Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/10 E. 2024/2188 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/10
- Karar No
- 2024/2188
- Karar Tarihi
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/10 - 2024/2188 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/10 KARAR NO : 2024/2188 KARAR TARİHİ : 19/12/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/11/2020 NUMARASI : ... Esas, ... Karar
DAVACI : ... TEKSTİL TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ - VEKİLİ : Av. DAVALI : ... - TCK NO: VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 19/12/2024 YAZIM TARİHİ : 19/12/2024
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında kumaş satımına dayalı bir ticari ilişki olduğunu, müvekkilinin bu ticari ilişki kapsamında davalıya kumaş teslimlerini gerçekleştirdiğini, ancak davalının kumaşların bedelini ödemediğini, müvekkili şirketçe gönderilen faturalara ise itiraz etmediğini, yapılan tüm görüşme ve müracaatlara rağmen borçlu ile uzlaşma sağlanamadığını, bu nedenle 505.357,60.TL alacağın tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasından icra takibine geçildiğini, yapılan takibe borçlunun itiraz ettiğini ve icra takibinin durdurduğunu belirterek davanın kabulü ile davalının .... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine açılan itirazın iptali davasının görülebilmesi için yetkili icra müdürlüğünde takibin başlatılması gerektiğini, davalı müvekkilinin yerleşim yerinin Adana olduğunu, yetkisiz icra dairesinde takip başlatıldığını, İİK'nin 67. maddesinde düzenlenen itirazın iptali davalarının icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılacağına dair bir yasa hükmü de bulunmadığını, taraflar arasında bir sözleşme olmadığı için HMK 10 md.göre davacının yerleşim yerinde icra takibi ya da dava açılmasının mümkün olmadığını, davacının iddiasının aksine davacı ile müvekkili arasında herhangi bir ticari ilişki olmadığı gibi iddia edilen fatura konusu malların da müvekkiline teslim edilmediğini belirterek HMK'nin 6. maddesine göre davanın genel yetkili mahkeme olan Adana Mahkemelerine gönderilmesini, haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine karar verilmesini, kötüniyetli olan davacının dava değerinin %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; tarafların vergi dairelerinden getirtilen BA ve BS formlarının incelenmesinde, taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, mahkemece verilen kesin süreye rağmen davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi üzerine, sadece davacının ticari defterleri ile vergi dairelerininden getirtilen BA ve BS formlarının incelenmesi sonucunda, tarafların 2016 yılının 7-8- ve 9 aylarına ait tüm BS ve BA formlarının birbiriyle eşleştiği, 2016 yılı 10. ayında davacı tarafından düzenlenen 16/10/2016 tarih, 14/10/2016 tarih, 14/10/2016 tarih, 15/10/2016 tarih, 17/10/2016 tarih, 18/10/2016 tarih, 22/10/2016 tarihli, toplam 154.935,00.TL'lik faturaların davacı tarafından BS formu ile bildirildiği halde, davalı tarafından bildirilmemesine rağmen incelenen irsaliyeli faturalarda teslim alan kısımlarında imzaların bulunduğu ve bu tespite davalı tarafından itiraz edilmediği, ayrıca davacının ticari defter ve kayıtlarının birbirini doğrulaması ve usulüne uygun olarak tutulması nedeniyle lehine delil vasfında olduğu ve davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi de dikkate alınarak (HMK. 'nun 222/3 maddesi.) davacının takip tarihi itibariyle davalıdan toplam 493.513,28.TL alacaklı olduğu, davacının her ne kadar işlemiş faiz yönünden de itirazın iptali talebinde bulunmuş ise de, davalının bu alacaklar nedeniyle takip tarihinden önce temerrüte düşürüldüğüne ilişkin herhangi bir belge bulunmadığından, davalının takip tarihinde temerrüte düştüğü kabul edilerek, işlemiş faiz yönünden itirazın iptali talebinin reddine, davalının itirazının haksız ve alacağın likit olması dikkate alınarak, davalı hükmolunan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; takip dosyasına konu alacağın sebebinin fatura olmadığını, cari hesap alacağı olduğunu, davacının icra takibine dayanak yapmadığı faturaları mevcut davada ileri sürerek bu belgelere dayanmasının açıkça hakkın kötüye kullanılması olduğunu, delillerini bildirmek üzere taraflara iki hafta kesin süre verildiğini ancak davacı tarafın kesin süre geçtikten sonra delillerini ve dava konusu faturaları dosyaya ibraz ettiğini, aynı alacakla ilgili olarak müvekkili hakkında ayrıca .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile de takip başlatıldığının belirtildiğini, davacının öncelikle ipotek takibini sonuçlandırmasının şayet rehin tutarı borcu karşılamaya yetmezse kalan alacağı için ayrı bir takip başlatmasının gerekeceğini, fatura konusu malların davalı müvekkiline teslim edilmediğinin cevap dilekçesinde belirtildiğini, fatura konusu malların teslim alındığına dair açık bir kabulün bulunmadığını, ayrıca davacı tarafça dosyaya fotokopileri sunulan irsaliyeli faturalardaki malların müvekkiline teslim edildiğine dair müvekkiline ait bir imzanın da bulunmadığını, faturaların imzalayan kişilerin müvekkilin çalışanı olmadığı gibi bu kişilerin müvekkili ile hiç bir irtibatının bulunmadığını, tek taraflı olarak düzenlenen faturaların malların teslim edildiğini ispata yeterli olmadığını, davacı tarafın takip ve dava konusu yaptığı 2016 yılının 10. ay dönemine ait faturaların içeriğindeki malları davalı müvekkiline teslim ettiğini ispatlayamadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkili tarafından davalıya kumaş satışı yapıldığını ve satış nedeniyle düzenlenen faturalar sebebiyle oluşan cari hesap alacağının ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine de haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiş, davalı ise faturaya konu malların teslim alınmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, neticede mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş olup, iş bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Fatura tek başına alacağın kanıtı değildir. Fatura düzenlenmesi tek başına mal teslimini kanıtlamaz. Ayrıca tek taraflı olarak düzenlenen faturanın faturayı düzenleyenin kendi defterlerine kayıt edilmiş olması da alacağının varlığını ispatlamaz. Karşı tarafın faturaya itirazında, dayanağı temel ilişkinin ve fatura içeriği malın karşı tarafa tesliminin kanıtlanması gerekir. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, davalı tarafın verilen kesin süreye rağmen defter ve belgelerini sunmadığı, incelenen davacı defterleri, cari hesabın dayanağı olan irsaliyeli faturalar ve celbedilen vergi dairesi kayıtlarına göre davacı tarafından dava ve takip konusu malların davalıya satıldığı ve teslim edildiği, davalının 2016/7., 8. ve 9. aylar BA bildirimleri ile davacıdan almış olduğu mallara ve faturalara ilişkin bildirimde bulunduğu, ayrıca her ne kadar 2016/10. ayına ilişkin her hangi bir BA bildirimi yok ise de, bildirilmeyen iş bu aya ilişkin faturaların irsaliyeli faturalar olup, teslim alan kısımlarının imzalı olduğu, bu haliyle davacının fatura içeriği malları davalıya teslim ettiğini ispatladığı, yine davacı tarafından .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasıyla davalı aleyhine ipotekli takip başlatılmış ise de .... Aile Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile ipoteğin kaldırılmasına karar verildiği, kaldı ki bahsi geçen ipoteğin 400.000,00.TL limitli olup, alacağın ipotek ile karşılanamayan kısmı için ilamsız icra takibi başlatılmasında da bir sakınca bulunmadığı, alacağın likit olduğu ve icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de usule uygun olduğu, neticede ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin ise yerinde olmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 33.711,89.TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 8.428,00.TL harçtan mahsubu ile bakiye 25.283,89.TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 6-Kararın DAİREMİZCE taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 7036 sayılı Kanunun 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 19/12/2024 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır