Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/126 E. 2025/2038 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/126
Karar No
2025/2038
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9.HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

ESAS NO: 2023/126

KARAR NO: 2025/2038

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ: 18/10/2022

NUMARASI: 2018/1097 Esas - 2022/651 Karar

DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat

KARAR TARİHİ: 20/11/2025

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10.04.2016 tarihinde plakası belirlenemeyen bir araç sürücüsü ... sokağında 3890. sokağı hizasında müvekkili davacı küçük Fatma'ya çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin ağır yaralanarak malul kaldığını, kazada plakası alınamayan sürücünün kusurlu olduğunu, meydana gelen kaza nedeniyle yaralanan ve sakat kalan davacının yargılama esnasında ortaya çıkacak maddi zarardan (Daimi Maluliyet, Geçici İş göremezlik Tazminatı ve Bakıcı Giderleri) davalının sorumlu olduğunu, dava öncesi davalı sigorta şirketine 16.07.2018 tarihinde yapılan başvuruya kaza ile ilgili oluş şekli hakkında kanaat edilemediğinden talebinin karşılanmadığını, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile geçici iş göremezlik zararı olarak 1.000,00 TL ve sürekli iş göremezlik tazminatı olarak şimdilik 3.800,00 TL ve bakıcı giderleri zararı olarak 200,00 TL olmak üzere toplam 5.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hasar dosyası kapsamında soruşturma dosyası incelendiğini, ilgili belgelerin incelenmesi sonucu 10.04.2016 tarihinde meydana geldiği iddia olunan kaza ile ilgili olarak kaza gününde herhangi bir tutanak düzenlenmediği, hiçbir mercie müracaatta bulunulmadığının anlaşıldığını, kazadan 2.5 ay sonra Eyyübiye 50. Yıl Polis Merkezi Amirliğine müracaat edildiğini, bunun dışında, kazaya plakası tespit edilemeyen bir aracın sebep olduğu hususunda herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığını, belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Dava ve 22/09/2020 tarihli bedel artırım dilekçesinin kısmen kabulü ile, 52.276,53-TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı ... Hesabının temerrüt tarihi olan 27/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri taleplerinin şartları oluşmadığından reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kaza tarihine göre 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Trafik Sigortası Genel Şartları'nın bu davada uygulanması gerektiğini, kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen taşıtın cinsinin tespiti ve araç plakasının tespit edilemediği ispatlanamadığını, tazminat hesabında kullanılan hesaplama yöntemi hatalı olduğunu,TRH-2010 tablosu ve 1,8/1,65 teknik faiz oranının kullanılması gerektiğini, davacı küçük yaşta araç trafiğinde yalnız bırakan anne-babasının da kazanın gerçekleşmesinde ve davacının yaralanmasında müterafik kusuru bulunduğunu, üçüncü kişinin(anne baba) kusur nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, bilirkişi raporunda da kazaya ve davaya ilişkin kesin bir ispat aracı bulunmadığı tespiti yapıldığını, dava tarihi olması gerekirken hatalı bir şekilde 27.07.2018 tarihinden itibaren faize hükmedildiğini, kusur oranlarının tespiti Adli Tıp veya İTÜ teknik heyeti vasıtasıyla yapılması gerektiğini, kusuru kabul etmediklerini, davacının, 18 yaşından önce çalışarak gelir elde etmesi mümkün bulunmadığından, tazminat hesabının davacının 18 yaşını dolduracağı tarihten itibaren yapılması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. ava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 10/04/2016 tarihinde davacı küçük Fatma'ya plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralanması nedeniyle tazminat talep edildiği anlaşılmıştır.Kaza nedeniyle Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2016/23043 Sor. sayılı dosyasında alınan ifade tutanakları, davacının kaza ile aynı gün yaralanması nedeniyle hastanede giriş kaydı olması ve savcılıkça taksirle yaralama suçundan verilen daimi arama kararı ile davacının yaralanması nedeniyle maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihine uygun yönetmeliğe göre ATK dan alınan maluliyet raporu da nazara alındığında kazaya plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bir araç sebep olduğundan davalı ... Hesabına husumet yöneltilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Dosya kapsamından hükme esas alınan kusur ve aktüerya raporunun istinaf talep eden davalı vekiline HMK 281. maddesi gereğince ihtarat içeren tebligat ile tebliğ edildiği halde davalı/davacı vekilinin süresi içerisinde rapora itiraz etmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda HMK'nın 281. maddesi çerçevesinde kusur ve aktüerya raporunda ki hesaplama bakımından davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gibi HMK'nın 357/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddialar ve savunmalar dinlemeyeceğinden kusur ve aktüerya raporunda ki hesaplamaya ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. KTK'nın 99.maddesine göre, ZMSS Genel Şartları ile belirlenen belgeler ile birlikte sigorta kuruluşuna başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir.Somut olayda; davacı tarafından davalıya 17/07/2018 tarihinde başvuruda bulunulmuş olup bu tarihten sonraki 8. işgününün sonu olan 27/07/2018 tarihi itibariyle davalı sigorta şirketi temerrüde düşmüştür. Sigortacı yönünden bu tarihten itibaren temerrüt faizine hükmedilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığından istinaf talebi yerinde değildir.Müterafik kusur aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (EREN, Fikret, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Y. 2015. S. 582) Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Somut uyuşmazlıkta, davalı vekili davacının anne-babasının da kazanın gerçekleşmesinde ve davacının yaralanmasında müterafik kusuru bulunduğu itirazında bulunmuştur. Ancak davacı küçüğün anne- babası davacı olmadığından müterafik kusur indirimi yapılmamış olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 3.571,00 TL harçtan peşin alınan 892,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.678,25 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.20/11/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2023/126, K. 2025/2038, T. 18.10.2022, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-126-e-2025-2038-k-02de9deaa6e0