Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/157 E. 2024/481 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/157
- Karar No
- 2024/481
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/737 KARAR NO : 2025/929 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 12/11/2024 NUMARASI : 2023/157 E. - 2024/481 K. DAVANIN KONUSU : Sınai Mülkiyet Haklarına Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Durdurulması Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12/11/2024 tarih ve 2023/157 E. - 2024/481 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin ürünlerinin Avrupa’nın çeşitli kentlerine uzun yıllardır sunulduğunu, 1967 yılında “...” markası altında “Yeni Yıl” konseptiyle ilk defa piyasaya sürülen yuvarlak çikolataların, 1969 yılında tüketiciler tarafından en çok tercih edilen ürünler arasında yer alması nedeniyle, bu tarihten itibaren müvekkilinin ürün yelpazesine kalıcı olarak dahil edildiğini, “...” markalı ürünleri diğer çikolatalardan ayıran en önemli özelliğin, yuvarlak şekli ile paketlenme biçimi ve paketlerinin üzerinde yer alan çiçek deseni ile tüketiciye sunulması olduğunu, tüm dünyada söz konusu paketleme biçimi ve deseninin müvekkili ile özdeşleştiğini, müvekkili ile özdeşleşmiş kutuların biçimleri ve üzerinde yer alan çizgiler, renkler, kutuların içerisinde yer alan çikolataların ambalaj ve şekilleri ile davalı tarafından kullanılan ürün ve kutular incelendiğinde söz konusu kullanımların müvekkilinin kullanımları ile ayırt edilemeyecek derecede benzer şekilde olduğunun görüldüğünü, davalı firmaya ilk olarak 06.09.2017 tarihinde Ankara 30. Noterliği kanalıyla ihtarname gönderilerek, davalı tarafından kullanılan ... markalı ürün ambalajı ile müvekkili firma tarafından yıllardır ... markalı ürünlerinin ambalajının ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunun, haksız rekabet yarattığının ve müvekkilinin 6769 sayılı SMK kapsamında korunan haklarına tecavüz teşkil etmekte olduğunun bildirildiğini, davalı tarafça ihtarnameye cevap olarak marka ürün ambalajına ilişkin yeni bir çalışmaya başlandığının bildirildiğini, akabinde davalı firma tarafından bu defa dış paketleme biçimi de müvekkilinin ambalajları ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olan ... ürününün piyasaya sunulduğunun fark edildiğini, bunun üzerine 04.10.2018 tarihinde müvekkili tarafından davalı firmaya Ankara 30. Noterliği aracılığıyla ikinci ihtarname keşide edildiğini, gönderilmiş olan ikinci ihtarnameye cevaben ... ürün ambalajlarının değiştirileceğinin ifade edildiğini, davalı kataloglarında ürünün hala aynı paketleme biçimi ile yer aldığını, bunların yanı sıra, davalının yine müvekkilinin paketleme biçimine daha da yakınlaşan ... ambalajına rastlanıldığını, söz konusu ambalajda müvekkiline ait ... markalı ürünlerin ambalajının taklit edildiğini, müvekkilinin marka tesciline sahip olduğu akarak oluşan çikolata topu ve çiçek desenlerinin de aynı biçimde paketlemeye yerleştirilerek kullanıldığını, müvekkili ile birebir aynı sektörde faaliyet gösteren davalı şirketin, müvekkilinin sektördeki tanınmışlığı da düşünüldüğünde, müvekkili tarafından üretilerek piyasaya sürülen ürünlerden haberdar olmadığı yahut tesadüfen bu kadar benzer ambalajları tercih ettiğinin düşünülmesinin hayatın olağan akışına aykırı bulunduğunu, söz konusu ambalajlar arasındaki en önemli benzerliklerden birisinin de kutularda yer alan pencerelerin üzerinden geçen çiçek deseni olduğunu, bu desenin 2011/28646, 2006/25324, 2007/23591, 2011/61275, 2011/50485 sayı ile tescilli bulunduğunu, davalı yanın kullanımlarının müvekkilinin tescilli markalarından kaynaklanan haklarını ihlal ettiğini, davalı tarafa ait ambalaj ile müvekkiline ait ambalaj incelendiğinde müvekkilinin uzun süredir kullanmakta olduğu ve müvekkili ile özdeşleşmiş bulunan ambalaj tasarımının aynı ürünler için aynı boyutlarda, aynı biçim ve benzer renkler tercih edilerek davalı tarafından kullanılmasının haksız rekabet de yarattığını ileri sürerek davalı firmanın üretimini yaptığı dava konusu ürünlerin müvekkiline ait 2018/118248, 2011/28646, 2006 /25324, 2007/23591, 2011/61275, 2011/50485 sayılı marka tescilleri sebebiyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında korunan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine ve tecavüzün durdurulmasına, davalı tarafın çikolatalarının ambalaj tasarımının ve davalı firmanın eylemlerinin TTK hükümleri kapsamında haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, haksız rekabetin men’ine ve haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, tecavüz teşkil eden ve haksız rekabet yaratan ürünlerin bulundukları yerlerden toplatılarak imhasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili, davacının ... markalı kutuları ile müvekkiline ait ... markalı kutu ambalajlarının benzer bulunmadığını, müvekkilinin fikri mülkiyet haklarına saygılı bir şirket olduğunu, benzerlik olmasa da yargı süreçleri ile uğraşılmamak adına ambalaj tasarımlarını değiştirdiğini, yine müvekkilinin ... markalı kutu ambalajlarının da benzer olmadığını, markanın yerleştiriliş biçimi, figürlerin renk ve yerleştiriliş açıları, ambalajın şeffaf kısmının şekil farklılığının mevcut bulunduğunu, yine ambalaj kombinasyonu ve çiçek desenlerinin ayırt edilemeyecek düzeyde benzer olmadığını, ... markasının ambalajı ile davacıya ait ... markasının ambalajlarının aynı bulunmadığını, davacının kendilerine ait olduğunu iddia ettikleri ürün ile alakalı tescilli bir marka yahut tasarımı olmadığını, çiçek desenlerinin halihazırda bulunmadığını, davacının yuvarlak çikolata görselinin kendi tekelinde olduğu iddiasının yerinde olmadığını, yuvarlak/top şeklindeki herhangi bir gıda ürününün herhangi bir firmaya özgülenemeyeceğini, davacının dal ve yapraktan oluşturulmuş tasarımlarının dava açıldığı tarih itibariyle kullanılmadığını, müvekkilinin ... ve ... markalarının 2013/18580 ve 2015/81348 no ile tescilli olduğunu, davacının markalarının tanınmış marka olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının fiili kullanımları incelendiğinde “...” adlı ürünün kutusunda, oval kırmızı zeminli ortasından bir çizgi geçen fonda çizginin altına ve üstüne iki ayrı kelime gelecek şekilde “...” ibaresi, bu ibarenin hemen altında alttan üste doğru kıvrımlı şekilde ilerleyen çiçek ve/veya yaldız olarak adlandırılabilecek görsel desen, altında kutunun içerisini göstermeye elverişli şeffaf kısım ve bu şeffaf kısmın yanında yukarıdan aşağı doğru düşen bir çikolata damlası/topu görseli, hemen altında da ürüne ilişkin açıklamalar yer aldığı, davalının “...” adlı ürüne ilişkin kullanım unsurları; davacının iddialara mesnet 2018 118248 sayılı markanın aynısını, 2011 28646 sayılı markanın ayırt edilemeyecek derecede benzerini, davalı ürün kutusuna ilişkin tema kompozisyon ise davacıya ait 2011 50485 sayılı markanın ayırt edilemeyecek derecede benzerini içerdiği, davacının iddialara mesnet markalarının koruma tarihlerinin davalının kullanımlarından önceki tarihli olduğu, davalı kullanımlarının, davacı markalarının koruma kapsamında bulunan 30. sınıftaki “çikolata, şekerleme” emtialarında gerçekleştiği hususları da dikkate alındığında, davalının “...” adlı kullanımlarının davacıya ait 2018 118248, 2011 28646, 2011 50485 sayılı markalara tecavüz oluşturduğu, davalının “...” adlı ürünün kutu içerisinde yer alan tekli şekilde şekerleme/çikolata ambalajlarında, davacı markalarının aynılarının ya da benzerleri yer almadığından şekerleme ambalajlarının, davacıya ait iddialara mesnet markalara tecavüz oluşturmadığı, yine davalının fiili kullanımları incelendiğinde “...” adlı ürünün kutusunda, siyah zemin üzerine birbirine girmiş hâlde farklı renk ve yazı karakteri ile yazılmış “...” ibaresi, bunun hemen altında bir kısım tanıtıcı yazılar, hemen altında paralel iki kenarı uzun altıgen şeffaf bölüm, altında ise damlayan/düşen çikolata tanesi görseli yer aldığı, davalının “...” adlı ürüne ilişkin kullanım unsurlarının; davacının iddialara mesnet 2018 118248 sayılı markanın görselli bölümünün markadan ayırt edilemeyecek derecede benzer şekilde içerdiği, davacının iddialara mesnet markalarının koruma tarihlerinin davalının kullanımlarından önceki tarihli olduğu, davalı kullanımlarının, davacı markalarının koruma kapsamında bulunan 30. sınıftaki “çikolata, şekerleme” emtiasında gerçekleştiği hususları da dikkate alındığında, davalının “...” adlı kullanımlarının davacıya ait 2018 118248 sayılı markaya tecavüz oluşturduğu, davalının “...” adlı ürünün kutu içerisinde yer alan tekli şekilde şekerleme/çikolata ambalajlarında, davacı markalarının aynılarının ya da benzerleri yer almadığından şekerleme ambalajlarının, davacıya ait iddialara mesnet markalara tecavüz oluşturmadığı ve haksız rekabet oluşturmadığı, davalının, davacının iddiaları kapsamında fiili kullanımlarının davacının piyasaya arz etmiş olduğu ürünlerin incelendiğinde, haksız rekabet incelemesinde marka hakkına tecavüzden farklı olarak, sicilde yer alan şekli unsurların yanında, tarafların piyasada yer alan ürünlerinin tertip ve sunum biçimlerinden, davacının piyasada olduğu belirtilen ve iddialara mesnet ürün kutularının iki kenarı uzun altıgen prizma veya silindir şeklinde olduğu; sarı veya kahverengi altıgen prizma kutunun ön kısmında oval bir çerçeve ve bu çerçeveyi ikiye bölen çizginin alt ve üst kısımlarında sarı ve beyaz yazı karakterleriyle yazılmış marka, hemen altında sol alt kısımdan sağ üst kısma doğru uzanan çiçekli/yaldızlı desen unsurunun, desenin altından kutu içini gösteren şeffaf bölüm bu şeffaf bölümünde yanında aşağı düşen/damlayan bir çikolata görseli, altında da tanıtıcı yazılar yer aldığı, kırmızı veya siyah silindir kutunun ön kısmında oval bir çerçeve ve bu çerçeveyi ikiye bölen çizginin alt ve üst kısımlarında sarı ve beyaz yazı karakterleriyle yazılmış marka, hemen altında sol alt kısımdan sağ üst kısma doğru uzanan çiçekli/yaldızlı desen unsuru, desenin altından kutu içini gösteren şeffaf bölüm bu şeffaf bölümünde yanında aşağı düşen/damlayan bir çikolata görseli, altında da tanıtıcı yazılar yer aldığı, hem silindir hem altıgen prizma kutuyla davacı tarafından piyasaya arz edilen ürünlerin küre şeklinde ürünü kaplayan bükümlü kenar kısımları şeffaf, orta kısımları çeşitli renklerde olan bu renklerin fon oluşturduğu, oval bir çerçeve ve bu çerçeveyi ikiye bölen çizginin alt ve üst kısımlarında sarı ve beyaz yazı karakterleriyle yazılmış marka ile birlikte yaldız/çiçek deseni bulunduğu, davalının dava konusu “...” adlı ürünün kutusu incelendiğinde gerek davacının tescilli markalarını veya bu markaların benzerlerini içermesi, bu benzerliğin davacının piyasaya sunduğu ürün kutularının tertip tarzıyla da yüksek düzeyde benzerlik göstermesi nedeniyle, davalının “...” adlı ürün kutusunun davacının markaları ve fiili kullanımları karşısında, TTK m.55/1,a-4 hükmü kapsamında davacı aleyhine haksız rekabet oluşturduğu, davalının dava konusu “...” adlı ürünün kutusu incelendiğinde silindirik yapı, ortada yer alan şeffaf bölüm, siyah fon unsurları dışında, davacının fiili kullanımlarından ayrıldığı; silindirik kutu kullanımları bu hâliyle tek başına davacı aleyhine haksız rekabet oluşturmaya elverişli olmadığı, ancak davalı kullanımlarında bu benzer unsurların yanında davacıya 2018 118248 sayılı, markanın benzerinin de yer alması durumu birlikte değerlendirildiğinde davalının “...” adlı ürünün kutusundaki kullanımların davacı aleyhine, TTK m.55/1,a-4 hükmü kapsamında davacı aleyhine haksız rekabet oluşturduğu, davalının “...” ve “...” adlı ürünlerin ambalaj kullanımları incelendiğinde bu kullanımlardaki büküm kısımlarının şeffaf, orta kısımlarının parlak renkli ve küre yapısı, orta kısımda yer alan oval ve ortası çizgili kısımda markaların konumlandırılması ve yukarıda açıklanan şekilde yüksek düzeyde benzer nitelik taşıyan kutularda piyasaya arz edilmesi sebebiyle davalının her iki ürüne ilişkin ambalaj kullanımlarının, davacı aleyhine, TTK m.55/1,a-4 hükmü kapsamında davacı aleyhine haksız rekabet oluşturduğu gerekçesi ile davalının "..." kullanımının davacının 2018 118248, 2011 28646, 2011 50485 markalarından kaynaklı hakkını ihlal ettiğinin tespitine, tecavüzün durdurulmasına, davalının "..." kullanımının davacının 2018 118248, markasından kaynaklı hakkını ihlal ettiğinin tespitine, tecavüzün durdurulmasına, davalının "..." adlı ürünün kutu içerisinde ve Davalının "..." adlı ürünün kutu içerisinde yer alan tekli şekilde şekerleme çikolata ambalajlarında, davacı markalarının aynılarının ya da benzerleri yer almadığından şekerleme ambalajlarının, davacıya ait iddialara mesnet markalara tecavüz oluşturmadığı anlaşıldığından bu kullanım hakkında açılmış marka hakkının ihlali ve haksız rekabete ilişkin taleplerin reddine, davalının "..." kullanımının, Davalının "..." kullanımının davacı bakımından haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, menine, haksız rekabetin sonucu olan durumun kaldırılmasına, tecavüz teşkil eden ve haksız rekabet yaratan ürünlerin ambalajlarının bu ambalajları içerir fiziki mecradaki kullanımlarının bulundukları tüm yerlerden toplatılarak imhasına, elektronik ortamdakilerin kaldırılmasına karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkeme kararının eksik ve hatalı incelemeye dayandığını, mahkemenin kendi gerekçesinde yer verdiği açıklama ile de çelişkili olduğunu, davalının, müvekkilinin ürünlerini bir bütün olarak ve en ince ayrıntılarına kadar kopyaladığını, mahkemenin kutular içerisinde yer alan tekli ambalajların da benzer olduğu yönündeki yorumunun akabinde, söz konusu ürünlerin ambalajlarında müvekkilinin markalarının aynılarının ya da benzerlerinin yer almadığından bahisle marka ihlali ve haksız rekabet taleplerinin reddinin çelişkili olduğunu, dosyada mübrez bilirkişi raporu ve hukuki mütalaa ışığında, davalı ambalajlarının bütünü yönünden haksız rekabet koşullarının oluştuğunun kabulünün gerektiğini, davalının, müvekkiline ait ... markalı ürünlerin ambalaj tasarımını tümüyle kopyaladığını, bir ürünün fikri ve sınai mülkiyet mevzuatı uyarınca marka veya tasarım tescili bulunmasa dahi, dürüst ticaret hayatı ve emek ilkeleri gereğince tamamen farklı bir koruma alanı olan haksız rekabet hükümleri uyarınca korunmasının önünde hiçbir engel bulunmadığını, davalının sektöründe öncü ve çok iyi bilinen müvekkilinin ürünlerini takip ettiğini ve bilinçli olarak bunlara benzer ürünler üreterek haksız kazanç sağlamayı hedeflediğini, davalının iş bu ihtilafa konu ... ve ... ürünlerinin üretim ve satışında da kötüniyetli olduğunu, yerel mahkeme kararının gerekçesi ile sonuç kısmının çelişkili olup, mahkemenin kendi değerlendirmesi uyarınca da, davalıya ait iç ambalajlar yönünden haksız rekabet koşullarının oluştuğunun kabulünün gerektiğini ileri sürerek mahkemenin kısmen ret kararının kaldırılarak, talepleri gibi davanın kabulünü istemiş, ihtiyati tedbir olarak da, davalının müvekkilinin ... markalı ürünlerini tümden kopyalayarak davaya konu ürün ambalajlarını tescilsiz ve izinsiz şekilde, müvekkilinin davaya dayanak ambalajlarını taşıyan ürünler ile birebir aynı ürünler üzerinde ve aynı sektörde kullanmakta ve satışını devam ettirdiğini, davalının müvekkilinin fikri ve sınai haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden kullanımlarının müvekkilinin mezkur ürünleri üzerindeki haklarına ileride telafisi imkânsız biçimde zarar verdiğini ileri sürerek esas hüküm kesinleşinceye kadar ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, ... markalı kutular ile müvekkiline ait ... markalı kutu ambalajlarının benzer olmadığını, davacının, kendilerine ait olduklarını iddia ettikleri ... markalı kutular ile müvekkiline ait ... markalı kutu ambalajının benzer olduğu iddialarının kabulünün mümkün bulunmadığını, yuvarlak/top şeklindeki herhangi bir gıda ürünün (çikolata dahil) herhangi bir firmaya özgülenmesinin mümkün olmadığını, davacının müvekkilinin kendilerini takip ettiği ve özellikle ambalaj ve kutu tasarımlarını benzettiği iddiasının gerçek olmadığını, davacının 2011/28646, 2006/25324, 2007/23591, 2011/61275, 2011/50485 tescil nolu dal ve yapraktan oluşturulmuş kendilerinin çiçek deseni olarak tarif ettiği tasarımlarının ayırt edilemeyecek kadar benzerinin gerek daha önce ve gerekse dava tarihi itibariyle müvekkili tarafından kullanılmadığını, davanın açıldığı tarih ıtibariyle müvekkili tarafından davacıya ait çiçek desenlerine ayırt edilemeyecek kadar benzer bulunmadığını, müvekkilinin fikri mülkiyet haklarına duyduğu hassasiyet gereği kendisine ait ... VE ... markalarını kullandığı ambalaj ve kutularında kesinlikle davacı da dahil olmak üzere herhangi bir firmanın şekillerini taklit etmediğini, dava tarihi itibariyle müvekkilinin ... ibareli kutu ambalajının davacının iddia ettiği şekilde kullanılmadığını, davacının maliki olduğunu iddia ettiği markalarının tanınmış marka olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : 1-Dava, sınai mülkiyet haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının “...” adlı ürününün, davacının 2018 118248, 2011 28646 ve 2011 50485 sayılı markalarının benzerini içerdiği, davacının mesnet markalarının koruma tarihlerinin davalının kullanımlarından önceki tarihli olduğu, davalı kullanımlarının, davacı markalarının koruma kapsamında bulunan 30. sınıftaki “çikolata, şekerleme” emtiasında gerçekleştiği, davalının “...” adlı kullanımlarının davacıya ait 2018 118248, 2011 28646, 2011 50485 sayılı markalara tecavüz oluşturduğu, davalının “...” adlı ürünün kutu içerisinde yer alan tekli şekilde şekerleme/çikolata ambalajlarında, davacı markalarının aynılarının ya da benzerleri yer almadığından şekerleme ambalajlarının, davacıya ait iddialara mesnet markalara tecavüz oluşturmadığı, davalının “...” adlı ürüne ilişkin kullanımının, davacının 2018 118248 sayılı markasının görselli bölümünü benzer şekilde içerdiği, davacının mesnet markasının koruma tarihinin davalının kullanımlarından önceki tarihli olduğu, davalı kullanımlarının, davacı markalarının koruma kapsamında bulunan 30. sınıftaki “çikolata, şekerleme” emtialarında gerçekleştiği, davalının “...” adlı kullanımlarının davacıya ait 2018 118248 sayılı markaya tecavüz oluşturduğu, davalının “...” adlı ürünün kutu içerisinde yer alan tekli şekilde şekerleme/çikolata ambalajlarında, davacı markalarının aynılarının ya da benzerleri yer almadığından şekerleme ambalajlarının, davacıya ait iddialara mesnet markalara tecavüz oluşturmadığı ve haksız rekabet oluşturmadığı, davalının dava konusu “...” adlı ürünün kutusu incelendiğinde gerek davacının tescilli markalarını veya bu markaların benzerlerini içermesi, bu benzerliğin davacının piyasaya sunduğu ürün kutularının tertip tarzıyla da yüksek düzeyde benzerlik göstermesi nedeniyle, davalının “...” adlı ürün kutusunun davacının markaları ve fiili kullanımları karşısında, TTK m.55/1,a-4 hükmü kapsamında davacı aleyhine haksız rekabet oluşturduğu, davalının dava konusu “...” adlı ürünün kutusu incelendiğinde davalı kullanımlarında davacıya ait 2018 118248 sayılı markanın benzerinin de yer alması durumu birlikte değerlendirildiğinde davalının “...” adlı ürünün kutusundaki kullanımların davacı aleyhine, TTK m.55/1,a-4 hükmü kapsamında davacı aleyhine haksız rekabet oluşturduğu, davalının “...” ve “...” adlı ürünlerin ambalaj kullanımları incelendiğinde bu kullanımlardaki büküm kısımlarının şeffaf, orta kısımlarının parlak renkli ve küre yapısı, orta kısımda yer alan oval ve ortası çizgili kısımda markaların konumlandırılması ve yukarıda açıklanan şekilde yüksek düzeyde benzer nitelik taşıyan kutularda piyasaya arz edilmesi sebebiyle davalının her iki ürüne ilişkin ambalaj kullanımlarının, davacı aleyhine, TTK m.55/1,a-4 hükmü kapsamında davacı aleyhine haksız rekabet oluşturduğu anlaşılmakla taraf vekillerinin aşağıdaki bent dışındaki diğer istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Ancak, mahkemece, "Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına," karar verilmiş olması, yargılama harçlarının kamu alacağı niteliğinde ve re'sen dikkate alınacak olması nedeniyle doğru görülmemiştir. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2024/3186 Esas, 2024/8189 Karar ve 21/11/2024 Tarihli kararı da bu yöndedir. HMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. 3- Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin incelenmesine gelince; Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 159. maddesine göre, bu Kanun uyarınca dava açma hakkı olan kişiler, dava konusu kullanımın, ülke içinde kendi sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla, verilecek hükmün etkinliğini temin etmek üzere, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edebilecek olup, TTK’nın 61. maddesine göre de, dava açmak hakkını haiz olan kimsenin dilekçesi üzerine mahkeme, mevcut vaziyetin olduğu gibi muhafaza edilmesine, 58 inci maddenin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerinde yazılı olduğu veçhile haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, haksız rekabetin menine ve yanlış veya yanıltıcı beyanların düzeltilmesine ve lüzumlu diğer tedbirlerin alınmasına Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanununun ihtiyati tedbir hakkındaki hükümlerine göre karar verebilecektir. İhtiyati tedbirin şartlar başlıklı HMK'nın 389. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilecek olup, HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde "Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilipte yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında karar verilir." hükmü dikkate alındığında, istinaf mahkemesi dosya kapsamına göre tedbir kararı verilmesi gerektiği görüşünde ise, bu kararı kendisinin vermesi gerekmektedir. Yine istinaf mahkemesinin HMK.'nın 354/2. maddesi gereğince, inceleme sırasında gereken hallerde ilk derece mahkemesini istinabe edebileceği, aynı Yasa'nın 360. maddesinde bu bölümde hüküm bulunmayan hallerde ilk derece mahkemesinde uygulanan yargılama usulünün Bölge Adliye Mahkemesinde de uygulanacağı kabul edilmiştir. HMK.'nın 393/2. maddesinde de ihtiyati tedbir kararı veren mahkemenin yargı çevresinde bulunan veya tedbir konusu mal ya da hakkın bulunduğu yer icra dairesinden kararın uygulanmasını isteyebileceği gibi kıyas yolu ile bu konuda ilk derece mahkemesinin de kendi adına istinabe suretiyle bu işlemleri yapabileceği belirtilmiştir. Zira Bölge Adliye Mahkemelerinin yargı çevresi çok geniş olarak kararlaştırıldığından, tedbir konusu mal ya da hakkın bulunduğu yerde uygulanması, teminatın yatırılması, iadesi, daha kolay ve daha az emek ve masraf gerektirecektir. Teminatın iadesi konusunda tereddüt halinde ise teminatın gösterilmesi gerektiren sebebin ortadan kalkması halinde HMK.'nın 89. maddesi gereğince ilgilinin talebi üzerine mahkemenin teminatın iadesine karar verebileceği kabul edildiğine göre, bu mahkeme kararı infaz eden teminatı alan ilk derece mahkemesi de olabilecektir. Dosya kapsamında bulunan deliller ile yapılan inceleme değerlendirildiğinde, davalının davacıya ait ... markalı ürünlerin satışa sunduğu ambalajları ve markaları ile benzer ürün ambalajlarını aynı emtiada haksız rekabet ve tecavüz yaratacak nitelikte kullandığı hususu davacı tarafça yaklaşık olarak ispat edilmiş olduğundan ve yasal şartların gerçekleştiği anlaşıldığından, ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne dair aşağıda gösterilen şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle taraf vekillerinin diğer istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenle taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile, Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12/11/2024 Tarih ve 2023/157 Esas - 2024/481 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA; 3-Davalının "..." kullanımının davacının 2018/ 118248, 2011/28646, 2011/ 50485 markalarından kaynaklı hakkını ihlal ettiğinin tespitine, tecavüzün durdurulmasına, 4-Davalının "..." kullanımının davacının 2018/118248, markasından kaynaklı hakkını ihlal ettiğinin tespitine, tecavüzün durdurulmasına, 5-Davalının "..." adlı ürünün kutu içerisinde ve Davalının "..." adlı ürünün kutu içerisinde yer alan tekli şekilde şekerleme çikolata ambalajlarında, davacı markalarının aynılarının ya da benzerleri yer almadığından şekerleme ambalajlarının, davacıya ait iddialara mesnet markalara tecavüz oluşturmadığı anlaşıldığından bu kullanım hakkında açılmış marka hakkının ihlali ve haksız rekabete ilişkin taleplerin reddine, 6-Davalının "..." kullanımının, Davalının "..." kullanımının davacı bakımından haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, menine, haksız rekabetin sonucu olan durumun kaldırılmasına, 7-Tecavüz teşkil eden ve haksız rekabet yaratan ürünlerin ambalajlarının bu ambalajları içerir fiziki mecradaki kullanımlarının bulundukları tüm yerlerden toplatılarak imhasına, elektronik ortamdakilerin kaldırılmasına, 8-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 615,40.TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 54,40.TL haracın mahsubu ile bakiye 561,00.TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 9-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 40.000,00.TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 40.000,00.TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 11-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 19.500,00.TL bilirkişi ücreti, 362,00.TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 1.683,10.TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 40,00.TL tebligat giderleri toplamından oluşan 21.585,10 TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre takdiren 3/4 kabul edilerek hesaplanan 16.188,83.TL'ye 54,40.TL başvurma harcı, 54,40.TL peşin harç tutarı eklenerek oluşan toplam 16.297,63.TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 12-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan 300,00.TL posta masrafı ve 1.683,10.TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı toplamından oluşan 1.983,10 TL yargılama giderinin davanın ret oranına göre takdiren 1/4 kabul edilerek hesaplanan 495,78.TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına, 13-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333), 14-Taraflardan peşin olarak alınan 615,40'ar.TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara ayrı ayrı iadesine, 15-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 16-İhtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf dilekçesinde talep ettiği İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN 6100 sayılı HMK'nın 389-390 maddeleri ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 159. maddesi gereğince takdiren 100.000,00TL (yüzbintürklirası) nakdi teminat veya aynı miktarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu ilk derece mahkemesine ibrazı şartıyla KISMEN KABULÜNE, davalının iş bu dava dosyasında bulunan bilirkişi raporunda belirlenen şekildeki ... ve ... markalı ürün ambalajlarını kullanmasının, üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, dağıtımını yapmasının, satışa arz etmesinin, ithal ya da ihraç etmesinin, elde bulundurmasının, depolamasının, internet üzerinde veya diğer mecralarda tanıtmasının ve bu amaçlarla kullanmasının durdurulmasına ve önlenmesine, davalıya ait fabrikalarda, mağazalarda ve ilgili mağazaların depolarında, ardiyelerinde arama ve el koyma işlemi yapılarak, iş bu dava dava dosyasında bulunan bilirkişi raporunda belirlenen şekildeki ... ve ... markalı ürün ambalajları, ilan, reklam, broşür, afiş, tabela ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evraka ve malzemeye el konulmasına, el konulanların toplanmasına ve dava sonunda verilecek hükmün kesinleşmesine kadar emin bir yerde muhafaza altına alınmasına, davalının https://www...com.tr/ alan adlı internet sitesinde yer alan dava dosyasında bulunan bilirkişi raporunda belirlenen şekildeki markalar ve ambalajları taşıyan ürünlerin görsellerine ilişkin içeriklere erişimin Türkiye’den engellenmesine, ihtiyati tedbir kararının yargılama sonunda verilecek esas hüküm kesinleşene kadar devamına, teminat ilk derece mahkemesine yatırıldığında veya teminat mektubu sunulduğunda tedbir kararının uygulanması bakımından Ankara İcra Daireleri'nin veya tedbire konu ürünlerin bulunduğu yer icra dairelerinin görevli kılınmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 02/05/2025 tarihinde Dairemiz kararının 16. bendi yönünden HMK 362/1-f maddesi uyarınca KESİN, diğer yönlerden ise HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/06/2025 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...