Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1149 E. 2025/1364 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/1149
Karar No
2025/1364
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2022/1149 Esas 2025/1364 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2022/1149 KARAR NO : 2025/1364

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/12/2020 NUMARASI : 2019/230 Esas 2020/798 Karar

DAVA : Tazminat (Yöneticinin Sorumluluğu) DAVA TARİHİ : 08/05/2019 KARAR TARİHİ : 27/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/11/2025

Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin TMSF idaresinde olduğunu, YK üyelerinin TMSF tarafından atandığını, davacı şirketin davalılar tarafından zarara uğratıldığını, SPK'nın 21/01/2019 tarihli kurul kararı bildirimine göre davacı şirketin faaliyeti ve kuruluş amaçları ile ilgili olmayan, grup şirketleri ile bağlantısı bulunmayan ... Ailesinin ve ... İnşaat ve Tic.A.Ş.ile çalışan yönetim ve sözleşmesel ilişkisi olmayan üçüncü kişilerin gerekçesi izah edilemeyen kişisel ihtiyaçları ve ticari teamüle uygun olmayan harcamalarının davacı şirketten karşılandığını, ... Turizm acentesi aracılığıyla ulaşım, konaklama, gezi, araç kiralama vb. açıklamalarla düzenlenen faturalar yoluyla 6.384,12 TL , ... ... Turizm aracılığıyla ... İnşaat ve Tic.A.Ş.'nin otel işletmeciliğini yaptığı ... otelindeki konaklamalara ilişkin faturalar yoluyla 31.578,43 TL, ... Havacılık aracılığıyla içeriği yurt içi ve yurt dışı özel uçak seyahatleri olarak düzenlenen 2.035.841,00 TL, olmak üzere rapor tarihi itibariyle en az 2.073.804,37 TL tutarında sermaye ve mal varlığı kaybına uğrattıklarını, ... İnşaat tarafından ... ..., ..., ... ... ve ... haricinde ... ailesi fertlerine usulsüz olarak tahsis edilen iki adet araç nedeniyle şirket mal varlığının rapor tarihi olan 18/09/2018 tarihi itibariyle en az 687.274,28 TL tutarında sermaye ve mal varlığı kaybına uğratıldığını, 683 sayılı OHAL KHK gereği sorumluluk davalarına ilişkin tüzel kişiliğin genel kurulunun veya yetkili kurulun kararının alınmasına gerek bulunmadığını, zorunlu arabuluculuk sürecinde bir anlaşmanın sağlanmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 2.761.078,65 TL zararı her bir davalıdan rapor tarihi olan 18/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı şirkete ödenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davacı tarafından iddia edilen her türlü belgenin davacının uhdesinde olduğunu, davalıların şirketten el çektirildiğini ve bu belgelere ulaşma imkanlarının bulunmadığını, davacı şirket de dahil olmak üzere ... ... Holding bünyesindeki şirketlerin ekonomik ve finansal işlemlerinin tamamı kayyım atama tarihi olan 26/10/2015 tarihine kadar SPK'nın akreditasyon listesinde yer alan ... tarafından denetlenerek uygunluk raporu verildiğini, raporların incelenmesini talep ettiklerini, ... ... Metal Madencilik İşletmeleri A.Ş.nezdindeki ticari evrak ve belgelerin hukuki delilleri olduğunu, ... ... Holding A.Ş. Bünyesindeki bağlı şirket sayısının 21'e ulaştığını, ... ailesi fertlerinin tüm şirketlerin doğrudan ve dolaylı hakim hissedarı olduklarını, holding bünyesindeki bağlı şirketlerin artık topluluk şirketi olarak adlandırıldığını, TTK 202/1.b uyarınca kaybın tazminin istenebilmesi için öncelikle denkleştirmenin istenmesinin gerektiğini, denkleştirme talebi olmadan kaybın tazmini davasını açılamayacağını, her türlü faaliyetin bağımsız denetim ve iç denetime tabi olduğunu, bağımsız denetim raporları, pay sahiplerinin katılımı ile gerçekleştirilen GK kararları ve ibra kararlarına dayandıklarını, holdingin amacının sadece iştirak olmadığı, yapmış olduğu giderleri fatura kullanarak yansıtmalarının söz konusu olduğunu, iştirak ettikleri tek merkezden müşavirlik, organizasyon, planlama, finansman hizmetleri de sağlayan holdinglerin bu tür hizmetleri gerçekleştirmek amacı ile yapmış oldukları harcamaları bağlı şirkete yansıtmalarının yasalara uygun olduğunu, Danıştay kararlarına göre holdinglerin yapmış oldukları bu tür giderleri kurumlar vergisi matrahından indirmelerinin prensip olarak kabul edildiğini, müşterek hizmetlerin gerçekleştirilip dağıtılmasında hizmet üreten şirketin yapısı ve bağlı şirketlerle ilişkisinin yeterli sayıldığını, holdingler tarafından bağlı şirketlere yansıtılan giderler için fatura kesildiğini, bunun ise iştirakler tarafından gider olarak gösterilebildiğini, yapılan yansıtma sonucu kesilen faturanın gelir olarak kaydedildiğini, holding tarafından kurumlar vergisi matrahına ilave edildiğini, bu şekilde herhangi bir vergi kaybına neden olunmadığını, işlemlerin kurumlar vergisi kanunu ve ilgili genel tebliğler ile ilgili OECD rehberine uygun yapıldığını, SPK tarafından işlemin eksik inceleme ile yapıldığını, şirket kayıtlarına giren faturaların şirket faaliyet ve menfaatleri kapsamında kullanıldığını, şirketle ve faaliyetleri ile ilişkisi olmayan üçüncü kişilere yahut adlarına herhangi bir ödemenin yapılmasının söz konusu olmadığını, ... Grup şirketlerinin hiçbirinin malvarlığında yahut kârlılığında azalmanın söz konusu olmadığını belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davalıların dava konusu işlem ve eylemlerden dolayı bilirkişi raporunda belirlenen miktarlarda davacı şirketi zarara uğrattıkları anlaşıldığından, davanın kısmen kabulüne, 3.436,89 TL ... Turizm acentesi aracılıyla alınan bilet bedelleri, 22.732,58 TL ... Oteli konaklama gideri, 113.313,64 TL özel uçak seyahat ücretleri, 539.733,34 TL ... ailesi fertlerine usulsüz tahsis edilen 2 araç nedeniyle uğranılan zarar olmak üzere toplam 679.216,45 TL'nin dava tarihi olan 08/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirketin harçtan muaf olduğunu, ilk derece mahkemesince yargılama sırasında alınan tek bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiğini, zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş olup davalılardan ... veya vekilinin mazeret bildirmeksizin toplantıya katılmadığını, fakat yerel mahkemece toplantıya katılmayan yan lehine yasaya aykırı olarak yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedildiğini, müvekkili şirketin davalılarca zarara uğratıldığı halde ilk derece mahkemesince eksik rapora itibar edilerek karar verildiğini, bilirkişi raporunda faiz hesaplamasına yönelik itirazlarının da değerlendirilmediğini, dosyadaki SPK Denetleme Raporu'nda adat faizine dair hesaplama yöntemi verileri ve detayları gösterilmiş olmasına rağmen ve hükme esas alınan bilirkişi raporuna bu konudaki itirazlarının değerlendirilmediğini, SPK denetim raporu tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmesi talep edildiği halde dava tarihinden itibaren faize karar verildiğini, ... Havacılık aracılığıyla içeriği yurt içi ve yurt dışı özel uçak seyahatleri olarak düzenlenen faturalar yoluyla müvekkil şirketin 2.035.841,82 TL zarara uğratıldığının ve nedenlerinin SPK raporunda ayrıntılı olarak açıklandığı , fakat yerel mahkemece yapılan değerlendirmeler neticesinde hiçbir somut hususa dayanılmaksızın tamamen sübjektif çıkarımlar doğrultusunda zararın 199.986,75 TL olduğuna hükmedildiği, kararın bu açıdan da kaldırılması gerektiğini bildirerek ilk derece mahkemesince verilen kararın kısmen reddolunan kısmının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekilinin adli yardımlı istinaf başvurusunun Dairemizin 17/02/2022 tarih, 2021/1271 E, 2022/173 K sayılı ilamı ile değerlendirildiği ve davalıların adli yardım talebinin reddedilmiş olması ve süresi içerisinde harç yatırılmadığından 6100 Sayılı HMK'nın 346/1.maddesi gereğince gerekli kararın verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine geri çevrilmesine karar verildiği, ilk derece mahkemesinin 15/04/2022 tarihli ek kararı ile 6100 sayılı HMK'nun 434.maddesi gereğince süresi içerisinde gerekli harç ve masraf yatırılmadığından davalılar ... ve ... vekilinin istinaf isteminin reddine karar verildiği görülmüştür. Davalılar ... ve ... vekilinin 16/05/2025 tarihli dilekçesi ile; ilk derece mahkemesinin 15/04/2022 tarihli ek kararının kaldırılması talep edilmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; davacı şirketin eski yöneticisi olan davalıların yönetici oldukları dönemde usulsüz işlemleri sebebiyle davacı şirketi zarara uğrattıkları iddiasıyla yöneticilere karşı TTK'nun 553 vd. maddeleri uyarınca açılan sorumluluk davasıdır. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Davalılar vekili tarafından istinaf başvuru dilekçesi ile adli yardım talep edilerek nispi istinaf karar harcı yatırılmamıştır. Adli yardım talebi Dairemizin 07/10/2021 tarih ve 2021/1271 Esas sayılı ara kararı ile HMK'nın 334. maddesi gereği reddedilmiştir. Davalılar vekili tarafından Dairemiz ret kararına yapılan itiraz Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin 14/12/2021 tarih ve 2021/11 D.İş Esas 2021/10 Karar sayılı kararı ile reddedilmek suretiyle adli yardım talebinin reddi kararı kesinleşmiştir. Bunun üzerine Dairemizce 6100 sayılı HMK'nun 344. maddesi gereğince istinaf kanun yoluna başvuru esnasında alınması gerekli olan nispi istinaf karar harcı ile istinaf kanun yoluna başvurma harcının ikmali için gereği yapılmak üzere ilk derece mahkemesine müzekkere yazılmış, anılan müzekkere üzerine işlem muhtırasının davalılar vekiline 10/04/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalılar vekilinin muhtırada belirtilen eksik nispi istinaf karar harcı ve istinaf kanun yoluna başvurma harcını verilen 1 haftalık kesin süre içerisinde ikmal etmediğinden davalıların adli yardım talebinin reddedilmiş olması ve süresi içerisinde harç yatırılmadığından Dairemizce HMK'nun 352. maddesi gereğince HMK'nun 346/1 madde kapsamında istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verme yetkisi bulunduğu görüşünde ise de, emsal Yargıtay kararı doğrultusunda 6100 Sayılı HMK'nın 346/1. maddesi gereğince gerekli kararın verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiştir. Dairemizin anılan kararı üzerine ilk derece mahkemesince 15/04/2022 tarih 2019/230 Esas 2020/798 Karar sayılı istinaf başvurusunun değerlendirilmesi kararı ile süresi içerisinde gerekli istinaf harcı yatırılmadığından davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 344. maddesi uyarınca yapılmamış sayılmasına hükmedilmiştir. Davalılar vekilinin istinaf itirazı ek karara yöneliktir. Mahkemece davalılar vekilinin eksik istinaf harçlarını usulüne uygun gönderilen işlem muhtırasına rağmen yatırmadıkları gözetilerek Dairemizin geri çevirme kararı üzerine davalılar vekilinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesi kararında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir. Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davalılar vekilinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılması yönündeki istinaf başvurusunun değerlendirilmesi kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalılar vekilinin ek karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan değerlendirmede; Davacı şirketin ortaklık yapısının ; ... Holding %0,91 (2.415.376 TL), ... ... %99,04 (261.887.677 TL), ... ..., ... ve ... ile ... ise %0,01 (29.234 TL) pay sahibi olduğu ve davalılar ... ve ... 'in davacı ... İnşaat ve Ticaret A.Ş.'de 01.01.2009 -26.10.2015 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi oldukları dosya içeriği ile sabittir. Dosya kapsamında yer alan 05/10/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalılar ... ile ...'in davacı şirkette yönetim kurulu üyesi görevlerinin 1/1/2009 ile 26/10/2015 tarihleri arasında olduğunu, dava konusu işlemlerin tarihlerinin ise 14/06/2010 - 26/10/2015 dönemine ilişkin olduğunu, davalıların yönetici oldukları dava konusu dönemde, davacının iddia ettiği şirketi zarara uğratan faaliyetlerinin olup olmadığı ile ilgili olarak; ... İnşaat tarafından, nedeni izah edilemeyen ... Turizm Acentesi aracılığıyla katlanılan bilet maliyetlerinden mütevellit davacı şirket zararının 3.436,89 TL olduğu, bu çerçevede 08.05.2019 dava tarihi itibariyle davacı şirketin 3.436,89 TL asıl alacak ve 2.007,84 TL işlemiş faiz olmak üzere 5.444,73 TL alacaklı olduğunu, "... ... Turizm nezdindeki konaklamalar kapsamında anılan şirket tarafından kesilen fatura toplamının 22.732,58 TL olduğu, faturada yer alan gerçek kişilerin faturanın adına düzenlendiği ... İnşaat personel listesinde yer almadığını, bu çerçevede 08/05/2019 dava tarihi itibariyle davacı şirketin 22.732,58 TL asıl alacak ve 9.746,67 TL işlemiş faiz olmak üzere 32.479,25 TL alacaklı olduğunu, ... İnşaat yönetim kurulu ve personelinin bulunmadığı ve bulunsa dahi anılan şirketin ve bağlı ortaklıklarının faaliyet sahalarının dışına gerçekleştirdikleri uçuşlara ilişkin olarak 3 adet uçuşun tespit edildiği, söz konusu uçuşlara ilişkin düzenlenen faturaların toplamının 113.313,64 TL olduğu, bu çerçevede 08/05/2019 dava tarihi itibariyle davacı şirketin 113.313,64 TL asıl alacak ve 86.673,11 TL işlemiş faiz olmak üzere 199.986,75 TL alacaklı olduğunu, ... İnşaat tarafından ... Ailesinin kullanımına tahsis edildiği anlaşılan araçlar ile ilgili olarak, ... İnşaat araçları için hesaplanan emsal kira bedelleri kapsamında, ... markalı araç için toplam kira bedeli 269.866,67 ve ... plakalı araç için toplam kira bedeli 269.866,67 TL olarak belirlenerek sorumlulardan tahsilinin gerektiğini, bu çerçevede 08/05/2019 dava tarihi itibariyle davacı şirketin 539.733,34 TL asıl alacak ve 193.150,60 TL işlemiş faiz olmak üzere 732.883,94 TL alacaklı olduğunu, davalılar ... ile ...'in davacı şirkette yönetim kurulu üyesi görevlerinin 1/1/2009 ile 26/10/2015 tarihleri arasında olduğu, dava konusu işlemlerin tarihlerinin ise 14/06/2010 - 26/10/2015 dönemine ilişkin olduğunu, davalıların yönetici oldukları dava konusu dönemde, davacının iddia ettiği şirketi zarara uğratan faaliyetlerinin olup olmadığı ile ilgili olarak; ... İnşaat tarafından, nedeni izah edilemeyen ... Turizm Acentesi aracılığıyla katlanılan bilet maliyetlerinden mütevellit davacı şirket zararının 3.436,89 TL olduğunu, bu çerçevede 08/05/2019 dava tarihi itibariyle davacı şirketin 3.436,89 TL asıl alacak ve 2.007,84 TL işlemiş faiz olmak üzere 5.444,73 TL alacaklı olduğu, " ... ... Turizm nezdindeki konaklamalar kapsamında anılan şirket tarafından kesilen fatura toplamının 22.732,58 TL olduğu, faturada yer alan gerçek kişilerin faturanın adına düzenlendiği ... İnşaat personel listesinde yer almadığı, bu çerçevede 08/05/2019 dava tarihi itibariyle davacı şirketin 22.732,58 TL asıl alacak ve 9.746,67 TL işlemiş faiz olmak üzere 32.479,25 TL alacaklı olduğu, ... İnşaat yönetim kurulu ve personelinin bulunmadığı ve bulunsa dahi anılan şirketin ve bağlı ortaklıklarının faaliyet sahalarının dışına gerçekleştirdikleri uçuşlara ilişkin olarak 3 adet uçuşun tespit edildiği, söz konusu uçuşlara ilişkin düzenlenen faturaların toplamının 113.313,64 TL olduğu, bu çerçevede 08/05/2019 dava tarihi itibariyle davacı şirketin 113.313,64 TL asıl alacak ve 86.673,11 TL işlemiş faiz olmak üzere 199.986,75 TL alacaklı olduğu, "... İnşaat tarafından ... Ailesinin kullanımına tahsis edildiği anlaşılan araçlar ile ilgili olarak, ... İnşaat araçları için hesaplanan emsal kira bedelleri kapsamında, ... markalı araç için toplam kira bedeli 269.866,67 ve ... plakalı araç için toplam kira bedeli 269.866,67 TL olarak belirlenerek sorumlulardan tahsilinin gerektiğini, bu çerçevede 08/05/2019 dava tarihi itibariyle davacı şirketin 539.733,34 TL asıl alacak ve 193.150,60 TL işlemiş faiz olmak üzere 732.883,94 TL alacaklı olduğu, davacı şirketin 2009-2014 faaliyet dönemlerine ilişkin olarak, 2010, 2011, 2012, 2013 ve 2014 yıllarında yapılan bütün genel kurul toplantılarında yönetim kurulu üyeleri ile ilgili ibra kararı alındığı, 2015 faaliyet dönemine (en azından davalıların yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptıkları 1/1/2015-26/10/2015 arasını kapsayacak şekilde) alınmış böyle bir kararın bulunmadığı, ibra kararı alınan hiçbir toplantı tutanağında davaya konu harcamaların gündemde yer almadığı ve bu harcamalardan dolayı davalı yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu hususunun tartışılmadığı, Genel kurulun bilgisine ulaşmayan işlem ve eylemler ibranın kapsamı dışında kaldığından, bu konularda sorumluluk davasının açılmasında herhangi bir engel de bulunmadığını bildirdikleri görülmüştür. Sermaye Piyasası Kurulu Denetleme Dairesi Başkanlığınca 21/01/2019 tarihli yazısına istinaden davacı Şirket Yönetim Kurulu tarafından 19/03/2019 tarih 2019/11 nolu kararla SPK Kurul Kararı tarihinden 3 ay içinde aktarılan tutarların takip ve tahsili için kararda gösterilen kişiler aleyhinde alacak davası açılmasına oy birliğiyle karar verildiği ve davacı şirket tarafından davalılar ... ve ... aleyhine iş bu tazminat davasının açıldığı tespit edilmiştir. Davacı tarafça 14/06/2010 - 26/10/2015 döneminde davacı şirketin faaliyeti ve kuruluş amaçları ile ilgili olmayan, grup şirketleri ile bağlantısı bulunmayan, ... Ailesinin ve ... İnşaat ve Tic. A.Ş. ile çalışan, yönetim ve sözleşmesel ilişkisi olmayan üçüncü kişilerin, gerekçesi izah edilemeyen kişisel ihtiyaçları ve ticari teamüle uygun olmayan harcamalarının davacı şirketten karşılandığını ve şirketin davalılarca zarara uğratıldığından bahisle eldeki davanın açıldığı ve davalıların dava konusu edilen dönemde davacı şirkette yönetici oldukları anlaşılmaktadır. TTK'nun kurucuların yönetim kurulu üyelerinin yöneticilerin ve tasfiye memurlarının sorumluluğu başlıklı 553. maddesinde; "Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklarına karşı verdikleri zararlardan sorumludurlar." düzenlemesi mevcuttur. Davacı şirketin yönetim kurulu üyelerinin özen yükümlülüğünü yerine getirmediklerini, şirket menfaatlerini dürüstlük kurallarına uyarak gözetmediklerini, sadakat yükümlülüğünün yerine getirilmediğini iddia ederek uğranılan zararın TTK'nin 557. maddesi de göz önünde bulundurularak davalı olan yöneticilerden dönemlerine ilişkin olarak müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ettiği , mahkemece bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmiş ve ilgili karara karşı davacı vekilinin istinafa geldiği anlaşılmıştır. Davacı vekilinin istinaf itirazları doğrultusunda dosyamız kapsamında halli gereken uyuşmazlığın, dava konusu SPK denetleme raporuna konu eylemlerden dolayı davacı anonim şirketin yönetim kurulu başkanı ve başkan yardımcısı olan davalıların davacı anonim şirketi kusurları nedeniyle zarara uğratıp uğratmadıkları, kusur oranları ve zararın miktarı ile varsa davacı anonim şirketin zararı sebebiyle işlemiş faiz alacağının bulunup bulunup bulunmadığı ve faizin türü ve davalılardan ... lehine hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücretinin usul ve yasaya uygun olup olmadığının belirlenmesi noktasında toplandığı görülmüştür. Bilindiği üzere 6102 sayılı TTK'nın Kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve tasfiye memurlarının sorumluluğu başlıklı 553/1 maddesine göre; Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludur. Ayrıca, anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin özen ve bağlılık yükümlülüğünün düzenlendiği 369/1. maddesinde; ''Yönetim kurulu üyeleri ve yönetimle görevli üçüncü kişiler, görevlerini tedbirli bir yöneticinin özeniyle yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kurallarına uyarak gözetmek yükümlülüğü altındadırlar.'' hükmüne yer verilmiştir. Bu durumda TTK'nın 369/1. maddesinde düzenlenen özen ve bağlılık hükümlerine aykırı olarak eylemler nedeniyle şirketin ortaklarının veya alacaklarının zarara uğratılması halinde yönetim kurulu üyelerinin TTK'nun 553. maddesi gereğince sorumluluğu söz konusu olacaktır. İlk derece mahkemesince yargılama sırasında dava konusu işlemlerden dolayı davacı şirketin zararının olup olmadığı, varsa zararından davalıların sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ve zararın miktarının her bir işlem grubu olarak ayrı ayrı belirlenebilmesi için alınan bilirkişi raporunda dava dilekçesine konu her bir eylem yönünden fatura bazında tek tek inceleme yapılmak suretiyle zararın varlığı somut bir şekilde belirlenmiştir. Davacı tarafça bilirkişi tarafından faize ilişkin yapılan değerlendirmenin usul ve yasaya uygun olmadığı ve ... Havacılık Aracılığıyla içeriği yurt içi ve yurt dışı özel uçak seyahatleri olarak düzenlenen faturalar yoluyla uğranılan zarar miktarının eksik hesaplandığı ileri sürülmüştür. Davacının ... Havacılık Aracılığıyla içeriği yurt içi ve yurt dışı özel uçak seyahatleri olarak düzenlenen faturalar yoluyla uğranılan zarar miktarına yönelik zarar miktarı irdelendiğinde; davacı tarafça zarar olarak talep edilen faturalarda gerçekleşen seyahatlerden; "a) Tüm yolcuların ... İnşaat şirketi ile personel ya da iş ilişkisi kurulamayan üçüncü kişilerden oluştuğu, b)... İnşaat tarafından söz konusu şirketlerin sigortalı çalışanları ve yönetim kurulu üyelerinden en az birinin katılımıyla personel ya da iş ilişkisi kapsamında söz konusu şirketler ile ilişkileri tespit edilemeyen ... ailesi fertlerinin yolcuların çoğunluğunu oluşturarak gerçekleştirdikleri, c) ... İnşaat tarafından söz konusu şirketin sigortalı çalışanları ve yönetim kurulu üyelerinden en az birinin katılımıyla personel ya da iş ilişkisi kapsamında söz konusu şirketler ile ilişkileri tespit edilemeyen ... ailesi fertleri veya üçüncü kişilerin yolcuların çoğunluğunu oluşturarak veya ... İnşaatın sigortalı çalışanları ve yönetim kurulu üyelerinin oluşturduğu yolcu sayısına denk olacak şekilde anılan şirketlerin ve bağlı ortaklıkların faaliyet sahalarının dışında gerçekleştirdikleri, d)... İnşaat tarafından söz konusu şirketin sigortalı çalışanları ve yönetim kurulu üyelerinden en az birinin katılımıyla personel ya da iş ilişkisi kapsamında söz konusu şirketler ile ilişkileri tespit edilemeyen ... ailesi fertleri ve üçüncü kişilerin yolcuların çoğunluğunu oluşturarak, anılan şirket bağlı ortaklıklarının faaliyet sahaları yakınına gerçekleştirdikleri seyahatler ... İnşaat'ın faaliyeti ve kuruluş amaçları ile ilgili olmayan , grup şirketleri ile de bir bağlantısı kurulamayan ... ailesinin kişisel nitelikteki ihtiyaçları ve tercihleri sonucunda yapılan ticari teamüle de uygun olmayan yurt için ve yurt dışı özel uçak kiralamalarına da ait fatura bedelleri olarak" şeklinde tasnif edilerek her dört gruba ilişkin uçuşların keyfi kullanım olarak belirlenmesi suretiyle zarar hesabı yapıldığı ve davacı tarafça her dört gruptaki uçuşların keyfi kullanım olarak belirlenerek zararın tazminin talep edildiği anlaşılmıştır. Mahkemece aldırılan bilirkişi raporuyla da tespit edildiği üzere seyahat eden kişi bilgileri içerisinde ... İnşaat/ ... Altın personelinden en az birinin bulunması durumunda söz konusu maliyete (yolcu sayısının uçuş fiyatını etkilemeyeceği dikkate alınarak) ... İnşaat / ... Altın tarafından hali hazırda katlanılacağı dolayısıyla uçuşta yer alan diğer kişilerin şirket personeli olup olmamasının önemli olmadığını, bu itibarla ... İnşaat tarafından söz konusu şirketlerin sigortalı çalışanları ve yönetim kurulu üyelerinden en az birinin katılımıyla gerçekleştirilen seyahatlerin keyfi kullanım amaçlı olduğu kanaatine erişilemeyeceği, mahkemenin bu yöndeki kabulünün de usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla ilk derece mahkemesince belgelendirilmeyen 909 adet uçuş karşılığı davacı şirketçe ödenen 296.462,68 TL'nin ilk derece mahkemesince zarar olarak kabulü de yerindedir. Bu durumda ... Turizm tarafından düzenlenen seyahat faturalarına ilişkin yapılan harcamalar nedeniyle davacı şirketin 338.214,66 TL zararının bulunduğu 18/09/2018 tarihi itibariyle işlemiş avans faizi dahil zararının 502.848,02 TL olarak tespiti doğru görülmüştür. Davacı tarafın mazeret bildirmeksizin toplantıya katılmayan ... lehine yasaya aykırı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedildiğine ilişkin istinaf itirazı irdelendiğinde; Dosya kapsamında yer alan "Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı" incelendiğinde; ... İnşaat Ticaret A.Ş vekili ... vekili tarafından anlaşamama son tutanağının 07/05/2019 tarihinde düzenlendiği, davalı ...'in arabulucuk görüşmelerine katılmadığının tutanakta belirtildiği görülmüştür. Davacı tarafın davalı ... aleyhine hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderine ilişkin istinaf itirazı incelendiğinde; karar tarihinde yürürlükte bulunan 6325 sayılı Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (11) bendinde düzenleme alanı bulunan " Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur." şeklindeki hükmün 14/11/2024 tarih, 32722 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 07/11/2024 tarih, 7531 sayılı Kanun ile, 6325 sayılı Kanunun 18/A maddesinin onbirinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur.” ibaresi “bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur.” şeklinde ve ikinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Ayrıca bu taraf lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir.” Yine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/3 maddesi uyarınca maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceği, bu bağlamda davalı ... lehine mahkemece hüküm altına alınabilecek vekalet ücretinin davacı lehine hükmedilen 51.010,82 TL vekalet ücretini geçemeyeceği, yine yukarıdaki yasal düzenleme gereğince de arabuluculuk görüşmelerine katılmayan davalı ... lehine ancak bu miktarın yarısı olan 25.504,41 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Hal böyle olunca, 6325 sayılı Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (11) bendinin 07/11/2024 tarih 7531 sayılı Kanun ile değiştirilmesi nedeniyle, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazının kabulü ile, davalı ... karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin yarısından sorumlu tutulmasına ve davalı ... lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 25.504,41 TL vekalet ücretine hükmedilmesine karar vermek gerekmiştir. Davacı diğer davalı lehine hükmedilen vekalet ücretini istinaf sebebi yapmadığından aynen korunmuştur. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun vekalet ücreti yönünden kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davacının davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; A)1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalılardan alınması gerekli olan 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davalılardan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, B) 1- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun vekalet ücreti yönünden KISMEN KABULÜNE, Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 16/12/2020 tarih ve 2019/230 Esas 2020/798 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi gereğince davalı ... lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden KALDIRILMASINA, 2-Davanın kısmen kabulüne 3.436,89 TL ... Turizm acentesi aracılıyla alınan bilet bedelleri, 22.732,58 TL ... Oteli Konaklama gideri, 113.313,64 TL özel uçak seyahat ücretleri, 539.733,34 TL ... ailesi fertlerine usulsüz tahsis edilen 2 araç nedeniyle uğranılan zarar olmak üzere toplam 679.216,45 TL'nin dava tarihi olan 08/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Alınması gerekli 46.397,28 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 876,20 TL tebligat posta gideri ve 9.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.876,20 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 2.429,51 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına. 5-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.uyarınca hesaplanan 51.010,82 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 6-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.uyarıca hesaplanan 101.298,52 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine, (davalı ... lehine 25.504,41 TL vekalet ücretine hükmedilebileceği dikkate alınarak ...'e ödenecek vekalet ücretinin bu miktarla sınırlandırılmasına) 7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, C)1-Davacı tarafından yatırılan 44,40 TL maktu istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 2-Davacı tarafından yatırılan 121,30 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında posta masrafı olarak yapılan 64,00 TL yargılama masrafının davadaki haklılık durumu gözetilerek hesaplanan 63,80 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 27/11/2025

Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -... ... ... ... ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2022/1149, K. 2025/1364, T. 27.11.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-1149-e-2025-1364-k-d71bf45b8b43