Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/293 E. 2025/1819 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/293
Karar No
2025/1819
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/293 Esas

KARAR NO : 2025/1819 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

NUMARASI : 2019/964 Esas- 2022/757 Karar

TARİH: 03/11/2022

DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 06/11/2025

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket, havuz malzemeleri ve kimyasallarının satışını yapmakta olup, davalı şirketin farklı tarihlerde müvekkili firmadan havuz malzemeleri ve ürünleri satın almış olduğunu, davalı şirket bakiye borcunu ödemediğinden aleyhine İstanbul Anadolu 5. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatılmış olup, davalının itirazı neticesinde takibin durmuş olduğunu, her ne kadar davalı firma borcunun olmadığını ileri sürerek takibe itiraz etmiş ise de bu itirazın gerçeğe aykırı olduğunu, davalı şirketin farklı tarihlerde müvekkili firmadan toz klor, multifunctional tablet, yüzey temizleyici, PH düşürücü, tablet klor, parlatıcı sıvı, test kiti oto ve phenol yedek sıvısı, filtre, süpürge hortumu, merdiven takozu, PVC Redüksiyon, PVC boru, yosun önleyici gibi çok sayıda havuz malzemesi satın almış olup, davalının satın almış olduğu malların, fatura ve sevk irsaliyelerinde açıkça görülmekte olduklarını, dilekçe ekinde sunduklarını beyan ettiği cari hesap ekstresinden de görüldüğü üzere davalı şirketin bakiye borcunu ödememiş ve aleyhine icra takibi yapılmış olup, davalı ile yapılan arabuluculuk görüşmesinin de sonuçsuz kaldığını iddia ederek, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ve fazlaya ilişkin tüm haklarımız saklı kalmak kaydıyla; davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline, takip konusu borç olan 32.342,23 TL' nin takip tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı yan arasında yapılan ticaret, mal alım satımına dair olup, müvekkili şirketin davacı yanın Antalya'da bulunan deposundan havuz bakımında kullanılan kimyasal malzemeler ve kapalı havuzlarda kullanılan nem alma cihazlarını satın almış ve bunların bedellerini davacı tarafa ödemiş ve bu durumun ticari defterler ve banka dekontları ile sabit olduğunu, taraflar arasında yapılan son ticari ilişkinin nem alma cihazları üzerine olup, müvekkili tarafından satın alınan nem alma cihazlarının bedelinin ödenmiş olduğunu, satın alınan nem alma cihazlarının ayıplı olduğunun cihazların kullanımı ile birlikte ortaya çıktığını, bu cihazlar davacı tarafın teknik servisince tamir edilmeye çalışıldıysa da cihazların arıza vermeye devam etmiş ve kullanılamamış olduklarını, bu durum üzerine davacı tarafça ayıp giderilmek istenmiş ve müvekkili şirkete eski bozuk cihazın değişimi için yeni bir nem alma cihaza gönderilmiş olduğunu, yeni cihaz değişim üzerine gönderilmiş olup taraflar arasında yeni bir alım satım ticari ilişkisi kurulmamış olduğunu, yeni bir ticari ilişki olmamasına rağmen davacı tarafça müvekkiline fatura kesilmiş olup, ayrıca ayıplı cihazın garanti kapsamında yapılan arıza onarımları için de fatura kesilmiş olduğunu, müvekkili şirketin, iş bu yeni cihaza dair faturanın ve garanti kapsamında olmasına rağmen arıza onarım faturalarının neden kesildiği yönünde şirket yetkilileri ile yapmış olduğu görüşmede; kendisine hata olduğu ve müvekkilince kendilerine iade faturası kesildiği halde durumu düzelteceklerinin söylendiğini, müvekkili şirket iade faturasını kesmiş, davacı tarafa göndermiş ancak davacı tarafın ticari defterlerine bu faturaları işlememiş olduğunu, bu durumun üzerine taraflar arasındaki ticari ilişkinin tamamen sona erdiğini, müvekkilinin, yukarıda detaylıca belirtilen iade faturasına konu olay öncesinde davacı tarafa olan bütün borcunu ödediğini, iki şirketin de ticari defterleri incelendiğinde bu durumun ortaya çıkacağını, davacı yan ile müvekkili arasında müvekkilinin borçlu olduğu iddia olunan, mal aldığı söylenen dönemde herhangi bir ticari ilişki kurulmamış, mal alım sözleşmesi yapılmamış olduğunu, icra takibine konu cari hesap özetleri üzerinden taraflar arasında herhangi bir mutabakatın söz konusu olmadığını, cari hesap özetinde belirtilen ve icra takibine konu edilen bir alacak/borç ilişkisinin taraflar arasında bulunmamakta olduğunu, müvekkili şirket yetkilisi tarafından ya da müvekkili şirket bünyesinde çalışan bir işçinin "müvekkilin borçlu olduğu iddia edilen dönem içinde" davacıdan mal alımına dair bir sevk irsaliyesi ya da fatura da bulunmamakta olup, müvekkilinin bütün borcunu ödedikten sonra aralarında iş ilişkisinin kurulduğunu gösterir herhangi bir belgenin de mahkemeye sunulmamış olduğunu, taraflar arasındaki ticari defterlerin incelenmesi ile birlikte müvekkili şirketin davacı yana herhangi bir borcu olmadığı, aksine alacaklı olduğunun açık bir şekilde ortaya çıkacağını beyanla davanın reddine, davacı aleyhine %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:

İlk Derece Mahkemesi'nin 03/11/2022 tarih 2019/964 Esas- 2022/757 Karar sayılı kararında;"Dava hukuki niteliği itibariyle,e İstanbul Anadolu 5. İcra Dairesinin ...E. Sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir....Somut olayda davacının mal teslimini ispatlaması gerektiği ,davalı vekili cevap dilekçesinde ''Havuz bakımında kullanılan kimyasal malzemeler ve kapalı havuzlarda kullanılan nem alma cihazları satın almış ve bunların bedellerini davacı tarafa ödemiştir. Ticari defterler ve banka dekontları ile bu durum sabittir. Taraflar arasında yapılan son ticari ilişki nem alma cihazları üzerindedir. Müvekkil tarafından satın alınan nem alma cihazlarının parası ödenmiştir. Satın alınan nem alma cihazlarının ayıplı olduğu, cihazların kullanımı ile birlikte ortaya çıkmıştır. Bu cihazlar davacı tarafın teknik servisince tamir edilmeye çalışıldıysa da cihazlar arıza vermeye devam etmiş ve kullanılamamıştır. Bu durum üzerine davacı tarafça ayıp giderilmek istenmiş ve müvekkil şirkete eski bozuk cihazın değişimi için yeni bir nem alma cihaza gönderilmiştir. Yeni cihaz değişim üzerine gönderilmiş olup taraflar arasında yeni bir alım satım ticari ilişkisi kurulmamıştır. Yeni bir ticari ilişki olmamasına rağmen davacı tarafça müvekkile fatura kesilmiştir. Ayrıca ayıplı cihazın garanti kapsamında yapılan arıza onarımları için de fatura kesilmişti.'' şeklinde beyan da bulunduğu ticari ilişkiyi ve malın kendisine teslimini kabul ettiği, her ne kadar malın ayıplı olduğunu beyan etse de ayıba ilişkin bir ihbarda bulunmadığı mutabakatsızlığın bu iade fatura nedeniyle yaşandığı, davalının malın ayıplı olduğunu ispata yönelik bir delil sunmadığı tüm dosya kapsamı hesaplamalara ilişkin usul ve yasaya uygun bilirkişi raporları hükme esas alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir..."gerekçesi ile, ''Davanın kısmen KABULÜNE, Davalının İstanbul Anadolu 5. İcra müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının 29.869,70 TL asıl alacak üzerinden iptaline, takibin aynen devamına,'' karar verilmiş ve karara karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03.11.2022 Tarih, 2019/964 E. 2022/757 K. Sayılı ilamı ile işbu davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, karşı tarafın ise 21.12.2022 tarihli istinaf dilekçesi ile kararı istinaf ettiğini, lakin bu istinaf başvurusunun usule ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca mahkeme kararında eksik değerlendirme ile hatalı hüküm kurulduğunu ve bu sebeple hükmün düzeltilmesi gerektiğini, dosyanın 03.11.2022 tarihli 2022/757 K. Sayılı gerekçeli kararı ile dava kısmen kabul edildiğini, 29.869,70 TL asıl alacak yönünden takibin devamına ve davalı aleyhine asıl alacağın %20'si değerinde icra inkar tazminatına hükmedildiğini, ancak gerekçeli kararda, talep edilen işlemiş faiz hakkında bir değerlendirme yapılmadığı gibi, bu konuda bir hüküm de kurulmadığını, eksik inceleme sonucu verilen hatalı mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, ödeme emrinde talep edilen işlemiş faiz yönünden de takibin devamına karar verilmesi gerektiğini;Özetle, satışı yapılan nem alma cihazının satışının değil, ayıp sebebiyle değişiminin yapıldığını iddia eden davalı tarafın istinaf başvurusunun haksız ve hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkemenin ise, işlemiş faiz alacağı konusunda değerlendirme yapmadan eksik hüküm kurduğunu ve takibin bu alacak yönünden de devamına karar vermediğini beyanla Yerel mahkeme kararının düzeltilerek işlemiş faiz yönünden de takibin devamına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup kararı istinaf ettiklerini, Yerel mahkeme kararının gerekçesinin, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu gösterdiğini, zira 02.11.2020 tarihinde sunulan delil dilekçesinde; İstanbul Anadolu 5. İcra Müdürlüğü'nün ...E. Sayılı dosyası, ticari defterler, banka ödeme dekontları, faturalar, sevk irsaliyeleri, bilirkişi incelemesi, keşif, tanık, temin deliline dayandıklarını bildirdiklerini;İncelenen ticari defterlerde ve faturalarda birçok defa nem alma cihazının onarımına dair tamir faturası olduğunun açık olduğunu, bu durumun, anılan cihazda problem olduğunu gösterdiğini, mahkemece bu belgelerin yeterli olmadığı kanaati oluşmuş ise somut olayı aydınlatmak üzere keşif ve bilirkişi deliline dayandıkları gözetilerek nem alma cihazının ayıplı olup olmadığına dair inceleme yapılması gerektiğini, Mahkemece bu yönde delil toplanmadığını, müvekkilis şirket yönünden incelenen kayıtların, taraflar arasındaki ticari ilişkiyi doğru şekilde ispatlar nitelikte olduğunu, daha önceki aşamalarda da belirtildiği üzere; müvekkili şirketin, davacı taraftan satın aldığı nem alma cihazının sürekli arıza çıkarması sebebi ile iade ettiğini ve davacının yeni cihaz gönderdiğini, davacının, eski cihazın ayıplı çıkması sebebi ile yeni cihaz gönderdiğini ve bu cihazı da faturalandırdığını, müvekkili şirketin, yeni cihaz için gönderilen faturayı, defterlerine işlemediğini ve iş bu faturaya karşı iade faturası kestiğini;Müvekkili şirketin iade faturasına konu edilen cihazı iade etme yükümlülüğünün bulunmadığını, çünkü iade faturasına konu olan malın, ayıplı olarak satılan cihaz yerine gönderildiğini, mahkemece bu durumun gözetilmediğini, bu yönde inceleme yapılmayarak eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu beyanla İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03.11.2022 Tarih 2019/964 E. 2022/757 K. Sayılı ilamının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, faturaya dayalı açık hesap bakiyesinin tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir.Davacı taraf, davalı ile aralarında havuz malzemeleri satışına ilişkin ticari ilişki bulunduğunu, davalının bakiye borcunu ödemediğini, bu nedenle hakkında başlatılan takibe itirazının haksız olduğunu iddia ederek itirazın iptalini talep etmiş, davalı taraf, davacıdan aldığı havuz malzemelerinin bedellerini ödediğini ancak satın aldığı nem alma cihazının ayıplı çıktığını, bunun üzerine davacı tarafından önce cihazın tamir edildiğini, ardından yeni cihaz gönderildiğini, onarım ve yeni nem alma cihazı bedeli için ise fatura düzenlendiğini, bu faturayı kabul etmediğini, iade faturası düzenlediğini ve davacıya borçlu olmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve karara karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. Tek başına fatura düzenlenmesi alacağın ispatı için yeterli değildir. Fatura içeriği malın teslim edildiğinin/hizmetin verildiğinin, düzenleyen tarafça ispat edilmesi gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi uyarınca ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması ile diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Ek cümle: 22/7/2020-7251/23 md.) veya defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.Somut olayda; davacının takibe konu ettiği alacağın açık hesabın bakiyesinden oluştuğu, Mahkemece tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yaptırılarak alınan bilirkişi raporlarında; aralarında ticari ilişki bulunduğu, davacının kendi kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalıdan 31.808,24 TL alacaklı, davalının kendi kayıtlarına göre ise takip tarihi itibariyle davacıdan 15.806,69 TL alacaklı olduğunun ve tarafların ticari defterleri arasında mutabakatsızlığa yol açan kayıtların tespit edildiği, buna göre davacının ticari defterlerinde kayıtlı olan sekiz adet satış faturasının ve vade farkının davalının kayıtlarında yer almadığı, davalının kayıtlarında yer alan üç adet satış faturası ile bir adet ödemenin ise davacının kayıtlarında yer almadığının görüldüğü, davacı tarafından, davalının kayıtlarında yer almayan faturalar ile sevk irsaliyelerinin sunulduğu, söz konusu faturaların nem alma cihazı faturası olmadıkları, çeşitli havuz malzemelerinin satışı için düzenlendikleri, Mahkemece de kabul edildiği üzere, esasen davalının bu faturalara konu malları satın aldığını kabul ettiği, bedellerini ödediğini savunduğu, bu nedenle her ne kadar sunulan sevk irsaliyelerinin kiminde teslim alan imzası, kiminde ise isim yok ise de, davalının kabulü doğrultusunda bu faturalara konu malzemelerin davalıya teslim edilmiş olduğunun kabul edilmesinde bir usulsüzlük olmadığı, davalının kayıtlarında yer alıp davacının kayıtlarında yer almayan faturaların ikisinin ise iade faturası değil, nem alma cihazı ve yedek kapak satış faturası oldukları, bir tanesinin ise fiyat farkı faturası olduğu, davalının söz konusu faturaları davacıya tebliğ ettiğine dair bir delil sunmadığı gibi, davacının satışını yapmış olduğu nem alma cihazının ayıplı çıkması sebebi ile onarıldığı ve yenisi ile değiştirildiğine ve fatura konusu nem alma cihazı ile yedek kapağın, aslında davacı tarafından kendisine satışı yapılan ve ayıplı çıkması sebebi ile yenisi ile değiştirilen cihaz ve kapağa ilişkin olduğuna dair yazılı herhangi bir delil de sunmadığı, fiyat farkı faturasının dayanağını açıklamadığı, davacının bakiye alacağının kaynaklandığı faturaların, nem alma cihazı ve bunun onarımına ilişkin fatura değil çeşitli havuz malzemesi satışına ilişkin olmaları ve davalının bu malzemeleri aldığını kabul etmekle birlikte ödeme savunması kapsamında herhangi bir delil sunmaması, ticari defterlerinde yer alan ortaklar tarafından ödeme kaydının, davacının defterlerinde kayıtlı olmaması ve bu kayda ilişkin bir ödeme belgesinin sunulmaması karşısında Mahkemece, başka bir inceleme yapılmaksızın, davacının icra takibi ile talep ettiği asıl alacağın kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmış, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Davacı taraf, takip talebinde asıl alacaktan ayrı olarak 533,99 TL işlemiş faiz de talep etmiş ve dava değerine talep ettiği faiz miktarını ilave etmek suretiyle tüm alacaklar yönünden itirazın iptalini talep etmiştir. Mahkemece davacının işlemiş faiz talebi gerekçesiz olarak reddedilmiş ve bu husus kararın kaldırılmasını gerektirir bir sebep ise de, davacı tarafından, davalının takipten önce temerrüde düşürüldüğüne dair bir delil sunulmamış ve işlemiş faiz talebinin haksızlığı sebebiyle verilen kararın sonucu itibariyle doğru olduğu anlaşıldığından karar kaldırılmamıştır.Sonuç olarak; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden tarafların istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacının ve davalının istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.040,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 512,33 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.528,07 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına, 6-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 06/11/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2023/293, K. 2025/1819, T. 06.11.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-293-e-2025-1819-k-1370eaa63dec