Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/228 E. 2022/538 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/228
Karar No
2022/538
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/3418 KARAR NO : 2025/4051 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/05/2024 NUMARASI : 2023/469 Esas - 2024/485 Karar DAVANIN KONUSU: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İstirdat) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı tarafından, asıl borçlu... ... Tic. Ltd. Şti. aleyhine İstanbul 25. İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyası üzerinden takibin başlatıldığını, bu takip kapsamında Edirne İcra Dairesince ... Talimat dosyasında takip dışı 3. Kişi konumundaki müvekkili ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.'nin 1. Murat Mahallesi Eski Sanayi Sitesi Karşısı No:...Merkez/Edirne adresine 03/03/2022 tarihinde hacze gelinmiş ve müvekkiline ait malların haczedildiğini, müvekkili tarafından borçlu olmadığı halde haciz baskısı altında alacaklı vekili ...'ın hesabına 215.590,00-TL gönderildiğini, davalının aslen hakkı olmadığı bir alacağı, kötü niyetle ve müvekkilini zarara uğratmak maksadıyla tahsil ettirildiğini, davalının haksız biçimde tahsil etmeye çalıştığı davaya konu borcun muhatabı müvekkili ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. Olmadığını, tahsil edilen miktarın istirdadı için işbu davayı açtıklarını, dosya kapsamında 13/03/2023 tarihinde alacaklı vekili Av. ... tarafından dosyanın haricen tahsil sebebiyle kapatılmasını talep ettiğini, dosyanın işbu beyan ile kapatıldığını, bilindiği üzere istirdat davasının normal bir eda davası olduğunu, icra takibi sırasında sebepsiz olarak ödendiğini iddia edilen paranın geri verilmesinin istenebileceğini, istirdat davasının biri takip hukukuna, diğerinin maddi hukuka ilişkin olmak üzere iki şartı olduğunu, ilk şartın geri verilmesi istenen paranın icra takibi sırasında ödenmiş olduğunu, ikinci şart ise, maddi hukuk bakımından aslında borçlu olmadığı bir parayı cebri icra tehditi altında ödemek zorunda kalmış olması olduğunu, somut olay bakımından her iki şartın da gerçekleştiğini, şöyle ki; haciz sırasında haciz mahalline gidildiğini, istihkak iddiasında bulunulduğunu, alacaklının itirazı üzerine dosya icra tetkik merciine gönderildiğini, İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/228 E. - 2022/538 K. Sayılı ilamı ile tarafımıza istihkak davası açmak için süre verildiğini, akabinde de taraflarına İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesi 2022/492 E. Sayılı istihkak davası ikame edildiğini, müvekkilinin ise İstanbul 25. İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyası kapsamında haciz tehdidi altında 215.590,00-TL'yi alacaklı ... ... A.Ş. Vekili ...'ın hesabına icra dosya numarasını da bildirerek ödediğini, davalının, davacı müvekkilinden sözde alacağını bu yolla tahsil ettiğini, İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesi 2022/492 E.- 2023/52 K. Sayılı kararı ile haczedilen malların müvekkili şirkete ait olduğunun tespitine ve dosyadaki hacizlerin fekkine karar verildiğini, İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesince verilen kararın akabinde taraflarına İstanbul 25. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına, müvekkilinin söz konusu dosya ile ilgili herhangi bir borcunun olmadığının anlaşıldığını, alacaklı vekilinin hesabına icra dosyası numarası bildirilerek yapılan ödemenin iadesi için muhtıra yazılması için talep gönderildiğini, icra dairesince beyan dilekçesinin alacaklı vekiline bildirilmesine karar verildiğini, görüldüğü üzere istirdat davası için öngörülen şartlar somut olay bakımından sağlanmış olduğunu, müvekkilinin bahsi geçen şekilde bir borcu bulunmadığı halde ödemiş olduğu miktar ile davalının haksız kazanç elde ettiğinin, bu durumun tespit edilerek müvekkilinin haksız yere uğradığı zararın giderilmesi için işbu istirdat davasının ikame ettiklerini, Müvekkili ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.'nin borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı 215.590,00-TL’nin tarafların tacir olması sebebi ile ödeme tarihi olan 30.05.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile istirdadına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili ... ... A.Ş.'nin alacağına istinaden borçlu... ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi ve ... aleyhine İstanbul 25. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyadan icra takibi başlatılmış olduğunu ve takibin kesinleştiğini, bunun üzerine borçlunun faaliyet gösterdiği adrese Edirne İcra Dairesi ... Talimat sayılı dosya üzerinden hacze gidildiğini ve borçlunun akrabası tarafından istihkak iddiasında bulunulduğunu, akabinde itirazlarının sunulması ile birlikte İstanbul 25. İcra Müdürlüğünce dosya İİK madde 97 gereğince İcra Hukuk Mahkemesine gönderildiğini, İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesi 2022/228 Esas, 2022/538 Karar sayılı ilamla takibin devamına karar verildiğini, borçlu şirketle aynı isimde olan davacı üçüncü kişi ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi tarafından ödeme yapılmış olup borçlunun müvekkili şirkete borçlu olduğu iki icra dosyasından hesaplanan tutarda yapıldığını, İşbu sebeplerle haksız ve mesnetsiz olarak ikame edilen davanın reddinin gerekeceğini, davacı şirketin konu icra dosyasının borçlusu olmadığını, bu sebeple istirdat davasını ikame etme hakkının olmadığını, davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, hukuka aykırılık söz konusu olduğunu, davanın sıfat yokluğundan reddine karar verilmesinin gerekmekte olduğunu, taraf husumeti bulunmadığını tekrar etmekle birlikte istirdat davasının yasal süresi içinde ikame edilmediğini, istirdat davasının şartları sağlanmadığından davanın usulden reddinin gerekmekte olduğunu, davacının istirdat davası ikame etmeye taraf ehliyeti bulunmadığını, davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığından davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "...Davalı tarafından, asıl borçlu... ... Tic. Ltd. Şti. aleyhine İstanbul 25. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden takibin başlatıldığı, bu takip kapsamında Edirne İcra Dairesinin ... Talimat dosyasında takip dışı 3. kişi konumundaki davacı ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.'nin 1. Murat Mahallesi Eski Sanayi Sitesi Karşısı No:....Merkez/EDİRNE adresine 03/03/2022 tarihinde hacze gidildiği, davacının haciz baskısı altında alacaklı vekili ...'ın hesabına 30/05/2022 tarihinde 215.590,00 TL gönderdiği, davacının paranın davalıdan faizi ile tahsili için eldeki istirdat davasını açtığı görülmüştür. İİK’nın 72/7. maddesinde "....Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir...." düzenlemesi yer almaktadır. Somut olayda, davacının 30/05/2022 tarihinde ödeme yaptığı ancak eldeki davayı bir yıllık süre geçtikten sonra 03/07/2023 tarihinde açtığı anlaşıldığından davanın hak düşürücü süre sebebi ile reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Davanın hak düşürücü süre sebebi ile reddine,..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Davanın hak düşürücü süre sebebi ile reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu sebeple İİK 72/ maddesinin uygulanamayacağını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; Haksız haciz sebebiyle maddi tazminat talebine ilişkindir.Haksız takip ve haciz, haksız fiil niteliğindedir. Uyuşmazlığa, olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 Sayılı TBK'nun 50. maddesi uygulanmalıdır.Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerli olup zararın kanıtlanması davacı tarafa, hükmedilecek tazminatın miktarının belirlenmesi ise hakime aittir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/17980 E. - 2022/9874 K. sayılı ilamı). Haciz isteminin dayanağının bir hak veya alacak olması ve haciz tarihinde mevcut bulunması gerekir. Aksi halde, haksız bir haciz ve buna bağlı olarak da sorumluluk söz konusudur. Eylem ile zararlı sonuç arasında uygun nedensellik bağının bulunması gerek ve yeterlidir.Haciz isteyen alacaklı haksız çıktığı takdirde, borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan kusursuz olarak sorumludur. Ancak bu durumda dahi uğranılan maddi zararın ispatı zorunludur (Yargıtay 4 HD'nin 2016/14413 E. - 2019/483 K. Sayılı ilamı).Haciz işleminin, borçlu olmadığını bildiği kişi veya borçluya ait olmadığını bildiği eşyaya yönelik yapılması durumunda haksız haciz söz konusu olur. Haksız takip ve haciz, haksız fiil niteliğindedir. TBK'nın 72. maddesi gereğince; Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünün öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her halde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zaman aşımına uğrar. Ancak tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zaman aşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zaman aşımı uygulanır. Dava dilekçesinde, davacının icra dosyasında taraf olmayan üçüncü kişi olarak haciz baskısı altında ödeme yaptığı ve İstanbul 9.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2022/492 E.-2023/52 K sayılı dosyasıyla açtığı istihkak davasının kabulüne karar verildiği belirtilerek ödediği paranın iadesi talep edilmiştir. Uyap üzerinden yapılan incelemede istihkak davasının Yargıtayda temyiz aşamasında olduğu anlaşılmıştır.Olayların anlatılması taraflara ait olup davanın nitelendirilmesi ise hakimin görevidir. HMK'nın 33 maddesi gereğince Hakim Türk Hukukunu re'sen uygular.Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde; Talebin haksız haciz sebebiyle maddi zararın tazminine ilişkin olduğu gözetilip İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2022/492 E.-2023/52 K sayılı dosyasının neticesi bekletici mesele yapılarak oluşacak sonuca göre haksız fiile uygulanması gereken zamanaşımı süresi dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde verilen karar isabetli olmadığından davacı vekilinin istinaf isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Yukarıda açıklanan hususlar gereğince sair yönler incelenmeksizin davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/6. maddesi gereğince kaldırılmasına, yukarıdaki eksiklikler gereğince yargılama yapılarak yeniden karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin yukarıda açıklanan sebeplerle KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/469 Esas 2024/485 Karar sayılı, 22/05/2024 günlü kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde kendisine iadesine,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/6. ve 362/1/g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 10/11/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2022/228, K. 2022/538, T. 30.05.2022, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-228-e-2022-538-k-c0e7f3f13238