Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1745 E. 2026/1426 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1745
Karar No
2026/1426
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9.HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

ESAS NO : 2023/1745

KARAR NO : 2026/1426

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

KARAR TARİHİ: 18/05/2023

NUMARASI : 2022/612 Esas - 2023/414 Karar

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 11/06/2026

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... A.Ş tarafından sigortalanmış olan ...'e ait ... plakalı aracın 28/05/2021 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı araca çarpması sonucu Gaziantep ilinin ... ilçesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucu müvekkiline ait ... plakalı araçta meydana gelen hasarın bağımsız eksper tarafından KDV dahil toplam 29.123,41 TL, değer kaybı 10.000 TL olarak tespit edildiğini, alacağın belirgin hale gelmesini müteakip artırım hakkı ile fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla, şimdilik, kaza sebebiyle oluşan hasar onarım bedeli alacağı için 100.00 TL, değer kaybı bedeli alacağının 10,00-TL'sinin ticari işlerde uygulanan en yüksek temerrüt faiz oranı üzerinden ve kaza tarihinden, kabul görülmez ise ihtar tarihinden itibaren işletilecek en yüksek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tazminini, hasar onarım bedelinin tespiti için yapılan ekspertiz ücret tarifesine göre belirlenecek ekspertiz ücreti masrafının yargılama gideri olarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı araç sahibi davacı tarafından müvekkili şirkete karşı alacaklarından feragat ettiğini yazılı olarak bildirdiğini, müvekkili şirkete yapılan başvuru neticesinde değer kaybı talep edilen aracın “pert işlemi” gördüğünün tespit edildiğini, yokluklarında tanzim ettirilen ekspertiz raporu için istenen tespit gideri poliçe kapsamında olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacı tarafın değer kaybı zararının tazmini yönünden açtığı davanın reddine, davacı tarafın hasar bedeli yönünden açtığı davanın kabulü ile; 28.164,22 TL'nin 15/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ekspertiz ücretinin yargılama gideri olarak değerlendirilmesine" karar verilmiştir.

Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davada davacı beyan yükümlülüğüne aykırı olarak trafik polisleri tarafından imza edilen kaza tespit tutanağını değil, davacı ile zarar veren "arasında" tutulan şüpheli nitelikteki tutanak ibraz edilerek tazminat talep edildiğini, kazanın beyan edilen şekilde gerçekleşmediği Gaziantep Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Amirliği nezdinde 3 adet polis memurunun imza ettiği 28.05.2021 tarihli tutanak ile sabit olduğunu, 2918 sayılı KTK ve Karayolları Trafik Yönetmeliği'ne göre delil niteliğinde olan resmi tutanakta zarar verenin olay sonrasında olay yerini terk ettiği açıkça yazıldığını, buna rağmen, "beyan yükümlülüğü" ve iyi niyetle bağdaşmayacak şekilde tutulan ikinci bir tutanak ile tazminat talebinde bulunulması haksız ve hukuka aykırı olduğunu, kolluk tarafından tutulan resmi tutanaktan açıkça görüleceği üzere sigortalı araç sürücüsü olay yerini terk ettiğini, davacı ve zarar verenin sigorta şirketinin rücu haklarını ortadan kaldırmak amacıyla "olay yeri terk" ifadesini terkin ederek aralarında tuttukları tutanağı hasar talebine konu etmeleri 6102 sayılı TTK'ya göre "iyi niyet" esaslı olan sigorta sözleşmesine ve sigortalı değilmiş gibi hareket etme ilkesine aykırı olduğunu, davacı taraf ile zarar verenin dava öncesinde anlaştığı ve yine davadan önce "feragat" başlıklı ekli belge ile sigorta şirketi yönünden tazminat talebinden feragat ettikleri dosyada mübrez delil ile tevsik edildiğini, davacı taraf, önce kolluk tarafından tutulan tutanağı sigortaya göndermeyerek, kendi aralarında tuttukları tutanağı ibraz edip iyi niyetle açıklanamayacak bir hasar başvurusunda bulunduğunu, yapılan incelemelerde "olay yeri terk" hadisesi tespit edilince hem davacı hem sigortalı tazminat taleplerinden feragat ettiğini, 6102 sayılı TTK'nin 1447.maddesinden dayanağını alarak gerçekleştirilen araştırmalarda da zarar veren aracın olay sonrasında olayı derhal terkettiği, çevre esnaftan alkol konusunda duyumlar alındığı müşahede edildiğini, beyan ve tevsik edilen feragat hususuna ilişkin 6100 sayılı HMK'ya göre "davayı aydınlatma görevi" bulunan mahkeme nezdinde herhangi bir değerlendirme yapılmadan aleyhe hüküm kurulması kabul edilemeyeceğini, dosyada birbiri ile çelişen iki adet tutanağın bulunması ve "feragat" belgeleri davacının beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığını tevsik ettiğini, bu durumda, olayın doğruluğu hususunu ispat edemeyen ve sigorta şirketinin rücu haklarını ortadan kaldırma iradesiyle hareket eden davacı yönünden davanın kabulü haksız ve hukuka aykırı olduğunu, TTK'nın 1409/2.fıkrası gereği hasarın poliçe kapsamında karşılanması gerektiği hususunda ispat külfeti davacı tarafa geçtiğini, bu durumda, poliçe kapsamında olduğu ispat edilmeyen ve iyi niyetle açıklanamayacak başvuruya istinaden sigorta şirketi aleyhine hüküm kurulması haksız ve hukuka aykırı olduğunu, TTK'nın 1409/2.fıkrası gereği hasarın poliçe kapsamında karşılanması gerektiği hususunda ispat külfeti davacı tarafa geçtiğini, Yargıtay kararı gereği kullanılması mümkün olmayan eksper raporu için ödenen ücretin de “makul gider” olarak değerlendirilemeyeceğini davacının bu raporu aldırmak için yaptığı giderden müvekkili sigorta şirketinin sorumlu tutulmaması gerekirken bu kalem yönünden de davanın kabul edilmesi kararın iptalini gerektirdiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.

Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.

Dosya kapsamından, 28/05/2021 tarihinde sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki davacıya ait ... plakalı araç ile davalıya zmms ile sigortalı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın karıştığı maddi hasarlı trafik kazasında davacının aracında oluşan hasar ve değer kaybı talep edildiği anlaşılmıştır.

Davacı taraf dava dilekçesine eklediği sürücüler arasında düzenlenen kaza tespit tutanağı ile davalıya başvuruda bulunduğu oysa trafik polis memurları tarafından sigortalının olay yerinden terk olduğunu belirten kaza tespit tutanağı bulunduğu anlaşılmıştır. Davacının araç sürücüsü ile birlikte el yazısı ile; tarih ve meblağ belirtilmeden yalnızca davalı tarafından başvuruya istinaden açılan hasar dosya no yazılarak yasal maddi manevi haklarından feragat ettiklerinin yazılı olduğu belgenin imzalandığı, davalı tarafça feragatname uyarınca sorumlu olmadıkları iddia edilmiş ise de, mahkemece belgenin HMK 309 gereği feragatin şartlarını taşımadığı, ibraname olarak kabul edilmesi halinde ise yerleşik yargı uygulamaları gereği ibranamenin makbuz hükmünde olduğu, belgede ödemeye dair kayıt bulunmaması nedeniyle makbuz olarak da kabul edilemeyeceği, bu nedenle davalının zarardan sorumlu olduğunun ve yerleşik yargı uygulamaları gereği ekspertiz ücretinin yargılama gideri olarak değerlendirilmesinde yine davacı zarar gören 3.kişi olduğundan doğru ihbar yükümlülüğüne aykırı davranması, ispat külfetinin yer değiştirmesinin dava konusunda uygulanamayacağı anlaşılmakla hasar yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken1.917,07 TL harçtan peşin alınan 299,36 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.617,71 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,

4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,

5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.11/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/1745, K. 2026/1426, T. 18.05.2023, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1745-e-2026-1426-k-f3377c1edbf5