Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi 2022/1476 E. 2026/486 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1476
Karar No
2026/486
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2022/1476

KARAR NO:2026/486

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:22/06/2022

NUMARASI:2020/228 Esas - 2022/468 Karar

DAVA:Çek İstirdatı

İSTİNAF KARAR TARİHİ:12/03/2026

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın merkezi İstanbul’da olup, bir yapının ihtiyacı olan tüm tesisat ürünlerini üreten Türkiye çapında örgütlenmiş yüksek sermayeli tanınmış bir firma olduğunu, Adana ilindeki bayiisi olan dava dışı ... Şti. ile yapmış olduğu ticari alışveriş neticesinde lehdarı olduğu 5 adet çekin ülkemizde yaşanan COVID-19 virüs salgını sebebiyle alınan tedbirler gereği kargo vasıtasıyla keşideci tarafından müvekkili firmaya gönderildiğini, ancak mezkur çeklerin 07.04.2020 tarihinde ... Kargo'nun ... Şubesine ulaşıp dağıtıma çıktıktan sonra dağıtım esnasında kargo aracına giren şüpheli veya şüpheliler tarafından mezkur çeklerinde aralarında bulunduğu bir çok kargo paketlerinin çalındığını, bunun üzerine, çekin kötü niyetli kişilerin eline geçip çek bedelinin haksız yere tahsil edilmemesi için yetkili hamil olan müvekkili tarafından eldeki davaya konu olan 2 adet çekin de bulunduğu toplam 5 adet çek yönünden Adana 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/248 E. sayılı dosyasından zayii nedeniyle çek iptali davası açılarak ödemeden men yasağı kararı alındığını, davaya konu 2 adet çekin keşide gününde davalı firma tarafından muhatap bankaya ibraz edilmesi üzerine, çekleri elinde bulunduran son hamile karşı iade davası açmak üzere taraflarına süre verildiğini, davaya konu her biri 14.04.2020 keşide tarihli ve 200.000 TL bedelli keşidecisi ...Şti. olan çeklerde, müvekkili firmaya atfen yapılan ilk ciro ve kaşenin sahte olduğunu, nitekim müvekkilin kendisi adına sahte olarak atılan cirodan sonra gelen "...Grup" ünvanlı paravan firma ile de hiçbir ticari alışverişinin bulunmadığını, Büyükçekmekce Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/15914 Soruşturma no.lu dosya üzerinden davalı firma yetkilisi ve bir önceki ciranta yetkilisi hakkında tahkikat başlatıldığını, davalının kötü niyetli olup, çeklerin yetkili meşru hamili olmadığını ileri sürerek öncelikle dava konusu çalıntı çeklerin ihtiyati haciz de dahil olmak üzere icra takibine konu edilmemesi yönünden ihtiyati tedbire ve neticede TTK.792.md.si uyarınca davacı müvekkilin lehdarı ve yetkili hamili bulunduğu davaya konu çeklerin, meşru hamil olmayan davalı firmadan istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın, çekin çalındığını ispat edecek delil sunmadığını, çekin kargo yolu ile gönderilmesinin, basiretli tacirin yapması gereken bir davranış olmadığı gibi çekin kargoya verildiğine ilişkin yazılı bir delil de sunulmadığını, çalınan paket içinde çeklerin bulunduğunun ispatı gerektiğini, çeklerin kargoya verildiğini ve dolasıyla hırsızlık olayında çalınan şeyin dava konusu çekler olduğu ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin çekleri ciro yoluyla edindiğini, iktisap anında çeklerin çalıntı olduğunu bile bile bu çekleri iktisap ettiğini yazılı delillerle kanıtlaması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...Davalı defterlerinde, dava dışı ...şirketi ile Şubat 2020 tarihinde ticari kayıt bulunduğu ve bunun da sadece çek kayıtlarına ilişkin olduğu, çek girişleri dışında herhangi bir nakit hareketinin bulunmadığı, davalı defterlerinin asıllarının bilirkişiye verilmediği, sadece fotokopilerinin verilmiş olduğu anlaşılmıştır. Davalı hakkında mahkememizce daha önce görülmüş başka dosya olan 2021/175 E. Sayılı dosya bulunması dolayısıyla taraf olduğu dosyalar sorgulanmış ve benzer birkaç davada daha davalı olduğu, bir kısmında...Grup şirketinin yine ciranta olarak bulunduğu anlaşılmıştır.Toplanan bilgi ve belgelerden, dava dışı ...Grup şirketinin bir faaliyetinin tespit edilemediği, çeklerin bu şirketten mal veya para karşılığına alındığına dair davalının herhangi bir dayanak belge sunmadığı, bu iki şirket arasındaki ticari ilişkinin çek alışverişinden ibaret olduğu, davalının benzer başka dosyalarda da taraf olduğu, davacı adına olan cironun da sahte olduğu, bu haliyle davalının kötü niyeti ve ağır kusurlu olarak davacının zararına bilerek hareket ettiği, bu nedenle çeklerin davalıdan alınarak davacıya iadesine, davanın kabulüne," karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının, davalının çeki iktisap anında kötüniyetli veya ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerektiğini,Yargıtay kararlarında da çek istirdat davalarında ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu ve davalının çeki edinme sebebini açıklamakla yükümlü bulunmadığının açık bir şekilde belirtildiğini, bilirkişi tamamen taraflı davrandığını, davalıyı kötüniyetli göstermek adına gerçekle bağdaşmayan ve dosyadaki mevcut bilgi ve belgelere ters düşen tespitlerde bulunduğunu, mahkemenin hatalı raporlara dayanarak davanın kabulüne kararı verdiğini, dava konusu çeklerin verilmesine neden olan ticari ilişki 2017-2018-2019 yıllarında değil, 2020 yılında gerçekleştiğini, sunulan faturaların 2020 tarihli olduğunu ve bu yılda davalı şirket hakkında yapılan herhangi bir vergi incelemesinin dahi bulunmadığını, çek üzerinde ödeme yasağı bulunmasının davalının kötüniyetli olduğunu göstermeyeceğini, yerleşmiş Yargıtay kararlarına göre çek için verilen iptal kararı, davaya taraf olmayan davalıyı bağlamayacağını, ayrıca onun bu çeki icra takibine koymasına da engel teşkil etmediğini, davalının sadece çeklerde yetkili hamil olduğunu ispatlaması gerektiğini, TTK 790. maddesine göre meşru hamilin, teselsül eden cirolardan anlaşılacağını, takip konusu çekte, ciro silsilesinde bir kopukluk bulunmadığını, davalının yetkili ve meşru hamil olduğunu, çekin ciro yoluyla geçmesi nedeniyle davalının çekin çalıntı olup olmadığı hususunda bir bilgisi bulunmadığını, davalının çekte ödeme yasağı bulunduğunu bankaya ibraz anında öğrendiğini, bu nedenle iyiniyetli olduğunu, mahkemenin davalının, davadışı ...Grup'tan başka çekler de aldığını belirttiğini, ancak bu durumun davalının kötüniyetli olduğunu göstermeyeceğini, ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde davalının davadışı ...Grup şirketinden alacaklı olduğunun tespit edildiğini, davalının alacaklı olduğu firmadan alacağına karşılık çekler almasının, alacağın tahsiline yönelik işlemler olduğunu ve bu durumun davalının iyiniyetli olduğu gerçeğini değiştirmeyeceğini, çekleri cüzi bir miktarda sigorta bedeli ödeyerek sigortalı göndermek yerine, sigorta bedelinden kaçınmak için mevzuat gereği yasaklanan bir yolun tercih edilmesinin davacının kusuru olduğunu, davacı basiretsiz davranışlarının sonuçlarına katlanması gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE:Dava; yetkili hamilin elinden rızası hilafına çıkan çekin istirdatı davasıdır.

İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davalının çekin iktisabında kötü niyetli ya da ağır kusurlu olup olmadığı noktasındadır. Dava konusu ...bank .../Adana şubesi üzerine keşide edilmiş, 14/04/2020 keşide tarihli 200.000 TL bedelli, ... ve ... çek seri numaralı çeklerin dava dışı .... Şti. tarafından davacı lehdar adına tanzim edildiği ve kargo yoluyla davacıya gönderildiği, ancak çekin kargo şirketi elindeyken çalındığı, her iki çek üzerindeki ilk cirantanın davacı kaşesi üzerine atılıp beyaz ciro, sonraki cironun ....,Şti. sonraki cironun ise davalı .... Şti. olduğu, ve davalı tarafça muhatap bankaya ibraz edildiği, dava konusu çekler hakkında Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/248 Esas sayılı dosyası ile açılan zayi nedeniyle iptal davasında ödemenin engellenmesine yönelik tedbir kararı verildiği, mahkemece istirdat davasını açmak üzere süre verildiği ve eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.TTK'nın 792. Maddesine göre, çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür. TTK'nın 788/1. maddesinde, açıkça “emre yazılı” kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çekin, ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle devredilebileceği, TTK'nın 790. maddesinde ise, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişinin, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılacağı düzenlenmiştir. Ayrıca çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır.Dava konusu çekteki ciro silsilesi görünürde düzgün olup, şeklen çeki elinde bulunduran kişinin hamil sıfatını ispat eder niteliktedir. Ciro silsilesinde bir kopukluk söz konusu olmadığından hamil senedin illetten mücerret olması ilkesinden yararlanır.Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her biri,hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altında (HMK 190) olup, bu temel kuralların da sonucu olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. İspat yükü kendisinde olmayan diğer taraf da ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış sayılmaz (HMK 191).Eldeki davada, davacı öncelikle çekin yetkili hamili olduğunu, ardından davalı tarafın çeki kötüniyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap ettiğini ispat etmesi gerekir Bununla birlikte davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, zira aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır niteliktedir.TTK’nın 792. maddesi içeriği itibariyle önceki hamilin elinden herhangi bir şekilde çıkan çeki iktisap eden yeni hamilin, TMK’nın 3. maddesi anlamında iyi niyetli olduğunu kabul etmiştir. Burada ispat yükü üzerinde olan davacının, kötüniyete veya ağır kusura dair iddialarını her türlü delille ispat etmesi mümkündür. Bunun yanında kötüniyeti yahut ağır kusuru ispatlanması gereken kişi çeki hamil olarak elinde bulunduran ve davada taraf olan davalıdır.Uyuşmazlık konusu çekler üzerindeki davacı lehdara atfen atılan imzaların davacı yetkililerine ait olmadığı ATK raporu ile anlaşılmış, davacını yetkili hamil olduğu, çeklerin kargoda iken başka çekler ile birlikte çalındığı, davalı yetkilisi ...'ın kolluktaki ifadesinde, çekleri ...Grup şirketinden Nisan 2020'de verdiği malzemeye karşılık aldığını iddia ettiği ancak İncelenen davalı defterlerinde çeki aldığını savunduğu ...Grup şirketi ile ticareti olduğuna dair herhangi bir mal teslim veya irsaliye sunulmadığı, davalı iddia ettiği mal satışına ilişkin BS formların ve Mal aldığı savunulan ...tarafından BA formlarının verilmediği, davalı defterlerinin asıllarının bilirkişiye verilmediği, sadece fotokopilerinin verilmiş olduğu, davalı hakkında ilk derece mahkemesince daha önce görülmüş 2021/175 E. Sayılı dosya bulunması dolayısıyla taraf olduğu dosyalar sorgulandığı, benzer birkaç davada daha davalı olduğu, şirket yetkilisi ... hakkında mahkemece yapılan sorgulamada şüpheli sıfatıyla soruşturmalar yürütüldüğü, bir kısmında ...Grup şirketinin yine ciranta olarak bulunduğu hususlarının tespit edildiği, dava dışı ...Grup şirketinin bir faaliyetinin tespit edilemediği, çeklerin bu şirketten mal veya para karşılığına alındığına dair davalının herhangi bir dayanak belge sunmadığı, bu iki şirket arasındaki ticari ilişkinin çek alışverişinden ibaret olduğu, soruşturma dosyasına giren kolluk aşamasında 04/05/2020 tarihli tutanakta Çek hamili ....Şti. İle yetkilisi ...'ın aynı adreste olduğu, adresin kapalı olup çevrede yapılan araştırmada bu adreste ...'ın oturmadığı, adresin işletme olarak kullanılmadığı mevcut haliyle davalının kötü niyeti ve ağır kusurlu olarak davacının zararına bilerek hareket ettiği, bu nedenle çeklerin davalıdan alınarak davacıya iadesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 6.831,00 TL harcın, alınması gerekli olan 27.324,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 20.493,00 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.12/03/2026

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2022/1476, K. 2026/486, T. 12.03.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-43-hukuk-dairesi-2022-1476-e-2026-486-k-753df5c91f39