Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1042 E. 2025/1534 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1042
Karar No
2025/1534
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2023/1042

KARAR NO : 2025/1534

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 23/02/2022

NUMARASI : 2018/977 E. - 2022/140 K.

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/11/2025

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA DİLEKÇESİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in İstanbul ilinde Belediye ihalelerine girerek çeşitli ilçelerde altyapı işleri yaptığını, Belediyelerden almış olduğu işlerle ile ilgili Sultanbeyli ilçesinde bulunan ... Petrol istasyonundan yakıt almaya başladığını ve söz konusu petrol istasyonuna teminat olarak 50-60 tutarında çekleri petrol istasyonu müdürü ...'a teminat olarak verdiğini, ticari faaliyet neticesinde ilgili kişi ile samimi olduklarını, müvekkili ile ... arasında oluşan samimiyet neticesinde piyasada çek kırdırmak tabiri ile anılan sistemle müvekkilinin, ...'a 30.000,00 TL, 40.000,00 TL ve 50.000,00 TL tutarında 4 ya da 5 kere çek verdiğini, ...'ın eşinin rahatsızlığı nedeniyle müvekkilinden 4 yaprak toplam 100.000,00 TL çek istediğini ve müvekkilinin çekleri verdiğini, daha sonraki süreçte müvekkilinini ...'a 60.000,00 TL ve 70.000,00 TL tutarında iki çek daha verdiğini, ödeme gününün yaklaştığında ...'ın söz konusu çekleri ödeyemeyeceğini bildirerek 75.000,00 TL tutarında bir çek vermesi halinde iki çeki iade edeceğini, bunun üzerine müvekkilinin 75.000,00 TL tutarındaki çeki teslim ettiğini, müvekkilinin ...'a verdiği 3 adet çek bedelinin ödenmediği gibi ...'ın İstanbul ilinden kaçarak kendisinden haber alınamadığını, müvekkilinin çekler ile ilgili yaptığı araştırmada çeklerin ..., ... ve ... isimli kişilerin eline geçtiğini öğrendiğini, ilgili şahısların çek bedellerinin faizleriyle birlikte ödenmesini talep ettiklerini, Müvekkilinin Nisan ayından Ağustos ayına kadar söz konusu şahıslara 600.000,00 TL ile 700.000,00 TL arasında faiz adı altında ödemelerde bulunduğunu müvekkilinin işlerinin bozulması nedeniyle daha fazla ödeme yapamayacağını bildirmesi üzerine davalılarla arasının bozulduğunu ve ... tarafından zorla elinden 58.000,00 TL miktarlı iki senet ve ayrıca çantasında bulunan müşteri çekleri ile yeğeni... tarafından keşide edilen çeklerin alındığını, müvekkilinin davalılara herhangi bir borcunun bulunmadığını, davalılarla çek ve senede bağlı herhangi bir ticari faaliyetlerinin söz konusu olmadığını beyanla, müvekkilden zorla alınan çeklerin ve senetlerin bulunmasından dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve dökümü yapılan çek ve senetlerin iptalini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP DİLEKÇESİ:

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya ait ... İnşaat isimli şirket üzerinden ikinci el palet alım satımı konusunda ticaret yapmak üzere anlaştıklarını, bu iş için müvekkilinin sermaye olarak 90.000,00 TL temin ettiğini, davacının müvekkiline parasının olmadığını, fakat şahsi çeklerinin olduğunu söylediğini, davacının, ödenecek çeklerinin olduğunu, mal alımını kendi elindeki çekler ile yapılabileceğini beyan ederek müvekkilini ikna ettiğini ve müvekkilinin bunun üzerine 90.000,00 TL'yi davacıya verdiğini, ayrıca arkadaşlarına borçlanarak davacıya 400.000,00 TL verdiğini, yapacakları iş için davacının verdiği çekleri ciro ederek çeklere kefil olduğunu, davacının henüz vadesi gelmeyen bir kısım çeklerini de ciro ederek borçlandığını, davacının müvekkiline borçlu olduğunu beyan ederek, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar ... ve ...'nin cevap dilekçesi sunmadığı tespit edilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

İlk derece mahkemesi 2018/977 esas, 2022/140 karar sayılı, 23/02/2022 tarihli kararı ile; "Yapılan yargılama sonucu davacı, dava konusu edilen çek ve senetlerin rızası hilafına zor kullanılarak imzalatılıp elinden alındığınını beyan etmiş ise de tanık anlatımları sonucu her iki tanığında duyuma dayalı bilgisinin olduğu , her iki tanığından silah zoruyla çek ve senetlerin alındığını görmediği ,davacının anlatımı sonucu bilgi sahibi oldukları, evinin bahçesinde yaralanma olayının doğru olduğu, ancak buna ilişkin Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/26553 esas sayılı dosyası ile Daimi Arama Kararı verildiği, kim ya da kimler tarafından yaralandığının meçhul olduğu, bahse konu olayla da ilişkin olup olmadığı tespit edilmediği anlaşılmıştır. Davacının ticari defterlerinin incelenmesi sonucu çek ve senetlerin kayıtlarda yer aldığı, bir kısmının ödendiği, bir kısmının ödenmediği, davacı ile davalılar arasında ticari ve hukuki ilişki olmamasının çek ve senet verilmesine engel olmadığı tespit edilmiştir. Davacının deliller arasında yemin deliline dayanmadığı görülmüştür. Her ne kadar davacı verilen çek ve senetlerin elinden zor kullanılarak alındığını beyan etmiş ise de davasını ispat edemediğinden açılan açılan davanın REDDİNE" karar vermiştir.

İSTİNAF:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kararının usul ve esastan hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, mahkemenin tanık anlatımlarının duyuma dayalı olduğunu, davacının yaralanma olayının faillerinin meçhul olduğunu ve olayla ilişkinin tespit edilemediğini, ticari defter kayıtlarında çek ve senetlerin yer aldığını, bir kısmının ödendiğini, bir kısmının ödenmediğini, davalılarla ticari ilişkinin olmamasının senet verilmesine engel olmadığını ve davacının yemin deliline dayanmadığını belirterek, davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine hükmettiğini, davacı vekili ise usule yönelik itirazlarda, mahkemenin HMK m. 198'e aykırı olarak tüm delilleri serbestçe değerlendirmediğini, özellikle tarafların ticari defterlerinin incelenmesine yönelik bilirkişi raporunu ve davalı tarafın iddialarını ispatlayamamasını dikkate almadığını ve bu durumun usuli eksiklik yarattığını savunduğunu, esasa yönelik itirazlarda ise, dava konusu senetlerin rıza hilafına, cebir ve şiddetle elden çıktığını ve müvekkili ile davalılar arasında herhangi bir beşeri ve ticari ilişkinin olmadığını yinelediğini, müvekkilin babası ...'in davalı ... ile mesajlaşmasında davalının senetleri "hatır çeki" olarak aldığını ve borcu kendilerinin ödeyeceğini söylediğini (mesajların dosyadaki deliller arasında olduğunu), bu mesajlaşmanın hemen akabinde müvekkilin aile konutu önünde silahlı saldırıya uğradığını (Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturmasında faillerin yakalanamamış olsa da saldırının faillerini örtülü olarak işaret ettiğini), dosyaya sunulan bilirkişi raporunda müvekkilin ne şahsi ne de şirketi ile davalıların hiçbir ticari ilişkisinin bulunmadığının görüldüğünü, davalıların ticari faaliyetlerinin mevcut olup olmadığının da tartışma konusu olduğunu, davacı şirket defter kayıtlarına atıfla (HMK m. 222) davalılar ile en ufak bir ticari ilişki bulunmadığını ve bu kayıtların kesin delil niteliğinde kabul edilmesi gerektiğini, Yargıtay kararlarında da defterlerini mahkemeye sunmayan tarafın diğer tarafın defter kayıtlarına göre değerlendirilmesinin esas olduğunu ve karşı tarafın defalarca süre talep etmesine rağmen ticari defterlerini ibraz etmediğini (9.12.2021 tarihli bilirkişi tutanağında belirtildiği gibi) ve iddialarını hiçbir belgeyle ispatlayamadığını, ileri sürdüğü iddiaların yalnızca söylemden ibaret olduğunu beyan ederek, ilk derece mahkemesinin 23/2/2022 gün ve 2022/140 K. sayılı kararının kaldırılarak istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile talepler doğrultusunda yeniden karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAFA CEVAP:

Davalı ... vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesinin 23.02.2022 tarihli ve 2022/140 sayılı kararına karşı, davacı vekilinin istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü yasal dayanağı bulunmayan iddialarının ve istinaf başvurusunun reddine, karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; İİK 72.maddesine dayalı olarak bono ve çeklerin zorla ve tehditle imzalatıldığı, bedelsiz olduğu iddiası ile menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verildiği, işbu karara karşı davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. Somut uyuşmazlık kapsamında bono ve çeklerin korkutma iddiasına dayalı olarak menfi tespit davasına konu edildiği saptanmakla TMK'nın 6. ve HMK'nın 190. maddeleri kapsamında ispat külfetinin işbu iddiayı ileri süren davacı/ borçlu üzerinde olduğu ve bu yöndeki iddianın tanık delili ile ispat edilebileceği, nitekim bu yöndeki iddianın TBK'nın 37. maddesindeki korkutma kapsamında kaldığı, korkutma olgusu maddi vakıa olduğundan, tanık dinlenilmesinin mümkün olduğu saptanmıştır. Böylece ilk derece mahkemesi tarafından usulüne uygun şekilde davacı tanıklarının dinlenilmesine karar verildiği, talimat mahkemesi marifeti ile davacı tanıklarının dinlendiği görülmüş ise de davacı tanıklarının görgüye dayalı bilgilerinin olmadığı, yalnızca duyuma dayalı bilgilerinin bulunduğu, her iki tanığın da silah zoruyla çek ve bono alındığını görmediği, salt davacının anlatımı sonucu bilgi sahibi oldukları anlaşılmıştır. Davacı tarafından davalı ... tarafından silahla yaralandığı, Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/26553 esas sayılı dosyası ile soruşturmanın mevcut olduğu iddia edilmiş ise de bahse konu soruşturma dosyasının celp ve tetkik edildiği, TCK'nın 86/2-3-e maddeleri uyarınca müşteki olarak davacının yer aldığı dosya kapsamında şüpheli yahut şüphelilerin tespit edilemediği ve "daimi arama kararı" verildiği, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/178541 soruşturma dosyasının celp ve tetkik edildiği, müştekinin davacı, şüphelilerin davalılar ..., ... ve ... olduğu, yaralama ve tefecilik suçundan dolayı ''Kovuşturmaya Yer Olmadığına'' ilişkin karar verildiği ve kararın İstanbul Anadolu 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 2019/6309 D. iş sayılı dosyasına yapılan itiraz üzerine ret kararı verilerek kesinleştiği görülmüştür. Her ne kadar davacı tarafından davalıların ticari defterlerini sunmadıkları gerekçesi ile bedelsizlik iddiasının ispatlandığı iddia edilmiş ise de davacının delil listesi incelendiğinde HMK'nın 222/5 maddesi kapsamında münhasıran karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmadığı gibi davaya konu edilen bedelsizlik iddiasının salt davalıların ticari defterleri ile ispatının mümkün olmadığı, davacı tarafından dava konusu çek ve bonoların zor kullanılarak korkutma sureti ile alındığı iddia edilmiş ise de yemin deliline dayanılmadığı, dayanılsa dâhi konusu suç oluşturan hususta yemin teklif edilemeyeceği, dosya kapsamında davacının bu yöndeki iddialarını ispat edemediğinden davanın reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Saptanan hukuksal durum kapsamında; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/02/2022 tarih ve 2018/977 E., 2022/140 K. sayılı kararına karşı, davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 13/11/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2023/1042, K. 2025/1534, T. 13.11.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1042-e-2025-1534-k-0da1a2125a05