Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1074 E. 2026/1848 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1074
- Karar No
- 2026/1848
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO:2023/1074
KARAR NO:2026/1848
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ:(Kapatılan) İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ:09/02/2023
NUMARASI:2021/206 Esas - 2023/120 Karar
DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:17/09/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 02.10.2019 günü saat 19:13 sıralarında davalılardan ... AŞ'ye sigortalı ... plakalı, maliki ve sürücüsü ... yönetimindeki aracın, müvekkiline ait... plakalı araca çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, Söz konusu kazanın oluşumunda ... plakalı araç maliki ve sürücüsü ...'ın tam kusurlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 50 TL hasar bedeli ve 50 TL değer kaybı bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından 29.11.2018 - 29.11.2019 tarihleri arasında... poliçesi ile sigortalandığını, müvekkilinin sorumluluğunun kusur oranında ve poliçe teminat limitleriyle sınırlı olduğunu, davaya konu kaza nedeniyle... plakalı araçta meydana gelen hasarın 22.01.2020 tarihli ekspertiz raporunda 65.000,00 TL olarak belirlenmiş olup müvekkili şirketin kusuru ise %50 olarak tespit edildiğinden davacı tarafa 32.500,00 TL tazminat ödemesinin 23.01.2020 tarihinde yapıldığını, bakiye sorumluluklarının olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "Davanın kabulü ile, 42.500,00 TL maddi tazminatın davalı ...'dan olay tarihi 02/10/2019 tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi 24.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (Davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 6.500,00 TL maddi tazminat ile sınırlıdır)" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ve davalı ... istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda dava konusu aracın kaza öncesi değerinin 215.000,00 TL civarında olabileceğinin değerlendirildiğini, müvekkile ait aracın değerinin daha yüksek olduğunu, kazadan önceki tarihte aynı model sıfır aracın değerinin 260.700,00 TL olduğunu, araçta sadece 9.703,21 TL'lik hasar olduğu ve aracın sadece 7.227 km de olduğu düşünüldüğünde aracın değerinin 215.000,00 TL olarak tespit edilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu aracın değeri kaza öncesi tarihte en az 250.000,00 TL değerinde olduğunu, ekspertiz raporunun neden değerlendirmeye alınmadığının anlaşılamadığını, söz konusu raporun araçtaki hasarı net bir şekilde ortaya koymakta olup tamamen gerçekle bağdaştığıını,anılan raporda parça işlemleri, kodları ile birlikte ayrıntılı olarak belirtildiğini, işçilik ücreti sigorta şirketi tarafından temin edilen ekspertiz raporu ile aynı olduğunu, bu husus dahi bu raporun gerçekleri yansıtmakta olduğunu müvekkilin haksız kazanç elde etmeye çalışmadığını ispat ettiğini, burada yapılması gereken anılan raporu değerlendirmeye alıp söz konusu rapor doğrultusunda rapor oluşturulması gerektiğini, bilirkişi aracın onarımının ekonomik olmaması/onarılmaması nedeniyle değer kaybının meydana gelmediğini belirttiğini, aracın onarımının ekonomik olmadığı tespitine ilişkin dosyada hiçbir somut veri olmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ... istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kendisinin duruşmalardan usulüne uygun haberdar edilmediğini, savunma hakkının kısıtlandığını, kazanın davacının kendisine arkadan çarpması şeklinde meydana geldiğini, davacının motosikletinin davacının arkadaşları tarafından çekiciye yüklenirken düşürülmesi sonucu hasarlandığını, hasar raporunu kabul etmediğini, davalı sigorta şirketinin poliçeden kaynaklı sorumluluğunu yerine getirmediğini, keşif yapılmadığını, tanıklarının dinlenmediğini, kamera kayıtlarının değerlendirilmediğini, savcılığın olayı yeterince araştırmadığını, parça fiyatlarının neye göre belirlendiğinin belli olmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından; 02/10/2019 tarihinde, davalı ... A.Ş.'ye... poliçesi ile sigortalı olup, maliki ve sürücüsü ... olan ... plakalı araçla, davacıya ait... plakalı aracın karıştığı kaza neticesinde, davacının aracının hasarlandığı iddiasıyla hasar bedeli ve değer kaybı zararının tahsili talebiyle eldeki davayı açtığı; davaya konu kaza nedeniyle davacıya ait... plakalı araçta meydana gelen hasarın davalı sigorta şirketinin 22/01/2020 tarihli ekspertiz raporunda 65.000,00 TL olarak belirlendiği, sigortalı araç maliki ... yönetimindeki ... plaka sayılı aracın kusurunun %50 olarak tespit edildiği, davalı sigorta şirketi tarafından davacıya 23/01/2020 tarihinde 32.500,00 TL tazminat ödemesi yapıldığı anlaşılmıştır.Kolluk görevlileri tarafından düzenlenen ve aksi sabit olana kadar geçerli kabul edilen kaza tespit tutanağında; kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ...'ın KTK'nın 53/1-b.maddesindeki (sola dönüş kuralına riayet etmemek) kuralı ihlal ettiği, ... plakalı motosiklet sürücüsü ...'un KTK'nın 54/1-a.maddesindeki (öndeki aracı geçerken geçme kuralına riayet etmemek) kuralı ihlal ettiğinin açıklandığı; olayla ilgili soruşturmayı yürüten Pınarhisar CBS'nin 2019/631 Soruşturma sayılı dosyasında alınan trafik bilirkişisinin raporunda; kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ...'ın KTK'nın 48, 55, 84.maddelerini ihlal ettiğinden asli ve tam kusurlu olduğu, ... plakalı motosiklet sürücüsü ...'un herhangi bir kusurunun olmadığının belirtildiği; olayla ilgili yargılama yapılan Pınarhisar Asliye Ceza MAhkemesi'nin 2020/28 ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin raporunda; kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ...'ın asli ve tam kusurlu olduğu, ... plakalı motosiklet sürücüsü ...'un herhangi bir kusurunun olmadığının belirtildiği; yapılan yargılama sonucunda sanık ... tam kusurlu kabul edilerek cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği; Mahkemece kusur konusunda uzman Makine Mühendisi bilirkişiden alınan kusur raporunda; ... plakalı araç sürücüsü ...'ın KTK'nın 47/d ve 53/1-b.maddelerini ihlal ettiğinden asli ve tam kusurlu olduğu, ... plakalı motosiklet sürücüsü ...'un herhangi bir kusurunun olmadığı; bu durumda ceza dosyasında alınan rapor ile Mahkemece alınan kusur raporunun birbiriyle örtüştüğü ve olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında, zararın kaza sonucu meydana gelmediğine, keşif yapılmadığına, tanık dinlenmediğine ve kusura yönelik istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.Dava dilekçesi ve ekleri ile duruşma gün ve saatinin davalı ...'a usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalının süresinde cevap dilekçesi sunduğu, kendisini vekil ile temsil ettirdiği, son celsede de vekilinin duruşmada hazır bulunduğu anlaşılmakla savunma hakkının kısıtlandığına yönelik istinafı yerinde değildir.Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamasına göre aracın tamiri ekonomik değil ise bu durumda araç hasarı ve değer kaybı gibi taleplere hükmedilemeyecektir. Bu bağlamda zarar gören aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı, ekonomik ise tamir bedelinin, ekonomik değilse; aracın kaza tarihindeki 2. el piyasa rayiç bedelinde sovtaj değerinin mahsubu ile gerçek zarar miktarının hesaplanarak karar verilmelidir.Bilirkişi raporunda, sigortalı aracın hasarlı parçaları dikkate alındığı, aracın kaza tarihindeki rayiç değeri ve tamir bedelinin karşılaştırıldığı, aracın tamirinin ekonomik olmadığının tespit edildiği anlaşılmakla, pert olduğu anlaşılan araç için değer kaybı oluşmayacağının kabul edilmesinde bir isabetsizlik olmadığı gibi; aracın kaza tarihindeki rayiç değeri ve sovtaj değeri usulünce tespit edilerek, tespit edilen rayiç değerden, sovtajlı satış değeri ve davadan önce yapılan ödemenin mahsubu ile bakiye zararın tespit edildiği, raporun konusunda uzman bilirkişi tarafından ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli olarak hazırlandığı anlaşıldığına göre Mahkemece bu bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından bilirkişi raporuna ilişkin istinaf itirazları yerinde değildir.Bu nedenlerle; davacı vekilinin ve davalı ...'ın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davacı vekilinin ve davalı ...'ın yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL harcın davalı ...'dan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.17/09/2026