Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi 2022/1492 E. 2026/487 K.

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1492
Karar No
2026/487
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2022/1492

KARAR NO:2026/487

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:11/04/2022

NUMARASI:2021/400 Esas - 2022/317 Karar

DAVA:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)

İSTİNAF KARAR TARİHİ:12/03/2026

Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı ....Şti. ile imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi doğrultusunda kredi tahsis ettiğini, imzalanan sözleşme kapsamında borçlu firmaya kredi kullandırıldığını, davalının da söz konusu sözleşme için müteselsil kefil olduğunu, davalı şirketin ödemelerinde temerrüde düşmesi üzerine Beşiktaş ... Noterliği'nin 09.10.2019 tarih ve... yevmiye numaralı ihtarnamenin keşide edildiğini, ihtarnamenin tebliğine rağmen verilen sürede borcun ödenmemesi üzerine, genel haciz yoluyla takip başlatıldığını ancak taraflarınca başlatılan icra takibinde itiraz edildiğini, borç ihtara rağmen ödenmediğinden davalı borçlunun temerrüde düştüğünü, davalının müvekkiline borçlu olduğunu ve icra takibine konu iş bu alacaklarının bilirkişi incelemesi ile sabit olacağını, müvekkilinin alacağının kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olduğunu, icra takibine yapılan itirazın haksız ve kötüniyetli olduğunu, davalı taraftan icra inkar tazminatı taleplerinin bulunduğunu, taraflarınca ticari uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş olup, herhangi bir anlaşma sağlanamadığını, açıklanan nedenlerle itirazın iptali ile davalının icra takibine konu alacağının %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminat ödemelerine karar verilmesi taep ve dava etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;müvekkilli aleyhine kefil sıfatıyla takip başlatılan borcun asıl borçlusu olan ....Şti. hakkında İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/565 Esas sayılı dosyası üzerinden, 28.02.2020 tarihinde iflas kararı verildiğini ve İstanbul 3.İflas Müdürlüğü'nün 2020/5 sayılı dosyası ile iflasının açıldığını, kefalet hükümlerine aykırı davranıldığını, takipte talep edilen işlemiş faizin fahiş olduğunu, gerek Borçlar Kanunu'na gerekse 3195 sayılı kanuna aykırı olduğunu, usulune uygun temerrüt ihtarının tebliği olmadığı bu yönüyle de itirazlarının haklı olduğunu, müvekkilinin dava dışı şirkete kullandırılan krediler yönünden müvekkiline bilgi verilmediği ve kredi miktarına dair onayının alınmadığı beyanlarla yerinde olmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...davacı ile dava dışı ....Şti. arasında 08.02.2019 tarihli 1.000.000,00.-TL tutarında, çerçeve niteliğinde Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, davalının genel kredi sözleşmelerinde kefalet imzasının bulunduğu sözleşmeden dolayı kefalet limitinin 1.000.000,00 TL olduğu, bu kefaletin TBK'nun 583. ve onu takip eden maddesine göre el yazısı ile kefaletin türü, tarihi, miktarı yazılmak suretiyle usulüne uygun düzenlendiği görülmüştür. Davalının kredi sözleşmesi içeriğinde yer alan kefalet sözleşmesinde müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu sabittir. İmzalanan Genel Kredi Sözleşmesine istinaden davadışı borçluya kredi verildiği, kredi borçların ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından davalıya Beşiktaş ... Noterliği'nin 09/10/2019 tarihli, ... yevmiye no'lu ihtarnamesinin keşide edildiği, davalıya gönderilen ihtarnamenin 14/10/2019 tarihinde tebliğ edildiği ve ayrıca sözleşme hükümleri gereğince ihtarnamenin diğer davalıya da tebliğ edilmiş sayılacağı dosya kapsamında alınan bilimsel veri ve içeriğe sahip, denetime elverişli olduğu anlaşılan bankacı bilirkişi raporuyla da sabittir. Borçlunun borcunun ödenmediği, davalı tarafından dava konusu borcun ödendiğine dair de yazılı bir delil sunulmadığı, davalının dava dışı şirketin ortağı ve yetkilisi olduğu ve davalının kefalet limiti miktarı kadar sorumlu olduğu gözetilerek alınan bilirkişi raporunun taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ve banka mevzuatına uygun olarak tanzim edildiği ve hüküm kurmaya elverişli nitelikte olduğu kanaatine varılarak rapordaki hesaplamalara itibar edilerek; bu hali ile davalı borçlunun takibe kısmen haksız olarak itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği kanaatine varıldığından davanın kısmen kabulüne, davalı tarafından İstanbul 27. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 302.232,87 TL asıl alacak, 27.861,44 TL işlemiş faiz , 1.393,07 TL BSMV, 828,81 TL masraf olmak üzere toplam 332.316,19 TL üzerinden icra takip tarihinden itibaren taksitli ticari kredi yönünden (250.000,00 TL asıl alacak üzerinden) yıllık %33 oranında, taksitli ticari kredi ve kredili mevduat hesabı yönünden ise (52.232,87.-TL asıl alacak üzerinden) yıllık %20,40 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 'i BSMV oranında yürütülmesi şeklinde devamına." karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; karara esas teşkil eden bilirkişi raporunda hesap hatası yapıldığını, takibe konu Asıl Alacak talebinin 308.556,74 TL olup, bilirkişi raporunda hesap hatası yapılarak asıl alacak 302.232,87 TL olarak tespit edildiğini, ayrıca temerrüt faiz oranı takip talebinde alacağın tamamı için %33 olarak talep edilmişken gerek bilirkişi raporunda gerekse yerel mahkeme kararında hatalı şekilde asıl alacağın 250.000 TL kısmı yönünden %33, kalan 52.232,87 TL kısmı yönünden %20,40 temerrüt faizi oranı belirlendiğini, takip talebinde belirtilen alacak kalemleri ve faiz oranları hukuka uygun olduğunu, yerel mahkeme kararında temerrüt faizi oranlarının neden farklı tespit edildiği ve asıl alacağın neden taleplerinden daha düşük tespit edildiğine yönelik hiç bir gerekçeye yer verilmediğini, bilirkişi raporunun kopyala yapıştır şeklinde gerekçeli karara eklenmiş olup, mahkemenin hukuki görüşü ve gerekçesi kararda olmadığını beyanla istinaf merci tarafından gerekli görülmesi halinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasını, İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/400 E. 2022/317 K. Sayılı ilamının kısmen red kısmı yönünden istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve davanın tamamının kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE:Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı kefil aleyhine başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Dosya kapsamından davacı ile dava dışı asıl borçlu .... Şti arasındaki 08.02.2019 tarihli 1.000.000 TL tutarlı genel kredi sözleşmesi ve 08.02.2019 tarihli ticari kredi kartı üyelik sözleşmesi uyarınca, dava dışı şirkete nakdi kredi, ticari kredi kartı ve kredili mevduat hesabı kullandırıldığı, davalının ise 08.02.2019 tarihli sözleşmeleri müteselsil kefil olarak imzaladığı, kredi taksitleri ödenmeyince davacı bankanın 08.10.2019 tarihinde kat edilerek Beşiktaş ... Noterliğinin 09.10.2019 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarname ile Beşiktaş ... Noterliğinin 26.12.2019 tarih ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiği anlaşılmaktadır Davacı alacaklı tarafından davalı hakkında İstanbul 27. İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyası ile 308.556,74 TL asıl alacak, 27.861,44 TL işlemiş faiz, 1.393,07 TL BSMV, 828,81 TL masraf olmak üzere toplam 338.640,06 TL alacağın alacağın tahsili istemiyle 28.01.2020 tarihinde ilamsız takip başlatılmış, davalı borçlunun itirazı üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunda, taksitli ticari kredilerin temerrüt faizi olarak, taksitli ticari kredinin ödeme planında fiilen uygulanan akdi faiz oranı % 22 olarak belirlenmekle temerrüt faiz oranının , akdi faiz oranı olan % 22 oranının % 50 fazlası olan %33,00 olduğu, kredi kartı ve kredili mevduat hesabı yönünden tebliğ hükümleri gereği TCMB Kredi Kartlarına uygulanacak akdi ve gecikme faiz oranlarına tabi olduğundan bu oranın takip tarihinde yıllık %20,40 oranını geçemeyeceği, istenilen %33,00 oranı anılan TCMB genelgeleri doğrultusunda olmadığından davacı talebinin yerinde olmadığı, icra takip tarihi itibariyle taksitli ticari kredi yönünden davacı bankanın 250.000 TL asıl alacak, 31.019,49 TL işlemiş faiz, 1.348,85 TL BSMV ve 828,81 TL ihtar gideri olmak üzere toplam 283.197,15 TL alacaklı olduğu, kredi kartı ve kredili mevduat hesabı yönünden ise 52.232,87 TL asıl alacak, 5.462,51 TL işlemiş faiz, 273,13 TL BSMV olmak üzere toplam 57.968,51 TL alacaklı olduğu tespit edilmiş, mahkemece bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır.Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 4.2. Maddesinde, temerrüt faiz oranının T.C. Merkez Bankasına bildirilen en yüksek faiz oranının % 50 fazlası alınmak suretiyle tespit edileceği hükme bağlanmış, yine kefalet sözleşmesinin 12.maddesinde kefillerin temerrüdü halinde bankaca TCMB'ye bildirilen aynı tür kredilere uygulanan en yüksek cari akdi faizin % 50 fazlası alınmak suretiyle tespit edileceği kararlaştırılmıştır. Davacı banka tarafından taksitli ticari kredilere fiilen uygulanan en yüksek faiz oranı talep edilmiş ise de ispat yükü kendisinde olan davacı tarafından, temerrüt tarihinde fiilen daha yüksek oranda akdi faiz uygulandığına ilişkin dosyaya herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı gözetildiğinde mahkemece nakdi kredi yönünden % 33 oranında temerrüt faizinin esas alınması isabetli olmuştur.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Mevduat ve Kredi Faiz Oranları Ve Katılma Hesapları Kâr Ve Zarara Katılma Oranları Hakkında 2020/3 sayılı Tebliğin 4/1. Maddesinde Bankalarca, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası kaynaklı reeskont ve avans kredileri dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları serbestçe belirleneceği; ikinci fıkrada ise kredili mevduat hesaplarında uygulanacak azami akdi ve gecikme faiz oranları 23.2.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun 26. maddesi uyarınca Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından belirlenen azami oranları geçemeyeceği düzenlenmiştir.Eldeki davada hükme esas alınan bilirkişi raporunda, kredili mevduat hesabından kullandırılan kredi bakımından TCMB'nin yayınladığı tebliğ hükümleri nazara alındığında kredi kartları için TCMB'nin yayınladığı akdi ve gecikme faiz oranlarının, ... kredilerinde de uygulanacağı, TCMB tebliğlerine göre temerrüt tarihi olan 16.10.2019 tarihinde yıllık akdi faiz oranının % 19,20, takip tarihi itibariyle temerrüt faiz oranının yıllık % 20,40 oranında olduğu tespit edilmiş olup, bilirkişi raporunda bu oranların esas alındığı gözetildiğinde davacının faiz oranlarına ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştirDavacının asıl alacak miktarının hatalı hesaplandığına ilişkin istinaf istemi yönünden yapılan değerlendirmede ise ;Banka kullandırmış olduğu krediye temerrüt tarihine kadar uygulamış olduğu akdi faiz kapital faizi olup, asıl alacak olarak kabulü gerekir. Bir başka deyişle temerrüt tarihine kadar kullandırılan kredinin aslı ile bunun akdi faizi asıl borcu oluşturur. Bunun sonucu olarak da temerrüt tarihinden itibaren bu toplam borç üzerinden temerrüt faizi uygulaması Türk Borçlar Kanunu'nun 121. maddesine aykırılık teşkil etmez. ( Emsal Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2014/2947 E. 2014/5185 K, 2015/7057 E. 2015/12085 k., 2017/4368 E. 2018/6534 k. Sayılı içtihatları )Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda ticari kredi, ticari kredi kartı ve kredili mevduat hesabına ilişkin asıl alacak 302.232,87 TL olarak tespit edilmiş ise de bu hesaplamanın kapitalize edilmeyen ana para üzerinden yapıldığı anlaşılmaktadır.Temerrüt tarihine kapitalize edilen ana para üzerinde hesaplama yapıldığında ticari kredi yönünden 256.092,09 TL, ticari kredi kartı ve kredili mevduat hesabı yönünden 52.604,25 TL olmak üzere asıl alacak toplamı 308.696,34 TL olup, taleple bağlı kalınarak icra takibinde talep edilen 308.556,74 TL asıl alacağa hükmedilmesi gerekirken mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur Ayrıca kamu düzenine ilişkin ve resen gözetilmesi gereken karar harcı yönünden, mahkemece hükmedilen miktar üzerinden alınması gereken harcın, dörtte bir oranı üzerinden hesaplandığı anlaşılmış olup, "karar ve ilam harcının dörtte biri peşin, geri kalanı kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir" şeklindeki Harçlar Kanunu'nun 28.maddesi hükmüne aykırı şekilde karar verilmesi de hatalı olmuştur.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)

b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

1-Davanın KABULÜ ile davalı tarafından İstanbul 27. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile 308.556,74 TL asıl alacak, 27.861,44 TL işlemiş faiz , 1.393,07 TL BSMV, 828,81 TL masraf olmak üzere toplam 338.640,06 TL üzerinden TAKİBİN DEVAMINA, icra takip tarihinden itibaren taksitli ticari krediye ilişkin 256.092,09 TL'lik asıl alacak kısmına yıllık %33 oranında, ticari kredi kartı ve kredili mevduat hesabına ilişkin 52.464,65 TL'lik asıl alacak kısmına yıllık %20,40 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 'i BSMV oranında yürütülmesine

2-Asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 23.132,50 TL karar ve ilam harcından, peşin harç olan 4.089,93 TL ile icra peşin harcı olan 1.693,20 TL'den mahsup edilerek 17.349,37 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına

4-Davacı kendini bir vekille temsil ettirdiğinden AAÜT hükümleri uyarınca 45.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat gideri 78,75 TL, bilirkişi ücreti 900,00 TL, 59,30 TL başvuru harcı, 4.089,93 TL peşin harç olmak üzere toplam 5.127,98 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

7-Karar kesinleştiğinde yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi ve Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesi uyarınca yatıranlara iadesine,

8-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;

a- Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,

b-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 220,70 TL, posta gideri 65,00 TL olmak üzere toplam 285,70 TL yargılama masrafının davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

9-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 12/03/2026

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2022/1492, K. 2026/487, T. 12.03.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-43-hukuk-dairesi-2022-1492-e-2026-487-k-f7e1cadb5b12