Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/311 E. 2026/569 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/311
Karar No
2026/569
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

45. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2022/311

KARAR NO: 2026/569

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2017/1326

KARAR NO: 2021/1125

DAVA TARİHİ : 06/12/2017

KARAR TARİHİ: 25/11/2021

DAVA: İtirazın İptali

KARAR TARİHİ: 22/04/2026

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile müvekkili şirket arasında imzalanan Kurumsal Tip Abonelik Sözleşmesi ile davalıya taahhütlü 150 adet hattın kullandırıldığını, davalı ödemelerin tam ve zamanında yapılmamış olması nedeniyle borçlu bulunduğunu, davalının kullanmış olduğu hatlara ilişkin olarak gönderilen 22.04.2014 son ödeme tarihli 1.454,50 TL, 22.05.2014 son ödeme tarihli 1.391,00 TL, 22.07.2014 son ödeme tarihli 14.013,56 TL tutarlı faturaları ödememesi üzerine başlatılan .... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasına davalının haksız itiraz ettiğini beyanla, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili bir tüzel kişilik ise de; nihai kullanm amacı ile sözleşme imzalandığını ve cıhaz satın alınmak istendiğini, bu sebeple müvekkili nihai kullanıcı sıfatını taşıyan tüketici konumunda olduğundan görevli ve yetkili mahkemelerin İstanbul Tüketici Mahkemeleri olduğunu, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından reddinin gerektiğini, sözleşme konusu cihazların müvekkiline teslim edilmediğini ve gerekli hizmetlerin de sunulmadığını, müvekkilinin yaptığı görüşmelerin ve talep dilekçelerinin sonuç vermemesi üzerine .... Noterliğinin 26.02.2014 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarının davacıya gönderildiğini, davacının sözleşmenin kendisine yüklediği edimleri ifa etmediğini savunarak davanın reddini ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67 vd maddeleri gereğince iptali talebine ilişkin davada, taraflar arasında kurumsal tip abonelik sözleşmesi imzalandığı hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacı tarafında iddia edilen cihazların ve hatların tamamının davalının kullanımına sunulup sunulmadığı, teslim edilip edilmediği noktasında olduğu davacının dava dilekçesine konu hatların ve cihazların tamamının davalının kullanımına sunulduğunun ve teslim edildiğinin ispat edilmesi gerekmekte olup, ispat yükü davacı tarafta olduğu, davalı tarafından dava konusu 150 adet hat tahsisi ve 42 adet cihazın davalıya teslimine ilişkin

belgelerdeki imzaların davalı şirket yetkililerine ait olmadığı ileri sürülmüş, bu kapsamda dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, 27.02.2020 tarihli bilirkişi raporu ile dava konusu teslim tutanaklarındaki imzaların davalı şirket yetkililerine ait olmadığının tespit edildiği, yapılan imza incelemesinde sonra mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılması için dosya alanında uzman bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, taraflara inceleme gün ve saatinde ticari defter ve kayıtları incelemek üzere süre verilmiş, davacı ve davalı ticari defter ve kayıtları incelenmiş ve bilirkişi raporu düzenlendiği, alınan bilirkişi heyet raporu gereğince taraflar arasındaki uyuşmazlığa konu 3 adet faturanın olduğu, iş bu faturaların toplamının 16.859,06.-TL olduğu, takibe konu olan faturaların davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, iş bu faturalarda toplam tutarı 2.845,50.-TL (1.454,50.-TL41.391,00.-TL) olan 2 adet faturanın davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu 14.013.56.-TL tutarlı faturanın davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığının tespit edildiği, tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından dava konusu 150 adet hat ve 42 adet cihazın kullanımının ve tesliminin davalıya yapıldığının iddia edildiği, davacı tarafında anılan hususların yöntemince ispat edilmesi gerektiği, dosya kapsamında alınan 27.02.2020 tarihli bilirkişi raporu ile dava konusu teslim tutanaklarındaki imzaların davalı şirket yetkililerine ait olmadığının tespit edildiği, tarafların ticari defter ve kayıtları ile celp edilen evraklar üzerinden yapılan bilirkişi heyeti incelemesinde davalı şirket tarafından sadece toplam tutarı 2.845,50.-TL (1.454,50.-TL+1.391,00.-TL) olan 2 adet faturanın ticari defter ve kayıtlarına işlediği ve bu faturaları davalının kabul etmiş sayılacağı, davacının anılan iki adet faturaya konu hizmeti/malı teslim ettiğini ispatladığının kabulü gerektiği, 08.08.2021 tarihli bilirkişi heyet raporu dikkate alındığında cihaz IMEI numaraları ile eşleşen IMEI numarasına rastlanmadığı, davacının dava konusu 14.013,56-TL tutarlı faturaya konu mal ve hizmeti davalıya verdiğini/teslim ettiğini yöntemince ispat edemediği, davalı tarafından toplam tutarı 2.845,50.-TL (1.454,50.-TL41.391,00.-TL) olan 2 adet faturanın ödendiğine ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin sunulmadığı, davalının takipten önce temerrüte düşürüldüğüne ilişkin herhangi bir evrak bulunmadığı anlaşıldığından davacının işlemiş faiz ve gecikme bedeli talebinin yerinde olmadığı, dosya kapsamında alınan 27/02/2020 tarihli ve 08/08/2021 tarihli bilirkişi raporu ile davacı tarafından iddia edilen cihazların ve hatların davalıya tesliminin yapıldığının yöntemince ispat edilemediğinden davanın kısmen kabulüne, davalının .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile, 2.845,50-TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden takibin devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verildiği, dosyaya konu alacağın faturaya dayanması sebebiyle alacağın likit ve davalının haksız olduğu anlaşıldığından, hükmedilen asıl alacak miktarı üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedildiği gerekçesiyle Davanın KISMEN KABULÜNE, Davalının .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN KISMEN İPTALİ ile, 2.845,50-TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden takibin DEVAMINA, Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE, Hükmedilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; takibe konu üç fatura da aynı hatlardan ve cihazlardan kaynaklı faturalar olup faturalar arasındaki tek farkın ücreti oluşturan kalemlerin miktarı olduğunu, mahkeme bir yandan davalıya söz konusu hatların ve cihazların teslim edilmediğine karar verirken bir yandan ise hat kullanım ve cihaz taksit ücretlerinden oluşan 2 adet faturanın doğru olduğunu kabul etmesi nedeniyle kararın kendi içerisinde çelişkili olduğunu, davalının ticari defterlerinde görüldüğü üzere sadece davaya konu iki adet fatura değil 2013-2014 yıllarında neredeyse her ay fatura düzenlendiğini ve bu faturaların davalı tarafça ödendiğini, bu durumun açıkça ortadayken sözleşmedeki imzaların davalının yetkilisine ait olmadığını ya da cihaz ve hatların teslim edilmediğinin kabul edilmesinin çelişkili olduğunu, 21.05.2012 tarihinde 36 ay taahhütlü aylık 1.500,00 TL tutar karşılığında ...taahhütü karşılığında 42 adet ... cihaz verildiğini ve taahhüt süresi dolmadan hatların iptalinden kaynaklı 13.912,08 TL cezai bedel yansıdığını, ... abone numarasına ait hatların 29.06.2014 tarihinde ödenmemiş faturalarından dolayı iptal edildiğini, davalı abonenin hizmet aldığının aşikar olduğunu, bu noktada davalının hatları ve cihazları almadığı kullanmadığı savunmasının çürütüldüğünü belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE

Dava, abonelik sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacaklarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Davaya konu .... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısının davacı, borçlunun ise davalı şirket olduğu, 16.747,97 TL faturalı ana tutar, 111,09 TL gecikme bedeli ve 832,04 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 17.691,10 TL üzerinden 22.08.2014 tarihinde .... İcra Dairesi'nin .... sayılı dosyası ile başlatılan takipte yetki itirazının kabulü ile İstanbul İcra Dairesine gönderilen icra takibinde "ekli listedeki faturalar" borcun sebebine dayanıldığı, ödeme emrinin takip borçlusuna tebliğ edildiği, 07.04.2017 tarihinde borca itiraz edildiği, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 67 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davasının açıldığı tespit edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince grafoloji uzmanı bilirkişiden aldırılan 27.02.2020 tarihli raporda:".... A.Ş. adına düzenlenmiş ve şirket kaşesi üzerine atılmış imzaları içeren;

1) 11.05.2012 tarihli ... İnternet Paketi Kampanyası Taahhütnamesi ve ekleri,

2) 21.05.2012 tarihli ... Kampanyası Taahhütnamesi ve ekleri,

3) 15.07.2012 tarihli ...Kampanyası Taahhütnamesi ve ekleri,

...İnceleme konusu Taahhütnamelerde ... A.Ş. kaşesi üzerine atılmış imzalar ile davalı şirket yetkilileri ... ve ...'ya ait mevcut karşılaştırma imzaları arasında, imza incelemesinde kullanılan grafolojik ve kaligrafik tanı unsurları bakımından çok önemli farklılıklar saptandığından, söz konusu imzaların, mevcut karşılaştırma imzalarına kıyasla davalı şirket yetkilileri ... ve ...'nın eli ürünü OLMADIĞI..." şeklinde kanaat bildirilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince borçlar mevzuatından kaynaklı nitelikli hesaplamalar uzmanı, telekomünikasyon haberleşme uzmanı ve mali müşavirden oluşan bilirkişi heyetinden aldırılan 08.08.2021 tarihli raporda:"...Taraflar arasında imzalandığı iddia edilen 15.06.2012 tarihli Cihaz Teslim Tutanağında belirtilen 42 Adet TMEİ numarasının, ....Başkanlığı'nın, ....11.2020 tarih ve Sayı: ...ile vermiş olduğu ....PDF kayıtları ile yapılan karşılaştırmada 32 Adet IMEI numarasının (27.10.2018 - 28.10.2020 tarih aralığında) eşleşmediği, 10 Adet IMEİ numarasının dava dışı kişiler üzerine kayıtlı olduğu görülmektedir.

Davacı, ...A.Ş. tarafından, Davalı Şirket'e ait olan ....abone numaralı hatların kullanıldığı cihazlara ait IMEI bilgileri, 10.12.2019 tarihli REF.NO:...sayılı yazı ile toplam 33 Adet olduğu, ....... ve bu 33 adet GSM aboneliği üzerinde toplam 135 Adet IMEI numaralı cihazlardan hizmet alımı yapıldığı, ancak dosya içeriğine sunulan Cihaz Teslim Tutanağında alındığı iddia edilen 42 Adet IMEI numaralı cihaz bilgileri ile dosya içeriğine sunulan 135 Adet IMEI numarasının karşılaştırılmasında, 42 Adet IMEI numarası ile 135 Adet IMEI numaraları arasında eşleşen IMEİ numarasına rastlanmamıştır.

...Davacı-Davalı şirket tarafından ibraz edilen 2014, 2015, 2016, 2017 yıllarına ilişkin ticari defterlerin; açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbiri doğruladığı, ticari defterlerinin kayıt nizamı bakımından uygun olduğu davacı-davalı şirket lehine veya aleyhine delil kabiliyetleri Sayın Mahkemeniz takdirinde olduğu, Tarafların Ticari Defterlerine Göre; Tarafların tacir olduğu ve taraflar arasında ticari ilişkinin olduğu, takibe konu faturaların toplamının 16.859,06-TL olduğu, takibe konu olan faturaların davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı şirketin ticari

defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten 16.859,06.-TL alacaklı olduğu, davalı şirketin ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten 2.845,50-TL alacaklı olduğu taraf ticari defterlerindeki farkın 14.013,56-TL olduğu iş bu farkın sebebinin davacının davalı adına düzenlemiş olduğu 22.07.2014 tarihli ... nolu 14.013,56-TL tutarlı faturanın olduğu, davacı tarafından davalıya 150 adet hat tahsisi ve 42 adet cihaz teslimine ilişkin belgelerdeki imzaların davalı yetkililerine ait olmadığının bilirkişi raporuyla tespit edildiği, bu hususlar dikkate alındığında davalının itirazı sonucu duran icra takibinin, davalının ticari defterlerine kayıtlı olduğu anlaşılan (1.454,50-TL+1.391,00-TL) olan 2 adet faturanın toplam bedeli olan 2.845,50-TL üzerinden devam edebileceği..." şeklinde kanaat bildirilmiştir.Davacı tarafın istinafına göre uyuşmazlık, davacının takip konusu reddedilen miktar yönünden düzenlenen ... abone numarasına ait 14.013,56 TL bedelli 30.06.2014 tarihli fatura nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Uyuşmazlık konusu bu fatura davanın kabulüne karar verilen miktar yönünden düzenlenen iki ayrı faturadan farklı olarak taahhüt ceza bedeli 13.912,08 TL, gecikme faizi 97,30 TL, vergi toplamı 4,08 TL kalemlerinde oluşmaktadır. Faturanın başlıca alacak kalemini oluşturan taahhüt ceza bedelini davacı vekili "21.05.2012 tarihinde 36 ay taahhütlü aylık 1500 TL tutar karşılığında ...taahhütü karşılığında 42 adet ... cihaz verildiğini ve taahhüt süresi dolmadan hatların iptalinden kaynaklı" olarak açıklamıştır. Bu kapsamda taraflar arasındaki 21.05.2012 tarihli ... Kampanyası Taahhütnamesi düzenlendiği iddia edilmiştir. Davalı vekilince dava açılmadan önce davacı şirkete gönderilen .... Noterliği'nin 26.02.2014 tarihli ....yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 42 adet ... cep telefonunun teslim edilmediği bildirilerek bu konudaki itirazları ileri sürülmüş olup, 28.02.2014 tarihinde ihtarname davacı şirkete tebliğ edilmiştir. Davalı vekili bu sözleşmeye itiraz ederek altındaki imzaların davalı şirket yetkililerine ait olmadığını savunmuş, mahkemece grafoloji uzmanı bilirkişiden aldırılan 27.02.2020 tarihli denetime açık raporunda mukayeseye esas imza örnekleri ile karşılaştırma yapılarak bu sözleşme aslıda incelenmiş ve imzanın davalı şirket yetkililerine ait olmadığı tespit edilmiştir. 21.05.2012 tarihli ... Kampanyası Taahhütnamesi kapsamında 42 adet ... cep telefonunun teslimine ilişkin Cihaz Teslim Tutanağındaki bildirilen imeı numaralarından ise davalı şirket adına eşleşen çıkmadığı telekomünikasyon haberleşme uzmanı bilirkişi tarafından heyet raporunda tespit edilmiştir. 14.013,56 TL bedelli 30.06.2014 tarihli faturanın davalı şirket defterlerinde kayıtlı olmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda davacı tarafın üzerinde bulunan ispat yükü uyarınca davalı şirket ile uyuşmazlık konusu sözleşmenin imzalandığı ve bu sözleşmenin ifa edilmemesi nedeniyle cezai şart mahiyetinde 21.05.2012 tarihli ... Kampanyası Taahhütnamesinin 16. maddesine dayalı olarak düzenlediği faturadan kaynaklı olarak alacaklı olduğunu ispat edemediği kanaatine varılmıştır. Davacı vekili istinaf dilekçesinde diğer önceki tarihli iki ayrı faturaların davalı defterinde kayıtlı olduğunu, davalının hizmet aldığını bu nedenle de kararın kendi içerisinde çelişkili olduğuna dayanmış ise de, taraflar arasında çok sayıda sözleşmeler imzalandığına yönelik davacı vekilince kayıtlar sunulduğu, önceki fatura içeriklerinde de istinaf konusu uyuşmazlık haricindeki "... Taahhüt Cihaz Taksidi - ...." gibi açıklamaların olduğu anlaşılmakla önceki fatura konularının iş bu cezai şart faturasına konu uyuşmazlıktan farklı olması nedeniyle mahkeme kararında bu anlamda çelişkinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

Açıklanan sebeplerle; incelenen mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanunun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanunun 353/1.b.1 alt bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Davacı tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,

3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcının davacı tarafından yatırılan 80,70 TL 'nin mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,

4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,

6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.22/04/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/311, K. 2026/569, T. 25.11.2021, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-311-e-2026-569-k-6ab357a2c452