Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/344 E. 2025/482 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/344
Karar No
2025/482
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ....

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09.11.2022 NUMARASI :....

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 11.04.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 02.05.2025

İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili, 01.02.2014 tarihinde görevli trafik polisi olan davacının daha önce meydana gelen kazaya müdahale ettiği sırada, davalı ...’a ait olup davalı ... idaresindeki ve davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ....plakalı araç ile davacıya çarpması ile meydana gelen kazanın oluşumunda, hız sınırlarına uymadan araç kullanan davalı sürücünün kusurlu olduğunu, kaza nedeni ile ağır şekilde yaralanan davacıda kalıcı maluliyet oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla geçici işgöremezlik sebebiyle 1.000,00 TL, kalıcı iş görememezlik zararı nedeniyle 1.000,00 TL, bakıcı gideri için 1.000,00 TL, ... tarafından karşılanmayan hastane giderleri için 500,00 TL olmak üzere toplam 3.500,00 TL maddi tazminatın, davalı ... şirketinden dava tarihinden itibaren, diğer davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 01.03.2017 tarihli dilekçe ile davadaki geçici ve sürekli iş göremezliğe ilişkin maddi tazminat taleplerini 21.643,10 TL, bakıcı giderlerine ilişkin tazminat talebini 5.021,10 TL olarak artırmıştır. Davalılar ... ve ... vekili, davanın görevsiz mahkeme açıldığını, Asliye Hukuk Mahkemesi'ne görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, davaya bakmaya yetkili mahkemenin Yozgat Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğundan yetkisizlik kararı verilmesini, kaza tespit tutanağını kabul etmediklerini zira kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olanın davacı olduğunu, olay yeri kamera kayıtlarının getirtilerek incelenmesi gerektiğini, davacının uğradığını beyan ettiği zararını ispat etmesi gerektiğini, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... ... AŞ vekili, davalı ... şirketinin doğan zarardan sorumluluğunun poliçe limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile sınırlı olduğunu, davacıya SGK tarafından yapılan ödeme olup olmadığının araştırılmasını, bakıcı giderine hükmedilirken %50 oranında indirim yapılması gerektiğini, kazadaki kusur durumu ve maluliyet durumunun bilirkişi incelemesi ile belirlenmesi gerektiğini, davalı ... şirketinin temerrüde düşürülmemesi nedeni ile ancak dava tarihinden yasal faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, 22.01.2018 tarihli ve 2014/1027 Esas, 2018/60 Karar sayılı karar ile maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairenin 05.03.2020 tarihli ve 2018/2128 Esas, 2020/454 Karar sayılı kararı ile kaldırılmış, kaldırma kararından sonra yapılan yargılama sonunda 09.11.2022 tarihli ve 2020/205 Esas, 2022/813 Karar sayılı kararı ile davanın trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 22.01.2021 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün % 35 oranında, davacının % 65 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uyarınca düzenlenen 20.06.2016 tarihli raporda davacının % 6,1 oranında çalışma gücünden kaybettiği, iş göremezlik süresinin 9 ay olduğunun belirtildiği, 01.04.2021 tarihli raporda bakıcı ihtiyacının 2 ay olduğunun belirlendiği, bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen 12.06.2022 tarihli ek rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak manevi tazminatın takdirine ilişkin ilkelere göre davacının geçici iş göremezlik tazminat talebinin reddine, davacının daimi iş göremezlik ve bakım giderine yönelik davasının kısmen kabulüne, 2.271,63 TL daimi iş gücü kaybı tazminatı, 749,70 TL bakım gideri tazminatının davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 01.02.2014 tarihinden davalı ... ... AŞ yönünden dava tarihi olan 09.10.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye talebin reddine, davacının tedavi gideri talebinin davalı ... yönünden reddine, davalılar ... ve ... yönünden kısmen kabulüne, 161,70 TL SGK'ca karşılanmayan tedavi giderinin kaza tarihi olan 01.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine, bakiye talebin reddine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 4.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi olan 01.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davacının zararına ilişkin hesaplamaların çok düşük oranda yapıldığını ve davacının zararının giderilmediğini, davacının 9 aylık süre boyuncu maaş almaya devam ettiği gerekçesiyle geçici iş göremezlik talebinin reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakım ve tedavi masraflarının kısmen kabul edilmesinin doğru olmadığını, davacının aldığı tek bir miktarın farklı kalemler altında tekrar tekrar alacağından mahsup edildiğini, davacının polis memuru olup ek ücretler de kazanabildiğini, ek görevlendirmelere gidemediğini ve ek gelir elde edemediğini, davacının iş göremezliğinden kaynaklanan zararının maaş gelirinden çok fazla olduğunu, zararının olduğundan daha düşük hesap edildiğini, davacının kaza nedeniyle % 6,1 oranında malul hale geldiğini, yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, davacının aldığı maaşın manevi tazminattan mahsup edildiğini, hayatının geri kalan kısmını hem fiziksel olarak hem psikolojik olarak büyük bir acı ile geçirmek zorunda bırakıldığını ve manevi zarara uğrayan tarafın kendi kazanmakta olduğu miktarın karşı tarafın sorumluluğundan mahsup edilmesinin usul, yasa ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacı lehine hüküm altına alınan manevi tazminat tutarının çok düşük olduğunu ve yerine getirdiği görev sırasında yaralanması nedeniyle acısının karşılığı olmasa da bir nebze hafifletebilecek miktarda olması gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde davacının kusuru bulunmadığını, polis memuru olan davacının başka bir kazaya yardım amacıyla olay yerinde olduğunu, alması gereken tüm önlemleri aldığını, eksik ve yanlış değerlendirme ile davacıya kusur izafe edilmesinin doğru olmadığını, Adli Tıp Kurumu üst kurulundan rapor alınması taleplerinin değerlendirilmediğini, davacının maluliyetinin kabul edilenden çok fazla olduğunu, 17 gün yoğun bakımda kaldığını, hem maddi hem de manevi olarak acı yaşadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Davacı vekili, 01.02.2014 tarihinde görevli trafik polisi olan davacının daha önce meydana gelen kazaya müdahale ettiği sırada davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın çarpması sonucunda yaralandığını belirterek geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri, tedavi gideri ve manevi tazminat taleplerinde bulunmuş, mahkemece Dairenin 05.03.2020 tarihli ve 2018/2128 Esas, 2020/454 Karar sayılı kaldırma kararı uyarınca yapılan yargılama sonunda davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri, tedavi gideri ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 1-Dosya içeriğinden 01.02.2014 tarihli kaza tespit tutanağına göre, davalı sürücü idaresindeki araç ile seyir halinde iken orta refüj içinde meydana gelmiş kaza nedeniyle araçlarından çıkarak yardım isteyen kazazedelere yardım amacı ve başka kaza olmasını engellemek için resmi otomobili yolun sağ tarafında bulunan bankete tepe lambası yanık şekilde park ederek yolun karşısına geçmekte olan görevli trafik polisi davacıya çarpması sonucunda kazanın meydana geldiği, davalı sürücünün 2918 sayılı Kanun'un 52/1.a maddesi kuralını ihlal ettiği, davacı polis memurunun kural ihlalinin bulunmadığının belirtildiği, kazaya ilişkin Ankara 43. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/70 Esas, 2020/65 Karar sayılı dosyasında Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinden alınan 02.02.2015 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün tali, davacı polis memurunun asli kusurlu olduğunun belirtildiği, 16.06.2022 tarihli karar ile davalı sürücünün cezalandırılmasına karar verildiği, karara karşı istinaf başvurusunun Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 06.06.2023 tarihli ve 2022/1749 Esas, 2023/1433 Karar sayılı kararı ile esastan reddine kesin olarak kasar verildiği anlaşılmıştır. Mahkemece kaldırma kararı uyarınca Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 22.01.2021 tarihli raporda davacının olay mahallinde tepe lambası yanar vaziyette park halinde bulunan ekip otosunun yanından yolun sol tarafında meydana gelen kazaya müdahale etmek için karşıdan karşıya geçmek isterken, olay mahallinin azami hız sınırının yüksek olduğu meskun dışı mahal olmasını gözeterek sol tarafından gelmekte olan araçların hızlarını ve konumlarını dikkate alması gerekirken bu hususa riayet etmediği, sol tarafından gelmekte olan davalı sürücü idaresindeki otomobile ilk geçiş hakkını vermemesi nedeniyle % 65 oranında, davalı sürücünün yolun sağında bulunan ekip aracını ve sol tarafında meydana gelmiş olan kazayı görmesi üzerine hızını asgari seviyeye düşürüp teyakkuz halinde seyretmesi gerekirken bu hususlara yeteri kadar riayet etmemesi nedeniyle % 35 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, kusura ilişkin raporun toplanan deliller, ceza dosyası içeriği ve kazanın meydana geliş şekline uygun olarak düzenlendiği anlaşıldığından hükme esas alınmasında isabetsizlik görülmemiştir. 2-Davacı vekilinin maluliyete ilişkin istinaf sebeplerinin incelenmesinde; haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce ... ... Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda, davacının maluliyetinin tespiti için .... Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenen 06.06.2016 ve 01.04.2021 tarihli raporlarda, davacının sol tibia kırığı nedeniyle nedeniyle özür oranının % 6,1 olduğu, 9 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, 2 ay süreyle bakıcı ihtiyacı olduğunun belirlendiği, raporun davacının muayene edilerek hakkında düzenlenmiş olan tedavi belgeleri ve sağlık kurulu raporları değerlendirilerek kaza tarihi itibariyle Yargıtay uygulamalarına göre geçerli kabul edilen yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği anlaşıldığından maluliyete ilişkin istinaf gerekçeleri yerinde görülmemiştir. 3-Davacının geçici işgöremezlik süresince mahrum kaldığı kazanç kaybından davalıların sorumlu tutulabilmesi için davacının bu dönem zararının karşılanmamış olması ve zarar görenin aynı zarar nedeniyle iki kez ödeme almamış olması gerekir. Dava dilekçesinde polis memuru olan davacının yaralanması nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatı talep edilmiş, mahkemece davacının geçici iş göremezlik süresi boyunca maaşından yan ödeme, fazla çalışma ve tazminat gibi ödemelerden kesinti yapılıp yapılmadığı araştırılmış, Ankara Valiliği Emniyet Müdürlüğünün 22.09.2020 tarihli cevabi yazısında davacının maaşından kesinti yapılmadığının bildirilmiş olduğu, buna göre çalışamamaktan dolayı mahrum kaldığı gelir bulunmadığı anlaşılan davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. 4-Davacı vekilinin manevi tazminata ilişkin hükme yönelik istinaf nedenlerinin incelenmesinde, 6098 TBK'nın 56. maddesindeki “Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." hükmü ile aynı Yasanın 51.maddesinde de “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne göre, somut olayda olay tarihi, olayın oluş şekli, kusur durumu, tarafların ... ve ekonomik durumu, davacının çektiği acı ve duymuş olduğu üzüntünün boyutu, hakkaniyet ve manevi tazminat miktarının bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmaması ilkesi ve özellikle dava konusu trafik kazası nedeniyle davacının % 6,1 oranında çalışma gücünden kaybettiği, 9 ay süre ile iş ve gücünden kalacak şekilde yaralanması ile bu nedenle uğradığı manevi zarar göz önüne alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır. 5-Davacı vekilinin sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin istinaf nedenlerine gelince, 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun'un 6. maddesinde "Bu Kanun hükümlerine göre ödenecek nakdi tazminat ile bağlanacak emekli aylığın uğranılan maddi ve manevi zararların karşılığıdır. Yargı mercilerinde maddi ve manevi zararlar karşılığı olarak kurumların ödemekle yükümlü tutulacakları tazminatın hesabında bu Kanun hükümlerine göre ödenen nakdi tazminat ile bağlanmış bulunan aylıklar gözönünde tutulur." hükümlerine yer verilmiştir. Mahkemece, yapılan ödemenin yarısının maddi tazminat olarak kabulü ile davacının zararından güncellenerek mahsup edildiği, istinaf incelemesi aşamasında 21.11.2024 tarihli 32729 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 24.09.2024 tarih 2024/15 E- 2024/159 K. sayılı kararı ile 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun’un 6. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan “…ve manevi…” ibarelerinin Anayasa’ya aykırı olduklarına ve iptallerine, iptal hükümlerinin kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. Davacıya yargılama sırasında 2330 sayılı Kanun uyarınca 14.04.2016 tarihli komisyon kararına dayalı olarak 30.05.2016 tarihinde 21.094,00 TL ödeme yapıldığı, bu durumda karar tarihi itibariyle Anayasa Mahkemesi iptal kararının henüz yürürlüğe girmediği de gözetilerek ödemenin yarısı olan 10.547,00 TL'nin sürekli iş göremezlik tazminatı olarak hesaplanan 18.630,03 TL'den mahsubu ile bakiye 8.083,03 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalılardan tahsiline karar vermek gerekirken ödemenin yargılama sırasında yapılmış olduğu nazara alınmadan güncellenmiş tutar mahsup edilerek belirlenen tutara göre karar verilmiş olması isabetsizdir. 6-6111 sayılı Kanun ile değiştirilen 2918 sayılı 98. maddenin başlığı “Sağlık hizmet bedellerinin ödenmesi” olarak düzenlenmiş ve trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin ... güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde ... tarafından karşılanacağı belirtilmiştir. Ancak, ..., tüm tedavi giderlerinden değil, sözkonusu madde kapsamında kalan belgeli ve resmi yada özel sağlık kuruluşlarından alınan tedavi giderlerinden sorumludur. Faturalandırılmayan tedavi giderinden ise davalı ... şirketi de sorumludur. Somut olayda 12.06.2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunda davacı için belirlenen 161,70 TL tedavi giderinden davalı ... şirketi sorumlu olup, davalı ... şirketi yönünden bu talebin reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun sürekli iş göremezlik tazminatı ve tedavi gideri talebi yönlerinden açıklanan nedenlerle kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, istinaf konusu yapılmayan hususlar ile kesinleşen yönler korunarak yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmasına karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, I-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, Buna göre; 1-Davacının geçici iş göremezlik tazminat talebinin REDDİNE, Davacının daimi iş göremezlik ve bakım giderine yönelik davasının KISMEN KABULÜNE, 8.083,03 TL daimi iş gücü kaybı tazminatı, 749,70 TL bakım gideri tazminatının davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 01.02.2014 tarihinden davalı ... ... AŞ yönünden dava tarihi olan 09.10.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye talebin reddine, Davacının tedavi gideri talebinin KISMEN KABULÜNE, 161,70 TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderinin davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 01.02.2014 tarihinden davalı ... ... AŞ yönünden dava tarihi olan 09.10.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye talebin reddine, 2-Davacının manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜNE, 4.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi olan 01.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye talebin reddine, 3-Alınması gereken 887,56 TL harçtan ıslah ve peşin harçla alınan (263,56TL) harcın mahsubu ile bakiye 624,00 TL nispi harcın davalı sigortanın sorumluğu 431,90 TL ile sınırlı olarak davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça maddi tazminat talebi yönünden yargılama gideri (bilirkişi ücreti,tebligat gideri vs) olarak yapılan 2.274,98 TL sinin kabul ve red oranı oranı dikkate alınarak 771,50 TL'lik kısmının ve harç olarak yatırılan 426,56 TL si olmak üzere toplam 1.198,06 TL sinin davalı ... sorumluluğu 829,00 TL ile sınırlı olmak üzere davalılardan müşterek ve müteselsil olarak alınarak davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davanın kabul edilen maddi tazminat miktarı üzerinden AAÜT hükümleri uyarınca hesap edilen 19.541,43 TL vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Red edilen kısım üzerinden AAÜT hükümlerine göre 3.183,03 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 6-Kabul edilen manevi tazminat miktarı üzerinden AAÜT hükümleri uyarınca hesap edilen 4.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve Vedat Salmandan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Red edilen kısım üzerinden AAÜT 10. maddesi gereği 4.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... ve ... verilmesine, II - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN: 1-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine, 2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından 134,00 TL yargılama gideri ile 492,00 TL istinaf başvuru harcının davalılardan tahsil edilerek davacıya verilmesine, 3-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 4-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 11.04.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2023/344, K. 2025/482, T. 11.04.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-344-e-2025-482-k-949dfd2e87eb