davacı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. MAHKEMECE: "...Salihli 1. İcra müdürlüğünün 2021/14597 sayılı dosyası getirtilerek incelenmiş, davalı yönünden tacir araştırması yaptırılmış, davacı tanığı dinlenmiş , bilirkişi SMMM ....'den rapor aldırılmış ve tüm deliller toplanmıştır. Davacı tanığı ...beyanında, davacı firmada vinç operatörü olarak çalıştığını, 2019 yılı Nisan ayında şirketten ayrıldığını , çalıştığı tarihte dava dilekçesinde belirtilen şekilde Salihli yakınlarında su deposu yıkımı işinde çalışmadığını, böyle bir yıkım işi yapıldığını hatırlamadığını, Manisa civarında bir takım çalışmaları olduğunu, ancak Salihli yakınlarında bahsi geçen şekilde su deposu yıkımını hatırlamadığını, 08/05/2019 ile 09/05/2019 tarihlerinde davacı şirkette çalışmadığını, o tarihte işten ayrıldığını beyan etmiştir. Tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde alınan bilirkişi raporu ile, tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, sahibi lehine delil vasfına sahip oldukları, davalının davacıdan mal ya da hizmet aldığı , aralarında ticari ilişkinin bulunduğu , davaya konu faturanın davacı tarafça ticari defterlerine kayıt edildiği , davacının ticari defterlerine göre, davacının, davalıdan, takip tarihi itibarı ile 14.750,00 TL anapara, 7,38 TL faiz olmak üzere toplam 14.757,38 TL alacaklı bulunduğu, davalının ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede , davaya konu faturanın davalının ticari defterlerine kaydedilmediği ve taraflar arasında ticari ilişkinin bulunmadığı , tarafların ticari defterlerinin birbirlerini teyit etmediğinin tespit edildiği anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, icra dosyası, bilirkişi raporu ve diğer deliller hep birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında hizmet alım işi yapıldığı , davacının 14.750,00TL bedelli faturadan kaynaklı alacağının ödenmediği iddiası ile, Salihli 1. İcra Müdürlüğünün 2021/14597 Esas sayılı icra takip dosyası ile davalıya yönelik ilamsız icra takibine başladığı, alınan bilirkişi raporuna göre takip tarihi itibarı ile davalının ticari defterlerine göre davacıya borcu bulunmadığının tespit edildiği, ticari defterlerin delil olmasına ilişkin HMK 222.maddesinde yer alan düzenlemede, ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olmasının şart olduğu, bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olmasının gerektiği, diğer tarafın eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi halinde ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kullanılamayacağı,bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtların birbirinden ayrılamayacağı, buna göre, davacının ticari defterlerindeki kayıtların,senet veya diğer kesin deliller ile doğrulanmadığı sürece tek başına davacının lehine delil olarak kabul edilemeyeceği, davalının takip konusu fatura muhteviyatı hizmeti almadığını ileri sürdüğü , davacı tanığının da, hizmetin alındığına dair bilgisi olmadığı , böylelikle, takibe konu alacağın varlığını ve edimini yerine getirdiğini kanıtlamak zorunda olan davacının, takibe konu faturaya dayanak hizmeti verdiğini ve alacaklı olduğunu ispat edemediği, anlaşılmakla, davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.'' gerekçesi ile; HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İSPATLANAMAYAN DAVANIN REDDİNE," şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin gerekçeli kararında sunduğu delillerin tamamının değerlendirilmediğini, 28.06.2022 tarihli delil dilekçesinde taraflar arasındaki başka bir dosya olan Kuşadası 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2019/530 Esas sayılı dosya kapsamında davalı tarafın işin eksiksiz yapıldığı konusunda ikrarı olduğunu beyan ederek ilgili dosyanın yerel mahkemesi dosyasına celbini talep ettiklerini, ancak bu delil hakkında değerlendirme yapılmadığı gibi bu delillerine gerekçeli kararda da yer verilemediğini, gerekçeli karar uyarınca tarafların Ticari Defterleri haricinde başkaca delillerinin olmaması nedeniyle davanın reddine karar verildiğini, sunduğu delilin yerel mahkemece incelenmediğini, bu kapsamda eksik inceleme sonucunda verilen karar haksız, mesnetsiz ve hukuka aykırı olduğunu, dosya kapsamında tarafların ticari defterlerinin incelendiğini, müvekkili şirketin, ticari defter tutma zorunluluğu kapsamında yer alıp tüm ticari faaliyetlerini ticari defterlerinde göstermek zorunda olduğunu, alınan bilirkişi raporu uyarınca müvekkil şirketin ticari defterlerini usulüne uygun olarak tuttuğunu, mahkemenin gerekli araştırmaları yapmadığını, delillerin tam olarak incelememiş olduğunu, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava: itirazın iptali istemine ilişkindir. HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, takibe konu faturanın davacı defterinde kayıtlı olduğu davalı defterinde kayıtlı olmadığı davacının defterlerine göre 14.750 TL davalıdan alacaklı olduğu belirtilmiştir. Dosyamız davalısı tarafından da dosyamız davacısına karşı Kuşadası 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/530 esas sayılı dosyasında vinçin yıkım yaparken bekçi evine zarar vermesi nedeni ile tazminat davası açıldığı, mahkemenin 2022/58 karar sayılı kararı ile davanın kabul edildiği, İzmir BAM 2022/1438 esas, 2025/684 karar sayılı kararı ile istinaf talebinin esastan reddine kesin olarak karar verildiği anlaşılmaktadır. Kuşadası 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/530 esas sayılı dosyasında vinç hizmetinin verildiği her iki tarafın da kabulünde, ancak iş bu dosyamızda davalı taraf hizmetin ayıplı verildiğini ileri sürmektedir. Mahkemece her ne kadar yazılı şekilde karar verilmiş ise de; tarafların sözleşmeyi kabul etmiş olmalarına, davalının da savunmasında hizmet bedelinin ... tarafından davacıya ödendiğinin ileri sürülmüş olmasına göre Kuşadası 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/530 esas sayılı dosyası da tümüyle iş bu dosya arasına getirtilerek incelenmeli, ödeme savunmasında bulunmakla ispat yükünün davalıya geçeceği hususu da değerlendirilmek suretiyle davalının delilleri toplanıp, son olarak davalının yemin delili de bulunduğundan yemin delili de hatırlatılıp tüm deliller değerlendirilmek suretiyle bir karar vermek olmalıdır. Sonuç olarak yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek derecede önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava dosyasının kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE, 2-Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/12/2022 tarih, 2021/1276 Esas ve 2022/1465 Karar sayılı hükmünün 6100 sayılı HMK’nın 353/(1)-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın HMK 353/(1)-a maddesi gereğince Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından, davacı yararına istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-İstinaf yoluna başvuran davacıdan alınan 179,90 TL istinaf maktu karar harcının istek halinde İADESİNE, 6-İstinaf yoluna başvuran davacıdan alınan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 7-İstinaf yargılama giderlerinin esas kararla birlikte ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a maddesi gereğince oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. 29/04/2026