Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1832 E. 2025/2010 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/1832
Karar No
2025/2010
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2022/1832 KARAR NO : 2025/2010

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2020/354 Esas - 2022/258 Karar KARAR TARİHİ : 18/03/2022

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 03/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 03/11/2025

Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı, istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü

DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... 'nın maliki olduğu ... plakalı ticari taksinin şoförü ... 'in 22.02.2020 tarihinde Dumlupınar Caddesi üzerinden ilerlerken 273/1 Sokak üzerinden gelen ve kırmızı ışıkta geçen, alkollü olan ... plakalı aracın sürücüsünün kendisine kırmızı ışık yanarken kavşağa girerek müvekkilinin maliki olduğu ... plakalı ticari taksiye sağ ön kapıdan arka kapıya kadar çarparak maddi hasarlı trafik kazasına neden olduğunu ve sonrasında kaza mahallinden firar ettiğini, kaza sonrası tutulan Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tensip Tutanağı'nda davalılardan ... 'ın maliki olduğu ... plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kaza sonrasında müvekkiline ait ... plakalı araçta meydana gelen hasarın giderilmesi için müvekkili tarafından aracın ... Otomotiv'e bırakıldığını ve hasarın giderilmesi için 3.693,40 TL'lik masraf yapıldığını, ayrıca müvekkilinin aracında değer kaybı meydana geldiğini, bilirkişi incelemesi neticesinde tam olarak belirlenecek değer kaybına ilişkin şimdilik 1.500,00 TL değer kaybının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ettiklerini, bunun yanı sıra müvekkiline ait araç ticari taksi olup, müvekkilinin kaza tarihi olan 22.02.2020 tarihinden aracı servisten aldığı 14.04.2020 tarihine kadar aracı kazalı şekilde kullanmak zorunda kaldığını, müşterilerin aracın kazalı olmasından dolayı binmeyi tercih etmediklerini, müvekkilinin kazadan önce aracıyla günlük 200 km yol yaparken kazalı haliyle en fazla 100-120 km yol yapabildiğini, müvekkilinin taksi işleten ve sahibi olarak her 200 km'de yaklaşık 180,00-TL günlük para kazanırken bu oranın yarıya düştüğünü, müvekkilinin aracı kazalı şekilde kullanmak zorunda kaldığı 52 gün boyunca bilirkişi raporundan sonra arttırılmak üzere şimdilik günlük 50,00 TL kazanç kaybından toplam 2.600,00-TL kazanç kaybının tahsilini talep ettiklerini, müvekkilinin aracında değer kaybı ortaya çıkmasından, bu süreçte kazanç kaybı yaşamış olmasından dolayı zor zamanlar yaşadığını, bu duruma davalıya ait aracın sürücüsünün kusurlu hareketinin sebep olduğundan, davalılardan ... 'dan 1.500,00-TL manevi tazminat talepleri bulunduğunu, davalı ... 'ın maliki olduğu ... plakalı aracın 311000086677370 poliçe numarası ile kaza tarihinde sigortalı olduğu davalı ... Sigorta AŞ.'ye ödeme için başvuruda bulunulduğunu, ancak davalı sigorta tarafından müvekkilinin ödeme talebinin reddedildiğini, müvekkilinin aracında değer kaybı ortaya çıkmasından, bu süreçte kazanç kaybı yaşamasından dolayı zor zamanlar yaşadığını, bu duruma davalının kusurlu hareketinin sebep olduğunu, davalının bu kusurlu hareketinden alıkonulması ve müvekkilinin uğramış olduğu mağduriyetin hafifletilmesi amacıyla davalı ... 'dan 1.500,00 TL manevi tazminat istediklerini belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; 3.693,40 TL maddi zararın ve 1.500,00 TL değer kaybı zararının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline (sigorta şirketi teminat limiti dahilinde); kaza nedeniyle meydana gelen 2.600,00 TL kazanç kaybı ile 1.500,00 TL manevi zararın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... 'dan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 20/10/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile; dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak talep edilen 1.500,00 TL değer kaybı alacağını bilirkişi raporunda yapılan hesaplama doğrultusunda 1.200,00 TL artırarak 2.700,00 TL olarak ıslah ettiklerini belirterek, 2.700,00 TL değer kaybı alacağının ve dava dilekçemizde belirtmiş oldukları miktarlardaki maddi zararın, manevi zararın ve kazanç kaybı alacağının en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş ve değer kaybı alacağı yönünden artırılan miktar yönünden ıslah harcını yatırmıştır. DAVALI CEVABININ ÖZETİ: Davalı ... Sigorta AŞ. vekili cevap dilekçesinde özetle; 22/02/2020 tarihli kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı aracın ... Sigorta A.Ş. nezdinde 311000086677370 numaralı 25/12/2019-2020 vadeli Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi (Trafik Poliçesi) ile sigortalı bulunmakta olup, kaza tarihi itibariyle teminat limitinin 39.000-TL olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının sorumluluğu ve nihayetinde poliçe teminatı ile sınırlı olduğunu, maddi hasar tazminatı ödenmek istese de davacı tarafından arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ve ödeme konusunda anlaşma sağlanamadığını, aracın orijinal fabrikasyon renginden ticari taksiye dönüştürülmek için sarı renge boyandığı ve daha önce işlem gördüğünün tespit edildiğini, izah edilen sebeplerden dolayı araç mini onarım gördüğünden değer kaybı talebinin reddedildiğini, Sigorta Tahkim Komisyonunca 2018.E.54747 ve 2018/83683 K. sayılı tahkim başvurusunda itirazlarının dikkate alındığını ve 21.12.2018 tarihinde Hakem tarafından başvuranın talebinin reddedilerek dosya lehine sonuçlandırıldığını, kabul manasında olmamak üzere, Trafik Sigortası Genel Şartları’nın A.6.B maddesinde belirtildiği üzere hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminatların teminat dışında kalan hallerden olduğunu, bu sebeple kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, fatura ibraz edilmediği ve araç onarımının yapılıp yapılmayacağı yahut KDV ödenip ödenmeyeceği belirsiz olduğundan kdv hariç hesaplama yapılması gerektiğini, bu nedenle davacı tarafından KDV’nin ödendiğinin yahut ödeneceğinin delillerle kanıtlanması gerektiğini, bunun ispatının da ancak fatura ibrazı ile mümkün olacağını, fatura ibraz edilmeden aracın onarılacağı/onarıldığı, KDV ödendiği dahil anlaşılamadığından kdv hariç hesaplama yapılması gerektiğini, başvuru sahibince sunulan fatura bulunmamakta olup, afaki olarak talep edilen parça ve işçilik bedelinin gerek mevzuat hükümlerine gerekse sigorta prensiplerine aykırı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, davacı tarafın aracında meydana gelen “değer kaybı” miktarının tespit edilebilmesi için Trafik Sigortası Genel Şartları Ek-1’de yer alan hesaplama yönteminin esas alınması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... davaya cevap vermemiş, 17/03/2021 tarihli duruşmaya gelerek tutanağa geçirilen imzalı beyanında; bilirkişi raporunun henüz tarafına tebliğ edilmediğini, olay tarihinde eşinin komşularla tartıştığını haber aldığını ve yanına gitmek üzere yola çıktığında dava konusu kazanın meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde kendisinin kusurlu olduğunu, sarı ışıkta geçmeyi denediğini, ancak bu arada ışık kırmızıya döndüğü ve davacının aracı hareket ettiği için kazanın meydana geldiğini, sürücü ile uzlaşmaya çalıştığını, acele işinin olduğunu, masraf neyse karşılayacağını beyan ettiğini, kendisi ısrarla mal sahibinin yani ticari taksinin sahibinin kaza mahalline gelmesi gerektiğini söylediğini, kendisinin de acele eve gitmesi gerektiğinden arabanın anahtarını arkadaşına bıraktığını, arkadaşının olay mahallinde kaldığını, bu arada fotoğraf çekilmeden trafik geldiğini ve tutanak tutulduğunu, kaza mahallini terk ettiğinden bahisle olayı büyüttüklerini, kaza anında kesinlikle alkollü olmadığını, kazanın anlattığı şekilde meydana geldiğini belirtmiş, daha sonra duruşmalarda kendisini vekil ile temsil ettirmiştir. DELİLLER : Hasar dosyası, Trafik Sigorta Poliçesi, kazaya karışan araçlara ait trafik tescil kayıtları, Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi tarafından gönderilen araçların tramer kaydı, fotoğraflar, kaza tespit tutanağı, ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk anlaşamama son oturum tutanağı, faturalar, bilirkişi raporları, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını gösterir araştırma tutanakları, tanık beyanları, tüm dosya kapsamı. İDM KARARININ ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; "... davanın 22/02/2020 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davacı aracında oluşan sigortaya müteveccih bakiye hasar ve değer kaybı talebine ilişkin maddi tazminat davası olduğu, ayrıca ... bakımından kazanç kaybı bedeli ile manevi tazminat talebi de bulunduğu, davacının dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurduğu ve anlaşma sağlanamaması nedeniyle davalı sigorta şirketi yönünden arabuluculuk müracaat tarihi olan 02/06/2020 tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edildiği, davalı ... yönünden ise kaza tarihi olan 22/02/2020 tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edilerek, faiz başlangıç tarihi olarak esas alındığı, toplanan deliller ve bilirkişi tarafından tanzim edilen kök ve ek raporlar dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 22/02/2020 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında davacı tarafın kusurunun bulunmadığı, davalı sigorta şirketinin kazanın meydana gelmesinde sürücüsü asli ve tam kusurlu olan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ve kazanın sigorta poliçesi teminat süresi içerisinde meydana geldiği, bu nedenle davalı sigorta şirketinin bakiye hasar bedeli ve değer kaybı bedelinden sigortalının sigortacısı olarak sigorta poliçesi teminat limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğu; hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre kaza nedeniyle dava konusu araçta 3.990,69-TL (KDV Dahil) tutarında hasar tespit edildiği ve 2.700,00-TL değer kaybı meydana geldiği, kazanç kaybı kaybı yönünden ise; bilirkişi raporunda, subjektif günlük kazanç beyanının vergi vb saiklerle yapıldığı aşikar olan vergi dairesinden gelen günlük kazanç miktarına nazaran daha sağlıklı olduğu değerlendirilen İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odasından gelen yazıya göre bir ticari aracın günlük kazancının ortalama değerine ve 15 günlük onarım süresine göre 15x170=2.550,00-TL olarak hesaplanan kazanç kaybı alacağının kabul edildiği, manevi tazminata yönelik olarak ise davacının başına gelen kaza hadisesi ile aracının hasara uğraması-değer kaybı gerçekleşmesi, işinden geri kalması, kaza sonrası karşı taraf araç sürücüsünün kaçması vb. hususlar nazara alınarak davalının sosyal ekonomik durum araştırması itibari ile de talep edilen meblağın makul olduğu, " gerekçeleriyle davacının hasar bedeli yönünden 3.693,40-TL olan talebi ile bağlı kalınarak davanın kabulü ile; değer kaybı tazminatı talebi yönünden 2.700,00-TL ve hasar bedeli tazminatı 3.693,40-TL toplamı olan 6.393,40-TL'nin (davalı sigorta şirketi yönünden arabuluculuk müracaat tarihi olan 02/06/2020 tarihi temerrüt tarihi olarak kabul edilmekle-davalı ... yönünden kaza tarihi olan 22/02/2020 tarihinden itibaren) işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, kazanç kaybı tazminatı yönünden 2.550,00-TL ve 1.500,00-TL manevi tazminat toplamı olan 4.050,00-TL'nin kaza tarihi olan 22/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... 'dan tahsili ile davacıya verilmesine, kazanç kaybı yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece dava konusu aracın sağ ön çamurluk davlumbazı değişimi yapılarak ve boyanarak, sağ ön çamurluk, sağ arka çamurluk, sağ ön kapı, sağ arka kapı, arka tampon, ön tampon ve sağ marşbiyel sacı onarılıp ve boyanarak hasarın giderilebileceği ve onarım süresinin 15 gün olmasının uygun olduğu sonucuna varılmışsa da, eldeki davada basit bir maddi hasarlı trafik kazası olduğunun göz ardı edildiğini, araçta onarım yapılan yerler, ön çamurluktan başlamak üzere arka çamurluğa kadar kısmın çizilmesinden ötürü basit bir macun ve boya işlemi yapılmasına rağmen sanki aracın motor yahut yürüyen aksamında esaslı bir parçası değiştirilmiş yahut tamir edilmiş gibi 15 gün tamir süresinin maddi gerçeklikle uyuşmadığını, yerel mahkemenin herhangi bir gerekçe göstermeyip salt araca yapılan işlemleri sıralayıp, itirazlarını değerlendirmeden rapora biat etmesi ve tespit edilen 15 gün onarım süresini hesaplamaya konu ederek hükme esas almasının hukuka aykırı olduğunu, davacının dava konusu aracın onarım sürecine ilişkin hiçbir delil ve belge sunmadığını, kazanç kaybı talebi için, aracın serviste kaldığı süre boyunca menfaat kayıpları yahut bu nedenle yapılmış olan giderlerin belgelenmesi gerektiğini, aracın serviste kaldığı süre karşı tarafça süresinde belgelenmeyen, yalnızca bilirkişi raporunda öngörülen 15 günlük onarım süresinin yerel mahkemece hükme esas alınması dayanaksız olduğunu ve kabul etmediklerini, İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odasından gelen yazıda ticari taksicilerin ortalama günlük kazancının 22.02.2020 tarihi itibari ile 170,00-TL olduğunun tespit edildiğini, Gelir İdaresi Başkanlığı İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı Bornova Vergi Dairesi Müdürlüğünden gelen yazıda davacının 25.02.2021 tarihinde onaylanan 2020 yılına (dönemine) ait beyannamede, yıllık hasılat miktarı 7.085,00-TL; günlük 19,68-TL olduğunun tespit edildiğini, yerel mahkemenin onarım süresi olarak bilirkişi raporunda öngörülen 15 günlük süreyi hükme esas almasını kabul etmemekle birlikte, kazanç kaybına esas alacak bedelinin kazadan önceki dönemde davacının kendi beyan ettiği gelir üzerinden (günlük 19,68-TL) hesaplanması gerektiğini, davaya konusu trafik kazası sonucunda kimsenin vücut bütünlüğüne zarar gelmediğini, yalnızca maddi hasar meydana geldiğini, yerel mahkemece aracın hasara uğraması ve değer kaybının gerçekleşmesi, müvekkilinin kaça sonrası kaçması sebebi ile manevi tazminata hükmedildiğini, müvekkilinin kaza yerinden kaçmadığını, acele işi olması nedeniyle arabasının anahtarını arkadaşına bırakarak kaza yerini terk etmek zorunda kaldığını, davacı lehine manevi tazminat isteme koşullarının oluşmadığını, bu nedenle yüksek miktardaki davacının manevi tazminat talebinin hüküm altına alınmasının hukuka aykırı olduğunu, dosya kapsamındaki bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere; halk arasında "taksi çıkması" olarak tabir edilen bu sebeple ticari taksiden çıkma olarak satıma sunulan bu araçların zaten kendiliğinden değer kaybına uğradığını, bu sebeple ticari taksi olan dava konusu araca ilişkin değer kaybı olamayacağından yerel mahkemenin değer kaybına ilişkin hükmünün de hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

İSTİNAFA CEVAP : Davacı taraf istinafa cevap vermemiştir.

G E R E K Ç E

Uyuşmazlık; maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklanan araç hasar bedeli, değer kaybı ve kazanç kaybına ilişkin maddi tazminat ile manevi tazminat istemlerine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi'nce yukarıda gösterilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. 6100 Sayılı HMK’nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilir; HMK'nun 357 inci maddesine göre de; İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz, maddeleri çerçevesinde inceleme yapılmıştır. Bilindiği üzere, sürücünün trafik kazasının oluşmasında kusurlu bulunması durumunda zarar gören 6098 Sayılı TBK'nun 49. maddesi gereğince sürücüye, 2918 Sayılı Kanunun 85. maddesi gereğince motorlu araç işletenine ve motorlu aracın zorunlu trafik sigortacısına karşı dava açabilir. 6098 Sayılı TBK'nun 61. maddesi gereğince birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır. 4721 Sayılı TMK'nun 6. maddesi hükmü uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispat etmekle yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Somut olayda; 22/02/2020 tarih ve 2131 kaza sıra nolu Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağında, sürücü ... 'in sevk ve idaresindeki davacı ... 'nın maliki olduğu ... plakalı araç ile Dumlupınar Caddesi üzerinden gelip 273/1 sokak kavşağında trafik lambası kendisine yeşil yanarken kavşağa girdiği esnada aracın sağ yan kısımlarıyla 273/1 sokak üzerinden gelen sürücüsü kaza mahallinden firar eden ... plakalı araç sürücüsünün trafik lambası kendisine kırmızı yanarken kavşağa girdiği esnada aracın ön kısımlarının çarpışması neticesinde maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, bu kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsünün KTK'nun 47/1-b maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğu, davacıya ait araç sürücüsü ... 'in kusurunun olmadığı belirtilmiştir. Davacı tarafından davalının asli ve tam kusurlu olduğu bu trafik kazasında hasar gören ve ticari taksi olarak kullanılan ... plakalı araçla ilgili hasar bedeli, değer kaybı ve kazanç kaybından oluşan zararının davalı sigorta şirketince karşılanmadığı, arabuluculuk başvurusunun anlaşmama tutanağı ile sona erdiği belirtilerek, hasar bedeli ve değer kaybı zararının davalı araç maliki ve sürücüsü ... ile davalıya ait aracın trafik sigortasını yapan davalı ... Sigorta A.Ş.'den tahsili, ticari taksi olarak kullanılan aracın tamir süresince uğradığı kazanç kaybı zararı ile manevi zararının davalı ... 'dan tahsili istemiyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Hukukumuzda gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50. maddesi gereğince maddi tazminatın kapsamı gerçek zarar ile sınırlıdır. Mal varlığına yönelik haksız eylemlerde gerçek zarar, mal varlığının haksız eylemden önceki durumuna gelmesi, bir başka anlatımla haksız eylem meydana gelmemiş olsa idi ne durumda olacak ise o duruma getirilmesi için gerekli olan tutardır. Bu durumda, mal varlığında meydana gelen fiili eksilmenin yanında haksız eylem meydana gelmese idi mal varlığın olacağı durumdur. İlk Derece Mahkemesince trafik ve otomotiv bilirkişilerinden alınan 08/02/2021 tarihli raporda; mevcut verilere göre, davalı ... 'ın maliki olduğu ... plakalı araç sürücüsünün 2918 Sayılı KTK'nun 47/b maddesindeki "trafik ışıklarına uymak" kuralını, 84/a maddesindeki "kırmızı ışıklı trafik işaretinde geçme" kuralını ve 57/a maddesindeki "kavşağa yaklaştığında yavaşlamak, dikkatli olmak, geçiş hakkı olan araçların geçişine imkan vermek" kuralını ihlal ettiği, ... plakalı taksi sürücüsünün 2918 Sayılı KTK ihlal eden bir davranışı olmadığı, ... plakalı aracın sağ ön çamurluk, sağ arka çamurluk, sağ ön kapı, sağ arka kapı, arka tampon, ön tampon ve sağ marşbiyel parçalarının hasarlı olduğunun anlaşıldığı ve kaza ile hasarın uyumlu olduğu, eksper raporlarıyla tespit edilen hasarın olabileceği, değişmesi gereken parça sayıları ve işçilikler ile tutarlarının o tarihteki fiyatlar ile uygun olduğu, araçtaki toplam hasar tutarının KDV dahil 3.990,69 TL olduğu, ticari araç olması nedeniyle aracın kendi renginin komple sarı renge boyanmış olması nedeniyle orijinalliği bozulduğundan değer kaybı yapılmadığı belirtilmiş, Davacı vekilinin itirazı üzerine alınan 17/06/2021 tarihli ilk ek raporda; kök rapora kusur yönünden itiraz edilmediğinden yeniden değerlendirme yapılmadığı, ... plakalı aracın daha önce hasarlanmadığı, sadece 22/02/2020 tarihindeki kazada hasarlandığı tespit edilen sağ ön kapı ve sağ marşbiyel sacının değer kaybı hesaplamasında baz alınabileceği, buna göre araçtaki değer kaybının 1.430,10 TL olduğu, araçtaki hasarın onarım süresinin 15 gün olmasının uygun olduğu ve taksilerde günlük kazancın İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odasından sorularak tespit edilecek değer ile 15 gün onarım süresi çarpılarak aracın kazanç kaybının bulunabileceği belirtilmiş, Davacı vekili ile davalı vekilinin ek rapora itirazları üzerine alınan 11/10/2021 tarihli ikinci ek raporda; kök rapora kusur yönünden itiraz edilmediğinden yeniden değerlendirme yapılmadığı, kök raporda ... plakalı aracın Ticari araç (Taksi) olması nedeniyle orijinalliğinin bozulduğu, emsaline göre piyasa değerini kaybettiği, aktif trafikte olan ticari taksinin boya işlemi gördüğünden geçmişte hasar alıp almadığının bilinmediği, haksız kazanca sebep olabileceği durumları dikkate alınarak, orijinalliği kayıp olmuş parçaların Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin E. 2014/9103 kararı da dikkate alınarak değer kaybı hesabına dahil edilmediği dikkate alınarak değer kaybı hesabının yapılmasına gerek olmadığı kanaatine varıldığını, ancak Mahkemenin değer kaybı ödenmesi yönünde bir karar vermesi durumunda değer kaybı miktarının hasar dosyasındaki 17/06/2020 tarihli Trafik Sigortası Ekspertiz Raporunda tespit edilen hasar durumu ve Tramer kayıtlarına göre daha önce hasarlanan parçaları dikkate alınarak, davaya konu kaza 22.02.2020 tarihli olduğu için Resmi Gazetede 09.10.2020 tarihinde yayınlanan, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarih ve 2019/40 E. 2020/40 K. sayılı kararının öncesinde yapılan ZMSS Genel Şartları ekinde belirtilen hesaplamalara göre ve 2. el piyasa rayiç bedeli 90.000,00 TL alınarak (km'si 96.883 alınarak) değer kaybı hesaplaması yapıldığı ve toplam değer kaybının 1.430,00 TL olarak değerlendirilmesinin uygun olduğu sonucuna varıldığını, Anayasa Mahkemesinin 09.10.2020 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 17.07.2020 tarih ve 2019/40 E. 2020/40 K. sayılı kararı uyarınca “aracın markası, modeli, kilometresi, geçmişi, kullanım şekli, mevcut hasarın niteliği, hasarlı bölgelerin özelliği, onarım için yapılan işlemler ve TRAMER kayıtlarına yansıyan hasar miktarı” dikkate alınmak suretiyle Yargıtay tarafından benimsenen ve içtihatlara göre kazadan önceki ikinci el piyasa rayiç değer ile kaza meydana geldikten ve onarım yapıldıktan sonra ikinci el değeri arasındaki fark değer kaybını oluşturduğu dikkate alınarak yapılan hesaplamaya göre toplam değer kaybının 2.700,00 TL olarak değerlendirilmesinin uygun olduğu sonucuna varıldığı, birinci ek raporda yapılan değerlendirmede; davaya konu araçta oluşan hasarın onarım süresinin 15 gün olmasının uygun olduğu sonucuna varıldığını, taksiler için günlük kazanç kaybının değerlendirmesi için taksilerde günlük kazançların ne kadar olduğunun bilinmesi gerektiği, Bornova Vergi Dairesi Müdürlüğünden gelen yazıya göre davacı ... 'nın vergi dairesine beyan ettiği günlük hasılat miktarı olarak tespit edilen 19,68 TL'nin hayatın olağan akışına aykırı olduğunun düşünüldüğünden kazanç kaybının hangi kritere göre ödenmesi nihai kararı Mahkemeye ait olmak üzere aracın 15 günlük onarım süresince kazanç kaybının Bornova Vergi Dairesi Müdürlüğünden gelen yazıya göre yapılan hesaplamada 15x19,68 =295,20-TL olacağı İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odasından gelen yazıya göre yapılan hesaplamada 15 x 170 = 2.550,00 TL olacağı sonucuna varıldığı belirtilmiştir. Bilirkişilerden alınan kök ve ek raporlar dosya kapsamına uygun, denetlemeye elverişli olmakla, ilk derece mahkemesince davacıya ait ... plakalı araçta davaya konu kazada oluşan hasarın giderilmesi için hesaplanan 3.990,69 TL hasar bedeli yönünden kök raporun hükme esas alınmasında, değer kaybı ve kazanç kaybı yönünden ise ikinci ek raporun hükme esas alınmasında ve değer kaybı yönünden Anayasa Mahkemesinin kararları doğrultusunda ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve onarım yapıldıktan sonra ikinci el değeri arasındaki farka göre hesaplanan 2.700,00-TL değer kaybı zararı ile kazanç kaybı yönündün daha gerçekçi olan İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odasından gelen yazıdaki günlük kazanç miktarına göre aracın 15 günlük onarım süresi için hesaplanan 2.550,00 TL kazanç kaybının hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamıştır. Açıklanan bu sebeplerle; davalı araç sürücüsü ve maliki olan ... vekilinin davaya konu araçtaki hasara, araçtaki hasarın giderilmesi için belirlenen onarım süresine, hasar bedeli yönünden hüküm altına alınan maddi tazminatın miktarına, yine değer kaybı ve kazanç kaybı yönünden hüküm altına alınan maddi tazminat miktarlarına ve bu yönden eksik incelemeye ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Manevi tazminat istemi yönünden; manevi zarar, kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmedir. Duyulan acı, çekilen ızdırap manevi zarar değil onun görüntüsü olarak ortaya çıkabilir. Acı ve elemin manevi zarar olarak nitelendirilmesi sonucu, tüzel kişileri ve bilinçsizleri; öte yandan acılarını içlerinde gizleyenleri tazminat isteme haklarından yoksun bırakmamak için yasalar manevi tazminat verilebilecek olguları sınırlamıştır. Bunlar, kişilik değerlerinin zedelenmesi (TMK 24), isme saldırı (TMK 26), nişan bozulması (TMK 121), evlenmenin feshi (TMK 158), bedensel zarar ve öldürme (BK 47 - TBK 56) ile kişilik haklarının zedelenmesidir. (BK 49 - TBK 58) Bunlardan TMK.’nun 24. maddesi ile TBK 58 (BK 49) maddesi daha kapsamlıdır. TMK’nun 24. maddesinin belli yerlere yollaması nedeniyle böyle bir durumun bulunduğu yerde, onu düzenleyen kurallar (örneğin; TMK 26, 174, 287); bunların dışında TBK’nun 58. maddesi uygulanır. TMK’nun 24. ve TBK’nun 58. maddesinde belirlenen kişisel çıkarlar, kişilik haklarıdır. Kişilik hakları ise kişisel varlıkların korunmasıyla ilgilidir. Kişisel varlıklar, bedensel ve ruhsal tamlık ve yaşam ile nesep gibi insanın, insan olmasından güç alan varlıklar ya da kişinin adı, onuru ve sır alanı gibi dolaylı varlıklar olarak iki kesimlidir. Davacının davalının asli ve tam kusuru ile meydana gelen trafik kazasında hasar gören aracında değer kaybı ortaya çıkmasından, bu süreçte kazanç kaybı yaşamasından dolayı zor zamanlar yaşamış olması açıklanan manevi tazminat koşulları kapsamında olmadığından, ilk derece mahkemesince davacının manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi yerine kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davalı ... vekilinin bu hususa değinen istinaf başvurusu yerinde görülmüştür. Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davalı ... vekilinin manevi tazminata hükmedilmesine değinen istinaf nedenleri haricindeki tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... vekilinin manevi tazminata yönelik istinaf isteminin kabulüyle 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının davalı ... bakımından kaldırılmasına, kabul edilen istinaf nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi suretiyle; -Davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; değer kaybı yönünden 2.700,00 TL, hasar bedeli yönünden 3.693,40 TL olmak üzere toplam 6.393,40 TL maddi tazminatın (davalı sigorta şirketi yönünden temerrütün gerçekleştiği arabuluculuk müracaat tarihi olan 02/06/2020 tarihinden itibaren, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 22/02/2020 tarihinden itibaren) işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, -Kazanç kaybı yönünden 2.550,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 22/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... 'dan tahsili ile davacıya verilmesine, kazanç kaybı yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine,

-Davacının koşulları oluşmayan manevi tazminat talebinin reddine, karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ... vekilinin manevi tazminata hükmedilmesine değinen istinaf nedenleri haricindeki tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı ... vekilinin manevi tazminata yönelik istinaf isteminin 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-2) bendi gereğince KABULÜNE, 3-İlk Derece Mahkemesi olan İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/354 E- 2022/258 Karar sayılı 18/03/2022 tarihli kararının davalı ... bakımından KALDIRILMASINA, 4-Düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle; a)Davacının maddi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ İLE; değer kaybı yönünden 2.700,00 TL, hasar bedeli yönünden 3.693,40 TL olmak üzere toplam 6.393,40 TL maddi tazminatın (davalı sigorta şirketi yönünden temerrütün gerçekleştiği arabuluculuk müracaat tarihi olan 02/06/2020 tarihinden itibaren, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 22/02/2020 tarihinden itibaren) işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, b)Kazanç kaybı yönünden 2.550,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 22/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... 'dan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, kazanç kaybı yönünden fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, c)Davacının koşulları oluşmayan manevi tazminat talebinin REDDİNE, ç)Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından 158,71 TL peşin harç ve 25,00 TL ıslah harcı olmak üzere alınan toplam 183,71 TL harcın mahsubu ile bakiye 431,69 TL harcın 125,19 TL'sinin davalı ... 'dan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 306,50 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, -Mahsubuna karar verilen toplam 183,71 TL harcın; 53,28 TL kısmının davalı ... 'dan, 130,43 TL kısmının her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine, d)Davacı tarafından yapılan 54,40 TL başvurma harcı, 7,80 TL vekalet harcı, 1.050,00 TL bilirkişi ücreti, 211,00 TL posta masrafı olmak üzere 1.323,20 TL yargılama giderinden, davanın kabul oranı olan %85'e göre hesaplanan 1.124,72 TL'nin 326,17 TL kısmının davalı ... 'dan 798,55 TL kısmının her iki davalılardan davalılardan müştereken ve müteselsilen (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, e)Davalılar tarafında yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına, f)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince; kabul edilip hüküm altına alınan maddi tazminat tutarı (değer kaybı ve hasar bedeli) üzerinden 6.393,40 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, g)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince; kabul edilip hüküm altına alınan maddi tazminat tutarı (kazanç kaybı) üzerinden 2.550,00 TL vekalet ücretinin davalı ... 'dan alınarak davacıya verilmesine, e)Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince; reddedilen maddi tazminat miktarı yönünden 50,00 TL vekalet ücreti ve reddedilen manevi tazminat tutarı üzerinden 1.500,00 TL olmak üzere toplam 1.550,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... 'a verilmesine, 5-Davalı ... tarafından peşin yatırılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcının Hazineye gelir kaydına, 178,35 TL istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davalı ... 'a iadesine, 6-Davacının avansından kullanılarak yapılan 19,00 TL istinaf yargılama giderinden, davanın kabul oranı olan %85'e göre hesaplanan 16,15 TL'nin davalı ... 'dan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmının davacı üstünde bırakılmasına, 7-Davalı ... tarafından yapılan istinaf gideri bulunmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına, 8-Artan gider avanslarının yatıranlara iadesine, 9-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans ve harç tahsil / iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi'nce yerine getirilmesine, İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 03/11/2025 tarihinde, 6100 Sayılı HMK'nun 362. maddesi (1-a) bendi gereğince KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/1832, K. 2025/2010, T. 03.11.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-1832-e-2025-2010-k-bc796d1a020c