Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1560 E. 2026/495 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/1560
Karar No
2026/495
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2022/1560

KARAR NO:2026/495

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:22/01/2021

NUMARASI:2019/338 Esas - 2021/76 Karar

DAVA:Çek İstirdatı

İSTİNAF KARAR TARİHİ:12/03/2026

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait çek ve senetlerin evinin kasasından çalındığı ve buna ilişkin Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunarak çek ve senetlerin iptali için İstanbul 8. ATM 2019/115 Esas sayılı dosyası ile dava açılarak ödeme yasağı aldırıldığını, ilgili çeklerin müvekkilinin yapmış olduğu ticaret sonucu aldığını ve icra konusu çeklerin gerçek hamili ve sahibinin ...-....Şti. olmasına rağmen hırsızlık nedeni ile iradeleri sonucu ellerinden çıktığını, davalı bankanın temlik cirosu ile ciro ederek teslim alındığı bahsedilen dava dışı ....Şti.'nin çeki kullanma yetkisi olmadığını beyanla; davaya konu olan; ...bank... Şb. 31.03.2019 Vade, ... Seri No 30.000,00 TL Bedelli, ... Bankası ... Şb. 30.04.2019 Vade, ... Seri No 27.500,00 TL Bedelli, ...bank ... Şb. 30.04.2019 Vade,... Seri No 18.585,00 TL Bedelli(Tahsil), ... Bankası ... Şb. 31.05.2019 Vade, ... Seri No 30.000,00 TL Bedelli,...Bankası ... Şb. 20.06.2019 Vade,... Seri No 25.000,00 TL Bedelli, ...bank ... Şb. 31.06.2019 Vade, ...Seri No 2.068,45 TL Bedelli, ...bank ... . 30.06.2019 Vade, ... Seri No 50.000,00 TL Bedelli, ...bank ... Şb. 05.07.2019 Vade, ... Seri No 5.809,00 TL Bedelli çeklerin, İstanbul 8. ATM 2019/115 Esas sayılı dosyasındaki yetkiye ve ihtara istinaden müvekkilinden çalındığı ve davalının da çekin meşru hamili olmadığından, çeklerin meşru hamilinin müvekkili olduğunun tespitine ve iadesine, öncelikle ileride telafisi zor ve güç zararlar doğuracağından iş bu çeklerle ilgili işlem yapılmasının ve icraya konulmaması için tedbir kararı verilmesine vekâlet ücreti ve tüm yargılama giderlerinin davalı taraflara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Usule İlişkin olarak çeklerden hiç birinde ... adına ciro bulunmadığına ve 2 ayrı çekte yapılan cironun ise ...Firmasına yapıldığından davalının çek iptali talepli davayı ve elindeki istirdat talepli davayı açma ve iş bu davada taraf sıfatına haiz olma hakkı bulunmadığından öncelikle davanın usulden reddini, esas yönünden ise davacı tarafın çeklerin kendisine kim tarafından verildiği ve hangi noktadan sonra ciro silsilesinin bozulduğu yönündeki iddiasına açıklık getirmediği gibi, dava konusu çeklerin hiçbirinde davacı ...'a yapılmış bir ciro bulunmadığını, Türk Ticaret Kanunu'muzun 649/1. maddesinin "Devredilebilen bütün kıymetli evrakın, senedin içeriğinden veya niteliğinden aksi anlaşılmadıkça, ciro edilmesi ve zilyetliğin geçirilmesiyle cirantanın hakları ciro edilene devrolunur." hükmüne amir olduğu, bir çekin hamili olunabilmesi için kanun iki koşul belirlemiş olup; ilgili gerçek veya tüzel kişi adına ciro edilmesi ve zilyetliğinin geçirilmesi gerektiğini, dava konusu çeklerde her iki koşulun da karşılanmadığı görüldüğü ve tüm çeklerde, ne davacı adına bir ciro bulunmakta ne de zilyetliğin davacıya geçirildiğine dair bir delil sunulmadığından davacının hak sahipliği iddiasının dinlenebilmesinin hukuken mümkün olmadığını, dava konusu çeklerin müvekkili şirketin dava dışı .... Şti. ile girdiği ticari ilişki sonucu doğan alacaklarına karşılık olarak ilgili şirket tarafından temlik cirosuyla ciro edilerek verildiğini, müvekkili bankaca ibraz edilen ve karşılığı bulunmayan çekler hakkında; davacının geçersiz gerekçelerle çek iptali talepli dava açmasının ardından İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/115 E. sayılı dosyasından ödeme yasağı kararı verildiği, müvekkili şirket kanunla kurulmuş, özel mevzuatlara bağlı, devlet kurumları ve bağımsız şirketlerce denetlenen bir finans kuruluşu olup hukuka ve yasaya aykırı herhangi bir durumun içerisinde olmasının düşünülemeyeceğini ve dava konusu tüm çeklerde müvekkili şirketten önce 4 ila 7 adet ciranta bulunduğu gibi bunlardan herhangi birinin çekleri nasıl devraldığı, kendi cirantasıyla arasındaki ilişki, imzalarının sıhhati gibi durumları müvekkil şirketin inceleyebilme imkanı bulunmamakta olup müvekkiline yasa ve içtihatlarla da böyle bir yükümlülük de yüklenmediğini, dava konusu çeklerde geçerli ve birbirine bağlı ciro silsilesine dayanarak çeklerin yetkili ve meşru hamilinin müvekkili olup, Davacının bu çeklerin kendisine ciro edildiğini, meşru hamilinin kendisi (...) olduğunu iddia etmekte ise de çeklerin hiçbirinde ... adına yapılmış bir ciro bulunmadığından, davacının hak sahipliği iddiasının geçerli olamayacağını ve çeklerde tedbir talep eden davacı adına yapılmış bir ciro söz konusu olmadığından davacının tedbir talebinin reddinin gerektiğini ifade ederek, Haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda," ,... Buna göre;TTK 792. Maddesinde 'Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.') şeklinde düzenleme mevcut olup, belirtilen kanun hükmü uyarınca davacının, kendisinin yetkili hamili olduğunu kanıtlaması yanında, yeni hamilin çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekip, çeki elinde bulunduran davalı hamil, çeki edinme nedenini kanıtlamakla yükümlü olmadığı, aksi halin kabulü kıymetli evrakın “mücerretlik” ilkesini ortadan kaldıracağı,Hukuk Genel Kurulu 2012/19-185 E. , 2012/386 Kararında da; kötü niyetten maksadın, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmak olarak kabul edilmiştir. Somut olayda davacı ...- ....Şti. Hamili bulunduğu çeki kaybettiğini, bu nedenle İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/115 Esas sayılı dosyası ile çek iptali davası açıldığını ve çekin yasal hamilinin kendisi olduğunu iddia etmişse de Davalı ...'nin ticari defter ve kayıtlarında davaya konu çeklerin çek tevdi bordrosu ile dava dışı şirket ile yapılan genel kredi sözleşmesine istinaden teslim alındığı davaya konu 7 adet çekte ciro silsilesinde herhangi bir kopukluk olmadığı ve davacı tarafından davalının söz konusu çeki kötüniyetli iktisap ettiğine veya iktisabında ağır kusurlu olduğuna ilişkin bir delil bildirilmediği gibi davacı çekin rıza hilafına elinden çıktığını da ispatlayamadığı, davacı tarafından TTK'nun 704. Maddesi gereğince işbu davalının çeki kötü niyetle iktisap ettiği veya iktisabında ağır kusurlu olduğu ispat edilemediğinden TTK'nun 704. Maddesi uyarınca çekin iadesine ilişkin koşullar somut olayda gerçekleşmediği, gözetilerek davanın reddine," karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle mahkemenin üzerinde durması ve incelemesi gereken bir kaç hususu dikkate almadan ve tam bir inceleme yapmadan karar verdiğini, dava konusu çeklerin davacı şirket yetkilisi ...'un yedinde iken çalınmış olmasının iş bu çeklerle ilgili ortada bir haksız fiil olduğu ve bu çeklerin davacının iradesi dışında ve suç işlenmek suretiyle elinden çıktığını, bu hususa dikkat edilmesi gerektiğini, genel hukuki düzenlemelerin ana amaç ve mantığına göre haksız bir fiil sonucu ortaya çıkan yeni bir hukuki işlem ve hakkın hiçbir şekilde geçerli olmasının mümkün olmadığını, yeni hakkın ortaya çıkmasını sağlayan fiil ve işlemlerin haksız fiil niteliğinde olduğundan geçersiz olduğunu, somut olayda çeklerin davacının elinden hırsızlık sonucu çıktığını, hiç kimsenin haksız bir fiile dayanarak kazanmış olduğu hakkın geçerliliğini iddia edemeyeceğini, davalı ile ilgili çeklerin iktisabı hususunda kötü niyetli oldukları yönünde herhangi bir ispat söz konusu olmadığının belirtilerek davanın reddedildiğini, ancak dava dilekçesinde belirtilen davalı ...bank A.Ş. den önceki ciroların incelemesi yapıldığında cirosu bulunan şirketlerin aslında çok uzun süre önce ticari sicillerinin sona erdiğini, çalışmayan ve sadece evrak üzerinde işlem gören işletmeler olduğunu, davalı ...bank A.Ş.'nin de almış olduğu bu çeklerin az buçuk incelemesini yaptığını, ancak davalı tarafın basiretli bir esnaf gibi davranmayarak ve kendisine verilen çeklerle ilgili hiçbir inceleme yapmaksızın çekleri aldığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE:Dava; yetkili hamilin elinden rızası hilafına çıkan çekin istirdatı davasıdır.

İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davalının çekin iktisabında kötü niyetli ya da ağır kusurlu olup olmadığı noktasındadır.Dava konusu 8 adet çekin davacının evinden çalındığı iddia edilmiş, çeklerin davacının ortağı ve yetkilisi bulunduğu ...Şti. nin yaptığı satışlar kaşılığı müşterilerinden aldığı çekler olduğu, çeklerin davalı bankaya temlik cirosu ile ...Şti. Tarafından ciro edildiği, dava konusu çekler hakkında İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/115 Esas sayılı dosyası ile açılan zayi nedeniyle iptal davasında ödemenin engellenmesine yönelik tedbir kararı verildiği, mahkemece istirdat davasını açmak üzere süre verildiği ve eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.TTK'nın 792. Maddesine göre, çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür. TTK'nın 788/1. maddesinde, açıkça “emre yazılı” kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çekin, ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle devredilebileceği, TTK'nın 790. maddesinde ise, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişinin, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılacağı düzenlenmiştir. Ayrıca çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır.Dava konusu çekteki ciro silsilesi görünürde düzgün olup, şeklen çeki elinde bulunduran kişinin hamil sıfatını ispat eder niteliktedir.Ciro silsilesinde bir kopukluk söz konusu olmadığından hamil senedin illetten mücerret olması ilkesinden yararlanır.Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altında (HMK 190) olup, bu temel kuralların da sonucu olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. İspat yükü kendisinde olmayan diğer taraf da ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış sayılmaz (HMK 191).Eldeki davada, davacı öncelikle çekin yetkili hamili olduğunu, ardından davalı tarafın çeki kötüniyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap ettiğini ispat etmesi gerekir. Bununla birlikte davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, zira aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır niteliktedir.TTK’nın 792. maddesi içeriği itibariyle önceki hamilin elinden herhangi bir şekilde çıkan çeki iktisap eden yeni hamilin, TMK’nın 3. maddesi anlamında iyi niyetli olduğunu kabul etmiştir. Burada ispat yükü üzerinde olan davacının, kötüniyete veya ağır kusura dair iddialarını her türlü delille ispat etmesi mümkündür. Bunun yanında kötüniyeti yahut ağır kusuru ispatlanması gereken kişi çeki hamil olarak elinde bulunduran ve davada taraf olan davalıdır.Davaya konu çekler üzerinde düzgün bir ciro silsilesi bulunmaktadır. Davacı taraf, dosyada bulunan bilgi ve belgelere göre, davalının dava konusu çeki davacının zararına olarak kötüniyetle iktisap etmiş olduğunu ve/veya iktisapta ağır bir kusurunun bulunduğunu ispatlayabilmiş değildir. Dava konusu çekle ilgili zayi nedeniyle iptal davası açılmış olması, hırsızlık olayı ile ilgili soruşturma bulunması çeki elinde bulunduran davalının çeki kötüniyetle iktisap ettiğini veya iktisapta ağır kusurlu olduğunu göstermez. Bu haliyle davalının çeki kötüniyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap ettiği ispat edilememiş olmakla, mahkemece davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın, alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.12/03/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2022/1560, K. 2026/495, T. 12.03.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-1560-e-2026-495-k-ffca14d71520