Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/2166 E. 2026/925 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/2166
- Karar No
- 2026/925
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2022/2166
KARAR NO : 2026/925
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 22/09/2021
NUMARASI : 2020/122 Esas - 2021/619 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 18/06/2026
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı araç park halinde iken, dava dışı sürücü ...'ın idaresindeki ... plakalı aracıyla müvekkiline ait aracın sağ tarafına sürterek çarpması neticesinde davacının aracında kaza nedeniyle 7.817,82 Euro tutarında maddi hasar meydana geldiğini, davalı ... AŞ tarafından davacının uğradığı maddi zararlarına karşılık olmak üzere 13/12/2019 tarihinde 3.329,60 TL tutarında kısmi bir ödeme yapıldığını, açılan takibe itirazın üzerine de takibin durdurulmasına karar verildiğini belirterek fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, 6.722 Euro'nun %20'den asağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince; davanın reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili: Dosyada mevcut raporun hükme esas alınmaya elverişli olmadığını, raporda zarar tutarının belirlenemediğini, bilirkişiler tarafından delillerin eksik değerlendirildiğini, raporda dosyada mevcut Almanya'da tanzim edilen detaylı ekspertiz raporunda yer alan hususların dikkate alınmadığını, yalnızca fotoğraflar üzerinden üstünkörü bir değerlendirme yapıldığını, aracın kayıtlı bulunduğu Almanya'da geçerli olan piyasa koşulları ve rayiçler üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini belirtmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:
Dava trafik kazası nedeniyle hasar tazminatına dair itirazın iptaline ilişkindir.
Hükme esas alınan ATK Trafik İhtisas Dairesinin raporunun taraflar arasında tutulan kaza tespit tutanağı, kazanın oluş şekli ve dosya kapsamına uygundur. Yine hasar bedelinin belirlenmesi için alınan ATK Trafik İhtisas Dairesinin raporunun sigortalı aracın meydana gelen hasar ile ekspertiz raporundaki tespitlerin uyumsuz olduğu, ekspertiz raporuna itibar edilemeyeceği, davacının aracında herhangi bir onarım ve yedek parça değişimi gerektiren hasarının olmadığı, lokal boya veya pasta cila ile hasarının giderilmesinin mümkün olduğu, davacının almış olduğu 5.000 TL ve 3.329,60 TL ödemeler ile zararın karşılandığının tespitinin yapıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda raporun hasar tespiti konusunda uzman bilirkişi heyeti tarafından ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli olarak hazırlandığı anlaşıldığına göre Mahkemece bu bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından ATK Trafik İhtisas Dairesi raporuna ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,
2.Harçlar Kanununa göre alınması gereken 732 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL istinaf karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3.Davacının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4.İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5.İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/06/2026