Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1737 E. 2026/374 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1737
- Karar No
- 2026/374
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1737 KARAR NO : 2026/374
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/06/2022 NUMARASI : 2021/517 Esas 2022/369 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali BAM KARAR TARİHİ : 17/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 03/03/2026
Davacı vekili ve davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında Kemalpaşa 3. Noterliği'nin 23/11/2020 tarih 14029 yevmiye numaralı alacağın devri ve temlik sözleşmesi ile davalının... Satın Alma Daire Başkanlığı Mal alma Şube Müdürlüğündeki hak ve alacaklarının 1.450.000,00 TL’sinin temlik edildiğini, bu bedelin ödenmesi için ....ne başvurulduğunu, Satın Alma Daire Başkanlığı'nın 25/02/2021 tarih 70618 sayılı yazısı ile temlik eden şirketin doğmuş hak edişinden 1.058.650,00 TL temliğin kayıtlarda 4. sıraya alındığını, firmanın söz konusu alacağı üzerinde haciz, rehin ya da herhangi bir takyidat bulunmadığını, ödeme sırası geldiğinde ilgili şirketin belediyeye varsa bir borcu mahsup edilerek vergi dairesinden borcu yoktur yazısının, SGK'dan alınacak yazılar sonrası yapılacak yasal kesintilerden sonra bakiyenin ilgili banka hesabına yatırılacağının bildirildiğini, müvekkilinin alacağının temlik sözleşmesi ile sabit olduğunu, ancak davalı şirketin başka temliklerinin olması nedeni ile temlik alacağının 4. sıraya gerilediğini, bu cevap ile temlik sözleşmesindeki alacağın kısmen karşılıksız kaldığını, belirtilen tutarın dahi ödenmediğini, davalı hakkında Söke ilçesinde arabulucuya başvurulduğunu ve sonuçsuz kaldığını, devamında Söke İcra Müdürlüğünde davalının itirazı üzerine yapılan takibin durdurulduğunu, borçlunun itirazı üzerine takibin Karşıyaka İcra Müdürlüğü'ne gönderilmesini talep ettiklerini, davalının takibe itiraz ettiğini, itiraz dilekçesinde; alacağın dayanağı olarak belirtilen temlik sözleşmesinin ve faturaların temlik miktarından az olmasının ve alacaklı tarafın edimini yerine getirmemesi nedeni ile borçlarının bulunmadığını belirttiğini, davalının itirazının yerinde olmadığını, müvekkilinin alacağının temlik sözleşmesi, faturalar ve ...nin yazısı ile sabit olduğunu, davalının hakkında icra takibi başlatılmadan önce müvekkilinin edimlerini yerine getirmediğine dair herhangi bir yasal süreç başlatmadığını, ihtarname göndermediğini beyanla davalının Karşıyaka 1. İcra Müdürlüğü'nün 2021/3003 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, davalının %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkili arasında cari hesap ilişkisinin bulunduğunu, ancak davacının iddialarının yerinde olmadığını, müvekkilinin ....nin 2020/376607 numaralı kilit parke alımı ihalesine katılarak ihaleyi aldığını, parkelerin müvekkili adına davacı tarafından teslimi hususunda anlaşıldığını, fatura ve eklerinden de anlaşılacağı üzere parkeleri süresinde teslim etmediğini, bu nedenle davalı tarafa ödeme yapılmadığını, Kemalpaşa 2.Noterliği'nin 23/11/2020 tarih ve 14029 yevmiye numaralı Alacağın Devri evrakının bu işlem için yapıldığını, davacının süresinde teslim etmemesi üzerine müvekkilinin belediyeye gecikme cezası ödemek zorunda kaldığını, bu nedenle davacının bir alacağının bulunmadığını, ayrıca alacağın yargılamayı gerektirdiğini, müvekkilinin davacıya ödeme yaptığını, bu hususun defterlerde sabit olduğunu, taraflara ait ticari defterlerin incelenmesi gerektiğini beyanla davanın reddine, davacı aleyhine% 20 den aşağı olmamak üzere tazminatına hükmolunmasına karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince ".... Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, davacı, davalının ....nden olan alacağını temlik almış olup taraflar arasında yapılan sözleşmenin incelenmesinde, alacağın bir edim karşılığında temlik edildiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, davalı, alacağın varlığını ve borçlunun ödeme gücünü garanti etmiştir. Kaldı ki, dosyada bulunan deliller ve.... başkanlığından verilen yazı cevapları incelendiğinde, davacının temlik edilen alacağına tam olarak kavuşamamasının nedeni, davalının alacağını aynı zamanda başka temlikler ile başkalarına temlik etmiş olmasından dolayı ancak 4. Sıraya alındığı görülmektedir. Yani, davalı hem alacağını davacıya temlik etmiş, hem de aynı alacak için davacının zararına başka temlik sözleşmeleri de imzalayarak alacağına tam olarak kavuşamamasına neden olmuştur. Açıklanan nedenlerle, temlik edilen alacaktan davacının sırf bu nedenle kavuşamadığı kısım nedeni ile sorumludur. Ancak, davaya konu alacağın temliki sözleşmesi bir ivaz karşılığı yani edim karşılığı yapılmış olup davacının da sözleşme kapsamında yüklendiği edimleri gereği gibi ifa etmesi gerekmektedir. Gereği gibi ifa etmemesinden dolayı davalının uğrayacağı zararları da sözleşme ilişkisi kapsamında tazmin etmekle yükümlüdür. Yine .... başkanlığına yazılan müzekkere cevabı incelendiğinde, davacı ile davalı arasında imzalanan temlik sözleşmesinde, davalının ....ne teslim etmesi gereken bir kısım malların teslimine yönelik edimin davacı tarafça yükümlendiği, teslimin geç yapılması nedeni ile de .. belediye başkanlığının davalıya 70.950,00-TL ceza kesmiş olduğu sabittir. Bilirkişiler tarafından yapılan inceleme ve hesaplama sonucunda, davacının temlik sözleşmesinde kavuşamadığı alacak miktarının 387.379,86 TL olduğu tespit edilmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere kanaatimizce davalıya belediye başkanlığı tarafından davacının geç teslimi nedeni ile kesilen cezanın davacı tarafından tazminedilmesi gerektiğinden söz konusu ceza davalının da savunmasında yer alması dikkate alınarak hesaplanan davacı alacağından mahsup edilmiş ve bu şekilde tespit edilen rakam üzerinden davalının itirazının iptaline karar verilmiştir. Her ne kadar taraflar arasında temlik sözleşmesi kapsamında alacak miktarı belirli gibi görünse dahi, davalıya kesilen cezadan davacının haberdar olmaması nedeni ile reddedilen miktar yönünden kötü niyet olgusu tespit edilememiş ve kötü niyet tazminatının reddine, davalının itirazında ise kısmen olsa haklı olduğu görülerek itirazında kötü niyetli olduğuna dair yeterli delil bulunmadığından icra inkar tazminatının reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklindeki gerekçe ile "davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davalının Karşıyaka 1. İcra Müdürlüğü'nün 2021/3003 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 316.429,86 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, koşulları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE" karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Eldeki davanın, alacağın temliki sebebi ile ödenmeyen kısım için davacı-alacaklı yan olarak taraflarınca başlatılan Karşıyaka 1. İcra Dairesi'nin 2021/3003 esas sayılı dosyasına, davalı borçlu şirketin yapmış olduğu itirazın iptaline yönelik olduğunu, müvekkili şirket ile davalı yan arasında Kemalpaşa 3. Noterliği'nin 23.11.2020 tarih ve 14029 yevmiye numaralı "Alacağın Devri Sözleşmesi" yapıldığını, temlik sözleşmesine istinaden davalı yan ile ... arasında imzalanmış olan sözleşme kapsamında edimlerin bir kısmının davacı müvekkil tarafından üstlenildiğini, karşılığında da .... Belediyesinden olan alacağın 1.450.000,00 TL 'sinin müvekkile temlik edildiğini, ancak dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporları ve....Belediyesi yazı cevabı ile de sabit olduğu üzere davacı müvekkilin temlik sözleşmesi ile alacağın, davalı şirketin başka borç ve temlikleri nedeni ile ancak 4.sıraya kayıt edilebildiğini hatta söz konusu bedelin de kısmi olarak tahsilat yapılacağının da yine.... ...Belediyesi yazı cevabı ile bildirildiğini, esasen müvekkil şirketin davalı şirketin temlik sözleşmesinin alacağın varlığını ve borçlu olarak ödeme gücünü garanti etmiş olmasına rağmen alacağına kavuşamadığını, nedeninin ise, davalı şirketin alacağını aynı zamanda başka temliklere de konu etmiş olması olduğunu, müvekkili şirketin alacağının ancak 4. sıraya kayıt edilebildiğini, yerel mahkemece esasen yerinde bir gerekçe ile davalı şirketin temlik sözleşmesi ile alacağını hem müvekkil şirkete temlik etmiş olmasını hem de aynı alacak için müvekkilin zararına başka temlik sözleşmeleri de imzalayarak alacağına tam olarak kavuşamamasına neden olduğunu, bu sebeple davalı şirketin temlik edilen alacaktan davacı müvekkilin sırf bu sebeple kavuşamadığı kısım ile sorumlu olduğu yönündeki gerekçesinin açılan davalarının haklı ve hukuka uygun olduğunu gözler önüne serdiğini, müvekkili şirketin, dosyada yer alan bilirkişi raporu ile de sabit olan temlik sözleşmesinden dolayı alacaklı olduğu miktarın, 387.379,86 TL olduğunu, davalarının kabulü gerekmekte iken yerel mahkemece haksız ve mesnetsiz bir inceleme ile tespitte bulunularak müvekkili şirketin temlik sözleşmesi ile yükümlendiğini ve ... Belediyesine teslim etmesi gereken bir kısım malları geç teslim etmiş olması sebebi ile .... Belediyesi tarafından davalı şirkete kesilen 70.950,00 TL cezanın davacı müvekkili şirket tarafından tanzim edilmesini, bu sebeple bilirkişi raporu ile sabit olan 387.379,86 TL alacaklarından davalı şirkete kesilen 70.950,00 TL cezanın mahsup edilerek 316.429,86 TL üzerinden takibin devamına karar verildiğini, bu yöndeki talepleri ile ilgili verilen kısmen ret yönündeki hükmü ve davalının icra takibine itirazında kısmen olsa da haklı olması sebebi ile icra inkar tazminatı taleplerinin reddi yönündeki hükmü kabul etmediklerini, müvekkil şirketin temlik sözleşmesinin ve cari ilişki kapsamındaki alacağının mevcudiyetinin bilirkişi raporları ile ispatlanmış olup, defter kayıtlarına göre davacı müvekkilin davalıdan 1.391.564,31 TL alacaklı olduğunu, temlik sözleşmesinin de davalının defter kayıtlarında yer aldığını,.... Belediyesinin cevabına göre de, temliğin 4. sırada olmasından dolayı kısmi ödeme yapılmasının mümkün olduğunu, alacağın da esasen buradaki kısmi ödemeden kaynaklandığını, müvekkilinin aradan geçen süre zarfında alacağını halen tahsil edememesi sebebi ile icra takip yoluna gittiği hususunun açık olduğunu, eldeki davayı ikame etmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğunun açıklığa kavuştuğunu, müvekkilin davalı şirketten alacağının mevcudiyetinin mahkemeye.... Belediyesi yazı cevabı ve davacı- alacaklı müvekkil şirket kayıtları ile ispat olunmuş ise de, somut gerçeğin, bu belgelerin varlığının, davalı şirket tarafından önceden esasen bilinmek ile davalı yan bakiye borcu olduğunu bilmesine rağmen, kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini, mahkemenin her ne kadar davalı lehine itirazında kısmen haklı olduğunu görmüş ise de, müvekkilin alacaklı olduğunu bilgi ve belgeler ile de sabit iken alacağına kavuşmasına engel olan ve müvekkilin icra takip işlemlerine başlamasından önceki tarihte müvekkil şirkete, edim yükümlülüğünün gereği gibi yerine getirilmediğine dair herhangi bir ihtarname - hukuksal işlemin de başlatılmamış olan davalının nasıl olup da mesnetsiz ve hukuksal dayanaktan yoksun itirazının kötü niyetli olduğuna dair yeterli delil olmadığı iddiası ile icra inkar tazminatı taleplerinin ret edildiğini de anlayamadıklarını belirterek, davanın kısmen reddi kararının istinaf incelemesi ile ortadan kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece, temlikin taraflar arasındaki cari ilişkiyi gözetmeksizin sadece alacağın temliki olarak değerlendirildiğini, davacı tarafın davasının reddine karar verilmesi gerekirken davanın kısmen kabul ve kısmen red kararının yerinde olmadığını, müvekkili ile davalının cari hesap ilişkisinin olduğunu, ancak davacı tarafın iddia ettiği gibi bir alacağının bulunmadığını, müvekkilinin .... Belediyesi'nin 2020/376607 numaralı kilit parke alımı ihalesine katıldığını ve bu ihaleyi aldığını, kilit parkelerinin de davalı tarafça müvekkil adına .... Belediye Başkanlığına teslimi hususunda anlaştıklarını, davalı tarafın, taraflar arasındaki cari ilişkiyi düzenleyen fatura ve eklerinde, Belediye'ye süresi içinde teslim etmediğini, bu nedenle de davalı tarafa ödeme yapılmadığını, Kemalpaşa 2.Noterliği'nin 23/11/2020 tarih ve 14029 yevmiye numaralı Alacağın Devri evrakının bu işlem için yapıldığını, davalı tarafın süresi içinde kilit parke taşlarını belediyeye teslim etmemesi üzerine müvekkilin belediyeye gecikme nedeni ile ceza ödemek zorunda kaldığını, bu nedenle de davalı tarafın müvekkilden iddia ettiği gibi bir alacağının olmadığını, ayrıca alacak yargılamayı gerektiren bir alacak olup kesin borçluluğu ispat eden bir belge olmadığını, müvekkilin, davacı tarafa ödeme yaptığını, müvekkilin cari defterlerinde yapılan ödemenin açıkça gösterildiğini, bu nedenle taraflara ait ticari defter ve kayıtların getirtilip incelenmesi halinde bu durumun açıkça ortaya çıkacağını, müvekkilin cari defterindeki davacı taraftan olan alacağının miktar düşülmeden karar verildiğini, mahkeme kararında davacı tarafın belediyeden doğan alacağının müvekkili tarafından başka kişilere temlik edildiği gerekçesi ile alacağın ödenmediği yönündeki gerekçenin yerinde olmadığını, müvekkilinin, ... Belediyesinden doğan alacağının 3.kişiye temlik edilmediğini, Saruhanlı Belediyesinden doğan alacağına ilişkin temlik yapıldığını, ayrıca süresi içinde kilit taşları teslim etmemesi nedeni ile müvekkilin ceza ödemek zorunda kaldığını, bu nedenle de, davacı tarafça edimin yerine getirilmediğini ve mahkeme kararı yerinde olmadığından, kararın bozulması gerektiğini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; İİK 67. maddesi gereğince açılmış olan itirazın iptali davası olup davanın bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde "davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalının Karşıyaka 1. İcra Müdürlüğü'nün 2021/3003 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 316.429,86 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, koşulları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine " karar verilmiştir. İş bu karar davacı ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davaya konu Karşıyaka 1. İcra Müdürlüğü'nün 2021/3003 esas sayılı dosyasının incelenmesinden davacı tarafça, davalı hakkında 21.05.2021 tarihinde 410.000 TL asıl alacak, 1.075,50 TL ihtiyati haciz masrafı olmak üzere toplam 411.075,50 TL üzerinden ilamsız icra takibinin başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliği üzerine davalı borçlu tarafından süresi içerisinde sunulan itiraz dilekçesi kapsamında takibin durduğu ve davalının icra takibine vaki itirazın iptali amacıyla eldeki davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır. Takip dayanağı olarak "Söke 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 05.03.2021 tarihli 2021/15 karar sayılı ihtiyati haciz kararı nedeni ile ihtiyati haciz vekalet ücreti ile ihtiyati haciz masrafları, Kemalpaşa 1. Noterliği'nin 23.11.2020 tarih ve 14029 yövmiye nolu alacağın devri sözleşmesi bakiye bedeli ve muhtelif tarihli 9 adet faturadan kaynaklı bakiye alacak" gösterilmiştir. Dosyada bir sureti bulunan Kemalpaşa 3.Noterliği'nin 23.11.2020 tarihli "Alacağın Devri" başlıklı belgenin incelenmesinden, ....Belediyesi Satın Alma Daire Başkanlığı Mal Alımları Şube Müdürlüğü tarafından ihalesi yapılan ve davalı uhdesinde kalmış olan " kilit parke alımı işiyle" ilgili olarak belediye nezdinde bulunan ve davalı lehine tahakkuk etmiş olan hak edişlerin 1.450.000,00 TL'lik kısmını davalı şirket tarafından temlik eden şirket olarak davacıya devir ve temlik edildiği görülmüştür. Davacı tarafça, taraflar arasındaki noterde düzenlenen Alacağın Devri sözleşmesi gereğince davacının davalıdan sözleşmeye konu tutar kadar alacaklı olduğunun sabit olduğu, ancak davalının davacıya olan borcundan başkaca da temliklerin olması sebebiyle söz konusu temliknamenin dava dışı belediye tarafından 4. sıraya alındığı, bu nedenle Alacağın Devrine ilişkin sözleşmesindeki alacağın bu haliyle kısmen ödeneceği sonucunun ortaya çıktığı, söz konusu bedelin dahi belediye tarafından ödenmediği, bu alacakla ilgili olarak da dava dışı Belediye Başkanlığı hakkında İzmir 26. İcra Müdürlüğü'nün 2021/ 4390 Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığı, davaya konu bakiye bedel içinde davalı hakkında dava konusu icra takibinin başlatıldığını iddia etmiştir. Davalı tarafça, davalının, .... Belediyesinden almış olduğu kilit parke taşı alımı ihalesi kapsamında, kilit parke taşlarının davacı tarafça davalı adına İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığına teslimi hususunda tarafların anlaştıklarını, ancak davacı tarafla dava dışı belediyeye kilit parke taşlarının süresi içinde teslim edilmediği, bu nedenle davalının dava dışı belediyeye gecikme tazminatı ödemek zorunda kaldığından bahisle davacı tarafça iddia edildiği şekilde davacının davalıdan bir alacağının bulunmadığı savunma olarak ileri sürülmüştür. .... Belediye Başkanlığından gelen 07.03.2022 tarihli cevabi yazı ekindeki belgelerin değerlendirilmesi neticesinde bilirkişi tarafından düzenlenen 13.04.2022 tarihli ek raporda, dava dışı .... Belediye Başkanlığı tarafından davacıya temlikname kapsamında 11.06.2021 tarihinde 200.000 TL, 06.07.2021 tarihinde 241.889,13 TL, 13.08.2021 tarihinde 100.000 TL, 02.09.2021 tarihinde 100.000 TL, 04.10.2021 tarihinde 97.930,56 TL, 04.11.2021 tarihinde 133.327,11 TL, 03.12.2021 tarihinde 21.000,00 TL, 05.01.2022 tarihinde 110.037,65 TL olmak üzere toplam 1.004.184,45 TL ödeme yapıldığının tespit edildiği bildirilmiştir. .... Belediye Başkanlığından gelen 26.12.2021 tarihli cevabi yazı ekinde gelen belgeye göre, davalı tarafça sözleşme gereği 25.12.2020 tarihinde teslim edilmesi gereken malzemelerin 11 gün gecikmeyle 05.01. 2021 tarihinde teslim edilmiş olması nedeniyle davalı şirkete 70.950 TL' lik gecikme cezasının uygulandığı bildirilmiştir. Dava dilekçesinde belirtilen İzmir 26. İcra Müdürlüğü'nün 2021/ 4390 Esas sayılı dosyasının incelenmesinden, davacı tarafça, dava dışı.... Belediye Başkanlığı hakkında 26.04.2021 tarihinde, 1.058.650,00 TL asıl alacak, 48.68,50 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.106.818,50 TL üzerinden ilamsız icra takibinin başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, davaya konu Karşıyaka 1. İcra Müdürlüğü'nün 2021/3003 esas sayılı dosyasının incelenmesinden davacı tarafça, davalı hakkında 21.05.2021 tarihinde 410.000 TL asıl alacak, 1.075,50 TL ihtiyati haciz masrafı olmak üzere toplam 411.075,50 TL üzerinden ilamsız icra takibinin başlatıldığı anlaşılmıştır. Davaya konu temlikname içeriğindeki bedel 1.450.000,00 TL olup dava dışı belediye hakkında başlatılan takip tutarındaki asıl alacak düşüldüğünde ( 1.450.000,00 TL-1.058.650,00 TL=) 392.000,00 TL bakiye kalmakta olup davacı tarafça dava konusu icra takibinde ise 410.000 TL asıl alacak gösterilmiştir. Mahkemece davacıya ait ticari defterler üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda; davacı şirket ticari defterlerine göre 2020 yılı açılışının davalı aleyhine 11.519,26 TL borç bakiyesi ile başladığı, yıl içerisinde davacı tarafça davalıya 9 adet toplam 2.192.039,39 TL' lik fatura düzenlendiği ve davalıya borç kaydedildiği, ayrıca 23.11.2020 tarihinde noter masrafı olarak 18.725,66 TL' nin davalı cari hesabına borç kaydedildiği ve yine davalı tarafından 31.12.2020 tarihinde kesilen 830.720,00 TL tutarındaki faturanın da davalı hesabına alacak kaydedilmesi neticesinde davacı şirket kayıtlarına göre 31.12.2020 tarihi itibarıyla davacının davalıdan 1.391.564,31 TL kayden alacaklı olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir. Aynı bilirkişi raporunda davalı ticari defterleri üzerinde yapılan incelemeye göre de, davacı cari hesabının 3 ayrı hesapta takip edildiği, satıcılar 320.26 nolu cari hesapta davacı tarafça kesilen 21.08.2020 tarih ve 122.158,91 TL bedelli faturanın davacıya alacak kaydedildiği ve 01.10.2020 tarihinde bu tutarın 320.Y.002 nolu cari hesaba virman yapıldığı ve hesabın sıfırlandığı bildirilmiştir. Yine 320.Y.002 nolu hesapta davacı tarafça davalı adına düzenlenen toplam 2.192.039,39 TL bedelli 9 adet faturanın davacıya alacak kaydedildiği, 23.11.2020 tarihinde alacağın devri sözleşmesine istinaden 1.450.000 TL'nin davacı cari hesabına borç kaydedildiği, bu şekilde 31.12.2020 tarihi itibarıyla davalı ticari defterlerine göre davacı alacak bakiyesinin 742.039,39 TL olduğu, 120.Y.002 nolu hesapta ise davalı tarafça davacı adına düzenlenen 830.720,00 TL bedelli faturanın davacıya borç kaydedilmesi neticesinde bu hesabın 830.7200,00 TL borç bakiyesi verdiği, bu şekilde davalı şirket ticari defterlerine göre davacı cari hesabının (830.7200,00 TL- 742.039,39=) 88.680,61 TL borç bakiyesi verdiği, bu şekilde dava davalının davacıdan kayden 88.680,61 TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir. Mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen ek raporda ise, davacı şirket kayıtlarına göre davacının davalıdan 1.391.564,31 TL alacaklı olduğu, dava dışı belediye tarafından ise temlikname kapsamında 1.004.184,45 TL ödeme yapıldığından bu ödemenin mahsubu ile bakiye (1.391.564,31 TL-1.004.184,45 TL=) 387.379,86 TL davacı alacağının kaldığı görüş ve kanaatine varılmış olup mahkemece iş bu rapor hükme esas alınarak bu tutardan dava dışı belediye tarafından parke taşlarının geç teslim edilmesi nedeni ile davalıya kesildiği bildirilen 70.950,00 TL' lik gecikme cezasının mahsubu ile 316.429,86 TL asıl alacak üzerinden hüküm kurulmuştur. Bu durumda her iki taraf ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen raporların içeriğinde belirtilen tespitlere göre, 2020 yılında davacı tarafça davalı adına düzenlenen toplam 2.192.039,39 TL bedelli 9 adet faturanın ve davalı tarafça davacı adına düzenlenen 830.720,00 TL bedelli 1 adet faturanın her iki taraf ticari defterlerinde aynen kayıtlı olduğu, esasen taraf ticari defterleri arasındaki farkın, sadece davacı ticari defterlerine göre 2019 yılından 2020 yılına davacı lehine devreden 11.519,26 TL borç bakiyesi ile 23.11.2020 tarihinde noter masrafı olarak davalıya borç kaydedilen 18.725,66 TL'den ve yine "Alacağın Devri" sözleşmesine istinaden 1.450.000 TL'nin davalı ticari defterlerinde davacının cari hesabına doğrudan 23.11.2020 tarihinde henüz ödeme yapılmamışkan borç kaydedilmesinden kaynaklandığı görülmüştür. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı şirket kayıtlarına göre davacının davalıdan 1.391.564,31 TL alacaklı olduğu kayden tespit edilmiş olmakla, Kemalpaşa 3.Noterliğin'de düzenlenen davaya konu "Alacağın Devri" başlıklı sözleşme tarihi olan 23.11.2020 tarihi dikkate alındığında tüm bu alacakların dava konusu temlikname kapsamındaki davacı alacağı içerisinde kaldığının kabulü ile davacı ticari defterlerinde tespit edilen davacı alacağı olan 1.391.564,31 TL'den dava dışı .... Belediye Başkanlığından temlikname kapsamında davacı tarafça tahsil edildiği bilirkişi tarafından tespit edilen ödeminin mahsubu ile davacı alacağı üzere (1.391.564,31 TL-1.004.184,45 TL=) 387.379,86 TL olarak tespit edilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, bilirkişi tarafından tespit edilen 387.379,86 TL davacı bakiye alacağından, .... Belediye Başkanlığı tarafından 26.12.2021 tarihli cevabi yazı ekinde gönderilen belgeye göre, davalı tarafça sözleşme gereği 25.12.2020 tarihinde teslim edilmesi gereken malzemelerin 11 gün gecikmeyle 05.01.2021 tarihinde teslim edilmiş olması nedeniyle davalı şirkete uygulanan 70.950 TL' lik gecikme cezasının davacı bakiye alacağından mahsup edilerek kalan kısım üzerinden istinaf incelemesine konu hükmün kurulduğu anlaşılmıştır. Ancak dava dışı .... Belediye Başkanlığı tarafından uygulandığı belirtilen iş bu gecikme cezasının davalıdan tahsil edildiğine dair bir delil davalı tarafça dosyaya sunulmadığı gibi, dava dışı belediye tarafından belirtildiği şekilde bir gecikme oluşmuş ise, iş bu gecikmenin davacıdan kaynaklanıp kaynaklanmadığı ve yine davacının, dava dışı belediye tarafından uygulanan cezai şattan dolayı davalıya karşı sorumlu olduğuna dair iş bu davanın tarafları arasında düzenlenmiş yazılı bir sözleşme veya delil dosyaya sunulmadığından, dava dışı belediye tarafından uygulanan cezai şartın, mahkemece davacı alacağından mahsup edilmesi yerinde olmamıştır. Ayrıca dava konusu alacak likit olduğundan kabul edilen kısım üzerinden davacı tarafın icra inkar tazminatı isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır. HMK'nın 353/1-b-2 maddesinde yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına gerek duyulmadığı takdirde düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verileceği öngörülmüştür. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında davacı vekilinin istinaf istemlerinin kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen istinaf incelemesine konu karar kaldırılarak dava dışı ... Belediye Başkanlığı tarafından davalıya uygulandığı belirtilen 70.950 TL' lik gecikme cezası mahsup edilmeksizin, bilirkişi tarafından tespit edilen bakiye (1.391.564,31 TL-1.004.184,45 TL=) 387.379,86 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne, dava konusu alacak likit olduğundan kabul edilen kısım olan 387.379,86 TL üzerinden hesaplanan 77.475,97 TL % 20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, reddedilen kısım açısından İİK 67/2 maddesi gereğince davacının takibinde haksız ve kötü niyetli olduğuna dair davalı tarafça ayrıca delil sunulmadığından, reddedilen kısım açısından koşulları oluşmayan davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine ve yukarıda anlatılan tüm nedenlerle davalı vekilinin tüm istinaf sebeplerinin yerinde görülmediğinden reddine dair HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A-1-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/06/2022 tarih, 2021/517 Esas ve 2022/369 Karar sayılı sayılı kararına karşı davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 21.615,32 TL nispi karar harcından peşin olarak alınan 5.403,83 TL harcın mahsubu ile bakiye 16.211,49 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu sırasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, B-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 1-Davacı tarafın yatırmış olduğu 80,70 TL istinaf karar harcının istek halinde yatırına iadesine, 2-Davacı tarafın yatırdığı 220,70 TL istinaf kanun yolu başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf eden yararına istinaf vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına, C-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/06/2022 tarih, 2021/517 Esas ve 2022/369 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden esas hakkındaki kararla; KALDIRILAN HÜKMÜN YERİNE GEÇMEK ÜZERE; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE; Davalının, davaya konu Karşıyaka 1. İcra Müdürlüğü'nün 2021/3003 Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın Kısmen İptali ile; 387.379,86 TL asıl alacak üzerinden, takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek takip talepnamesindeki diğer koşullarla takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Kabul edilen kısım olan 387.379,86 TL üzerinden hesaplanan 77.475,97 TL % 20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Reddedilen kısım üzerinden koşulları oluşmadığından davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 26.461,91 TL nispe karar ve ilam harcından daha önceden alınan (4.946,40 TL peşin harç + icra dosyasına yatırılan 2.055,38 TL peşin harç) toplam 7.001,78 TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 19.460,13 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kabul edilen kısmı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesaplanan 61.980,78TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davanın reddedilen kısmı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesaplanan 22.620,14 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 4.946,40 TL nispi karar ve ilam harcı ve icra dosyasına yatırılan 2.055,38 TL harç toplamı olan 7.001,78 TL peşin harç ile 59,30 TL başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan 500,00 TL bilirkişi ücreti, 89,80 TL tebligat, posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 649,10 TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 610,15 TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Arabuluculuk faliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320 TL zorunlu arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi gereğince davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 10-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine, 11-Kararın kesinleştirme, harç ikmali ve gider/delil avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 12-Kararın Dairemizce taraflara/vekillerine tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere 17/02/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.