Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1008 E. 2024/1776 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1008
Karar No
2024/1776
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 07/03/2023 DAVANIN KONUSU: Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin) KARAR TARİHİ: 27/12/2024 GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ: 27/12/2024

İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davacı ile davalı ...'ın 15.03.2018 tarihinde 50.000,00-TL sermaye ile ... ortak olarak...ünvanlı şirketi kurdukları, davalının davacının kayınbiraderi olduğunu, şirkette davacı ile davalının müdür olarak atandığı ve münferit yetkili kılındığını, şirket kuruluşundan sonra davalı hakkında icra takipleri başlatıldığı ve hissesine haciz gelmesini önlemek için davalının 25.05.2018 tarihinde 24 payını davacıya devrettiği, akabinde 14.11.2018 tarihinde ise bu 24 payın davalı ...'ın talebi üzerine annesi ...a devredildiğini, böylece şirketin 25 payının davacıya, 24 payının ...ve payın da davalıya ait olduğunu, davacının eşi ... ile ayrılarak Kumluca 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosya ile boşanma davası açtığını, söz konusu boşanma davası sonrasında davalının ve şirket ortağı ...'ın davacıya karşı tutum ve davranışlarının tamamen değiştiği ve davacıya zarar vermek adına hareket ettiklerini, söz konusu davadan sonra davalının, davacının ortağı olduğu şirkete almamaya başladığını, davacı ile tartışma çıkararak davacıyı kovduğunu, davalının ortak olunan şirketten mal ve paraları zimmetine geçirdiğini, davacının sürekli davalı ...'ın kullanmış olduğu ... numaralı telefona şirketin mali durumu ile ilgili istediği belgelere geçiştirerek ve dalga geçerek cevap verdiğini, şirketin mali durumu ile şirket hesapları hakkında bilgi vermediğini, bunun üzerine davacının davalıya Kumluca 1. Noterliği'nin 06.08.2019 Tarih, ... yevmiye numaraları ihtarname ile şirketin mali durumu hakkında bilgi verilmesine ve şirket kayıtlarının incelenmesini istediği, davalı tarafından bu isteme bir cevap verilmediğini, bilgi ve belge ibraz edilmediği, taraflarca şirket karar defterine 27.05.2021 tarihinde taraflarca alınan kararlar ışığında davalının müdürlüğünün sona ermesi, şirket muhasebecisin değiştirilmesi ve şirket genel kurul toplantısı yapılması gibi kararlar alındığını, davalının bu kararlara riayet etmediği, bu gelişmelerden sonra davacı tarafından yapılan araştırma ve incelemede davalının çeşitli yöntemler ile şirkete ait paraları kendi hesabına aktardığını, şirketten kayıt dışı alım ve satım işlemleri ile menfaat sağlandığını, davalının kişisel harcamalarını şirket harcaması olarak gösterdiğini, şirketteki nakit bedellerin takibine ilişkin tutulan defterler ve kayıtlarda oynama yapıldığını, şirket banka hesaplarında zimmetlerine para geçirdiklerinin tespit edildiğini, davacı tarafından şimdilik tespit edilen usulsüz işlemlerin öncelikle; şirkette sigortalı olarak çalışan ...'nın, davalı ...'ın, kendi hesapları üzerinden de zimmete para geçirdiğini ve şirketten para kaçırdığını beyan ettiğini, şirkete fatura ödemelerinden kaynaklı nakit girdiler ile nakit satışlardan elde edilen bedellerin şirkete ait kasa defter ve kayıtlarında gösterilmediğini, davalı müdür tarafından elden ...'ya verildiği ve ... tarafından bu bedellerin kendi hesabına nakit olarak yatırıldığını, şirkete ait paranın ... hesabında ayrıca vadeli hesap açılarak nemalandırıldığı ve bu faiz gelirinin davalı ve diğer ortak tarafından kullanıldığını, davalı tarafından bir kısım cihaz satışlarının faturasız yapıldığı ve şirket kayıtlarına bu bedellerin yansıtılmadığını, söz konusu satış bedellerinin gayriresmi olarak ... hesabına müşterilerce gönderildiğini, bu yolla..., ...., ..., ... ve ... isimli kişilerden 2020 yılı içerisinde toplam 49.665,00-TL tahsilat yapıldığını; ancak şirket hesaplarına yansıtılmadığını, 2020 yılında pandemi nedeni ile kısa çalışma ödeneğinden faydalanan personeller ... ve ... isimli personellerden devlet tarafından yatırılan kısa çalışma ödeneklerinin iade alındığını, bu işlemler ile davalının şirket çalışanı ... hesabına sadece 2020 yılı için tespit edilebilen 1.160.622,14-TL'nin kayıt dışı şekilde aktarıldığını, davalı ve şirket diğer ortağı tarafından bu şekilde ... hesaplarına aktarılan bedellerin kendi iş ve işlemleri için kullanıldığını, davalı adına şirket parası ile ... mağazasından scooter satın alındığını, davalı adına... plaka sayılı aracın satın alındığını, davalının şahsi icra dosyası olan Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı icra dosyasına ilişkin ödeme yapıldığı ve kayıtlarda gösterilmediğini, davalının şahsi hesaplarına para gönderildiğinin tespit edildiğini, ikinci olarak; şirket kasa defterlerine usulsüzlük yapıldığını, davacının 2018 yılı sonundan itibaren bu kayıtların incelemesinin engellendiğini, kayıtlara erişimini engellemek adına bu defter ve kayıtların ... isimli personele evinde muhafaza etmesi için verildiği, ... tarafından davacıya ibraz edilen bu defter ve kayıtların incelenmesinde benzer şekilde kayıtlarda oynama yapılarak şirket paralarının davalı ve diğer ortak ile davacının boşanma davası devam eden eşi tarafından zimmete geçirildiğinin tespit edildiğini, bu doğrultuda davalıca; nakit yapılan bir takım satış ve tahsilatların kasa defterinde kiralanarak kredi kartı çekimi gibi gösterildiği ve bu şekilde nakit bedelin şüphelilerce zimmete geçirildiğini, şirket banka hesaplarında ve kredi kartı pos hesaplarında ise herhangi bir kredi kartı tahsilatının yer almadığını, bu şekilde şirket parasına davalı ve diğer ortaklarca el konulduğu ve kayıtların gizlendiğini, bir kısım nakit satışların satış bedelleri karalanarak gerçek satış bedelinden daha az bir bedel yazılarak aradaki farkın davalı müdür tarafından zimmete geçirildiğini, kasa defterlerine hayali masraf ve ödemelerin girildiğini; ancak şirketin almadığı mal ve hizmetlerin yapılmış gibi gösterilerek şirketten para çıkışı yapılarak davalı tarafından zimmete geçirildiğini, davalının, şirketin kasa defterlerindeki bu usulsüzlükler ile şuan tespit edildiği kadarı ile şirketten 202.410,00-TL tutarındaki parayı zimmetine geçirdiğini, davalının kendi evinin masraf, kira, faturaları ile benzeri tüm giderleri ile aldığı ev eşyalarını şirket hesaplarından ödediğini, kişisel kredi kartı ödemeleri, fatura, ceza sigorta vb. şahsi ödemeleri ile sigara parasını dahi şirketten aldığını, davalının annesi ve şirket ortağı... ile davalının kardeşi ve davacının boşanma aşamasında olduğu eşi...'nın da aynı şekilde kişisel borçlarının şirket parası ile ödendiğini, davalının kendi trafik cezalarını şirket hesaplarından ödediğinin tespit edildiğini, bu şekilde toplam 372.528,28-TL tutarında kişisel harcama ve ödemelerin olduğunu, şirket kasa defterlerinde yapılan bir başka usulsüzlüğün kasa defterinde şirket banka hesaplarına gönderildiği belirtilen paraların şirket banka hesaplarına yatırılmadığını, bir kısmının ise eksik yatırıldığını, bu yol ile kasa defterinde toplam 131.200,00-TL nakit bedelin şirket hesaplarına aktarılmış gibi gösterdiği ancak şirket banka hesaplarına sadece 42.870,00-TL aktarmış olup, aradaki 85.110,00-TL bedeli ise zimmetine geçirdiğini, davalının şirket kasa defterleri üzerinde belirtilen ve şirket tarafından yapılmamış harcama ve masrafların yapılmış gibi gösterdiğini, davalının bu yolla 2018-2021 arasında şimdilik tespit edilebilen 1.033.289,69-TL tutarın kasadan usulsüz şekilde çıkışı yapılarak zimmetine geçirdiğini, davalının kardeşi ...n ise şirket kasasından kendi şahsi fatura, ceza ödemeleri, nakit çekim vb. şekilde usulsüz olarak tespit edilebilen 9.940,56-TL'lik menfaat sağladığını, davalının annesi ve şirketin diğer ortağı ...'ın da kişisel fatura vb. ödemeler ile nakit bedelleri kendi zimmetine geçirdiğini, bu ortağın şirketteki usulsüz işlemler neticesindeki menfaatinin şimdilik 102.837,00-TL tutarında olduğunu, davalının şirkete ait kredi kartı üzerinden usulsüz harcamalar yaptığı, kredi kartı borçlarının şirket hesabından ödendiği, kredi kartı ekstreleri incelendiğinde kredi kartı harcamalarının şirketle bir ilgilisi olmadığı ve davalı müdürün kişisel harcamalarına ait olduğu, davalı tarafından bu şekilde şirket kredi kartı ile toplam 200.665,57-TL kişisel harcama yapıldığı, davalının, annesi ...'a da 05.08.2019 tarihinde 50.000,00-TL tutarında ayrıca para aktardığı, yukarıda da değinilen ... hesabına da bu hesaptan 27.08.2020 tarihinde 70.670,00-TL tutarında şirket parasının aktarıldığı, bu banka hesabından bu şekilde toplam 602.410,56-TL tutarında şirket parası davalı müdür tarafından kendisi veya üçüncü kişiler yararına usulsüz şekilde kullanıldığı, şirkete aıt ... Şubesi ...Iban numaralı banka hesabından da yine benzer nitelikte işlemler ile davalının kişisel ödemelerine ait kayıtlara rastlanıldığı, bu banka hesabından da yine davalınım kişisel fatura vb ödemeleri ile şirket ile bağı anlaşılamayan bir kısım ödeme ve havale işlemlerine rastlanıldığı, yapılan işlemlerin toplam tutarının ise 46.801,66-TL olduğu, davalının annesi ... hesabına yine 02.07.2019 tarihinde 50.000,00-TL para gönderildiği, bu hesaptan yapılan usulsüz işlemlerin tutarının ise 126.586,00-TL olduğu, davalının şirkete ait .... İban numaralı hesaptan 24.05.2018 tarihinde 233.285,00-TL, 28.09.2018 tarihinde ise, 80.000,00-TL olmak üzere toplam 313.285,00-TL para çekme işleminin gerçekleştiği, çekilen bu bedelin şirket diğer hesaplarında herhangi bir yatırma işlemine de rastlanılmadığı, davalının şirket demirbaşları ve şirket stoklarındaki ürünlerde usulsüz işlemler yaptığı, davalının, açıklanan sebeplerle; şirket müdürlerinin görevden alınmalarının TTK.'nın 630/2. ve 639/3. maddeleri ile limited şirket müdürün azli hususunda mahkemeye başvuru hakkı düzenlendiği, davalının ....'ndeki müdür vasıf ve yetkilerinin tedbiren askıya alınmasını, alınan tedbir kararının ticaret sicilinde ilanına, askıya alma neticesinde davacının da şirket yetkilisi olması nedeni ile kayyum atanmasına yer olmadığını veya aksi kanaat hasıl olursa şirkete kayyum atanmasına karar verilmesini, davalının ...'ndeki müdürlük görev ve yetkilerinden TTK.'nın m. 630 kapsamında azlini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, davalı ile davacı ...'nın 15/03/2018 tarihinde davaya konu olan şirketi kurdukları, şirket müdürü olarak davalının yetkili kılındığı, davacı ile davalının akraba olması nedeniyle müdüre verilecek olan aylık maaş kendi aralarında sözlü olarak kararlaştırıldığı, davalının maaş olarak aylık 5.000,00-TL alacak ve bağkur priminin şirket hesabından ödeneceği, davacının eniştesi olması nedeniyle bu anlaşmanın sadece taraflar arasında kaldığı, davacının istediği zaman şirkete gidip gelmekte muhasebeden gelir ve giderler ile ilgili belgeleri talep etmekte ve istediği tüm belgeler şirket muhasebecisi tarafından davacıya verilmekte olduğu, davacının dava dilekçesinde eski şirket çalışanı ...'nın beyanlarına yer verildiği, bununla ilgili olarak hiç bir beyanın kabul edilmediğini, ... ile davalı arasında işten çıkarken husumet oluştuğu, ayrıca ...'nın işten ayrıldıktan sonra şirket merkezinin çok yakınına aynı alanda faaliyet leren bir şirket açtığı, beyanlarının gerçeğe aykırı olup davalıya ve şirkete zarar verme üzerine olduğu, şirket çalışanlarının kısa çalışma ödeneklerinin alındığı iddiasının gerçeğe aykırı olduğu, dilekçede bahsi geçen scooterın şirket için yakın yerlere şirket çalışanlarının gidebilmesi için alınmış olduğu, faturasının şirkete kesildiği ve şirket içinde kullanıldığı, dava dilekçesinde davalının bir kısım cihazların gayri resmi yolla satıldığının iddia edildiği, alınan satılan tüm cihazların şirket defterine kayıtlı olduğu, davalıya ait olan şahsi aracın şirketin parasından alındığının iddia edildiği, bu durumun da gerçeğe aykırı olduğu, bahsi geçen aracın çoğunun ücretinin davalının annesi tarafından verildiği, annesinin bankacılık işlemlerinden anlamadığı için o dönem şirket çalışanı olan ...'ya elden verildiği ve ... tarafından davalıya İnternet bankacılığı ile gönderildiği, davalının zamanında yaşamış olduğu kaza sonucunda çıkan tazminat bedelinin icraya konulduğu, bu icra dosyasının davalının annesinin ... İlçesi ... Köyü'nde bulunan ...metre kare tarlası satılarak kapatıldığı, şirkete ait iş bankası hesap kartı davacının kendisinde olup ordan harcamalar yaptığı, davacının bahsettiği gibi bir durum olması hayatın olağan akışına aykırı olduğu, dava dilekçesinde bahsi geçen davalının annesine gönderdiği paranın teminat mektubu almada kolaylık sağlayan tarlanın satılmasından sonra teminat mektubu alınması için gönderildiği, dava dilekçesinde şirketin diğer ortağı ..'ın kira borçları şirket kasasından ödendiğine dair olan iddianın gerçeğe aykırı olduğu, ...n SGK primlerinin; ... emekli olduğu için şirket ortağı olunca kendisine bağkur prim borcu çıktığı ve alınan ortak karar ile tek bir sefer olmak üzere aylık prim borcu ödendiği, bu durumla alakalı davacının bilgisi olduğu ve onay verdiği, bankalardan alınan teminat mektuplarının usulsüz işlemler gibi yansıtmaya çalışıldığı, davacının iş bu davayı açarak şirketi çok büyük zarara uğrattığı, şirkete kayyum atanmasından dolayı ... şirket ile sözleşmesinin fesih edildiğini, bu sebepler doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "Davacı ve davalının 27.04.2021 tarihli genel kurul kararı ile şirketi çift imza ile temsil ve ilzama yetkili kılındıkları, davalı şirket yöneticisi davalı ...'ın şirket merkezinde fiilen bulunduğu, işleri takip ettiği, davacının Kumluca'daki zirai ilaç satışı ile iştigal eden kendisine ait diğer iş yerinde bulunduğu, iş yeri çalışanları olan tanıklar ... ve ...'ın beyanlarına ve ...'nın beyanlarını doğrulayan banka ve ticari kayıtlara göre davalının gün sonunda kasada bulunan nakit parayı alarak ...'nın ...'nda bulunan hesabına yatırttığı, şirkete ait ticari hesaplara yansıtmadığı vadeli ve vadesiz hesaplar açtırttığı,...n cep telefonunu kullanarak internet bankacılığı yoluyla hesaplarda tasarrufta bulunduğu, kasada biriken paralar ile kendisinin ve yakınlarının şahsi ihtiyaçlarını karşıladığı,... üzerine olan hesaptan havale yapmak suretiyle borçlusu olduğu Antalya Genel İcra Dairesi'nin.. E sayılı takip dosyasına 45.500,00 TL para gönderdiği, kendisine satın aldığı araç alım bedeli olan 139.000,00 TL yi ödediği, davalının...'ya ait hesaba 2020 yılı içinde tespit edilebilen kayıt dışı aktarılan paranın 1.158.347,38 TL olduğu, yine SGK' ya müzekkere cevaplarından şirket çalışanları adına kısa çalışma ödeneği başvurusunda bulunulduğu, ancak çalışan tanıkların beyanına göre tam gün çalıştıkları için maaşlarının tam gün yatırıldığı, kısa çalışma ödeneğinin ise kendilerinden davalı tarafından elden geri alındığı, yine tanık beyanlarına göre teşhir ürünlerinin vitrinde sergilenmek yerine davalı tarafından satılarak bedelinin mal edinildiği, davacının iş yerine girmesine izin verilmemesi ve kasa defterinin kendisine gösterilmemesi için şirket çalışanlarına talimat verdiği, bu şekilde davalı şirket müdürünün özen ve bağlılık yükümlülüğünü ağır şekilde ihmal ettiği anlaşılmakla davanın kabulüne, şirkette yönetim kurulu organı eksikliğine neden olmamak adına ortaklar kurulu ile yeni müdür seçimi yapılana kadar kararın kesinleşmesinden itibaren şirket yönetimine kayyım olarak mali müşavir ...'in atanmasına," karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece davanın kabulü ile davalı ...'ın müdür olarak görev yaptığı .... nezdinde müdürlük görevini özen ve bağlılık yükümlülüğünü ağır şekilde ihmal ettiği tespit edilerek TTK.'nın 630. maddesi kapsamında azline karar verildiğini, mahkeme kararında yargılama kapsamında toplanan delillerin değerlendirilmesinde, nihai karar ve gerekçede yasaya aykırı bir yön bulunmadığını, karara aynen iştirak ettiklerini; ancak Mahkemece karar ile birlikte şirkete kayyım atanması yönünde verilen hüküm kısmının yerinde olmadığını, mahkeme gerekçesinde her ne kadar 27.04.2021 tarihli şirket genel kurul toplantısı ile şirket müdürleri arasında çift imza ile temsil ve ilzama yetkili kılındıkları ve müdürlükten azil kararı ile şirkette yönetim kurulu organı eksikliği yaratmamak adına kayyım atanmasına karar verildiği hususuna dayanılmış ise de; ilgili genel kurul kararının yasal düzenlemelere aykırı olduğunu, şirkette karar ile birlikte yönetim organı eksikliği oluşmadığını, dilekçe ekinde sunulan ticaret sicil gazetesinden ve dosyaya ticaret sicil müdürlüğünce verilen cevabi yazıdan anlaşılacağı üzere; ...nin kuruluşunda müvekkili ve davalının ayrı ayrı münferiden esas sözleşme ile şirket müdürü olarak atandığını, şirket esas sözleşmesi ile atanan şirket müdürünün yetkileri ancak esas sözleşmenin değiştirilmesi ile mümkün olacağını, esas sözleşmenin tadili yetkisinin genel kurula ait olduğunu, Türk Ticaret Kanunu’nun 589. maddesi hükümlerine göre, aksi şirket sözleşmesinde öngörülmediği takdirde, şirket sözleşmesi, esas sermayenin üçte ikisini temsil eden ortakların kararıyla değiştirilebileceğini, buna göre müdürlerin görevden alınabilmeleri ya da yetkilerinin değiştirilmesi için genel kurulun üçte iki çoğunlukla karar verilmesi gerektiğini, mahkeme gerekçesinde dayanılan karar incelendiğinde ise kararda %50 pay sahibi müvekkilinin çift imza ile şirketin yönetimine onay verdiği ancak diğer %50 pay oranına sahip davalı ile...'ın ret oyu verdiği ve bu şekilde 3/2 çoğunluğun sağlanamadığının görüldüğünü, yine bu genel kurul kararının ticaret sicilinde ilan edilmediği gibi uygulanmadığını, bu halde Mahkeme karar tarihi itibari ile gerek müvekkili gerekse davalı şirketin münferiden imza ve temsile yetkili olduğunu, davanın kabulü ile davalının müdürlükten azli sonrası şirkette müvekkilinin tek başına temsile yetkili müdür olarak görevine devam edebildiğini, yani şirkette karar ile birlikte yönetim organı eksikliğinin söz konusu olmadığını, buna rağmen şirket işleyişini etkileyecek ve şirkete ek maliyet yükleyecek nitelikte kayyum atanmasına karar verilmesi hatalı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının şirkete kayyum atanmasına dair hüküm kısmının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, TTK.'nın 630/2-3. maddesi uyarınca haklı nedenle limited şirket müdürünün görevinden azli talebine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı vekilince sunulan istinaf dilekçesinde; İlk derece mahkeme kararı ile dava dışı şirkete kayyım atanmasına ilişkin kararın kaldırılması istinaf istemi olarak ileri sürülmüştür. Türk Ticaret Kanunu'nda, limited şirkete yönetim kayyımı atanmasına ilişkin herhangi bir düzenleme yoktur. Zira şirketin genel kurul tarafından seçilen müdürler tarafından idare olunması esastır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 427/4. maddesinde, bir tüzel kişinin gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa yönetim kayyımı atanacağı düzenlenmiş olmakla birlikte, davalı şirkette organ boşluğu bulunduğuna dair herhangi bir iddia mevcut değildir. Yönetim kayyımı atanabilmesi için şirketin yönetim kurulunun bir şekilde oluşturulmasının mümkün olmaması ve bu boşluğun başkaca hukuki yollarla giderilmemiş olması şarttır. Şirketin seçilmiş yönetim kurulu bulunduğu takdirde organ yokluğundan söz etmek mümkün olmadığı gibi, mevcut yönetim kurulunun, çalışamaz halde olması da TTK'nın sistematiği içinde giderilmesi her zaman mümkün bir durumdur. (Yargıtay. 11. H.D'nin 08/03/2018 Tarih ve 2016/7714 E-2018/1804 K. sayılı kararı) İlk derece mahkemesince; şirkette yönetim kurulu organı eksikliğine neden olmamak adına ortaklar kurulu ile yeni müdür seçimi yapılana kadar kararın kesinleşmesinden itibaren şirket yönetimine kayyım olarak mali müşavir ...'in atanmasına karar verilmişse de; davalının azil kararıyla birlikte hükmün kesinleşmesi halinde davalının müdürlük görevi sona erse dahi, şirketin müdürünü seçecek olan TTK.'nın 616-b maddesi gereğince ortaklar genel kurulu olduğu, mahkemenin ortaklar kurulu yerine geçerek şirkete müdür (yönetim kayyımı) atamasının doğru olmadığı gibi İlk derece mahkemesinin kabulünün aksine şirkette organ boşluğu da bulunmadığından kayyım atamasına ilişkin karar isabetli olmamıştır. Açıklanan gerekçelerle; İlk derece mahkemesinin kayyım atamasına ilişkin kararı kaldırılarak dava dışı şirkete yönetim kayyımı tayin edilen ...'in görevine son verilmesine ve davacı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf isteminin kabulüne karar verilmiştir. Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/03/2023 tarih ve ....Esas - ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, a-1-Davanın KABULÜ İLE; Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... numarasına kayıtlı ... müdürü davalı ...'ın TTK 630.maddesi uyarınca AZLİNE, 2-Karar kesinleştiğinde bir örneğinin Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne gönderilmesine, b-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubuyla bakiye 368,30 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/04/2023 tarih ve ...Esas - ... Karar sayılı, ... Harç sayılı Harç Tahsil Müzekkeresinin ilk derece mahkemesince İPTALİNE, c-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvurma harcı ile 59,30 TL peşin harç olmak üzere toplam 118,60 TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, d-Davacı tarafından yapılan davetiye gideri 334,70 TL, bilirkişi masrafı 2.400,00 TL olmak üzere toplam 2.734,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, e-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, f-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince davacıya İADESİNE, 3-İstinaf incelemesi yönünden; a-Davacının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 179,90 TL maktu istinaf karar harcının talebi halinde davacıya İADESİNE, b-Davacı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 30,00 TL posta masrafı, 107,00 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 629,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, d-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 4-Kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-2. bendi gereğince aynı kanunun 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 27/12/2024 ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2023/1008, K. 2024/1776, T. 27.12.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1008-e-2024-1776-k-b461882d0aa5