Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi 2022/527 E. 2022/544 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/527
Karar No
2022/544
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/527

KARAR NO : 2022/544

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 27/12/2021

NUMARASI : 2021/134 Esas - 2021/495 Karar

DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/04/2022

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil Şirkete ... sayılı Nakliyat Emtea Sigorta Poliçesi ve ... Sayılı Abonman Sözleşmesi ve ona tekaddüm eden ICC (A) Klozu hükümlerine kapsamında, ... TİC.A.Ş. adına sigortalı makarna emtiası, davalı taşıyanın temin ettiği 11 adet konteynere ( dava konusu ... tanıtıcı numaralı konteynere ) tam ve hasarsız yüklenerek gene davalı taşıyanın 14.04.2020 tarih ... nolu navlun faturası ... Nolu Bill Of Lading tahtında taşıma taahhüdü altında Mersin Limanına, "..." adlı gemiye yüklenmek suretiyle aktarmalı olarak Douala / Kamerun'a sevk edildiğini ve Kamerun, Doula limanında gemiden tahliye edilen konteynerler gerekli işlemlerin tamamlanması neticesinde, tırlarla Çad'a alıcı firma tesisine sevk edildiğini, Konteynerin tahliyesi esnasında; konteynerin sağlam mührü açılmış ve boşaltma esnasında konteynırın tavan kısmındaki delik-yırtık-deformeden sirayet eden su nedeniyle konteyner içeriği ürünün ıslanmış olduğunun görülmesi üzerine, N'Djamena Mahkemeleri ve İstinaf Mahkemesi Avukatı Victorien Mouo Houloulou ile irtibata geçilerek inceleme talebinde bulunulduğunu, emtianın tahliyesi sonrasında yapılan ekspertiz incelemesinde hasarın deniz suyundan kaynaklanmadığını, 1870 koli makarna emtiasının ıslanarak hasarlandığını, sovtaj değerinin bulunmadığını, emtia satış faturasına göre yapılan hesaplama da hasar miktarının 10.004,50 USD olduğunu, %10 ilave bedel 1.000,45 USD eklenmesi, poliçe muafiyet miktarı (sigorta bedelinin %1 i) 1.747,84 USD düşülmesiyle neticede 9.257,11 USD karşılığı 62.020,79 TL sigorta tazminatı 03.09.2020 tarihinde sigortalıya tediye edildiğini belirterek 62.020.79 TL sigorta tazminatının 03.09.2020 ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, dava vekalet ücreti, yargılama harç ve masraflarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın taraflar arasında yetki ile yetkilendirilmiş Londra'da bulunan İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi'nde görülmesi gerektiğini, sigortalı mal bedelinini tam ve eksiksiz olarak tahsil edildiğini, iddia oluan hasarın ne zaman ve ne şekilde meydana geldiğinin açık ve belli olmadığını, TTK 1185 uyarınca taşıyana süresinde hasar ihbarı yapılmadığını, konişmentodaki kayıtlara göre müvekkilinin konteyner içindeki yükün halini ve vaziyetini bilmediğini belirterek davanın milletlearası yetki şartı uyarınca yetki yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Davalı vekili tarafından konişmentoda bulunan yetki kaydı nedeniyle Milletlerarası yetki itirazında bulunulmuş olmakla öncelikle bu hususta değerlendirme yapılması gerektiği, Türk acentenin varış/çıkış bildirim formunu düzenlediği görülmekle taşıyana izafeten dava yöneltilebileceği, bu suretle taraf teşkilinin sağlanmış olduğu, dava konusu taşımanın ... numaralı konişmento tahtında Mersin Limanından Douala Limanına yapıldığı, uyuşmazlık yabancılık unsuru taşıdığından yetki itirazının MÖHUK kurallarına göre belirleneceği, MÖHUK 47.maddesinde, "yer itibariyle yetkinin kamu düzeni veya münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde taraflar arasındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşma yapılabileceği" düzenlemesinin bulunduğu, konişmentonun arka yüzünde yer alan taşıma şartlarının düzenlendiği 26.maddedesinde sözleşmeden doğan taleplerde Londra'da bulunan İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi'nde yetkili olacağının belirtildiği, taşımaya ilişkin düzenlenen konişmentonun davalı taşıyan tarafından imzalandığı, navlun faturasının taşıyan Maersk SA tarafından düzenlendiği, Türk acentenin taşıma sözleşmesini yaptığına ya da taşımayı üstlendiğine dair delil bulunmadığı, bu nedenle münhasır yetkiden bahsedilemeyeceği, konişmentodaki yetki şartına göre somut uyuşmazlık yönünden İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi'nin yetkili olduğu kanaatine varıldığından, davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile davanın yetkisizlik nedeniyle reddine," karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dosyaya sunulu e mail yazışmaları ile taşıma rezervasyonunun Türkiye'de ... A.Ş. tarafından düzenlendiğinin ispatlandığını, dosyada sunulu navlun faturasının davalı taşıyanın Türkiye şirketi / acentesi izafeten dava açılan tarafından, taşıyan nam ve hesabına düzenlendiğini, Mersin Gümrük Müdürlüğü'nden gelen cevabi yazı ve ekinde gönderilen 610012490 nolu 10.04.2020 tarih 20330100CB00000000737 Tescil nolu t.c. varış/çıkış bildirim formunun acentenin beyanı üzerine düzenlendiğini, yüksek mahkeme emsal kararlarında belirtildiği üzere taşıma ilişkisinde aracılık yapan, görev alan acentenin Türkiye'de bulunması halinde yetkili mahkemenin Türkiye Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, Londra'da Yüksek Mahkemesinin tüm yüksek değerli ve büyük önem içeren davalarla ilk derece mahkemesi olarak baktığını, dava tutarı nazara alındığında işbu davanın adı geçen mahkemede görülmeyeceğini, dolayısı ile yetkili kılınan mahkemenin ilk derece mahkemesi olmadığını, yetkili mahkemenin belirlilik şartını taşımadığını, diğer yandan düzenlenen deniz taşıma konşimentosu şartları, davalı taşıyanın denizcilik sektöründe hakim kuruluşlardan biri olmasının beraberinde gelen adeta istem dışı kabul edilmek zorunda kalınan şartlar içeren tip sözleşme olduğunu, bu hali ile taraflar arasında sözleşme şartlarının müzakare edilmediğini, taşıtanın/gönderenin/alıcının vd. kişi ve kuruluşların iradelerinin "baskı altında sözleşme yapılması sebebiyle" sakatlandığı genel işlem şartı olduğunu, Sözleşme koşullarının müzakere edildiğine ve sözleşme koşullarına ilişkin bilgilendirme yapıldığına ilişkin bir belge/delilin dosyaya sunulmadığını, bu hali ile yetki şartı TBK'nun emredici hükümleri arasında yer alan Md. 20 ve devam eden hükümlerine aykırı olduğunu, yetki şartının geçerli olmadığını, dava konusu uyuşmazlığın döviz cinsinden yaklaşık 9.200 USD civarında olduğunu, İngiltere'de bu tutarda bir dava açmanın maliyetinin yüksek olduğunu, bu durumda Londra'da tazminat davası açmaya zorlanmanın açıkça hak arama özgürlüğüne aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE :Dava, deniz taşıması sırasında oluşan hasar bedelini sigortalısına ödeyen sigorta şirketinin, ödediği bu bedeli taşıyan taraftan rücuen tahsili istemli alacak davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıkta Türk Mahkemelerinin münhasır yetkisi bulunup bulunmadığı noktasındadır.Dava konusu taşımaya ilişkin 596418408 numaralı Multimodal Taşıma Konşimentosu, davacının sigortalısı ... Tic. A.Ş.'nin ihraç ettiği 11 adet konteyner içerisindeki makarna(spaghetti) emtiasının ... isimli gemiyle Mersin/Türkiye limanından Douala/Kamerun limanına taşınmasına ilişkin olarak, taşıyıcı sıfatıyla ... tarafından düzenlenmiştir.Taşımaya konu ihracata ilişkin satıcı tarafından, alıcıya 09.03.2020 tarihli 632 nolu 1.070.555,06 USD bedelli fatura kesilmiş ve teslim şekli CIF olarak belirtilmiştir. Davacı sigorta şirketi tarafından davaya konu deniz taşıması 02.04.2020 tarihinde "nakliyat emtea sigorta poliçesi" ile ziya ve hasarlara karşı sigortalanmış bulunmaktadır. Bu sigorta poliçesinin sigortalısı satıcı/gönderen şirkettir. Davacının sigortalısı tarafından tazminat talep edilmesi üzerine yapılan ekpertiz çalışması sonucunda 62.020,79 TL ödenmiş ve buna ilişkin düzenlenen tazmin makbuzu ile sigortalının alacakları temlik alınmıştır.Davacı tarafından, taşımaya konu eşyada meydana gelen zarardan davalının sorumlu olduğu iddiasıyla eldeki tazminat açılmıştır. Davalı tarafça, süresi içerisinde milletlerarası yetkisine itiraz edilerek uyuşmazlıkta Londra Yüksek Mahkemesinin yetkili olduğu beyan edilmiştir. Türkiye Cumhuriyetinin taraf olduğu milletlerarası sözleşme hükümleri saklı olmak kaydıyla yabancılık unsuru taşıyan özel hukuka ilişkin işlem ve ilişkilerde Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun hükümlerine göre tespit edilmelidir. Bu kapsamda bir uyuşmazlıkta MÖHUK'un 47. Maddesine göre, yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde, uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda taraflarca yapılacak yazılı bir sözleşme ile inhisari olarak kararlaştırılması halinde Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi sona erecektir.Dosyada sunulu bulunan 596418408 nolu konişmento ekinde Taşıma Şartları/Safmarine Şartları'nın 26 maddesinde, Amerika bağlantılı taşımalarda ise münhasıran New York kuzey bölgesi federal mahkemesinde, diğer durumlarda ihtilafların Londra'daki İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinde görüleceği, alternatif olarak taşıyıcının takdirinde olarak taşıyıcı tarafından tacirin yerleşim yerinde dava açılabileceği hususları düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 1237. Maddesine göre; Taşıyan ile konişmento hamili arasındaki hukuki ilişkilerde konişmento esas alınır, taşıyan ile taşıtan arasındaki hukuki ilişkiler ise navlun sözleşmesinin hükümlerine bağlı kalır. Anılan bu düzenlemede 'taşıyan ile taşıtan arasındaki ilişkinin navlun sözleşmesi hükümlerine bağlı kalacağı' öngörülmüş olmakla birlikte navlun sözleşmesi hakkında ayrı bir belgenin düzenlenmediği hallerde, taşıyan ile taşıtan arasındaki ilişkide de konişmento esas alınır; zira konişmento bir navlun sözleşmesi yapıldığını ve şartlarını tespit eder (Kender/Çetingil/Yazıcıoğlu, a.g.e, s.193). TTK'nın 1228 Maddesine göre; Konişmento, bir taşıma sözleşmesinin yapıldığını ispatlayan, eşyanın taşıyan tarafından teslim alındığını veya gemiye yüklendiğini gösteren ve taşıyanın eşyayı, ancak onun ibrazı karşılığında teslimle yükümlü olduğu senettir. Bu belge bir gemi sirketinin veya onun yetkili acentesinin veya yükleme limanında acentesi yoksa gemi kaptanının malı yükletene verdigi, nama, emre ve hamile yazılı olarak düzenlenebilen ve belge konusu malların taşınmak üzere kabul edildigini gösteren kıymetli evrak niteliğinde taşıma senedidir. Yetki şartının bulunduğu düzenlemede davacı taraf sigortalısının imzası yer almadığı gibi ayrı bir navlun sözleşmesi de bulunmamakla birlikte konişmento yükletene verildiği ve konişmentoda yer alan Taşıma Şartları/Safmarine Şartlarına itiraz edilmemiş olması nedeniyle, taşıyan ile taşıtan arasındaki hukuki ilişkiler için uygulanması gereken navlun sözleşmesinin bulunmaması nedeniyle onun yerine kaim olarak uygulanacak olup Maersk A/S tarafından imzalanan konişmentoda yer alan yetki şartı dava doğrudan acentenin şahsına da açılmadığından gönderici yükleten ve onun halefi olan sigorta şirketi için de bağlayıcıdır. Konşimentolar davalının Türkiye acentesi tarafından düzenlenmemiş olup, davalının Türkiye acentesi'nin bir kısım işlemlerde bulunması tek başına taşıma sözleşmesinin yapılmasına davalının Türkiye acentesinin aracılık ettiğini ispata yeterli değildir. Buna göre eldeki davada acentenin aracılık ettiği sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı açılacak davalara ilişkin bir düzenleme olan TTK'nın 105. maddesinin uygulanma olanağı yoktur. Genel işlem koşulları, bir sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleridir. Buna göre bir sözleşmede genel işlem koşulları bulunması bu düzenlemeleri geçersiz kılmaz. Ancak sözleşme kapsamındaki karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem koşullarının geçerli olması, sözleşmenin yapılması sırasında düzenleyenin karşı tarafa, bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi verip, bunların içeriğini öğrenme imkânı sağlamasına ve karşı tarafın da bu koşulları kabul etmesine bağlıdır. Sözleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı olan genel işlem koşulları da yazılmamış sayılır.6098 sayılı TBK'nın 20 vd. maddelerinde düzenlenen genel işlem koşullarına ilişkin hükümler tacirler hakkında da geçerli olmakla birlikte, genel işlem koşullarının TTK'nın 18/2. Maddesinde düzenlenen her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğü ile birlikte değerlendirilmesi gerekir. Konişmento ekinde taşıyanın hüküm ve koşullarına ilişkin düzenlemeler ticari hayatta yaygın olarak kullanıldığından, deniz yoluyla ihracat işiyle uğraşan yükletenin konişmentoyu kabul ettikten sonra basiretli bir iş adamı gibi konişmentodaki düzenlemeleri incelemesi ve varsa itirazlarını bildirmesi gerekir. Yükleten her hangi bir koşula itiraz etmeden taşıma tamamlandığına göre genel işlem koşullarının geçersiz olduğunun kabul edilmesi mümkün değildir.Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen ve yabancılık unsuru içeren eldeki davada, konişmentonun arka sayfasında bulunan taşıyanın şart ve koşullarının 26. maddesi ile taraflarca Londra'da İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin inhisari yetkisinin kabul edilmesi karşısında MÖHUK 47/1 ve HMK'nın 18. Maddeleri uyarınca davaya konu uyuşmazlık ve bu uyuşmazlıkta yetkili mahkeme ismen belirlenmiş olup geçerli bir yetki sözleşmesi bulunduğuna göre, Türk mahkemelerinin yargı yetkisi bulunmamaktadır. Bu dava, ancak yabancı mahkemenin kendisini yetkisiz sayması veya Türk mahkemelerinde yetki itirazında bulunulmaması hâlinde yetkili Türk mahkemesinde görülebilir.Davalı cevap dilekçesiyle süresi içerisinde milletlerarası yetki itirazında bulunmuştur. Bu halde uyuşmazlığın Türk mahkemelerinde görülmesi mümkün değildir. Davacı taraf, eldeki davanın İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin görev alanına girmediğini iddia etmiş ise de, dosya içerisinde İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin kendisini görevsiz saydığına ilişkin bir kayıt bulunmadığından bu durum tek başına Türk mahkemelerini yetkili kılan bir husus değildir. Bu nedenle mahkemece milletlerarası yetki itirazı kabul edilerek davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsilik görülmemiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; yetki şartının geçerli olması, uyuşmazlığın Türk Mahkemelerinin münhasır yetkisine giren bir işlemden kaynaklanmaması ve kamu düzenine aykırılık bulunmaması ile deniz ticaretiyle ilgili özel hukuka ilişkin olması karşısında ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.28/04/2022

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2022/527, K. 2022/544, T. 28.04.2022, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-43-hukuk-dairesi-2022-527-e-2022-544-k-265053886bf4