Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi 2024/326 E. 2025/530 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/326
- Karar No
- 2025/530
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/326 - 2025/530 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/326 KARAR NO : 2025/530
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/12/2023 NUMARASI : 2020/538 Esas - 2023/828 Karar
ASIL DAVA
DAVACILAR : VEKİLLERİ : DAVALI VEKİLİ :
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 17/04/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 22/04/2025
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı asıl dava davalısı ...vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Asıl dava davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı ...'ın sürücüsü ve maliki olduğu ... plakalı aracın, 21/07/2020 tarihinde ...Bulvarı istikametine doğru sağ şeritte kendi halinde seyir halinde iken ... Köprüsü tünel girişi 2180 Caddesine yaklaştığı esnada diğer davalı ...'ün sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı açık kasa kamyoneti ile arka soldan gelerek ... plaka sayılı aracı bir sağa bir sola kırarak sıkıştırmış ve davalı ...'ın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ile tabela direğine çarpması üzerine ölümlü, yaralamalı, maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu trafik kazasında hayatını kaybeden ...'in ... plaka sayılı aracın içerisinde yolcu olarak bulunduğunu ve kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğunu, dava konusu trafik kazası ile ilgili Ankara CBS'nin 2020/124824 Soruşturma numaralı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, müteveffanın içinde yolcu olarak bulunduğu ... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı olduğunu belirterek, davacı ...'in uğradığı destekten yoksun kalma tazminatı için şimdilik 100,00-TL, davacı ...'in uğradığı destekten yoksun kalma tazminatı için şimdilik 100,00-TL, davacı ...'in uğradığı destekten yoksun kalma tazminatı için şimdilik 100,00-TL, davacı ...'in uğradığı destekten yoksun kalma tazminatı için şimdilik 100,00-TL olmak üzere toplam 400,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili davacı müvekkillerine ödenmesine, davacı ...'in uğradığı manevi zararın tazmini için 100.000,00-TL'nin, davacı ...'in uğradığı manevi zararın tazmini için 100.000,00-TL'nin, davacı ...'in uğradığı manevi zararın tazmini için 50.000,00-TL'nin, davacı ...'in uğradığı manevi zararın tazmini için 50.000,00-TL'nin davalı ...'den ve davalı ...'tan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini istemiştir. Asıl dava davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; kazaya karıştığı iddia edilen ... plakalı araç, müvekkili şirket nezdinde .... nolu Karayolları Motorlu Araçlar ZMSS poliçesi ile teminat altına alındığını, 21.07.2020 tarihinde sigortalı aracın karışmış olduğu kaza neticesinde destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olması sebebiyle davacıların tazminat hakkı bulunmadığını, ... plakalı araç sürücüsünün kazada kusuru bulunmadığını, müvekkili şirkete geçerli bir başvuruda bulunulmadığını, davacılar tarafından müvekkili şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu gösterir geçerli bir rapor sunulmadığını, destekten yoksun kalma tazminatı hususunda davacı kardeşlerin tazminat hakkı bulunmadığını, müvekkili şirketin temerrüde düşmediği gibi dava açılmasına da sebebiyet vermediğini bildirerek, davacıların haksız ve mesnetsiz tazminat taleplerinin reddine karar verilmesini istemiştir. Asıl dava davalı ...vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline yöneltilen bu iddiaların hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz olduğunu, 21.07.2020 tarihinde ... Bulvarı üzerinde normal hız sınırıyla seyir halinde olan müvekkilinin sağ arka tarafından plakasını sonradan öğrendiği ... plaka sayılı aracın aşırı süratli bir şekilde geçtiğini, bahsedilmekte olan müteveffanın da içinde bulunduğu araç sürücüsünün polis ifadesinde görüleceği üzere plakası bilinmeyen siyah renkli araç yolda makas atarak ilerlediği esnada sürücü ...'ın dikkatini dağıttığını, daha sonra aynı sürücü Milli İrade Köprü Varyantına yaklaştığında bu sefer de köprü altına girip yoluna devam etmek istediğini ancak tam o sırada müvekkili ...'ün de yoluna devam etmek için sağ şeride geçtiğini, ... plakalı araç sürücüsü sol şeritten düz bir şekilde yoluna devam etmek için hatalı bir şekilde en sağ şeritten sol şeride girmeye çalıştığını, fakat direksiyon hakimiyetini kaybederek trafik levhasına çarpmasıyla söz konusu kazanın meydana geldiğini, bu olay üzerine savcılık soruşturması açıldığını, halen Ankara CBS'nin 2020/124824 Soruşturma sayılı dosyasında kamu soruşturmasının devam ettiğini, davacıların tazminat istemlerinin müvekkilinin kusuru tespit edilmemiş olduğundan hukuki sebepten yoksun olduğunu bildirerek, haksız davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı ...'a usulüne uygun tebligat yapıldığı, ancak davaya karşı cevap dilekçesi sunulmamış olduğu anlaşılmıştır. Birleşen Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/408 Esas sayılı dava dosyasında davacılar vekili dava dilekçesinde; dava dışı ...’ın sürücüsü, yine dava dışı müteveffa ...’in ise yolcusu olduğu ... plakalı aracın 21/07/2020 tarihinde asıl davada davalı olan ...'ün idaresindeki ... plakalı aracın sol şeritten gelerek önüne kırması sonucunda direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde meydana gelen kazada ...'in vefat ettiğini, kaza tarihi itibariyle ... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketi olan ... Şirketi nezdinde ZMMS sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin uğradığı zararların tazmini için davalı Sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak dönüş alınamadığını belirterek, destekten yoksun kalan davacılar için ayrı ayrı 100,00 TL toplamda 400,00 TL maddi tazminatın davalı taraftan tahsiline, davanın aynı kaza nedeniyle Ankara 6.ATM'nin açılan 2020/538 Esas sayılı dava ile irtibatlı olduğundan birleştirilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. Birleşen dava dosyasında davalı ...A.Ş.'ye usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen, cevap dilekçesi sunmamış duruşmalara iştirak etmemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, asıl dava dosyası bakımından yapılan değerlendirmede; davalı ...'ın sürücüsü ve maliki olduğu ... plakalı aracın, 21/07/2020 tarihinde diğer davalı ...'ün sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın sıkıştırması neticesinde, davalı ...'ın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ile tabela direğine çarpması üzerine ... plaka sayılı aracın içerisinde yolcu olarak bulunan davacıların desteği ...'in vefat ettiği, davacılar vekilince açılan dava ile, müştereken ve müteselsilen tazminat talebinde bulunulmadığı, davalıların kusuru oranında tazminata hükmedilmesinin talep edildiği, yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen kusur raporunda ifade edildiği üzere asıl davada davalı olan ... plakalı aracın sürücüsü ...'ün trafik kazasının oluşumunda %80 oranında, ... plakalı aracın sürücüsü diğer davalı ...'ın ise %20 oranında kusurlu olduğu anlaşılmış olmakla, tazminat tutarlarının tayininde belirlenen bu kusur oranları esas alınmak suretiyle hesaplama yapıldığı, aktüer bilirkişi tarafından ek rapor ile yapılan hesaplama neticesinde, davacı anne ... için 722.505,39 TL, davacı baba ... için 353.450,30 TL destekten yoksun kalma tazminat zararı hesaplandığı, kusur oranları esas alınarak yapılan hesaplama neticesinde ise davalı ...Şirketi ve ...'ın %20 kusur nispetinde, davacı anne ... için 144.501,08TL, davacı baba ... için 70.690,06TL destekten yoksun kalma tazminat zararından sorumlu oldukları, davalı ...'ün ise %80 kusur nispetinde, davacı anne ... için 722.505,39TL x 80/100 = 578.004,31TL, davacı baba ... için 353.450,30TL x 80/100 = 282.760,24TL destekten yoksun kalma tazminat zararından sorumlu oldukları anlaşılmakla, bu tutarlar üzerinden maddi tazminat taleplerinin kabulüne dair karar vermek gerektiği, asıl davada davacılar ...'in ve ...'in müteveffanın alındığında yargılama giderlerinde oranlama yapılmaksızın karar tesisi yoluna gidildiği, asıl davada manevi tazminat talepleri bakımından yapılan değerlendirmede; davacılar eldeki davada, desteklerinin trafik kazası neticesinde vefat ettiğini belirterek, manevi tazminat talebinde bulunmuş olup, davacılardan ...'in müteveffanın babası, ...'in müteveffanın annesi, ...'in ve ...'in ise kardeşleri olduğu anlaşılmakla, davacıların kaza sonrası duyduğu acı ve elemi kısmen de olsa gidermek amacıyla, kazanın oluş şekli, davacıların ve davalı gerçek kişilerin sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınarak, manevi tazminat talebinin kabulü ile davacılar ... ve ... için 100.000,00'er TL'nin, davacılar ... ve ... için 50.000,00'er TL'nin davalı gerçek kişilerden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiği, birleşen dava dosyası bakımından yapılan değerlendirmede; davacılar vekilince açılan birleşen davada, kazaya neden olan ... plakalı karşı araç sigortacısına karşı destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunulduğu anlaşılmakta olup, az yukarıda ifade edilen aktüer bilirkişi ek raporunda belirlendiği üzere, sigortalı araç sürücüsü ...'ün % 80 kusur nispetinde sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinin poliçe teminat limiti olan 410.000,00TL nispetindeki sorumluluk miktarının ise, davacı anne ... için 275.315,44TL, davacı baba ... için 134.684,56TL olduğu anlaşılmakla, bu tutarlar üzerinden birleşen davanın (asıl davada davalı ...aleyhine hükmedilen 578.004,31 TL +282.760,24 TL olmak üzere toplam 860.764,55 TL yönünden tahsilde tekerrür olmamak üzere) davanın kabulü gerektiği, birleşen dava davacılar ...'in ve ...'in müteveffanın kardeşleri olmakla birlikte müteveffanın ölmeden evvel kardeşlerine destek olduğu yönünde dosyada delil bulunmadığı gibi bu yöndeki yerleşik yargısal uygulamalar nazara alındığında davacılar ...'in ve ...'in destekten yoksun kalma taleplerinin reddine karar vermek gerektiği, davacılar ... ve ... bakımından açılan taleplerin reddine karar verildiği anlaşılmakla birlikte (100,00 TL +100,00 TL), reddedilen tutarların düşüklüğü nazara alındığında yargılama giderlerinde oranlama yapılmaksızın karar tesisi yoluna gidildiği gerekçesiyle; "1-Asıl davada; A-Maddi tazminat talebi bakımından; a-Davacı ... yönünden destekten yoksun kalma isteminin KABULÜNE, 722.505,39 TL'nin, 144.501,08 TL'sinin davalılar ... ve ... A.Ş.'den tahsili ile davacıya ödenmesine, hükmedilen tutara ... bakımından kaza tarihi olan 21.07.2020 tarihinden, davalı ... A.Ş. bakımından temerrüt tarihi olan 29.09.2020 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, 578.004,31 TL'sinin davalı ...'den tahsili ile davacıya ödenmesine, hükmedilen tutara kaza tarihi olan 21.07.2020 tarihinden yasal faiz işletilmesine, dava sırasında kendisini vekille temsil ettiren davacı ... yararına takdir edilen 107.150,75 vekalet ücretinin 14.390,37 TL'sinin davalılar ... ve ...A.Ş.'den, 57.561,47 TL'sinin davalı ...'den tahsili ile hazineye irat kaydına, b-Davacı ... yönünden destekten yoksun kalma isteminin KABULÜNE, 353,450,30 TL'nin, 70.690,06 TL'sinin davalılar ... ve ... A.Ş.'den tahsili ile davacıya ödenmesine, hükmedilen tutara ... bakımından kaza tarihi olan 21.07.2020 tarihinden, davalı ...A.Ş. bakımından temerrüt tarihi olan 29.09.2020 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, 282.760,24 TL'sinin davalı ...'den tahsili ile davacıya ödenmesine, hükmedilen tutara kaza tarihi olan 21.07.2020 tarihinden yasal faiz işletilmesine, c-Davacı ...'in maddi tazminat talebinin REDDİNE, d-Davacı ...'in maddi tazminat talebinin REDDİNE, B-Manevi tazminat talebi bakımından; Taleplerin kabulüne, a-Davacı ... için hükmedilen 100.000,00 TL'nin,-20.000,00 TL'sinin davalı ...'dan, 80.000,00 TL'sinin davalı ...'den kaza tarihi olan 21.07.2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile tahsili ile davacıya verilmesine, b-Davacı ... için hükmedilen 100.000,00 TL'nin, 20.000,00 TL'sinin davalı ...'dan, 80.000,00 TL'sinin davalı ...'den kaza tarihi olan 21.07.2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile tahsili ile davacıya verilmesine, c-Davacı ... için hükmedilen 50.000,00 TL'nin, 10.000,00 TL'sinin davalı ...'dan, 40.000,00 TL'sinin davalı ...'den kaza tarihi olan 21.07.2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile tahsili ile davacıya verilmesine, d-Davacı ... için hükmedilen 50.000,00 TL'nin, 10.000,00 TL'sinin davalı ...'dan, 40.000,00 TL'sinin davalı ...'den kaza tarihi olan 21.07.2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Birleşen Ankara 10.ATM 2023/408 Esas sayılı dosyasında; a-Davacı ... yönünden 275.315,44 TL, b-Davacı ... yönünden 134.684,56 TL olmak üzere toplam 410.000,00 TL'nin, (Asıl davada davalı ...aleyhine hükmedilen 578.004,31 TL +282.760,24 TL olmak üzere toplam 860.764,55 TL yönünden tahsilde tekerrür olmamak üzere) davalı ... Sigorta A.Ş.'den 10.01.2024 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline davacılara verilmesine, c-Davacı ...'in maddi tazminat talebinin REDDİNE, (100,00 TL) d-Davacı ...'in maddi tazminat talebinin REDDİNE, (100,00 TL)" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Asıl dava davalısı ...vekili istinaf dilekçesinde; kazada hayatını kaybeden ...'in kaza esnasında emniyet kemerinin takılı olmadığının belirlendiğini, fakat bu unsur hem mahkeme hem de mahkeme tarafından talep edilen Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının hazırlığı raporda göz ardı edilerek maktül ...'e herhangi bir kusur verilmediğini, 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/538 Esas - 2023/828 Karar sayılı kararında yeterli düzeyde araştırma yapılmadan hazırlanan bilirkişi raporlarını esas alarak hukuka aykırı karar verdiğini, kusur oranları hakkaniyete uygun bir şekilde tespit edilmediğinden, müvekkilinin olayda hiçbir kusuru olmadığını, manevi tazminat miktarının da fahiş olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Asıl ve birleşen dava destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Kusura ilişkin olarak dosyada alınan kusur raporunda, ... plakalı aracın davalı sürücüsü ...’ün, trafik kazasının oluşumunda %80 (yüzdeseksen) oranında kusurlu olduğu, olay tarihinde davalı ... Şirketi poliçesiyle zorunlu mali mesuliyet sigortalı bulunan ... plakalı ... marka kamyonetin diğer davalı sürücüsü ...'ın, dava konusu ölümlü, kendisinin yaralanıp aracının ağır hasar gördüğü trafik kazasının oluşumunda %20 (yüzdeyirmi) oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Soruşturma dosyasında Adli Tıp Kurumundan alınan kusur raporunda, sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyoneti ile geldiği olay mahallinde orta şerit üzerinden sağa manevra yapan açık kasa kamyonet nedeniyle etkin fren tedbiri almadığı kazada dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile tali kusurlu olduğu, sürücü ...’ün sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı açık kasa kamyonet ile olay yerindeki varyanta girmek üzere uygun mesafeden kurallara uygun şekilde yolun sağ şeridine geçip varyanta kontrollü şekilde girmesi hususuna riayet etmeyip yolun orta şeridinden varyanta girmek üzere sağa manevra yaptığı esnada sağ şeritte seyreden kamyonetin seyir şeridini kapattığı, sağ şeritte seyreden aracın seyir dengesini bozduğu kazada dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile asli kusurlu olduğu, raporların birbirini teyit ettiği ve oluşa uygun olduğu anlaşılmakla kusura ilişkin istinaf sebepleri yerinde bulunmamıştır. Müterafik kusura ilişkin olarak, emniyet kemerinin takılı olmadığına ilişkin bir belirleme yapılmadığı ve yaralanmanın niteliği gereğince müterafik kusur indirimi yapılmamış olmasında bir isabetsizlik bulunmamıştır. Hükmolunan manevi tazminat miktarına ilişkin olarak, TBK'nın 56/2. maddesi hükmüne göre; “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.”, aynı Yasa'nın 51. maddesinde ise; “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir. Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370) Zira TMK'nın 4. maddesi Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hakimin, hukuka ve hakkaniyete göre karar vereceğini öngörmektedir. Belirtilen bu hususlar ve özellikle somut olayda kaza tarihi, olayın gerçekleşme biçimi, müteveffanın kusurunun bulunmaması, müteveffanın, davacıların çocuğu ve kardeşi olması, davacılara yakınlığı, davalı tarafın sosyal ve ekonomik durumu, davacıların yaşadığı ve ömür boyu yaşayacağı üzüntü, elem ve ıstırabın ağırlığı, manevi tazminatın davacılar için zenginleştirici, davalı yönünden fakirleştirici olmaması gerektiği ilkesi, paranın satın alma gücü, ülkenin ekonomik koşulları, hakkaniyet ilkesi ve tüm dosya kapsamı birlikte gözetildiğinde, hükmolunan manevi tazminat hakkaniyete uygun bulunmuştur. Buna göre; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına göre, asıl dava davalısı ...vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Asıl dava davalısı ...vekilinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Asıl dava davalısı ...'den alınması gereken 53.352,48 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 20.498,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 32.854,48 TL harcın anılan davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU açık olmak üzere 17/04/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.