Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1300 E. 2024/1206 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/1300
Karar No
2024/1206
Karar Tarihi

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/1300 Esas 2024/1206 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2022/1300 KARAR NO : 2024/1206

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/03/2022 NUMARASI : 2020/499 Esas 2022/213 Karar DAVACI VEKİLLERİ DAVALILAR :

DAVA : İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/10/2020 KARAR TARİHİ : 08/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/12/2024

Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı ... ... Ltd. Şti. yetkilisi ile diğer davalılar vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takiplerine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini belirterek icra takiplerine davalıların itirazlarının iptali ile takibin devamına, her iki icra takip dosyası yönünden de %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalılar davaya yasal süre içerisinde cevap vermemiş, sundukları beyan dilekçesinde davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davacı tarafça Ankara 22. İcra Müdürlüğü'nün 2020/5748 sayılı dosyasında harca esas takip tutarı olarak araç kasko değeri olan 56.016,00 TL üzerinden itirazın iptaline karar verilmesinin talep edilmiş ise de, sehven talebin aşıldığı, davalı ... Tekno. Araş. Ve Gel. İml. San. ve Tic. Ltd. Şti. firması ile davacı banka arasında genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, davalı ...’in anılan sözleşmede müteselsilen kefil olduğu, davalı kefilin şirket ortaklığı nazara alındığında eş muvafakatına ihtiyaç bulunmadığı ve kefaletinin geçerli olduğu, diğer davalı ... ... Ltd. Şti.'nin ise 26.09.2019 tarihinde borçlu firmanın doğmuş doğacak borçları için ... plakalı aracını davacı bankaya sözleşme ile rehnettiği, kullandırılan taksitli ticari kredilerin ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından hesabın kat edilmek suretiyle Ankara 11. İcra Müdürlüğü 2020/5614 sayılı dosyası ile borçlu firma ve davalı kefil hakkında, yine borçlu ... Tek. Firması aleyhine ise Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2020/5748 sayılı dosyası ile menkul rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığı, yapılan itiraz üzerine eldeki davanın açıldığı, yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde takip tarihi itibariyle Ankara 11. İcra Md. 2020/5614 sayılı takip dosyası kapsamında 4370-0396N02-0101185 nolu taksitli kredi bakımından yapılan değerlendirmede borçlu ... Tekno. Araş. ve Gel. İml. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile müteselsil kefil ... yönünden, asıl alacak 61.623,92 TL, işlemiş temerrüt faizi 8.343,88 TL, BSMV 417,19 TL olmak üzere toplam 70.384,99 TL, 4370-0396N01-0094653 nolu taksitli kredi yönünden asıl alacak 95.321,30 TL, işlemiş temerrüt faizi 12.998,01 TL, BSMV 649,90 TL, masraf 496,80 TL olmak üzere toplam 109.466,01 TL, asıl alacak tutarlarına takip tarihinden tahsil tarihine kadar %38,40 oranından işleyecek temerrüt faizi ile, Ankara 22. İcra Md. 2020/5748 sayılı takip dosyası kapsamında borçlu ... Tekno. Araş. Ve Gel. İml. San. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden asıl alacak 61.623,92 TL, işlemiş temerrüt faizi 2.998,00 TL, BSMV 149,90 TL olmak üzere Toplam 64.771,82 TL borçlu bulunduğu belirlenmiş olmakla belirlenen tutar üzerinden davanın kısmen kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile Ankara 11. İcra Md. 2020/5614 sayılı takip dosyasında, 4370-0396N02-0101185 nolu Tak.Krd. yönünden itirazın kısmen iptali ile; Asıl Alacak 61.623,92 TL, İşlemiş Tem. faizi 8.343,88 TL, BSMV 417,19 TL olmak üzere Toplam 70.384,99 TL, 4370-0396N01-0094653 Nolu Tak. Krd.yönünden; Asıl Alacak 95.321,30 TL, İşlemiş Tem. Faizi 12.998,01 TL, BSMV 649,90 TL, Masraf 496,80 TL olmak üzere Toplam 109.466,01 TL olmak üzere toplam 179.851,00 TL üzerinden davalılar ... Tekno. Araş. Ve Gel. İml. San. Ve Tic. Ltd. Şti. ve ... yönünden takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacak tutarlarına takip tarihinden tahsil tarihine kadar %38,40 oranında temerrüt faizi işletilmesine, alacağın likit olduğu anlaşılmakla, hükmedilen tutar olan 179.851,00 TL’in %20’si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, Ankara 11. İcra Md. 2020/5748 Esas Sayılı Takip Dosyasında; Tahsilde tekerrür olmamak bakımından, 4370-0396N02-0101185 Nolu Tak.Krd. yönünden; borçlu ... Tekno. Araş. Ve Gel. İml. San. Ve Tic. Ltd. Şti. yönünden; Asıl Alacak 61.623,92 TL, İşlemiş Tem. faizi 8.606,81 TL, BSMV 430,34 TL olmak üzere toplam 70.661,07 TL üzerinden , Borçlu ... ... Araş.Eğit.Tic.Ltd.Şti yönünden; Asıl Alacak 61.623,92 TL, İşlemiş Tem. faizi 2.998,00 TL, BSMV 149,90 TL olmak üzere toplam 64.771,82 TL üzerinden takibin devamına, 4370-0396N01-0094653 Nolu Tak. Krd.yönünden; borçlu ... Tekno. Araş. Ve Gel. İml. San. Ve Tic. Ltd. Şti. yönünden; Asıl Alacak 95.321,30 TL, İşlemiş Tem. faizi 13.404,72 TL, BSMV 670,24 TL, masraf 649,10 TL olmak üzere toplam: 109.396,26 TL üzerinden takibin devamına, borçlu ... ... Araş.Eğit.Tic.Ltd.Şti yönünden; Asıl Alacak 95.321,30 TL, İşlemiş Tem. faizi 5.697,35 TL, BSMV 284,87 TL olmak üzere toplam 101.303,52 TL üzerinden takibin devamına, asıl alacak tutarı olarak aracın kasko değeri olan 56.016,00 TL’ye takip tarihinden tahsil tarihine kadar %38,40 oranında temerrüt faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacağın likit olduğu anlaşılmakla, hükmedilen 180.057,33 TL’nin (davalı ... ... Araş.Eğit.Tic.Ltd.Şti yönünden 166.075,34 TL ile sınırlı olmak üzere) %20’si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... ... Ltd. Şti. yetkilisi istinaf dilekçesinde özetle; davacı banka ile arasında 17/11/2015 tarihinde imzalanan genel kredi sözleşmesi kapsamında mücbir sebebin varlığı nedeniyle ifa güçlüğü yaşandığını, sözleşmede taahhüt edilen borcun yerine getirilemediğini, bunun akabinde 26/09/2019 tarihinde imzalanan yeni yapılandırma sözleşmesi olarak taşıt rehni sözleşmesi ile beraber TBK'nun 133 maddesi uyarınca yeni bir borç taahhüt edildiğini, bu sebeple 17/11/2015 tarihinde imzaladığı GKS'nin mevcut hükmünün kalmadığını, TBK'nun 133. maddesine göre yeni bir borç taahhüt edilmesinin tarafların açık rızalarına bağlı tutularak geçerli hale getirildiğini, TBK'nun 138. maddesi uyarınca aşırı ifa güçlüğüne düşen müvekkilinin hakimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahip olduğunu, davacının müvekkillerinin kanuni haklarını göz ardı ederek sözleşmenin ifa edilmediği gerekçesiyle Ankara 11. İcra Müdürlüğü'nün 2020/5614 ve 2020/2729 sayılı dosyası ile haksız takip başlattığını, imzalanan taşıt rehin sözleşmesinin araç sigorta değeri ile limitli yapılandırma kapsamında sınırlı bir sözleşme olduğunu, ... şirketinin ...'nin 2015 yılında yapılan sözleşmesinde taraf olmadığının dikkate alınmadığını, yapılandırma yokmuş ve ... şirketi de 2015 yılından itibaren borç garantörü gibi nitelendirildiğini, davacı bankanın ODTÜ Teknokent şubesi ile yazışmalarının dosyaya kazandırıldığını, 2019 yılında proje hibe gelirleri akışında olan ifa güçlüğünün çözüldüğü Ankara Bölge Müdürlüğü yönetimi ile anlaşıldığını, taşıt rehin sözleşmesinin değeri ile dava konusu toplam borç yan yana koyulduğunda, kalanın proje hibe gelirleri esasında ödeneceğinin öngörülmüş olduğunun izahtan vareste bulunduğunu, hibe ödemesine kısa bir süre kalmasına karşın, Tübitak yılbaşı mali dönem açılışının ve ödemelerin başlamasının 3. taraf kamu yönetiminde olması sebebi ile ödemenin gerçekleşemediğini, şirket ile davacı banka arasında imzalanan 17/11/2015 tarihli genel kredi sözleşmesine ...'in kefil sıfatıyla dahil olduğunu, taraflar arasındaki TBK'nun 133. maddesi uyarınca yenileme ile asıl alacakların yanı sıra feri alacaklardan olan defi, rehin, kefalet gibi alacaklar da sona ereceğinden 26/09/2019 tarihli sözleşmeye ayrıca imza atmadığı için kefil konumunda sayılmayacağını, dava konusu olayda tek bir sözleşmeden ve bu sözleşme üzerine yapılan yenileme neticesinde ...'in kefil vasfı kalmadığından kendisine sirayet etmesinin hukuken yerinde olmadığını, dosyada yer alan bilirkişi raporunun mahkemenin uyuşmazlık hakkında karar vermesine yardımcı olmadığını, doğrudan anılan kararın dayanağını oluşturduğunu, bilirkişi raporunda yer alan ifadelere karşı süresi içinde itirazlarını sunduğunu, mahkeme tarafından itirazların göz ardı edildiğini, bankacılık sektöründe güven kuruluşu olarak proje gelirleri haricinde başka bir geliri olmayan grup şirketleri ... ve ... için ayrı ayrı olarak toplam 2.712.000 TL kredi tahsis edilmesine ilişkin uygulamada olması gereken satış ve ciro yeterliliği olmadığı halde işletme kredisi tahsisinin normal bir işlem gibi kabul edildiğini, her iki şirket için 500.000 TL ve 100.000 Usd genel kredi sözleşmesi imzalanmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı gibi hukuki de olmadığını, mahkemeyi yanıltacak şekilde bankacılık kanunu ve ilgili rehber ve yönetmeliklerinin bilirkişi raporunda adeta yok hükmünde anayasanın öngörülebilirlik ilkesi de göz ardı edilerek ifade edildiğini, ortada mevcut proje gelirleri dahilinde bir proje finansmanı olarak GKS'nin bulunması gerekmekte iken her iki şirket açısından bahsi geçen limiti açıklayacak tek kaynak proje gelirleri olduğunu, davacı tarafından, sözleşmenin tek yanlı ihlal edildiğini, bu durumun hem 17/11/2015 hem de 26/09/2019 tarihli sözleşmeler bakımından uygulandığını, bilirkişi tarafından BDDK, TTK ve TBK düzenlemeleri dikkate alınmadan rapor düzenlendiğini ya da hatalı olarak dikkate alınmadığını, 26/09/2019 tarihli taşıt rehin sözleşmesi ile yapılandırmaya gidilerek TBK'nun 133-134. maddesi uyarınca aracın değeri oranında "sınırlı rehin" hakkının kullanıldığının açıkça ortada olduğunu, bu sınırlı rehnin davacı tarafından yeni yapılandırma sözleşmesinin ön şartlarına uygun olarak gerçekleştiğini, mevcut kredi sözleşmesinin 9.1.2. maddesinde ''banka bu kredi için gerektirici sebepler ortaya çıktığı takdirde birden fazla teminat türlerinin birlikte gösterilmesini, ek teminat verilmesini, teminatların değiştirilmesini veya teminat bedelinin kendisine ödenmesini isteyebilir'' hükmünü içerdiğini, bilirkişinin yine 2018 tarihli 3. taraf kaynaklı mücbir sebebi yok kabul ederek, aracın değeri ve kredi risk tutarını dikkate almadan beyanda bulunduğunu, BDDK'nun bankalara sınırsız irade serbestliği vermediği için, duyurulan düzenlemeler ile kredi yapılandırmalarında da esas alınacak gelirleri de düzenlediğini, bilirkişi raporunda bahsedilen kredi sınıflandırma hatasının, bilirkişinin ifade ettiği üzere bir istatistiksel ifade ötesinde özel vade ve faiz hesaplaması gerektiren bir sözleşme tipi olduğunu, hem mevzuata aykırılık, hem de ortak irade birliğinin, tek taraflı suistimal edilmesinin ötesinde bir bilirkişi incelemesi yapıldığını, ortada 100% projelerin finansmanı için kullanılan ve geri ödemesi de tamamen projelerden elde edilen hibe ve gelirler ile ödenecek bir kredi kullanımı olmayıp işbu bilirkişi raporunda istatistiksel bir hata ile ve sözleşme irade serbestliği mevcutmuş gibi mahkemeyi yanıltacak şekilde ifade edildiğini, GKS'nin genel işlem koşulunun aleyhteki hususları 3. taraftan kaynaklanan 2018 düzenlemesi ile ortadan kalkmasının ötesinde hem ... hem de ... şirketleri bakımından imzalanan GKS'de bulunan ortak hükümler kısmında yer alan 3.1.2 maddesi uyarınca müşteriye karşı bilgilendirme yükümlülüğünün davacı tarafından yerine getirilmediğini, bu konuda, noter aracılığıyla yapılan ödeme ihtarı ve ihtaren cevapları haricinde herhangi bir tespit yapılmadığını, bilirkişinin tespiti, incelemesi ve değerlendirmesi de bulunmadığını, bilirkişi raporunda mevcut bir GKS'nin olduğu ve bu sözleşmeye ilişkin finansman sözleşmesi ya da yapılandırma sözleşmesinin bulunmadığının iddia edildiğini, 26/09/2019 tarihinde taraflar arasında yeni yapılandırma sözleşmesi yapıldığını, bu yapılandırma ile TBK'nun 133-134 maddeleri uyarınca eski borcun ortadan kalkıp yerine yeni bir borç doğduğunun açıkça ortada olduğunu, yapılan yapılandırma sözleşmesinin 2015 yılında imzalanan GKS'den farklı bir sözleşme niteliğinde olduğunu, tarafların açık iradesiyle ortaya konulduğunu, 2019 yılında imzalanan yapılandırma sözleşmesi ile birlikte eski borçtan doğan defi, rehin ve kefalet gibi feri alacakların sona ereceğini, bu nedenle yapılandırma/kredi sözleşmesini imzalamayan önceki kredi sözleşmesinin kefilinin yenilemeyle sona eren önceki borçtan sorumluluğunun kalkacağı ve imzası bulunmayan yapılandırma kredisinden sorumlu tutulamayacağı yönünde Yargıtay kararı da mevcut olduğunu, bilirkişinin oy ve görüşü hakimi bağlamaz ise de itiraz edilmeyen hususlar nazara alınarak buna göre karar verileceğini, adli tahkikat için gerek görülürse tahkikat için, gerek görülürse tahkikat hakimi seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme yapabileceğini, bilirkişiden açıklama ya da ek rapor isteyebileceği gibi, yeni bir bilirkişi heyeti oluşturarak yeni bir rapor da alabileceğini, davacı vekili hükme esas alınan bilirkişi raporuna gerekçelerini de göstermek suretiyle ayrıntılı şekilde itiraz ettiğini, mahkemece, önceki bilirkişiler dışında elektrik konusunda uzman (üniversiteden seçilecek) üç kişilik bilirkişi kurulu marifetiyle davacının önceki rapora itirazlarına ilişkin, kanun ve yönetmelikler çerçevesinde rapor alınarak deliller hep birlikte değerlendirilmek suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulmasının Yargıtayca doğru görülmediğini, dava konusunda BDDK iyi kredi yönetmeliği esasında nitelikli hesap uzmanı ile ek rapor alınması, bilirkişilik müessesesi düzenlenmesine aykırı olup, mahkemenin çözümü özel ve teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceğinin yasada düzenlendiğini, mevcut bilirkişi heyetleri ve ek raporun ihtiyacı, özellikle BDDK iyi kredi yönetmeliği yönünde iken bilirkişinin kendisinden sorulan husus hakkında özel ve teknik bilgiye sahip olması gerektiğini, bilirkişinin BDDK iyi kredi yönetmeliğine yönelik ek görüş versin diye ücreti taraflarınca ödenmiş hakkın sebepsiz yere yerine getirilmemesi sebebi ile de ayrı bir kamu düzeni ihlali olduğunu, itiraz edilen 2015 yılında imzalanmış GKS 3.1.2 maddesinde dahi açıkça, müşteriden yazılı onay alınması durumunda kredi limitinin kullandırılmaması söz konusu olduğu dahi bilirkişi heyeti tarafından dikkate alınmadığını, mali verilerin böyle bir sözleşme kurulmasına hibe proje gelirleri olmadan imkan vermediği BDDK kredi tahsis ve izleme yönetmeliği, iyi kredi yönetim rehberi, yapılandırma yönetmeliği vs. düzenlemelerde olmasına karşın özel teknik bir ... eksikliği olduğunun somut göstergesi olduğunu, Ankara 22. İcra Müdürlüğü'nün 2020/5748 sayılı takip dosyasında ... şirketinin taraf olmadığını, ... firmasının 2015 yılındaki ... GKS'nin tarafı olmadığını, aynı tarih ve değer ile ayrı bir sözleşmeyle mali açıdan kefil olmaya da, araç değeri üzerinde bir borç için garantör olması da TTK ve TBK açısından da uygun olmadığını, bilirkişi raporunda yer alan incelemenin esas alınması, itiraz ve beyanlarının dikkate alınmamasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, ... firmasının da ...'nin 2015 yılında yapılan sözleşmesinde taraf olmadığını, kendisinin de aynı oranda bir başka limit sözleşme ile takip konusu olduğunu, yapılandırma yokmuş ve ... de 2015 yılından itibaren borç garantörü gibi nitelendirildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalılar ... ve ... Teknolojileri Ar-Ge İml. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; kredi kullanım amacı olan "üç boyutlu model tabanlı mühendislik robotik bilişim ileri teknoloji" prototip ürün ve çözümünün tasarımı ve üretimine yönelik araştırma ve geliştirme sürecinde hibe desteği alındığını, 17.11.2015 tarihinde davacı bankadan müvekkili şirket adına kredi kullanıldığını, diğer müvekkilinin de bu krediyi kefil olarak imzaladığını, müvekkili ile davacı banka arasında 17.11.2015 tarihinde imzalanan genel kredi sözleşmesi kapsamında mücbir sebebin varlığı nedeniyle ifa güçlüğü yaşandığını, sözleşmede taahhüt edilen borcun yerine getirilemediğini, 26.09.2019 tarihinde imzalanan yeni yapılandırma sözleşmesi olarak taşıt rehni sözleşmesi ile beraber TBK'nun 133. maddesi uyarınca yeni bir borç taahhüt edildiğini, bu sebeple 17.11.2015 tarihinde imzaladığı GKS'nin mevcut hükmünün kalmadığını, TBK'nun 133. maddesine göre yeni bir borç taahhüt edilmesi tarafların açık rızalarına bağlı tutularak geçerli hale getirildiğini, TBK'nun 138. maddesi uyarınca aşırı ifa güçlüğüne düşen müvekkilinin hakimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahip olduğunu, davacı tarafından müvekkillerinin kanuni haklarını göz ardı ederek sözleşmenin ifa edilmediği gerekçesiyle Ankara 11. İcra Müdürlüğü'nün 2020/5614 ve 2020/2729 sayılı dosyası ile haksız bir takip başlatıldığını, müvekkil şirket ile davacı banka arasında imzalanan 17.11.2015 tarihli genel kredi sözleşmesi'ne müvekkili ...'in kefil sıfatıyla dahil olduğunu, taraflar arasındaki TBK'nun 133. maddesi uyarınca yenileme ile asıl alacakların yanı sıra feri alacaklardan olan defi, rehin, kefalet gibi alacakların da sona ereceğini, 26.09.2019 tarihli sözleşmeye ayrıca imza atmadığı için kefil konumunda sayılmayacağını, dava konusu olayda tek bir sözleşmeden ve bu sözleşme üzerine yapılan yenileme neticesinde müvekkili ...'in kefil vasfı kalmadığından kendisine sirayet etmesinin hukuken yerinde olmadığını, bilirkişi raporunda yer alan ifadelere karşı süresi içinde itirazlarını sunduklarını, mahkeme tarafından itirazlarının göz ardı edildiğini, bilirkişi raporuna göre karar verildiğini, bankacılık sektöründe güven kuruluşu olarak proje gelirleri haricinde başka bir geliri olmayan grup şirketleri ... ve ... için ayrı ayrı olarak toplam 2.712.000 TL kredi tahsis edilmesine ilişkin uygulamada olması gereken satış ve ciro yeterliliği olmadığı halde işletme kredisi tahsisini normal bir işlem gibi kabul edildiğini, her iki şirket için 500.000 TL ve 100.000 Usd limitli genel kredi sözleşmesi imzalanmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı gibi hukuki de olmadığını, davacı tarafından, sözleşmenin tek yanlı ihlal edildiğini, bu durumun hem 17.11.2015 hem de 26.09.2019 tarihli sözleşmeler bakımından uygulandığını, bilirkişi tarafından BDDK, TTK ve TBK düzenlemeleri dikkate alınmadan düzenlendiğini, ya da hatalı olarak dikkate alınmadığını, bilirkişi heyetinin 2018 tarihli 3. taraf kaynaklı mücbir sebebi yok kabul ederek, aracın değeri ve kredi risk tutarını dikkate almadan beyanda bulunduğunu, dava konusu kredilerin tek ödeme gelir kaynağının Tübitak proje hibe ve bu proje sonrasında ortaya çıkan ürünlerin satışından elde edilen gelirleri esas alarak yanlış bir şekilde kredi sözleşmesi düzenlenmesi gerçeğinden de uzaklaşıldığını, proje başlangıcı bir yıl ötelendiğinden ve başvuru bütçesi 2.000.000 TL seviyesinden 700.000 TL seviyesine, 36 aylık süre ve zorlu teknik isteklere rağmen indirildiğini, ancak bir yıl sonra müvekkilinin önüne gelen tek taraflı sözleşmeye itiraz ve taleplerinin kabul edilmediğini, GKS'nin genel işlem koşulunun aleyhteki hususları 3. taraftan kaynaklanan 2018 düzenlemesi ile ortadan kalkmasının ötesinde hem ... hem de ... şirketleri bakımından imzalanan GKS'de bulunan ortak hükümler kısmında yer alan 3.1.2. maddesi uyarınca müşteriye karşı bilgilendirme yükümlülüğünün davacı tarafından yerine getirilmediğinin görüldüğünü, 2019 yılında imzalanan yapılandırma sözleşmesi ile birlikte eski borçtan doğan defi, rehin ve kefalet gibi feri alacakların sona ereceği ve bu nedenle yapılandırma/kredi sözleşmesini imzalamayan önceki kredi sözleşmesinin kefilinin yenilemeyle sona eren önceki borçtan sorumluluğunun kalkacağı ve imzası bulunmayan yapılandırma kredisinden sorumlu tutulamayacağı yönünde Yargıtay kararı da mevcut olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takiplerine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Anayasanın 141,III hükmüne göre, “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.” HMK'nun 297. maddesinde de mahkeme kararının içeriğinde bulunması gereken öğeler açıklanmıştır. Gerekçe, kararın denetiminin yapılabilmesi ve tarafların kararın doğruluğu veya yanlışlığı konusunda fikir sahibi olmasını sağlayarak kanun yollarına başvurma konusundaki tutumlarının belirlenebilmesi açısından önemli bir işlev görür. Bölge Adliye Mahkemesi ilk derece mahkemesindeki yargılamayı tekrarlamak ve esas hakkında karar vermek yetkisine sahiptir. Ancak ilk derece mahkemesi yargılaması usul hukukuna uygun yürütülüp karar da gerekçesi yazıldığında iki dereceli yargılama sistemi uygulanmış olacaktır. Diğer bir anlatımla ilk derece mahkemesi yargılamasının tekrarlanması gereken ağır bir usul hatası varsa HMK'nun 353. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine geri çevrilmesi gerekir. Yukarıda anılan Anayasa ve yasa hükümleri ile yapılan açıklamalar karşısında istinafa konu mahkeme kararı incelendiğinde; yapılan yargılama sonunda Ankara 22. İcra Müdürlüğü'nün 2020/5748 Esas Sayılı takip dosyasında davalı borçlu ... Tekno. Araş. ve Gel. İml. San. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden; asıl alacak 61.623,92 TL, işlemiş tem. faizi 2.998,00 TL, BSMV 149,90 TL olmak üzere toplam 64.771,82 TL borçlu bulunduğunun belirlendiği karar gerekçesi yazıldıktan sonra hüküm kısmında "Ankara 22. İcra Md. 2020/5748 esas sayılı takip dosyasında; Tahsilde tekerrür olmamak bakımından, -4370-0396N02-0101185 nolu tak.krd. yönünden; borçlu ... Tekno. Araş. Ve Gel. İml. San. Ve Tic. Ltd. Şti. yönünden; asıl alacak 61.623,92 TL, işlemiş tem. faizi 8.606,81 TL, BSMV 430,34 TL olmak üzere toplam 70.661,07 TL üzerinden, ...... -4370-0396N01-0094653 nolu tak. krd. yönünden; -Borçlu ... Tekno. Araş. ve Gel. İml. San. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden; asıl alacak 95.321,30 TL, işlemiş tem. faizi 13.404,72 TL, BSMV 670,24 TL, masraf 649,10 TL olmak üzere toplam: 109.396,26 TL üzerinden takibin devamına" karar verilerek davalı ... Tekno. Araş. ve Gel. İml. San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında hüküm altına alınan miktar yönünden gerekçe hüküm çelişkisi oluşturulduğu gibi, diğer davalılar ... ve ... ... Ltd. Şti. yönünden davanın hangi gerekçelerle kısmen kabulüne karar verildiğine ilişkin herhangi bir gerekçe yazılmamış olmasında isabet görülmemiş olup, kamu düzenine aykırılık teşkil eden bu husus re'sen gözetilmiştir. Tüm bu nedenlerle davalı ... ... Ltd. Şti. yetkilisi ile diğer davalılar vekilinin istinaf başvurularının kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulü ile 353/1-a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davalı ... ... Ltd. Şti. yetkilisi ile diğer davalılar vekilinin istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince KABULÜNE, sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2-Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/03/2022 tarih ve 2020/499 Esas 2022/213 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1.a-6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Davalı ... ... Ltd. Şti. tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 80,70 TL istinaf karar harcının talep halinde anılan davalıya iadesine, 5-Davalı ... tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 80,70 TL istinaf karar harcının, anılan davalı hakkında Dairemizce adli yardım kararı verildiğinden, talep halinde anılan davalıya iadesine, 6-Davalı ... ... Ltd. Şti. tarafından yatırılan toplam 6.064,23 TL nispi istinaf karar harcının talep halinde anılan davalıya iadesine, 7-Davalı ... ... Ltd. Şti. yetkilisi ile diğer davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 8-İstinaf incelemesi sırasında duruşma yapılmadığından davalı ... ... Ltd. Şti. yetkilisi ile diğer davalılar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi 08/11/2024

Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2022/1300, K. 2024/1206, T. 08.11.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-1300-e-2024-1206-k-4db53647c0c0