Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1723 E. 2026/1358 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/1723
Karar No
2026/1358
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ)

ESAS NO : 2022/1723 KARAR NO : 2026/1358

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 02.12.2021 ESAS-KARAR NUMARASI : 2019/620 E., 2021/1064 K.

DAVA : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 18.06.2026 YAZIM TARİHİ : 18.06.2026 Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Davalının müvekkilinin işlettiği dağıtım sistemini kullanması nedeniyle taraflar arasında imzalanan sistem kullanım anlaşmaları uyarınca fatura tahakkuk ettirdiğini, söz konusu faturaların ödenmesi için davalıya tebliğ edildiğini, faturaların süresi içerisinde ödenmemesi nedeniyle müvekkili tarafından Eskişehir 7. İcra Müdürlüğü'nün 2016/15812 sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, davalı tarafından, asıl alacakla birlikte kayıp kaçak bedeli ile TRT payını fatura kalemleri arasında gösterdiğini, aslında bu kalemlerin mahkeme kararlarıyla hukuka aykırı olduğunun tespit edildiğini, asıl alacak ile birlikte KDV toplamına faiz yürütüldüğünü, bunun hukuka aykırı olduğunu, asıl alacak ile birlikte gecikme zammı toplamına yeniden gecikme zammı eklendiğini ve buna faiz işletildiği gerekçesi ile itiraz edildiğini, takibin durduğunu ileri sürerek, haksız ve hukuka aykırı olarak yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili özetle: Öncelikle yetkili mahkemenin Ankara ticaret mahkemesi olduğunu, ayrıca yetkili icra dairesinin de Ankara icra dairesi olduğunu, yetkili icra müdürlüğünde başlatılmış geçerli bir takip bulunmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın HMK 114/2 ve 115/2. maddelere göre usulden reddi gerektiğini, ayrıca takip dayanağı olan belgelerin ödeme emrine eklenmediğini, yasaya aykırı ödeme emrinin iptalinin gerektiğini, öte yandan dava dilekçesinde iddia edilen borcun dayanağının, hangi döneme ve hangi faturalara ilişkin olduğunun ve talep sonucunun açık bir şekilde belirtilmediğini, eksikliklerin giderilmesi için davacıya 1 haftalık kesin süre verilmesini, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini savunarak, haksız davanın reddine, kötüniyetli takip ve dava nedeniyle davacının müvekkiline %20'den az olmamak üzere tazminat ödemesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "...Dosyanın tümü üzerinde yapılan incelemede; davacının taraflar arasında imzalanmış olan Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşmasına istinaden alacağı için icra takibine giriştiği, takibe davalı tarafça süresinde itiraz edildiği, işbu itiraz üzerine itirazın iptali davasının açıldığı, davalının cevap ve ikinci cevap dilekçesi sunduğu, davalının cevap ve ikinci cevap dilekçelerinde mahkememizin yetkisine itiraz ettikleri, ayrıca takibin hangi faturalara ilişkin olduğunun ve ayrıca faturaların KDV dahil toplam tutarlarına gecikme zammı işletildikten sonra ayrıca ve ikinci defa tekrar KDV talep edildiği, TRT payı ve kayıp kaçak bedellerinin faturada talep edilemeyeceğinin bildirildiği, davaya ilişkin tüm delillerin sunulduğu ve ilgili yerlerden getirtildiği, mahkememizce 30/09/2020 tarihinde bilirkişi ...'ye dosyanın tevdi edildiği ve bu bilirkişi tarafından rapor düzenlendiği ve raporun sonuç kısmında davacının davalıdan 23.680,42 TL alacaklı olduğunun bildirildiği, rapora taraf vekillerince itiraz edildiği ve dosyanın aynı bilirkişiye ek rapor aldırılmak üzere gönderildiği ve bilirkişi ... tarafından düzenlenen raporda muhasebe konusunda uzman bir bilirkişi tarafından ticari defterler, hesap ve ödemeler incelendikten sonra ayrıntılı ve gerekçeli olarak hesaplama yapılabileceğinin bildirildiği, davacının talebi ve mahkememizce karar verilmesi üzerine dosyanın mali müşavir bilirkişi ...'a tevdi edildiği ve ... tarafından düzenlenen 11/06/2021 tarihli raporda davacının davalıdan asıl alacak olarak 23.680,42 TL, 1.916,50 TL gecikme zammı ve 344,97 TL gecikme zammı KDV'si olmak üzere toplam 25.941,89-TL alacaklı olduğunun bildirildiği, rapora davalı vekilince itiraz edilmişse de bilirkişiler tarafından davalının TRT payı, kayıp kaçak bedeli, KDV ile ilgili tüm itirazlarının gerekçeli olarak giderildiği ve davacının sunmuş olduğu deliller dikkate alınarak davacının alacaklı olduğu fatura bedellerinin de açıkça tespit edildiği, bu nedenle davalının sunmuş olduğu itirazların yerinde olmadığı ve bilirkişilerin raporlarına göre davacının davalıdan alacaklı olduğunu ispat ettiği, ancak davalının bu faturaları ödediğine dair ispatı ortaya koyamadığı, ayrıca alacağın faturaya ve sözleşmeye dayalı olması nedeniyle likit ve belirli olduğu, bu nedenle davacının icra inkar tazminatına da hak kazandığı görülmekle ve yukarıdaki gerekçelerle davacının davasının kısmen kabulü ile, Eskişehir 7. İcra Müdürlüğünün 2016/15812 esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile, takibin 23.680,42 TL asıl alacak, 1.916,50 TL gecikme zammı, 344,97 TL gecikme zammı KDV'si olmak üzere toplam 25.941,89 TL üzerinden devamına, fazlaya dair istemin reddine, devamına karar verilen asıl alacağın %20'si oranındaki 4.736,08 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine..." karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Bilirkişi raporunda, faturaların KDV dahil toplam tutarına gecikme zammı işletildiği ve içinde KDV’yi de barındıran bu tutar için ayrıca ve ikinci defa olmak üzere tekrar KDV hesaplandığı, üstelik gecikme zammı için hesaplanan bu KDV tutarının da yanlış hesaplandığı, kabul anlamına gelmemek üzere, hesaplanan KDV'nin, matraha dahil olmadığı, dava konusu ödeme emrinde, faturaların gecikme zammı dahil toplam tutarına gecikme zammı ve faiz talep edildiği, faize faiz işletilemeyeceği kuralına aykırı hareket edilerek haksız ve mükerrer talepte bulunulduğu, bu konudaki itirazlarının incelenmediği, takip tarihinden önceki dönem için gecikme zammının ve KDV'sinin, sonraki dönem için ise faizin ve KDV'sinin talep edildiği, taraflar arasındaki sözleşmede faizden söz edilmediği nedenleriyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, dağıtım sistem kullanım sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine, 2-) Alınması gereken 1.772,09 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 444 TL harcın düşümü ile kalan 1.328,09 TL harcın davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına, 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1.a gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 18.06.2026

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/1723, K. 2026/1358, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-1723-e-2026-1358-k-8c3b58dac976