Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi 2023/1215 E. 2025/1782 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1215
Karar No
2025/1782
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2023/1215

KARAR NO : 2025/1782

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 15/03/2023

NUMARASI : 2020/549 E. - 2023/237 K.

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2025

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA DİLEKÇESİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişki çerçevesinde 12/06/2018 tarihinde davaya konu takibin dayanağı olan sözleşme imzalandığını, sözleşme gereği karşı taraf borçlunun edimlerini yerine getirmediğini, Bakırköy 29. Noterliğinin 18/07/2018 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle 12/06/2018 tarihli protokol kapsamında müvekkili şirketçe ödenen 1.250.000 TL'nin yasal faizi ile birlikte geri ödenmesi ve müvekkili şirketin her türlü zararının tazmini için gerekli yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiğini, çekilen ihtarnameye rağmen ödeme yapılmayarak müvekkilinin mağdur edildiğini, bunun üzerine İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, borçlunun haksız şekilde icra takibine itirazı üzerine takibin durduğunu, borçlunun itirazı ile tamamen müvekkilinin alacağını tahsil etmesini geciktirmesini amaçladığını, davalı borçlunun ödeme yapmamak için tedbirler aldığını ve mal kaçırdığını, müvekkilinin alacağına ulaşmasını engelleme çabası ve saiki içerisinde bulunduğunu beyanla davalı adına kayıtlı taşınmazların ve araçların 3. şahıslara devrinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, esasa ilişkin olarak da davalının haksız itirazının iptaline, icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP DİLEKÇESİ:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının, davacı şirketle veya dava dışı ... uluslararası Taş...şirketiye mali veya hissedar anlamına gelebilecek hiçbir bağı ve ilişkisi bulunmadığını, dava dışı ... şirketinin davalının babası tarafından kurulduğunu, davalının babasının sağlık sorunları çıkınca da davalının kız kardeşi ... tarafından yönetildiğini, ...'nun yine dava dışı İsmail Kurtulla davacı ... Turizm San. Tic. A.Ş.'yi kurduklarını, ancak ...'nun hissedar gözükmemesi nedeniyle davacı ile ... arasında 11.6.2018 tarihli protokol yapıldığını, davalının bu protokolde taraf olmadığını, bu protokolde imzasının da olmadığını, ancak 12.6.2019 tarihinde(beyana göre yılı yanlış yazılmış 2018 olacak) bu taraflar arasında yapılan ikinci protokole davalının 1.000.000 TL bedelli senedin kefili olarak imza attığını, ancak davalının imzaladığı protokolün takibe ve davaya konu protokol olmadığını, protokoller incelendiğinde takibe ve davaya konu 1.250.000 TL'lik protokolü davalının imzalamadığının tespit olunacağını, protokollerin davacı tarafça değiştirildiğini, TBK'nin 14/1. Maddesi uyarınca davalının borç altına girmesi için protokolün birinci sayfasının da imzalı olması gerektiğini, ayrıca davacının, davalının kız kardeşine sözleşmenin 1.4. Maddesinde belirtilen 1.250.000,00 TL'yi ödemediğini, yine sözleşmedeki adresin davalının adresi olmadığını, yine ihtarnamenin davalıya tebliğ edilmediğini, bu nedenlerle davanın reddine,inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; sözleşmenin 3 nüsha olarak 2 sayfa halinde tanıklar huzurunda imzalandığını, bir nüshasının da davalıda olduğunu, davalının kendisine olan 1. Sayfasını sunmadığını, sözleşmenin geçerli kabul edilmesi gerektiğini, davalının, davacının protokol kapsamında ödediği 1.250.000 TL'den sorumlu olduğunu, davalının eşinin rızası olmadan protokolü imzaladığını beyan etmesinin kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, sözleşmenin TBK'nin 128. Maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, ihtarnamenin davalıya tebliğ edildiğini, sundukları belgenin en azından delil başlangıcı olarak kabulü gerektiğini, bu nedenle tanıklarının dinlenilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.Davalı vekilinin ikinci cevap dilekçesinde özetle, davacının sunduğu protokolün TBK'nin 603. Maddesi uyarınca geçersiz olduğunu, davacının sunduğu protokolün ilk sayfasındaki parafın davalıya ait olmadığını, sözleşmenin iki taraflı olması nedeniyle TBK'nin 14/1. Maddesi uyarınca ilk sayfada davacının imzasının bulunması gerektiğini, davacının tacir olması nedeniyle 1.250.000 TL yi ödediğini Vegi Usul Kanunu Genel Tebliğlerine göre ispatlaması gerektiğini, davalının imzaladığı 2. Protokolü kefil olarak imzaladığını, bu nedenle TBK'nin 538. Maddesi hükmü uyarınca yazılı şekil şartının gerçekleşmediğini, sözleşme garanti sözleşmesi olsa bile TBK'nin 603. Maddesi uyarınca kefaletle ilgili şekil ve ehliyet sınırlamalarına uyulması gerektiğini, bu nedenlerle kefilin sorumlu olduğu miktar, kefalet tarihi ve müteselsil kefalete dair hususların davalının el yazısıyla yazılı olmaması ve davalının eşinin rızası alınmadığından protokolün geçersiz olduğunu, davacının iddia ettiği gibi sözleşmenin TBK'nin 128. Maddesi uyarınca garanti sözleşmesi olmadığını, ihtarnamenin davalıya tebliğ edilmediğini, davacının delil başlangıcı bulunması nedeniyle tanık dinlenmesi talebini kabul etmediklerini beyan etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

İlk Derece Mahkemesin kararıyla; "Kanun maddesinde yer aldığı üzere kefalet sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması ve kefilin sorumlu olacağı miktarın gösterilmesi zorunlu olup davacı tarafın dayandığı protokolün birinci sayfasında davalı tarafın imzası bulunmadığı, davacı tarafça dava konusu edilen alacak için geçerli bir kefalet sözleşmesi bulunduğu ispat olunamadığından davanın reddine, davacı tarafın takip konusu alacak yönünden geçersizde olsa protokole dayanarak icra takibi başlattığından kötü niyetli sayılamayacağı, gerekçesi ile,1-Davanın REDDİNE,2-Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE," karar verilmiştir.

İSTİNAF:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı ..., ablası ... ve ... Uluslararası Taş. İnş. Tur. San. Ve Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan 12.06.2018 tarihli protokol uyarınca ...'ya elden ve nakden 1.250.000 TL ödeme yaptığını, ancak karşı tarafın edimlerini yerine getirmediğini, bu nedenle Bakırköy 29. Noterliği'nin 18/07/2018 tarihli ihtarnamesiyle ödenen bedelin yasal faiziyle iadesini talep ettiğini, ihtarnameye rağmen ödeme yapılmaması üzerine İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, borçlunun haksız itirazı üzerine ise itirazın iptali ve icra inkâr tazminatına hükmedilmesi talebiyle dava açtığını belirttiğini, yerel mahkemenin 15.03.2023 tarihli gerekçeli kararında, dava konusu protokolü, tanık beyanlarını ve sair delilleri dikkate almadan davanın reddine karar verdiğini ileri sürerek bu kararın hukuka aykırı olduğunu vurguladığını, dosya kapsamındaki ... tanık beyanlarının, protokolün iki sayfadan oluştuğunu, davalının bedelden sorumlu olmadığı iddiasının haksız olduğunu, müvekkili şirket yetkilisi ... tarafından 1.250.000 TL'nin ...'ya elden ve nakden ödendiğini ve ...'nun yükümlülüklerini yerine getirmediğini kanıtladığını; yerel mahkeme kararında davalı ...'nun adının 1.4. maddede geçmediği gerekçesiyle sorumlu olmadığına dair hükmün hatalı olduğunu, zira protokolün 1.3. maddesi uyarınca ...'nun kayıtsız şartsız, doğrudan ve müteselsilen sorumlu olduğunu ve 1.4. maddedeki bedel iadesi/tazminat yükümlülüklerinden de sorumlu tutulduğunu açıkladığını, davalı tarafın eş rızası olmaksızın imzaladığı yönündeki beyanlarının hakkın kötüye kullanımı olduğunu ve borç taahhüdünün garanti sözleşmesi olarak değerlendirilmesi durumunda dahi davalının 1.250.000 TL'den faiziyle birlikte sorumlu olacağının sabit olduğunu ifade ettiğini, ayrıca protokolün 1.5. maddesi uyarınca da müvekkili şirket yetkilisi ... tarafından, ... ve ...'nun Balkur Petrol ve Temsa'ya olan borçlarının ödendiğini, bu ödemelerin dekontlar ve tanık beyanları ile sabit olduğunu ve bu durumun yerel mahkemece incelenmesi talebinin kabul görmediğini aktardığını, sonuç olarak, protokolün iki sayfadan oluştuğunun, ödemenin yapıldığının ve davalı ...'nun borçtan müteselsilen sorumlu olduğunun açıkça kanıtlandığını belirterek, istinaf başvurusunun kabulü, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAFA CEVAP

Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; takibe konu edilen 12.06.2018 tarihli sözleşmenin tanık anlatımları ile davalı müvekkili tarafından imzalandığının dolayısıyla sözleşmedeki bedelden sorumlu olduğunun ispatlandığını belirterek tanık anlatımlarının dikkate alınmadığını istinaf sebebi olarak ileri sürdüğünü, davacının istinaf sebebi olarak ileri sürdüğü hususlar hukuken muteber ve yerinde olmadığını, Yerel mahkemenin kararının haklı ve yerinde olduğunu, ileri sürerek fazlaya dair talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla; İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/549 E.-2023/237 K. sayılı kararının usule ve yasaya uygun olması nedeniyle davacının istinaf başvurusunun reddine, karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu İİK 67 maddeye göre açılan itirazın iptali davasıdır.Davalı borçlu vekili itiraz dilekçesinde; Herhangi bir borcu bulunmadığını, takibe dayanak sözleşmeyi kabul etmediklerini belirterek borca faize ve işletilen faiz türüne itiraz etmiştir. İstanbul Anadolu 16. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; ... Turizm Sanayi Ticaret Anonim Şirketi vekili tarafından ... Uluslararası Taşımacılık İnşaat Turizm San. Ve Tic. Ltd. Şti., ... ve ... aleyhine 21/11/2019 tarihinde 1.250.000,00 TL asıl alacak ve 148.869,86 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.398.869,86 TL'nin tahsili için icra takibi başlatılmıştır.Mahkemece tanıklar dinlenmiş ve talimat yolu ile bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Kahramanmaraş 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/70 Talimat dosyasında talimat yoluyla aldırılan bilirkişi... tarafından sunulan 03/03/2022 tarihli raporda özetle; "davacı yana ait 2018-2019 yılları ticari defterlerinin tasdiki zorunu olan açılış tasdiklerinin zamanında yaptırıldığı, tasdiki zorunlu olan Yevmiye defterleri kapanış tasdiklerinin zamanında yaptırıldığı, davacının 2018-2019 yılları ticari defterlerinde davalı ile diğer dava dışı kişilerle (Protokolde ismi geçen diğer kişilerle) ticaretine rastlanmamıştır. Davacı yanca tarafıma sunulan 28 adet senedin 24 adetinin çeşitli bankalar aracılığıyla 540.000,00TL tutarında ödemesinin yapıldığı, 4 adet 90.000,00TL tutara ilişkin ödeme makbuzuna rastlanmamıştır. Davacı yanca sunulan 28 adet 630.000,00TL toplam tutarlı senedin Borçlusunun ..., alacaklısının ... , düzenlenme tarihinin 11.06.2018 olduğu ve senetlerde NAKTEN ibaresinin olduğu, dava dışı ... Ltd. Şti. ne ait 2018-2019 yıllan ticari defterler için şirket yetkilisine ulaşılamadığından inceleme yapılamadığı" belirtilmiştir.Kahramanmaraş 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/50 Talimat dosyasında talimat yoluyla aldırılan bilirkişi... tarafından sunulan 03/10/2022 tarihli raporda özetle; "K.Maraş 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/50 talimat dosyası ile dava dışı ... Uluslararası Taşımacılık İnşaat Turizm Ve Ticaret Limited Şirketi'nin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için 21.09.2022 tarihinde sunulan hafıza kartı içerisinde ki 2018 yılı ticari defterleri incelenmiş olup, davaya konu sözleşmeye ilişkin bir kayda rastlanmamıştır. Dava dışı şirkete ait ticari defterlerin 2018 yılına ilişkin Ocak Beratlarının Gelir İdaresinin Sistemine zamanın da yüklendiği, ancak Aralık 2018 yılı defter beratlarına ilişkin bilginin olmaması sebebiyle kapanış tasdikine ilişkin tespit yapılamadığı " belirtilmiştir.12/06/2018 tarihli protokolün, 1.3 maddesinde; ... ve ..., 1.1. ve 1.2, numaralı maddelerdeki yükümlülükler ve 1.4. ve 1.5. numaralı maddelerde yer alan bedel iadesi/tazminat ve sair yükümlülüklerden ... ile birlikte kayıtsız, şartsız, doğrudan ve ayrı ayrı müteselsil olarak sorumlu olduklarını ve meydana gelebilecek her türlü doğrudan ve/veya dolaylı zarar ve ziyan taleplerinden de herhangi bir ihtara gerek kalmaksızın kayıtsız, şartsız ve doğrudan ve talebin kendilerine yapıldığı gün kendi şahısları tarafından tazmin edileceğini kabul, beyan ve taahhüt etmiştir." 1.4 maddesinde; " Taraflar, işbu protokol kapsamında ...'nun yukarıda yer alan taahhütlerini ve yükümlülüklerini yerine getirmesi için ... tarafından ...'ya 1.250.000 TL'yi nakden, tek seferde ve elden verildiğini kabul, beyan ve taahhüt ederler. ..., işbu protokolde yazan yükümlülüklerini 30/03/2019 tarihinde yerine getirmediği takdirde veya bu tarihten önce fiili olarak yerine getirilemeyeceğinin anlaşıldığı takdirde protokol kapsamında verilen 1.250.000 TL 'nin işleyecek yasal faizi ile iadesi başta olmak üzere ...'nun her türlü doğrudan ve/veya dolaylı, doğmuş ve/veya doğacak zarar ve ziyan taleplerinden kayıtsız, şartsız, doğrudan sorumlu olduğunu kabul, beyan ve taahhüt eder."

1.5. İşbu protokolün 1.4. numaralı maddesinde yer alan bedelden hariç olarak ... tarafından. ...'ya geri ödenmesi şartıyla (borç olarak) 1.000.000 TL (senet olarak verilmiştir) verilmiş olup, bu tutar ticari avans faizi işletilmek suretiyle 30/03/2019 tarihinden itibaren her ay taksit taksit ...'a geri ödenecektir. İşbu tutarın geri ödenmemesi durumunda ... kayıtsız, şartsız, doğrudan ve ayrı ayrı müteselsil olarak borçtan sorumlu olduğunu kabul ve taahhüt eder."Düzenlemesi yer almaktadır.TBK Madde 589- "Kefil, her durumda kefalet sözleşmesinde belirtilen azamî miktara kadar sorumludur. Aksi sözleşmede kararlaştırılmamışsa kefil, belirtilen azamî miktarla sınırlı olmak üzere, aşağıdakilerden sorumludur: 1. Asıl borç ile borçlunun kusur veya temerrüdünün yasal sonuçları. 2. Alacaklının, kefile, onun borcu ödeyerek yapılmalarını önleyebileceği uygun bir zaman önce bildirmesi koşuluyla, borçluya karşı yönelttiği takip ve davaların masrafları ile gerektiğinde rehinlerin kefile tesliminin ve rehin haklarının devrinin sebep olduğu masraflar. 3. İşlemiş bir yıllık ve işlemekte olan yıla ait akdî faizler ile gerektiğinde tahvil karşılığında ödünç verilen anaparanın işlemiş bir yıllık ve işlemekte olan yıla ait faizleri. Sözleşmede açıkça kararlaştırılmamışsa kefil, borçlunun sadece kefalet sözleşmesinin kurulmasından sonraki borçlarından sorumludur. Kefilin, asıl borç ilişkisinin hükümsüz hâle gelmesinin sebep olduğu zarardan ve ceza koşulundan sorumlu olacağına ilişkin anlaşmalar kesin olarak hükümsüzdür."Düzenlemesi yer almaktadır.Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; 12/06/2018 tarihli protokolün iki sayfadan oluştuğu ve davalı ...'nun kefaletini düzenleyen maddenin protokolün 1.5. maddesi olup protokolün ikinci sayfasında yer aldığı, dava konusu alacağın yer aldığı 1.4. maddesinin protokolün birinci sayfasında yer aldığı ve bu sayfada davalı ...'nun imzasının bulunmadığı ve dava konusu alacağın yer aldığı protokolün 1.4. maddesinde, davalı ...'nun adı da geçmediği, kefalet sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması ve kefilin sorumlu olacağı miktarın gösterilmesinin zorunlu olduğu, davacı tarafça dava konusu edilen alacak için geçerli bir kefalet sözleşmesi bulunduğu ispat edilemediği anlaşılmakla sübut bulmayan davanın reddine dair verilen karar yerindedir.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/03/2023 tarih ve 2020/549 E. 2023/237 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 435,40 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 18/12/2025

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2023/1215, K. 2025/1782, T. 18.12.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-44-hukuk-dairesi-2023-1215-e-2025-1782-k-fbb10841f845