Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2021/1883 E. 2025/553 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2021/1883
- Karar No
- 2025/553
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/1883
KARAR NO:2025/553
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:17/03/2021
NUMARASI:2015/498 Esas - 2021/181 Karar
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:28/04/2025
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davalıya bilet satışı ve kargo taşımacılığı hizmeti sebebiyle 30/10/2010 tarih ... nolu ve 135,00 Euro, 03/11/2010 tarih ... nolu ve 4.660,00 Euro, 03/11/2010 tarih ... nolu ve 1.140,00 Euro, 14/01/2011 tarih ...nolu ve 660,00 Euro, 14/01/2011 tarih ... nolu ve 960,00 Euro, 20/01/2011 tarih ... nolu ve 390,00 Euro, 21/01/2011 tarih ... nolu ve 142,00 Euro ve 29/11/2011 tarih 694373 nolu ve 298,00 Euro bedelli 8 adet fatura düzenlendiğini, davalı tarafından söz konusu fatura tutarlarının ödenmemesi nedeniyle Büyükçekmece ... Noterliği'nin 07/11/2013 tarih ve ...yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini ancak davalının adresten taşınmış olması nedeniyle tebligat yapılamadığını, bunun üzerine alacaklarının tahsili amacıyla ... sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattıklarını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, bu nedenle davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından Büyükçekmece ... Noterliği'nin 07/11/2013 tarih ... ve ... yevmiye numaralı ihtarnamelerin gönderildiğini ancak müvekkili tarafından davacıya ödeme yapılmaya devam ettiği için ihtarnamelerin önemsenmediğini, davacı tarafından daha sonra 2012, 2013, 2014 dönemlerini kapsayan faturalara ilişkin ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkili tarafından ödemeler yapılarak bu borcun kapatıldığını ve davacıdan borcun kalmadığına dair ibraname alındığını, daha sonrasında davacı tarafından 2010, 2011 yıllarına ait bir takım faturalara dayalı olarak ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkili tarafından yapılan ödemeler neticesinde hiçbir borcun kalmadığına dair davacı ile ibralaşılmasına rağmen davacı tarafından icra takibi başlatılmasının yasal olmadığını, alınan ibranamenin iki firma arasındaki cari hesap bakiye borcuna ilişkin olup eski faturaları da kapsadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...Mali müşavir bilirkişi ...'dan alınan 20/02/2018 tarihli bilirkişi raporu ile; taraflar arasındaki ticari ilişkinin 28/09/2010 - 31/12/2011 tarihleri arasında devam ettiğini, takip dayanağı faturaların davacının ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı bulunduğunu, bu nedenle davacının davalıdan 23.865,35 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. ... sayılı takip dosyası, bu takibe konu alacağa itiraz üzerine İstanbul 6. ATM'nin 2014/471 Esas sayılı dosyası üzerinden açılmış olan itiraz iptali davası ve bu dava üzerinden alınmış olan bilirkişi raporları ile verilen karar ve yargıtay bozma ilamı ile mahkememizde görülmekte olan davaya esas ... sayılı icra dosyası ile tüm dava dosyası hep birlikte değerlendirildiğinde taraflar arasındaki ilişkinin cari hesap şeklinde işlediği ve davacının 11/12/2014 tarihi itibariyle davalıdan cari hesap alacağının ödenmiş olduğu ve bu hususun İstanbul 6. ATM'nin 2014/471 Esas sayılı dosyası üzerinden verilen kararla kabul edildiği ve bu yönüyle kararı temyiz etmeyen davacının da ödemeyi ve anılan tarih itibariyle herhangi bir alacağı olmadığını kabul ettiği, davamıza dayanak ... sayılı takibe konu faturaların ise 11/12/2014 tarihinden önce düzenlenen ve o tarihten önce işleyen cari hesabın parçası olmaları nedeniyle davanın reddine" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cari hesap sözleşmesi ile cari hesap dökümünün (veya cari hesap ekstresi) birbirinden farklı şeyler olduğunu, davalı tarafın unvan değiştirdiği (.... Şti. iken ... Şti. olması) halde dürüstlük kuralına aykırı olarak davacıya yeni bir şirket kurduğunu beyan etmesi nedeniyle farklı unvanlarda ama aslında aynı şirket olan davalı ile ilişkisinde davacının hataya düşürülmüş olmasının kararda değerlendirilmediğini, TTK m. 89/2'nin çok net bir şekilde cari hesap sözleşmesinin yazılı yapılmadığı takdirde geçerli olmayacağı kuralını getirmişken, yazılı sözleşme olmasa bile taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğu şeklinde bir yaklaşımın kanuna aykırı olduğunu, icra takibinde ve dava dilekçesinde alacağın cari hesap alacağı olarak nitelendirilmediğini, bilet satışı ve kargo taşımacılığından kaynaklanan fatura alacağı olduğunun belirtildiğini, taraflar arasında karşılıklı hem borç hem alacak ilişkisi bulunmadığını, davacı şirketin alacaklı, davalı tarafın borçlu olduğunu, İstanbul 6 ATM'nin 2014/671 E., 2015/787 K. sayılı mezkur mahkeme kararının cari hesap alacağı yönünden temyiz edilmemiş olmasının 11/12/2014 itibariyle alacağın olmadığının kabul edildiği şeklinde yorumlanmasının hatalı olduğunu, cari hesap alacağının, cari hesap ilişkisi olarak yorumlanması gibi yasa ile getirilen temel bir şekil kuralına aykırılık söz konusu olmadığı için temyiz etme gereği duyulmadığını, ancak huzurdaki davada mahkemece yasa ile getirilen şekil kuralına açıkça aykırı bir yorum yapıldığını, iki ayrı takip ve iki ayrı dava açılması nedeninin davalı tarafın dürüstlük ilkesi ile bağdaşmayan yanıltma amaçlı tutumu olduğunu, İstanbul 1. ATM'nin huzurdaki davada vermiş olduğu kararda, İstanbul 6 ATM 2014/671 E. sayılı davada verilen karara atıfta bulunarak 11/12/2014 tarihli ödeme belgesi nedeniyle cari hesap alacağının kapandığını belirttiğini, oysa söz konusu belge düzenlenirken, muhatap olarak sadece ...'nun alındığını, farklı bir şirket zannedildiği için ... adına ve ...'nin cari hesap alacağına yer verilmediğini, ... ile ...'nun aynı şirketler olduğunu 26.12.2014 yılında ... aleyhine icra takibine geçileceği sırada farkettiklerini, davalı tarafın bu dürüstlük dışı yanıltma amaçlı davranışı ile haksız bir kazanım elde etmesinin önünü açan İstanbul 1. ATM kararında bu konuya ilişkin herhangi bir değerlendirme bulunmadığını, davanın esası ile ilgili bu durumun görmezden gelinmesinin ve hiç değinilmemesinin bozma nedeni olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE:Dava, bilet satışı ve kargo taşımacılığından kaynaklanan faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, davacı tarafça istinaf isteminde bulunulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davacı hakkında daha önce başlatılıp ödeme ile kapanan icra dosyasına sunulan belgenin takip konusu faturaları da kapsayıp kapsamadığı noktasındadır.Dava dosyasına celp edilen deliler ile taraflar arasında 28/09/2010- 05/02/2013 tarihleri arasında alım ilişkisi bulunduğu, bu ilişkide 2010-2011 yılında davalının ... Şti. Unvanını taşıdığı ve bu tarihlerde davacı faturalarının bu davalıya kesildiği, 2012 yılı başından itibaren... Şti. Unvanını aldığı ve davacı faturalarının bu şekilde düzenlendiği, tarafların hizmet ve ödemelerinin "açık hesap" şeklinde çalıştığı, davalının ödemelerini aksatması üzerine davacı tarafça davalı hakkında ... dış ticaret Ltd. Şti. Unvanı ile 18/03/2014 tarihinde ... sayılı dosyası ile "07/11/2013 tarihli 5.983,31 Euro tutarında asıl alacak, Büyükçekmece ... Noterliğinin 07/11/2013 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamede belirtilen faturalar alacağı" borcun sebebi gösterilerek toplam 18.830,60 TL nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlunun itirazı üzerine takibin durdurduğu ve İstanbul 6. ATM'nin 2014/471 Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davasının açıldığı, ... sayılı takip dosyasına dayanak kılınan Büyükçekmece ... Noterliği'nin 07/11/2013 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ekinde yer alan 01/10/2013 - 28/06/2013 tarihleri arası düzenlenmiş olan ve 7 adet faturaya dayalı bakiye 5.983,31 Euro borcun 7 gün içinde ödenmesi hususunun ihtar edildiği görülmektedir. İstanbul 6. ATM'nin 2014/471 Esas sayılı dosyasında " 11/12/2014 tarihli" belgeye de atıf yapılarak" yargılama aşamasında borcun ödendiği kabul edilerek karar verilmesine yer olmadığına kararı verildiği, dosyanın davacı vekilinin yargılama giderlerine ilişkin bölümünün temyizi üzerine yargıtay 11 HD. 2018/145 K. Sayılı ilamıyla yargılama giderlerine hükmedilmemesi nedeniyle kararın bozulduğu görülmektedir.Davacı tarafça bilahare eldeki uyuşmazlığa konu ...sayılı takip dosyası ile borçlu unvanı olarak ... Şti. (yeni Unvan)...Ltd.Şti (eski unvan) borçlu gösterilerek 26/12/2014 tarihinde, "30/10/2010 - 29/11/2011 tarihleri arası düzenlenen...,..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...seri nolu 8 adet fatura bilet satışı ve kargo taşımacılığı" borcun sebebi gösterilerek 23.865,36 TL asıl alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlunun itirazı takibin durduğu ve eldeki itirazın iptali davasının açılmış olduğu görülmektedir.İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır.Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. (HGK 2017/1534 E. 2018/633 K) Cari Hesap: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 89. maddesine göre iki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesi olarak tanımlanmıştır. Aynı maddede cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı belirtilmiştir. Buna göre, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK’ nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamayacaktır.
Açık Hesap İlişkisi:Açık hesap ilişkisi ise önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK’ daki cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamaz. Davalı taraf takibe dayanak fatura konusu hizmetin yerine getirilmediğini savunmamış borcun ödendiğini iddia etmiştir. Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir.Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır. Somut olayda her iki takibin açık hesaptan kaynaklı alacağın tahsili için değil başka başka faturalara dayalı olarak ilamsız icra takibi olduğu, her iki dosyada borcun sebebinin aynı faturalar olmadığı sabittir. Yine taraflar arasında TTK 89 ve devamı hükümlerince düzenlenmiş bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığı, uyuşmazlığa cari hesaba ilişkin özel düzenlemelerin uygulama yeri bulunmadığı, dolayısıyla davacı tarafça düzenlenip davalıya verilen ve İstanbul 6. ATM dosyasında karara dayanak yapılan belgenin önceki dönem alacaklarından davalıyı ibra eder mahiyette olmadığı anlaşılmaktadır.İlk derece mahkemesinin kararına dayanak yaptığı ve İbraname olarak değerlendirdiği belge, davacı tarafın davalıya ait ticari ilişkinin takip edildiği müşteriler/alıcılar hesabına ait muavin defterin 01/01/2014 ile 30/09/2014 arasındaki kayıtları içeren dökümünün altına davacı temsilcisinin "11/12/2014 tarihinde ... görünen borcuna karşılık 2,029,76 Euro tahsil edilmiş olup icra dosyasından doğan masraflar extreye dahil değildir" kaydından ibarettir. Bahsi geçen evrak ibraname mahiyetinde olmayıp ekstrede gösterilen borçlara kaşılık tahsil edilen bedele dair makbuz niteliğindedir.Uyuşmazlık konusu ... İcra müdürlüğünün ... E. Dosyasına konu takibin 26/12/2014 tarihinde yapıldığı, bahsi geçen makbuzun ise 11/12/2014 tarihli olduğu anlaşılmaktadır.Yine sunulan makbuz incelendiğinde; 01/01/2014 tarihi itibarıyla devir bakiyesi olarak 5.983,31 Euronun geçmiş yıllardan devrettiği, 2014 yılında davalı adına yeni bir faturanın düzenlenmediği, sadece davalının yaptığı ödemelerin kaydedildiği, dava konusu ... dosyasında takibe konu edilen 8 adet fatura kaydının belge üzerinde bulunmadığı görülmektedir. Mahkeme uyuşmazlık konusu faturaların bu makbuz tarihinden önceki 2010 ve 2011 yıllarına ait olması nedeniyle cari hesaba kaydedilmiş olmasından hareketle bu tarih itibarıyla borcun kalmadığına hükmedilmiştir.Dosyaya kazandırılan 21/02/2018 tarihli bilirkişi raporunda davacının takibine dayanak yaptığı 8 adet faturanın 2010 ve 2011 yıllarına ait kayıtlarda yer aldığı, 2011 yılı sonu itibarıyla devreden alacak miktarının 8.366,68 Euro olduğu görülmektedir. İstanbul 6. ATM'nin 2014/471 Esas sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporunda 2012, 2013 ve 2014 yıllarına ait ticari defterler incelendiği, ancak 2012 yılına ait kayıtların 30/06/2012 tarihinden başlatıldığı ve bu tarih itibarıyla davalı bakiyesinin 665,00 euro olarak belirlendiği, ancak 2011 yılı devren bakiyesi olan 8,366,68 euro bakiyenin 30/06/2012 tarihine kadar olan seyrinin raporda yer almadığı görülmektedir. Davalı taraf her iki dava dosyasında ticari defterlerini ibraz etmemiştir.Davacı taraf iki ayrı takip yapmasının gerekçesini istinaf dilekçesinde; müvekkil şirket ile ...Şti. arasında ticari ilişki süregelmekte iken, ... yetkilisi 2012 yılı başında, ... Şti. unvanıyla yeni bir şirket kurduklarını, beyanı üzerine İki farklı şirket zannedilerek ...'ye ve ...'na ayrı ayrı gönderilen Noter ihtarnamelerine rağmen, söz konusu borçlar ödenmeyince icra takibi aşamasına geçildiği, Önce 05.03.2014 tarihinde ... aleyhine ... sayılı icra takibine geçildiğini, bilahare de 26.12.2014 tarihinde ... aleyhine icra takibine geçileceği sırada İTO Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarından şirketin unvan değişikliği yaparak Sadioğlu unvanını aldığı görülmesi üzerine her iki şirketin aynı şirket olduğu o zaman anlaşıldığı, bunun üzerine yeni açılan takipte borçlu olarak ".... Şti. (yeni Unvan) ....Şti. (eski unvan)" şeklinde bir kayıt yaptıklarını beyan etmiştir.Bu durumda; "11/12/2014 tarili belgenin ibra yada feragat beyanı içermediği,davacının yaptığı tahsilatın makbuzu niteliğinde olduğu kabul edilerek, yine taraflar arasında davacının tanzim ettiği faturalar konusunda bir uyuşmazlık olmadığı hususu nazara alınarak, tarafların 2010 ve 2014 yılına ait tüm ticari defterlerinin eksiksiz olarak incelenmesi, davacı kayıtlarında... veyahut ... olarak tutulan kayıtlar ile davalının ... ve ...olarak tuttuğu ticari defterlerinin birlikte incelenerek denetime elverişle ve hüküm kurmaya yeterli rapor alınarak hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda,Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 28/04/2025