Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2021/1915 E. 2025/530 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2021/1915
- Karar No
- 2025/530
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/1915
KARAR NO:2025/530
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:23/06/2021
NUMARASI:2021/109 Esas - 2021/498 Karar
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:24/04/2025
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:DAVA:Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 29.11.2019 tarihinde hesap mutabakatına ilişkin protokol düzenlendiğini, protokolün 2. ve 3. Maddesinde; davalı şirketin, Almanya'dan balyalar halinde konteynırlarla getirdiği hurda plastik malzemeleri için, müvekkili şirketin davalı şirkete vermiş olduğu mal indirme, yükleme, depolama ve nakliye hizmetleri verdiği ve bu nedenle davalı şirketin müvekkili şirkete 260.000,00TL bakiye borcu kaldığı konusunda mutabık kalındığını, protokolün 4. Maddesinde, hizmet alan sıfatıyla mutabık kalınan bakiye 260.000,00-TL, borcun 70.000,00-TL'sinin 29.11.2019 tarihinde, 100.000,00-TL'sini 06.12.2019 tarihinde, 90.000,00-TL'sinin de 10.12.2019 tarihinde hizmet veren davacı müvekkili şirket yetkilisi ...'ün ...bank şubesine ait ... iban nolu hesabına ödenmesinin davalı şirket tarafından kabul ve taahhüt edildiğini, söz konusu protokol gereği, taraflar arasında mutabık kalınan bakiye 260.000,00TL nin 145.000,00TL'sı ödenmiş olup, 115.000,00-TL'sinin müvekkiline ödenmediğini, ödenmemesi üzerine davalı şirkete "İstanbul ...Noterliği kanalı ile 20 Şubat 2020 tarih ve ... yevmiye" numaralı ihtarname gönderildiğini, ihtarnameye rağmen borcun ödenmediğini, 29.11.2019 tarihli mutabakat protokolü gereği İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını ancak davalı şirketin borca, faize ve tüm ferilerine itiraz edildiğini beyanla, davalının İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptalini, takibin devamını ve takip konusu alacağın %20sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekilinin cevap dilekçesi özetle; Davacı tarafın huzurdaki davanın yanı sıra alacaklı/davacı taraf sıfatı huzurdaki davanın davacısı şirketin ortağı ... ve dava değeri 86.848 TL olan İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/101 E. Sayılı dosyasını da ikame ettiğini, anılan davanın dayanak belgelerinin 02/08/2019 tarih ... nolu 32.096,00 TL bedelli, 16/09/2019 tarih ... nolu 24.544,00 TL bedelli, 26/09/2019 tarih ... nolu 13.216 TL bedelli ve 10/10/2019 tarih ... nolu 16.992,00 TL bedelli 4 adet fatura olmak üzere toplam 86.848,00 TL olduğunu, protokolün imza tarihinde yapılan görüşmelerde protokole dahil edilmemekle birlikte davacı şirket ortağının diğer dava konusu fatura alacaklarına ilişkin de ödemelerin yapılacağının şifahen kararlaştırıldığını, huzurdaki dava ile 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/101 E. Sayılı davanın dayanağı faturalara ilişkin olarak toplam alacak tutarı 346.848 TL'sı olup protokole ait alacak kalemine ilişkin 145.000 TL tutarlı ödeme yapıldığı ve 115.000 TL bakiyenin talep edildiğinin belirtildiğini, müvekkili şirketten toplam 201.848 TL ödeme talep edildiğini, tüm bu anlatılan ticari ilişkiye istinaden davacı tarafın talep etmekte olduğu ödemelerin müvekkili şirketin müşterisi ... tarafından ...'ün ... IBAN numaralı hesabına 28/11/2019 tarihinde 70.000 TL ve 13/12/2019 tarihinde 21.350 TL, davacı ...'ün ... IBAN numaralı hesabına ise 29/11/2019 tarihinde 55.000 TL ve 05/12/2019 tarihinde 50.000 TL olarak toplam 196.350 TL olarak gerçekleştirildiğini, anılan banka dekontlarının dilekçe ekinde sunulduğunu, söz konusu ödeme dekontlarında davacı tarafın yapılan ödemeleri muhasebeleştirmekte sorun yaşayabileceğini öne sürmesi ve talebi üzerine ...'ün ... IBAN numaralı hesabına 13/12/2019 tarihinde 21.350 TL ödeme hariç olmak üzere "Elden Alınan Borç Karşılığı Ödeme" ibaresinin yer aldığını, pek tabi yüksek tutarlardaki bakiye ödemelerin ticari hayatın olağan akışına aykırı olarak evraksız ve elden verilen borçlara ilişkin olduğu savunmasının kabulünün mümkün olmayacağını, bu hususta ödemeleri gerçekleştiren hesap sahibi ...'un tanık olarak dinletilebileceğini, davacı taraf ile şifahen yapılan görüşmelerde kalan 4.650 TL bakiyenin bir öneminin olmadığının müvekkili şirket yetkilisine iletildiğini ve hesabın kapandığının taahhüt edildiğini, ancak davacı taraf kötü niyetle hareket ederek öncelikle dava dilekçesinde delil olarak dayandığı ihtarnameyi müvekkiline keşide ettiğini ve devamında huzurdaki davayı ve dilekçemizde bahsedilen diğer davayı ikame ettiğini, gelinen aşamada davacı tarafın kendisine ödemelerin yapılmadığını iddia ederek huzurdaki davayı kötü niyetli olarak ikame ettiğini beyanla davanın reddine, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesi talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...Davalı tarafça, ödeme yapıldığına ilişkin olarak ... tarafından yapılan ödemelere ait dekontların sunulduğu ve sunulan 3 dekontta elden alınan borç karşılığı açıklamasının yer aldığı ve bir dekontta herhangi bir açıklamanın bulunmadığı görülmektedir. Davalı tarafın sunduğu cevap dilekçesinde de ödemelerin davalı şirketin müşterisi ... tarafından ...'ün hesabına yapıldığı belirtilmiştir. Davacı tarafından ise sunulan dekontların bu dava ile ilgisinin bulunmadığı belirtilmiştir. Davalı tarafın hizmet alımına karşılık davacıya 260.000,00-TL'si borcunun bulunduğu tarafların kabulünde olup, karşılığında ödeme yapıldığı hususunda ispat külfeti davalı tarafa düşmektedir. Davalı tarafça sunulan dekontlarda davalı taraf haricinde başka bir kişi tarafından dava konusu alacağa dayanak hesap mutabakatına bir atıfta bulunulmadan, 3 dekontta elden alınan borç karşılığı açıklamasının yer aldığı ve 1 dekontta herhangi bir açıklamanın yer almadığı görüldüğünden davacının yazılı belge ile ispatlaması gereken ödeme yapıldığına dair iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmakla, davanın ve davalı taraf likit ve muaccel alacağa itirazı ile takibin durmasına sebebiyet verdiğinden icra inkar tazminatı talebinin kabulüne," karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflardan birinin hayatın olağan akışına aykırı iş ve işlemler yapıyor olduğunu kendi sunduğu bilgi ve belgeler ile ikrar ederek mahkemeye sunmuş olması halinde mahkemenin, karşı tarafın bu hayatın olağan akışına aykırı iş ve işlemlerde yine aynı şekilde ödemeler yapması, yaptırması durumunu da incelemeye alması gerektiğini, ...'a davacı şirketin borç verdiğini ispat etmesi gerektiğinden böyle bir borç verme durumunun olup olmadığının, ... tarafından da böyle bir borç alıp almadığının, ... hesaplarına yaptığı ödemeleri hangi sebeple yaptığının araştırılması gerektiğini, yerel mahkemenin 2021/109 esas sayılı dosyasında bunu yapmayarak kolaya kaçtığını ve davalı şirketin mağduriyetine sebep olacak bir karar verdiğini, mahkemenin hukuksuzlukları davacı lehine kullanarak davalıyı mağdur ettiğini, ...'ün ayrıca İstanbul 9. Asliye Ticaret mahkemesinin 2021/101 esas sayılı dava dosyasını açmak sureti ile yetersiz inceleme ile yapılacak bu yargılamalar sonrası davalı şirketten aslında aldığı ödemeleri yeniden alma çabası içine girerek kötü niyetli davrandığını, ...'ün davalı şirket ile ticari ilişkisi ile davacı... Ltd.Şti'nin davalı şirket ile ticaretinin aynı olduğunun tespit edilmesini, davacı ve davalı şirket, ... ve ... arasındaki para transferlerinin amacının ve miktarlarının tespiti ile kimin hangi sebeple kime ne kadar borcu olduğunun tespitinin sağlanmasının her iki dosya için gereken tek ve asıl işlem olduğunu, bilirkişilerden raporlar temin edilmesini, banka kayıtlarının celp edilmesini, tarafların isticvap dahil olmak üzere dinlenmesini, hızlı ama yanlış mahkeme kararları yerine, gerektiği hızda ama adil mahkeme kararları verilmesinin temin edilmesi gerektiğini beyanla, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE:Dava; ticari ardiye hizmetinden kaynaklanan alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davalının mutabakat altına alınan borcu ödeyip ödemediği noktasındadır.Davacı alacaklı tarafından davalı hakkında, ... sayılı takip dosyası ile " 29/11/2019 tarihli hesap mutabakatına ilişkin protokole konu bakiye 115.000,00 TL tutarlı asıl alacak" borcun sebebi gösterilerek 115.000,00 TL asıl alacağın tahsili istemiyle ilamsız takip başlatıldığı, takip talebine 29/11/2019 tarihli protokol ile ihtarname suretinin eklendiği, takibe borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu ve süresinde itirazın iptaline ilişkin iş bu davanın açıldığı görülmektedir.Taraflar arasında 29/11/2019 tarihli "Hesap Mutabakatına İlişkin Protokol"ün düzenlendiği, mutabık kalınan bakiye 260.000,00-TL'sının; 70.000,00-TL'sini 29/11/2019 tarihinde 100.000,00-TL'sini 06/12/2019 tarihinde, 90.000,00-TL'sini de 10/12/2019 tarihinde hizmet veren şirket yetkilisi ...'ün belirtilen hesap numarasına ödemeyi davalı borçlunun kabul ve taahhüt ettiği anlaşılmaktadır. Protokol ile kararlaştırılan ödemelerin 145.000 TL lik kısmının protokole uygun olarak banka dekontları ile yapıldığı, dekontlar üzerine ödemenin protokole ilişkin olduğu kaydının düşüldüğü taraflar arasında ihtilaf konusu olmayıp, takibe konu edilen bakiye 115.000 TL nin ödenip ödenmediği hususu ihtilaflıdır. Davalı taraf kalan 115.000 TL'lik ödemenin dava ve protokol dışı ... tarafından yine dava dışı ancak davacı şirket yetkilisi ...'ün hesabına ödendiğini, hatta bu ödemelerin bu protokol dışında davacı şirket yetkilisi ...'ün davacı olduğu ve kendilerine karşı yürütülen İstanbul 9. ATM nin 2021/101 E. Dosyasında istenilen alacakları da kapsadığını, ...'un yaptığı ödemeler sonrası 4.650 TL gibi küçük bir bakiyenin kaldığını ve bu hali ile hesabın kapatıldığını tarafların bu konuda sözlü olarak anlaştıklarını savunmaktadır.HMK'nun 200. Maddesi gereğince bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibin beş yüz Türk Lirasın geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. HMK'nın 201. maddesi uyarınca, senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibin beş yüz Türk Lirasından az bir miktar olsa bile tanıkla ispat olunamaz. Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır.Somut uyuşmazlıkta ödemeye ilişkin hukuki işlemlerin yapıldığı tarih 2019 yılına aittir. Bu tarih itibari ile senetle ispat sınırı 3.600 TL olup bu miktarın üzerindeki iddiaların yazılı belge ile ispatı gerekir. Dava dışı ...' yaptığı ödemelere ilişkin dekontlar incelendiğinde; dava konusu alacağa dayanak hesap mutabakatına bir atıfta bulunulmadığı, 3 dekontta elden alınan borç karşılığı açıklamasının yer aldığı ve 1 dekontta herhangi bir açıklamanın yer almadığı görülmektedir. Davacının ödeme iddiasına yazılı belge ile ispatlayamadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 1.963,92 TL harcın, alınması gerekli olan 7.855,65 TL harçtan mahsubu ile bakiye 5.891,73- TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.24/04/2025