Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1371 E. 2026/1233 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1371
Karar No
2026/1233
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9.HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

ESAS NO: 2023/1371

KARAR NO : 2026/1233

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ: 17/01/2023

NUMARASI : 2020/484 Esas - 2023/49 Karar

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 22/05/2026

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin işe giderken sürekli kullanmış olduğu yolu kontrollü bir şekilde geçmek için kullandığını, kaldırıma 1-2 adım kala davalı ... sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın müvekkiline hızla çarptığını, müvekkilinin kullanmış olduğu yolun ... otobüs durağına geçmek için yayalar tarafından kullanıldığı bilinmesine rağmen hızını düşürmediğini ve bu nedenle müvekkiline çarptığını, müvekkilinin yapılan muayenesinde omuz kısmında ezilmelerin ve omurganın on birinci kemiğinde kırılmanın meydana geldiğini, iş kaybının oluştuğunu belirterek şimdilik 500 TL maddi tazminatın sigortaya 24/02/2020 tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 10.000,00 TL manevi tazminatın sigortaya başvuru 24/02/2020 tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı ıslah dilekçesi ile talebini 140.414,80 TL'ye yükseltmiştir.

Davalı Sigorta vekilinin cevap dilekçesi özetle; davaya konu kazaya karışan ... plaka sayılı araç müvekkil ... A.Ş. nezdinde ... - Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile 05.07.2019/20 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, Kasko Sigorta Poliçesi içinde ek teminat olarak yer alan ihtiyari mali sorumluluk klozu ile manevi tazminat talepleri aynı sigortanın maddi ve bedeni ayrımı yapılmaksızın verilen limiti ile sınırlı olmak üzere teminat kapsamı içine alındığını, poliçe limiti maktuen ödenecek rakam olmadığını, Poliçe limiti üzerindeki zararlardan müvekkil şirketin sorumluluğu bulunmadığını, davacı yanın faize ilişkin taleplerinin reddi gerekmekte olup, davanın açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkil şirket aleyhine yargılama giderlerine, faize ve vekalet ücretine hükmolunmamasını belirterek davanın reddini istemiştir.

Davalı... şirketi ve davalı ... vekili cevap dilekçesi özetle; Müvekkil ... 21.01.2022 tarih saat 08:10 sıralarında Sultangazi... binasının aynı kampüste fakat araç girişi arka caddede olan Bakım Müdürlüğü'ne doğru aracı ile ortalama 20 KM/saat hızla seyir halindeyken yaklaşık 100-110 m gerisinde yaya geçidi olmasına rağmen iş bu yaya geçidini kullanmayarak ve 2918 sayılı KTK Madde 138/b maddesinin ihlal ederek soldan sağa aniden geçiş yapmak suretiyle aniden müvekkil ...'nun önüne çıktığını ve kazaya sebebiyet veren kötü niyetli davacı hem yaya geçidinden geçmeyerek hem de dikkatsizce aniden müvekkilin önüne atlayarak iş bu kazaya sebebiyet verdiğini, davacı yanın SGK kayıtları istenerek kaç yıldır söz konusu yerde çalıştığı ve ilgili şirkete müzekkere yazılarak terfi işlemlerinin ne şekilde yapıldığı hususunun da araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kısmen kabulü ile; davacının tüm davalılar aleyhine açmış olduğu maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 7.845,19 TL geçici, 130.453,61 TL sürekli iş görmezlik tazminat alacağının davalı sigorta yönünden 06/03/2020 temerrüt (davalı sigorta şirketi sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla), diğer davalılar yönünden 21/01/2020 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,

2-Davacının davalılar aleyhine açmış olduğu manevi tazminat istemli davanın Kısmen Kabulü ile tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kazanın meydana geliş şekli ve kusur oranı, paranın satın alma gücü nazara alınarak takdiren 6.000,00 TL sinin kabulü ile kaza tarihi olan 20/01/2020 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir.

Bu karara karşı davalılar... ile ... vekili ile davalı sigorta şirketi katılma yolu ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalılar... ile ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dosyada, sürücü ...'nun kusur oranına ilişkin hem Trafik Kazası Tespit Tutanağı ile hem de birbiri ile çelişkili iki ayrı rapor olmasına rağmen çelişki giderilmeden ve birinin diğerine tercih edilme nedeni gerekçede açıklanmadan aleyhe rapor esas alınarak karar tesisi usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda, müvekkil kurum...'ın KTK m. 85 ve m. 3 uyarınca zarardan sorumlu kişilerden olduğunu gösterir herhangi bir bilgi ya da belge bulunmadığı belirtilmiş olmasına rağmen müvekkil kurum aleyhine karar tesisi haksız ve mesnetsiz olduğunu, dosya kapsamında engellilik oranına ve aktüerya hesabına ilişkin itirazlarının da karşılanmadığını, dosyadaki tıbbi belgelerle uyumsuz olarak tespit edilen engellilik oranına ve somut rapora aykırı olarak tespit edilen iyileşme süresine, keza bu rapora dayalı olarak hazırlanmış bulunan bilirkişi raporuna itiraz ettikleri halde itirazlarının dikkate alınmadığını, belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.

Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.

Dosya kapsamından Sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile Necip Fazıl Caddesi üzerinden Eski Edirne Asfaltı caddesine seyir halindeyken karşıdan karşıya geçmeye çalışan yaya olan davacıya çarpması ile meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı ve davacının bu yaralanması nedeni maddi ile manevi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır.

Kaza tespit tutanağında; Bu kazanın oluşumunda yaya ...'un 2918 sayılı KTK'nın madde 138-b-3 “Işıklı işaret veya yetkili kişilerin bulunmadığı geçitlerde veya kavşaklarda güvenlikleri açısından yaklaşan araçların uzaklık ve hızını göz önüne alarak uygun zamanda geçmek” kuralını ihlal ettiği belirtilmiştir.

GOP Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma neticesinde şikayet yokluğu sebebi ile KYOK kararı verildiği, kusur raporu alınmadığı anlaşılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince alınan 10.01.2022 tarihli kusur raporunda, davacı yayanın yolu tam kontrol etmeden ve kendi güvenliğini tehlikeye soktuğu aracın hızını ve mesafesini dikkate almadan yola atladığı ve kazanın oluşumunda %75, davalı araç sürücüsü de kavşaklara geçitlere yaklaşırken hızını yeterince azaltmadığında %25 oranın da kusurlu olduğunun tespit edilmiş; İtiraz üzerine 3 kişilik kusur bilirkişi heyetinden alınan 28/04/2022 tarihli raporda ise davalı sürücünün alınan ifadesinde 20km/s hızla seyrettiği ve önünde tümsek olduğunu beyan ettiği, tümsek olmasının sebebi ilerde kavşak olduğunun göstergesi olduğu ve buna göre durabilecek şekilde yoluna devam etmesi gerektiği anlaşılmakla kazanın oluşumunda asli %75, davacının kavşaktan geçmeye çalıştığı zira yaya geçidinin 100 metreden fazla uzak mesafede olduğu dikkate alındığında kavşaktan geçerken kendi güvenliğini tehlikeye atmadan gelen araçların hız ve mesafesini gözetmeden yola girdiği anlaşılmakla %25 oranında kusurlu olduğu şeklinde rapor sunulmuştur. Mahkemece 28/04/2022 tarihli rapor hükme esas alınmıştır.

Davalılar vekilinin kusura ilişkin istinaf talebi bakımından değerlendirme yapıldığında; Mahkemece alınan trafik bilirkişisi raporuna göre davalı sürücünün %25, davacının %75 kusurlu olduğu, itiraz üzerine alınan 28/04/2022 tarihli kusur raporuna göre sürücü ... %75 , davacı yaya ise %25 oranında kusurlu olduğu, kaza tespit tutanağına göre davacının kusurlu olarak belirlendiği davalı sürücü yönünden kusur belirlenmediğinin anlaşıldığı, buna göre Mahkemece raporlar arasındaki çelişkiyi gidermeden heyet raporuna üstünlük tanıdığı anlaşılmakta ise de kazanın oluş şekli, davalı sürücünün ifadesi kavşağa yaklaşırken tümseğin varlığı ve kavşağa yakın 100 metre mesafede yaya geçidinin olmadığı dikkate alındığında 28/04/2022 tarihli bilirkişi heyet raporu ile belirlenen kusur durumunun yerinde olduğu kanaatine varıldığından kusura ilişkin istinaf talebi yerinde görülmemiştir.

İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan maluliyet raporunun dosya kapsamı ve davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek, muayenesi yapılarak maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına göre maluliyet raporuna; aktüerya raporu davacının belirlenen kusur oranı ile maluliyet oranına göre, kaza tarihindeki yaşı, geliri asgari ücret üzerinden esas alınarak TRH 2010 yaşam tablosuna göre belirlenen yaşam süresi için tazminat belirlendiği anlaşıldığına göre usul, yasa, Yargıtay içtihatları ile belirlenmiş hesaplama yöntemine göre tazminat hesabı içeren aktüerya raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığından aktüerya raporuna ilişkin istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.

Karar davacı tarafça istinaf edilmediğinden davalı sigorta şirketinin diğer davalının istinaf dilekçesine katılma yolu ile istinafta bulunamayacağı nazara alındığında dairemizce geri çevirmeden sonra ilk derece mahkemesince davalı sigorta şirketinin istinaf talebinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık yoktur. Bu nedenle davalı sigorta şirketinin istinaf talebi değerlendirilmemiştir.

Açıklanan nedenlerle; davalılar... ile ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

1-Davalılar... ile ... vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL harcın davalılar... ile ... 'ndan müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına,

3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,

4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,

5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.22/05/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/1371, K. 2026/1233, T. 17.01.2023, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1371-e-2026-1233-k-c9da71dccd43