Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/739 E. 2026/1413 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/739
- Karar No
- 2026/1413
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/739 - 2026/1413 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2022/739 KARAR NO : 2026/1413
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 25/06/2021 ESAS-KARAR NUMARASI : 2020/241 E., 2021/483 K.
DAVA : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 25/06/2026 YAZIM TARİHİ : 25/06/2026
Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Taraflar arasında dövizli grup sigorta poliçesi imzalandığını, poliçe kapsamında hasar ödemelerinin döviz olarak yapılmasının kararlaştırıldığını ve sigorta teminat oranının da %25 olarak belirlendiğini, davalı tarafça yapılan asfalt çalışması esnasında doğalgaz borusuna hasar verildiğini, gaz akışı kesilip onarım işlemlerinin yapıldığını, hasar tespit tutanağı ve ekspertiz raporu düzenlendiğini, raporda davalı şirket çalışanlarının kusuru sonucunda sigortalının 9.202,24 USD zarara uğradığının tespiti ile müvekkili şirketçe zararın 2.300,00 USD'lık kısmının 14/09/2017 tarihinde sigortalısına ödendiğini, bu miktardan davalının sorumlu olduğunu, ödenen tutarın tahsili amacıyla başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini ve takibin durduğunu öne sürerek Ankara 23. İcra Müdürlüğününü 2018/14924 sayılı takip dosyasına davalı itirazının iptaline, %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili özetle: Hasarın meydana gelmesinde tüm kusurun davacı şirketin sigortalısı olan ... A.Ş.'ye ait olduğunu, yönetmeliğe aykırı döşeme yapıldığını, davacı yanın sigortalısına bildirim yükümlüğünün müvekkiline ait olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince "......davalı .... ... A.Ş. tarafından 20.05.2017 tarihinde ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, ... ... önünde gerçekleştirilen asfalt çalışması esnasında, dava dışı ... A.Ş.'ye ait ve toprak altında bulunan DN 100 çapındaki çelik doğalgaz borusunun hasarlandığı, 17/08/2017 tarihli ekspertiz raporuna göre toplam hasar tutarının 9.202,25 USD olduğu, hasarın %25'ine isabet eden 2.300,56 USD'nin davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalısı olan ... A.Ş.'ye ödendiği, davacı sigorta şirketinin 2.300.56 USD tutarını davalıdan rücuen tahsili için takibe giriştiği, davalının borca itirazı üzerine takibin durduğu, davacının eldeki dava ile itirazın iptalini istediği görülmüştür. ... A.Ş.'ye ait doğalgaz tesisatı teknik esasları uyarınca; Çelik borunun aşırı yüke maruz kalabileceği (yol geçişi, araç geçişi vb.) durumlarda tranşe derinliği arttırılmalı ve boru üst seviyesinin tranşe üst seviyesine olan mesafesi 80 cm olmalıdır. Bu derinliğin sağlanamayacağı durumlarda çelik kılıf kullanmak şartı ile tranşe derinliği en az 60 cm olmalıdır. Teknik esaslar bu şekilde belirlenmesine karşın, hasarın meydana geldiği yerde boruların, teknik esaslara uyulmadan döşendiği dosyaya kazandırılan delillerden anlaşılmıştır. Gerçekten de; olay yeri inceleme tutanağı ve itfaiye raporu ile kaza yerine ait fotoğraflardan; davalı şirket çalışanlarınca mevcut asfaltın 8-10 cm kadar kazınması sırasında, dava dışı ... A.Ş'ye ait borunun hasarlandığı tespit edilmiştir. Böylece, kazı çalışmasında hasarlanan DN 100 çelik doğalgaz borusunun asfalt üst seviyesinin 8-10 cm altında bulunduğu, davalı tarafça freze makinası ile yapılan asfalt kesme işlemi sırasında delindiği ve delinen doğalgaz boru hattından sızan gazın çalışma sırasında ortaya çıkan kıvılcım etkisi ile tutuşarak yangına sebebiyet verdiği, doğalgaz borusunun asfalt üst seviyesinin 8-10 cm altında olmasının tranşe derinliklerine uygun olmadığı, teknik esaslara aykırı olduğu, olayın meydana geldiği yerde asfalt kazıma ve serpme çalışması yapan davalı şirketin teknik şartname ve kurallara aykırı çalışmasının bulunmadığı, hasarın meydana gelmesinde kusur ve ihmalinin olmadığı anlaşıldığından davanın reddine......" karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Kazının izinsiz yapıldığı, refakatçi bulundurulması gerektiği, kusurun davalıda olduğu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği nedenleriyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, sigortalıya ödenen bedelin rücuen tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine, 2-) Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 732 TL istinaf harcından peşin alınan 80,70 TL'nın mahsubu ile bakiye 651,30 TL'nın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-) Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 361 madde gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi.25/06/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip