İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/624 E. 2024/898 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/624
Karar No
2024/898
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/624 Esas KARAR NO : 2024/898 DAVA : Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) DAVA TARİHİ : 02/10/2024 KARAR TARİHİ : 19/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Tayvan uyruklu olup, davalı şirketin ortakları arasında olduğunu, davalı şirket müdürlüğünü 13/04/2021 tarihine kadar müteveffa ... ...'nın yaptığını, ... ...'nın vefatından sonra mirasçılarından eşi davalı ... ...'nın şirket müdürü olduğunu, ... ailesinin bugüne kadar müvekkilinin yabancı uyruklu olmasından ve kendilerine güveninden faydalanmak suretiyle müvekkilinin imzasını taklit ederek davalı şirkette sahip olduğu pay oranı azaltmak, şirket mal varlığını kişisel çıkarları için hukuka aykırı şekilde kullanmak da dahil olmak üzere birçok hukuka aykırı davranışı gerçekleştirdiğini ve gerçekleştirmeye de devam ettiğini, davalı şirketin deposunda yaşanan hırsızlık olayında depoda bulunan çok sayıdaki yedek parçanın çalındığını, şirket müdürü konumunda olan ... ...'nın bu durumu anlam verilemez şekilde göz ardı ettiğini, dahası bu hırsızlığa ilişkin olarak şikayette dahi bulunmadığını, bu konuda taraflarınca ... Cumhuriyet Başsavcılığına 16/07/2024 tarihinde 2024/... soruşturma sayılı dosya ile suç duyurusunda bulunulduğunu, Osmaniye'de bulunan malların kolluk kuvvetinin bilgilendirme ve uyarılarına karşın davalı şirket müdürü tarafından geçen uzun süreye rağmen hala teslim alınmadığını, davalı ... ...'nın TTK. m. 626/1 ve m. 626/3 uyarınca limited şirket müdürünün özen ve sadakat yükümlülüğünü ihlal eden iş ve faaliyetle gerçekleştirdiğinin açık olduğunu, bu bağlamda özen ve bağlılık yükümlülüğünü ağır şekilde ihlal eden davalı ... ...'nın müdürlük görevinin öncelikli olarak dondurulmasını, davalı şirkete kayyum atanması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Davalılara usulüne uygun tebligat yapılmış olup davalılar davaya cevap vermeyerek HMK 128 uyarınca tüm iddiaları inkar etmiş sayılmıştır. İhtiyati Tedbir; mahkememizin 04.12.2024 tarihli ara kararı ile kayyım atanmasına ilişkin talebin onay kayyımı olarak kabulü ile mali müşavir ... 'in onay kayyımı olarak atanmasına karar verilmiştir. Dava, davalı ... Ticaret Limited Şirketi müdürü davalı ...'in özen ve sadakat yükümlülüklerine aykırı davranışları nedeniyle yönetim hakkının ve temsil yetkisinin kaldırılması ve davalı şirkete kattım atanması istemine ilişkindir. TTK Madde 409/1 Genel kurullar olağan ve olağanüstü toplanır. Olağan toplantı her faaliyet dönemi sonundan itibaren üç ay içinde yapılır. Bu toplantılarda, organların seçimine, finansal tablolara, yönetim kurulunun yıllık raporuna, kârın kullanım şekline, dağıtılacak kâr ve kazanç paylarının oranlarının belirlenmesine, yönetim kurulu üyelerinin ibraları ile faaliyet dönemini ilgilendiren ve gerekli görülen diğer konulara ilişkin müzakere yapılır, karar alınır. TTK Madde 410/1 Genel kurul, süresi dolmuş olsa bile, yönetim kurulu tarafından toplantıya çağrılabilir. Tasfiye memurları da, görevleri ile ilgili konular için, genel kurulu toplantıya çağırabilirler. (TTK 410/2) Yönetim kurulunun, devamlı olarak toplanamaması, toplantı nisabının oluşmasına imkân bulunmaması veya mevcut olmaması durumlarında, mahkemenin izniyle, tek bir pay sahibi genel kurulu toplantıya çağırabilir. Mahkemenin kararı kesindir. TTK Madde 411/1 Sermayenin en az onda birini, halka açık şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahipleri, yönetim kurulundan, yazılı olarak gerektirici sebepleri ve gündemi belirterek, genel kurulu toplantıya çağırmasını veya genel kurul zaten toplanacak ise, karara bağlanmasını istedikleri konuları gündeme koymasını isteyebilirler. Esas sözleşmeyle, çağrı hakkı daha az sayıda paya sahip pay sahiplerine tanınabilir. (TTK 411/2) Gündeme madde konulması istemi, çağrı ilanının Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanmasına ilişkin ilan ücretinin yatırılması tarihinden önce yönetim kuruluna ulaşmış olmalıdır. (TTK 411/3) Çağrı ve gündeme madde konulması istemi noter aracılığıyla yapılır. (TTK 411/4) Yönetim kurulu çağrıyı kabul ettiği takdirde, genel kurul en geç kırkbeş gün içinde yapılacak şekilde toplantıya çağrılır; aksi hâlde çağrı istem sahiplerince yapılır. TTK Madde 412/1: Pay sahiplerinin çağrı veya gündeme madde konulmasına ilişkin istemleri yönetim kurulu tarafından reddedildiği veya isteme yedi iş günü içinde olumlu cevap verilmediği takdirde, aynı pay sahiplerinin başvurusu üzerine, genel kurulun toplantıya çağrılmasına şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi karar verebilir. Mahkeme toplantıya gerek görürse, gündemi düzenlemek ve Kanun hükümleri uyarınca çağrıyı yapmak üzere bir kayyım atar. Kararında, kayyımın, görevlerini ve toplantı için gerekli belgeleri hazırlamaya ilişkin yetkilerini gösterir. Zorunluluk olmadıkça mahkeme dosya üzerinde inceleme yaparak karar verir. Karar kesindir. TTK Madde 613 : (1) Ortaklar, şirket sırlarını korumakla yükümlüdür. Bu yükümlülük şirket sözleşmesi veya genel kurul kararıyla kaldırılamaz. (2) Ortaklar, şirketin çıkarlarını zedeleyebilecek davranışlarda bulunamazlar. Özellikle, kendilerine özel bir menfaat sağlayan ve şirketin amacına zarar veren işlemler yapamazlar. Şirket sözleşmesiyle, ortakların, şirketle rekabet eden işlem ve davranışlardan kaçınmak zorunda oldukları öngörülebilir. (3) Müdürler hakkında rekabet yasağı öngören 626 ncı madde hükümleri saklıdır. (4) Geri kalan ortakların tümü yazılı olarak onay verdikleri takdirde, ortaklar, bağlılık yükümüne veya rekabet yasağına aykırı düşen faaliyetlerde bulunabilirler. Esas sözleşme birinci cümledeki onay yerine ortaklar genel kurulunun onay kararını öngörebilir. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; davalı şirketin ticaret sicil kayıtlarından anlaşılacağı üzere Davalı şirket merkezinin mahkememiz yetki sınırlarında olması nedeniyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre işbu davaya bakmaya mahkememiz kesin yetkili olup, dava 6102 sayılı TTK'nun 1521.maddesi gereğince basit yargılama usulünce incelenip sonuçlandırılmıştır. Uyuşmazlığa uygulanması gereken TTK'nun 630.maddesi; "Genel kurul, müdürü veya müdürleri görevden alabilir, yönetim hakkını ve temsil yetkisini sınırlayabilir. Her ortak, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir. Yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul olunur. Görevden alınan yöneticinin tazminat hakları saklıdır." hükmünü içermektedir. Şirket müdürünün yetkilerinin geri alınması ve sınırlandırılmasında; genel kurulun birçok kez kanuna aykırı şekilde toplantıya çağrılması, azlık hakları ile bireysel hakların devamlı ihlali, özellikle bilgi alma ve inceleme haklarının engellenmesi, şirketin sürekli zarar etmesi, dağıtılan kar payının sürekli azalması, ortaklar arasındaki şiddetli geçimsizlik, şirketin devamlı olarak kar getirmemesi, şirketin amacının gerçekleşmesinde ekonomik ve hukuki imkansızlık, kanun esas sözleşme ve genel kurul kararlarının yerine getirilmemesi veya sürekli şeklinde ihlali, uzun yıllar ciddi bir faaliyetin olmaması gibi hususlar haklı neden olarak kabul edilmektedir. TTK'nun 614.maddesi; "Her ortak, müdürlerden, şirketin bütün işleri ve hesapları hakkında bilgi vermelerini isteyebilir ve belirli konularda inceleme yapabilir." hükmünü içermektedir. Bunun yanında, TTK'nun 630.maddesi gereğince davalı şirket müdürünün yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılması için haklı nedenlerin bulunup bulunmadığının kanıt yükümlülüğü, iddiayı ileri süren davacı ortağa aittir. ... kayıtlarının incelenmesinde davalı şirketin 19.10.1995 yılında 226.650,00-TL sermaye ile kurulduğu, şirket ortaklarının ... , ... ve ... ... olduğu, ... ...'nın münferiden imzaya yetkili şirket müdürü olduğu, şirketin son tescilini 25.01.2022 tarihinde yaptırıldığı görülmüştür. ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/... sayılı soruşturması ile müşteki ...'in şüpheli ... ... hakkında sahte özel belgeyi bilerek kullanma suçundan soruşturma başlatıldığı, yine ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2024/... sayılı soruşturma dosyasında müşteki ... tarafından müştekinin ortağı olduğu şirkete ait malları çalan kişi/kişiler hakkında kamu davası açılmasını talep ettiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/... sayılı soruşturması ile müşteki ... ın şüpheli ... ...'dan iki adet 3 yıllığına otel binası kiralandığı ve tahliye tehdidin ve hakarette bulunmasına ilişkin yapılan soruşturma dair olduğu görülmüştür. ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/... Esas sayılı dosyası ile genel kurul kararının iptali talep edilmiş olup alınan bilirkişi raporunda ...'in imzaları arasında genel kurul toplantı ve müzakere defterinde yer alan imzalar arasında irtibat tespit edilemediğinin belirlendiği; ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/... Esas sayılı dosyası ile alınan bilirkişi raporu ile ticari defterlerde yapılan inceleme neticesinde kullanılan kredilerin şirket için ve şirket menfaatine harcanmış olsa dahi birebir tespit etmek yevmiye maddelerinde mümkün olmadığı belirtilmiştir. Somut durumda; ilk hırsızlık olayına ilişkin davalı şirket ortağı ve müdürü davalı ... tarafından neden suç duyurusunda bulunulmadığı belli olmadığı gibi ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin dosyasından bilirkişi raporuna göre kullanılan kredilerin şirket için ve şirket menfaatine kullanıldığının birebir tespitinin mümkün olmadığı anlaşılmakla davalı ...'in müdürlük görevinden azli ile davalı şirkete kayyım atanmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile davalı ... ...'nın müdürlük görevinden azline, 2-Kayyımın görevinin bugünden itibaren kararın keşinleşeceği tarihe kadar şirketi temsil ve ilzama yetkili (YÖNETİM kayyımı) sıfatıyla devamına, keyfiyetin masrafı davacıdan alınarak ilanına, 3-Kararın bir örneğinin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne tevdine, -Kayyuma bu tarihten itibaren geçerli olmak üzere aylık 70.000,00-TL ücret takdirine, ücretin şirket tarafından karşılanmasına, 4-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin harç ve 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 855,20-TL'nin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 392,00-TL yargılama gideri davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen taraflara iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı.19/12/2024

Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Bu belge elektronik imza ile imzalanmış olup ayrıca ıslak imza uygulanmayacaktır.“5070 sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur.”

Atıf: İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/624, K. 2024/898, T. 19.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-14-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-624-e-2024-898-k-a0776a37ef55