Bölge Adliye Mahkemesi · Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 2023/1055 E. 2024/1114 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1055
- Karar No
- 2024/1114
- Karar Tarihi
T.C. GAZİANTEP BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :.... KARAR NO :...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GAZİANTEP 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :.. NUMARASI : .. DAVACILAR : 1-... - ... 2... 3-... - ... VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ... DAVALILAR : 1-... - ... 2-... - ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Tapu İptali ve Tescil İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ :.... YAZIM TARİHİ : ...
Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin şu anki ortaklarının .. ve ... olduğunu, davalılardan ...'in şirkete ortak iken .... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile......i ile hak ve alacaklarının tamamının yarısını ...'a, yarısını da ...'a eşit şekilde satarak devrettiğini, satıştan sonra şirketteki ortaklığının fiilen ve hukuken sona erdiğini, ancak ...'in dava konusu olan davacı şirketin mülkiyetinde bulunan ...kayıtl......numaralı taşınmazı bedelsiz ve muvazaalı olarak diğer davalı oğlu......tarihinde tapu da satış adı altında şirketten ve ortaklardan mal kaçırmak amacıyla yapıldığını, davalı ...'in dava konusu satın alabilecek kazancı ve geliri olmadığını, davalı ...'ın kötü niyetli ve mal kaçırma amacını bilmesine rağmen taşınmazı devraldığından kötü niyetli olduğunu, davalı ...'in amacının şirketi ve müvekkillerini zarara uğratarak kendisi için haksız kötü niyetle menfaat temin etmek olduğunu, bu nedenlerle öncelikle taşınmaz üzerine tedbir konulmasını, taşınmazın tapu kayıtlarının iptali ile davacı şirket adına tapuya tescilini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in davacı şirketin %. hissesine sahip olduğunu, diğer davacılar ...'ın....... hissesi olduğu, şirketi temsile yetkili kişilerin ... ve müvekkili ... olduğu, ...'ın şirket ile ilgili yaptığı iş ve işlemleri konusunda müvekkiline bilgi vermediğini, .. ayında bir araya geldiklerinde şirketin borç ve alacak ilişkileri konusunda net bir bilgi alınamadığını, bu nedenle ...'ın şirketteki temsil yetkisinin sona ermemesi konusunda anlaştıklarını, davacı ...'ın hesapları konusunda mutabık kalınmaması nedeniyle davacının babası . . müvekkili ...'e vermiş olduğu imzalı beyanı ile ...arihinde sonra ... ve davacı şirketin tüm borçlarından müvekkili ...'in sorumlu olmayacağı, davacının babas....... sorumlu olacağının kabul edildiğini, sonrasında davacının hem kendisinin, hemde şirketin kime veya neye ait olduğu anlaşılamayan borçlar çıktığını, bunun üzerine müvekkilinin şirket hisselerini kendilerine devretmek istediğini belirttiğini, bunun üzerine dava konusu taşınmazın değeri konusunda müzakereler yapıldığını, taşınmazın müvekkili ...... devredilmesi durumunda, davacı şirkete .... TL olarak nakit ödeme yapılacağı ve taşınmaz teminat gösterilerek çekilen ve görüşme yapıldığı tarihte henüz ana borcu olarak...... TL borcun tüm borcunun müvekkilleri tarafından ödeneceği konusunda anlaşma yapıldığını, yapılan anlaşma neticesinde müvekkili ... tarafından davacı şirket hesabına ...ödeme yapıldığını, davacıların şirkete ait taşınmazın devredildiğinin şirketteki hisse devrinden sonra öğrenildiği yönünde beyanların hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, yapılan ödemenin .. TL'sinin henüz şirket hisse devri yapılmadan, .... tarihinde ödendiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. YEREL MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesince; "Dava konusu talep tapu iptal tescil talebidir. Dava konusu taşınmaz davalı ... adına tescilli olup husumetin ona tevcih edilmesi gerekmektedir. Dava dilekçesinde..... maddelerine değinilmiş ise de; davada yöneticinin sorumluluğundan kaynaklı bir tazminat talebi bulunmadığı, talebin sadece tapu iptal tescil olduğu gözetildiğinde, davalı ... bakımından davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddi gerekmiştir. (...) Davacı şirket sözleşmenin tarafı olup, taraf muvazaasının yazılı delille ispatlanması gerekmektedir. ... Tarafların dinlenen tanık beyanlarından, tarafların şirket ortaklığında anlaşamadıkları ve ortaklıktan ayrılma konusunda devir tarihinden önce müzakereler yapıldığı ve dava konusu yerin şirket ortağı davalı ...'in üzerinde bırakılması ve kalan banka borçlarının onun tarafından ödenmesi ile bir kısım stok ve borçlarında paylaşılması konusunda görüşmeler yapıldığı sabittir. Yine dava konusu yerin devirden sonra yine davalılar tarafından kullanılmaya devam edildiği, devir tarihinden sonra dava tarihine kadar ve hatta dava tarihinden sonraki taksitlerin davalı tarafça ödenmeye devam edildiği sabittir. Özellikle devir tarihi .. arasındaki, davacı şirkete ait kredi borcunun davalı tarafça ödenmeye devam edildiği banka kayıtları ile sabittir. Yine davacı taraf devrin bedelsiz yapıldığını ileri sürmüş ise de, yapılan bilirkişi incelemeleri sonucu davalı ...'in .. tarihinde davacı şirkete .. TL ödeme yaptığı, ortaklıktan ayrıldığı tarihten sonra ..ve .. tarihinde davacı şirkete sırasıyla .... TL ödemeler yaptığı ve taşınmazın devir tarihi itibariyle davacı şirketin .. TL ana para borcu kaldığı, takistlerin ödemeye devam edildiği ve bu bedellerin toplamda taşınmazın satış tarihindeki rayiç bedeline tekabül ettiği sabittir. Bu nedenle davacı gerçek ve tüzel kişilerin tarafın devrin bedelsiz yapıldığı ve muvazaalı yapıldığının ispatlanamadığı ve davanın . . bakımından da reddi gerektiği kabul edilmiştir, Davacı şirketin durumu taraf muvazaası kapsamında değerlendirilmese dahi, yine muvazaanın yukarıda belirtilen nedenlerle ispatlanamaması sebebiyle davanın yine reddi gerekmektedir. Davacı tarafın ileri sürdüğü dava konusu taşınmazın devrinde ortaklar kurulu kararının alınmamış olması, satışına ilişkin kayıt ve faturaların şirket kayıtlarında yer almaması, yukarıda belirtilen nedenlerle devri başlı başına muvazaalı hale getirmeyecek olup, bu iddialar ile ortaklıktan ayrılma şartlarındaki bir kısım yükümlülüklerini yerine getirilmediği yönündeki iddialar nedeniyle davacı şirketin bundan kaynaklı doğan bir zararı var ise 6102 sayılı TTK'nın 555. maddesi kapsamında bunun talep edilebileceği ancak dosyamızda buna yönelik bir netice-i talebin bulunmadığı bu nedenle de davanın yukarıda izah edilen nedenlerle reddi gerektiği kabul edilmiştir." gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden davanın reddine kararı verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde, Hayatın olağan akışına ve ticaret hayatının gereklerine göre borçlu olunan kişiden mal satın almanın ve parasını peşin ödemenin kabul edilebilir bir durum olmadığını, zira borç var ise ilk önce bunun ödenmesi gerektiğini, hiçbir alacaklının borçlusuna bu şekilde satış yapmayacağını, böyle bir durumda ilk önce borcun ödenmesinin talep edileceğini, borç ödendikten sonra satışın söz konusu olabileceğini, davalı ...'in borçlu olduğu davacı şirketten mal almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, diğer taraftan davalı ...'in bu taşınması satın alabilecek gelirinin, kazancının olmadığının da sabit olduğunu, davalı tarafın cevap dilekçesinde dava konusu taşınmazın satışı için bir anlaşma yapıldığından bahsedildiğini ancak ortada böyle bir anlaşma olmadığını, taşınmazın devri karşılığında davacı şirkete ... TL ödeme yapılacağının nasıl kararlaştırıldığı ve nerede imza altına alındığının belli olmadığını, davalı tarafın bu konuda iddiadan başka somut ve kabul edilebilir bir delil ortaya koymadığını, zira iddialarında yer alan havalelerin dava konusu taşınmazla ilgisinin olmadığını, yerel mahkemenin ise davalı tarafın ödeme iddialarına delil olarak dayandığı içeriğinde hiçbir açıklama olmayan havaleleri taşınmazın satışına yönelik kabul ederek davanın reddine karar verdiğini, mahkemenin davalı tarafın dayanmadığı savunmayı ve iddiaları davanın reddine gerekçe olarak kabul ettiğini belirterek, açıklanan bu nedenlerle yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GAZİANTEP BAM 11. HD KARARI: Dairemizce yapılan istinaf incelemesi sonucunda HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davalı ... yönünden verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları davalı ... hakkında verilen karar bakımından yerinde görülmemiştir. Ne var ki, davalı ...'in muvazaa olgusunun tarafı olduğu iddia edildiğinden, muvazaanın kanıtlanamaması nedeniyle aleyhine açılan davanın esastan reddine karar verilmesi ve her iki davalı bakımından red sebepleri ortak olduğundan kendilerini vekille temsil ettiren davalılar lehine tek bir vekalet ücreti takdiri gerekirken, taşınmazın maliki olmadığı gerekçesiyle ...'e karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi ve lehine maktu vekalet ücreti takdir edilmesi doğru değil ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacıların istinaf başvurusunun bu sebeple kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince hükmün kaldırılması kararı verilmiştir. ...... HUKUK DAİRESİNİN BOZMA KARARI: ...."Davacılar vekili, şirket ortaklarınca bir karar alınmadan işlem tarihinde şirketi münferiden temsile yetkili davalı ... tarafından şirket için hayati önem taşıyan dava konusu taşınmazın diğer davalıya devredildiğini, devrin muvazaalı yapıldığını, devir bedelinin şirkete ödenmediğini ileri sürerek tapu iptali ve tescil isteminde bulunmuştur. Kural olarak şirketi temsile yetkili müdürün şirkete ait bir malvarlığı üzerinde tasarrufta bulunabileceğinin kabulü gerekir. Ancak . sayılı Kanun'un 538 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca önemli miktarda aktiflerin toptan satılabilmesi için genel kurulun kararı gereklidir. Satılacak malvarlığının, şirketin varlığını sürdürebilmesi için hayati önemi haiz bulunması ve şirketin fiilen tasfiyesine yol açacak ölçüde olması halinde satış kararı verilmesi şirket genel kurulunun yetkisindedir. Davacı şirketin ortaklar kurulunca dava konusu taşınmazın satışına ilişkin bir karar alınmadığı 08.03.2019 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği gibi bu husus taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Bu durumda Mahkemece davalı şirketin tüm malvarlığının araştırılması, bir bilirkişi heyeti oluşturularak şirket kayıtları üzerinde inceleme yaptırılması suretiyle dava konusu taşınmazın, davacı şirketin varlığını sürdürebilmesi için hayati önemi haiz bulunup bulunmadığının, taşınmazın satılmasının şirketin fiilen tasfiyesine yol açıp açmadığının araştırılması ve sonucuna bir karar verilmesi gerekirken sadece muvazaa ve bedelsizlik iddiasının değerlendirilmesi suretiyle eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirir. " gerekçesiyle dairemiz kararı bozulmuş ve yeniden yargılama yapılmak üzere dosya dairemize gönderilmiştir. YENİDEN YAPILAN YARGILAMA VE GEREKÇESİ: ...... bozma kararına karşı tarafların beyanları alındıktan sonra bozma kararına uyulması yönünde ara karar oluşturulmuş ve yargılamaya devam edilmiştir. .. bozma kararı doğrultusunda HMK m. 266'ya göre mali müşavir, inşaat mühendisi ve makine mühendisi bilirkişi heyetinden davacı şirketin aktif ve pasif durumu hakkında ayrıntılı bilirkişi raporu hazırlanmasına karar verilmiştir. Hazırlanan .. tarihli bilirkişi raporunda davaya konu taşınmazın şirketin tek taşınmazı ve ... TL değerinde olduğu, şirketin ticari mallar toplamının ... TL, demirbaşlar toplamının ise .... TL olduğu, davaya konu taşınmazın satışı ile şirketin toplam duran malvarlığında % .. oranın da düşüş olduğu tespit edilmiştir. Hazırlanan bilirkişi raporu ile taşınmazın satış senedinde gösterilen bedelinin iki katına yakın bir bedelde olduğu ve dolayısıyla bedel muvazaası bulunduğu anlaşılmaktadır. Şirketin toplam mal varlığı...... Davaya konu taşınmazın şirketin toplam malvarlığına oranı ise ... yapmaktadır......dolayısıyla satışı yapılan taşınmaz şirket malvarlığının 1/4'üne karşılık gelecek değerdedir. Taşınmazın satışı ile şirketin toplam duran malvarlığı..ranında azalmıştır. Dava konusu olayda yapılan satış işleminin TTK m. 538'e uygun olup olmadığının incelenmesi gerekmektedir. TTK m. 538/II'ye göre; "Önemli miktarda aktiflerin toptan satılabilmesi için genel kurulun kararı gereklidir. Bu karar hakkında 421 inci maddenin üçüncü ve dördüncü fıkraları uygulanır." bu maddeye göre önemli miktarda aktiflerin satılması için genel kurul kararı gerekli olup maddenin yollama yaptığı TTK m. 421/III ve IV'e göre de sermayenin en az yüzde yetmişbeşini oluşturan payların sahiplerinin veya temsilcilerinin olumlu oy kullanmaları gerekmektedir. Hazırlanan bilirkişi raporu ile davaya konu taşınmazın satışının davacı şirket yönünden önemli miktarda aktifin satışı olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle şirketi temsili yetkili olan ...'in yaptığı satış işleminin TTK m. 538'e göre olağan üstü oy nisabı ile alınmış genel kurul kararı gerektirmesi nedeniyle hukuki temelden yoksundur. Bu gerekçelerle davanın davacılardan ... yönünden ve taşınmazı satın alan davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir. Davaya açmakta davacı şirketin ayrı bir tüzel kişiliği ve taraf ehliyeti olması nedeniyle hukuki yararı bulunmakla birlikte diğer davacılar ... ve ...'ın davada taraf olmasını gerektirecek hukuki yararları olmadığı anlaşılmakla bu davacılar yönünden davanın aktif taraf ehliyeti yokluğundan HMK'nın 114/1-d'ye göre usulden reddine karar verilmiştir. Davalı ...'in davaya konu işlemi şirketi temsilen yapması nedeniyle bu davalı yönünden davanın pasif taraf ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle, Davanın davacılardan ... yönünden ve davalı ... yönünden KABULÜNE, Dava konusu davalı ... adına kayıtlı .......numaralı bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile taşınmazın ... adına tesciline, Davacılar ... ve ... yönünden davanın aktif taraf ehliyeti yokluğundan HMK'nın 114/1-d'ye göre usulden REDDİNE, Davalı ... yönünden davanın pasif taraf ehliyeti yokluğundan HMK'nın 114/1-d'ye göre usulden REDDİNE, Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 73.404,37 TL harçtan, peşin alınan 18.653,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 54.750,62 TL'nin davalı ...'den tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı tarafça yapılan 18.685,15 TL harcın davalı ...'den alınarak davacı ...'ne verilmesine, Davacı ... tarafından yapılan 1.457,20 TL yargılama giderlerinin davalı ...'den alınarak davacı ...'ne verilmesine, Davacı ... .. tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Davalıların yaptığı herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm tesisine yer olmadığına, Davacı ... vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ye göre 148.203,50 TL nispi vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacı ...'ne verilmesine, Davalı ... vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 7. maddesine göre nispi vekalet ücretine karar verilip, bu ücret tarifedeki maktu ücreti geçemeyeceğinden 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacılar ... ve ...'dan alınarak davalı ...'e verilmesine, Yapılan giderin avanstan mahsubu ile bakiye kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Kararın taraflara tebliğine, Dair, HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi veya buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı oybirliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. .
... Başkan ...
... Üye ...
... Üye ...
... Katip ...
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."