Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2021/1512 E. 2025/29 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2021/1512
- Karar No
- 2025/29
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1512
KARAR NO: 2025/29
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 09/06/2021
NUMARASI: 2021/197 Esas - 2021/574 Karar
DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/01/2025
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacılar ve davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların şirketteki hisselerin % 25’inin sahibi olduklarını, davalı şirketin TTK 437 maddesi hükmüne aykırı olarak toplantı tarihinden önce faaliyet tabloları, bilanço ve gelir tablolarını ortakların incelemesine hazır bulundurmadıklarını, toplantı esnasında bilgi istenmesine rağmen herhangi bir bilgi edinemediklerini, bu hususta gündem maddelerine muhalefet şerhi konduğunu, şirket müdürü ...’in oy çoğunluğuna sahip olması nedeniyle oy çokluğuyla maddelerin geçtiğini belirterek davanın kabulü ile 01/12/2020 tarihli genel kurul kararlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iddianın genişletilmesine muvafakatlarının bulunmadığını, huzurdaki davanın haksız ve kötüniyetli olarak açıldığını, davacıların toplantı öncesinde bilgi edinme haklarını kullandıklarını, toplantı esnasında bilgilendirildiklerini, davacı tarafın özel denetçi istemesi nedeniyle karara muhalefet ettiğini, bilgi edinme haklarının ihlal edildiğini iddia eden tarafın mahkemeye müracaat etmediğini, genel kurulda özel denetçi atanmasını istemesine rağmen açtığı davada özel denetçi atanmasını talep etmediğini, etki kuralı gereğince de davanın reddinin gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...Davacı, davalı şirketin % 25 oranında hissedarı olup, şirket defterlerinin incelenemediğinden bahisle genel kurulda erteleme talebinde bulunmuştur. Davacının talebi ve gerekçesi tutanağa geçirilmekle birlikte, bu talep dikkate alınmaksızın gündem maddeleri görüşülerek oy çokluğu ile kararların alındığı anlaşılmıştır. TTK 420. maddesi emredici nitelikte olup, talep üzerine bilançonun tasdiki hakkındaki müzakere ve bununla bağlantılı görüşmelerin 1 ay sonrasına bırakılması zorunludur. Davacı tarafça iptali talep edilen maddelerden 3 no'lu gündem maddesinin faaliyet raporunun okunması ve kabul edilmesine ilişkin olduğu, 4 no'lu gündem maddesinin bilanço ve ayrıntılı gelir tablosunun tasdikine ilişkin olduğu, 5 no'lu gündem maddesinin ise müdürler kurulunun ibrasına ilişkin olduğu, anılan maddelerin “finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konular” kapsamında bulunup görüşülmesi mümkün olmadığından iptali gerektiği kanaatine varılmıştır. İptali talep edilen gündem 6 no'lu maddesi ile bağımsız denetçi seçildiği görülmüştür. Bağımsız denetçi şirketin bir organı olmayıp, bağımsız denetçi seçiminin finansal tabloların müzarekesi ve buna bağlı konular kapsamında değerlendirme imkanı olmadığı, kararda kanun, ana sözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırılık nedeniyle iptalini gerektirir bir husus bulunmadığı anlaşılmakla bu maddeye ilişkin iptal talebinin reddine ve davanın kısmen kabul kısmen reddine," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil ortaklar 01/12/2020 tarihli olağan genel kurul toplantısında gündem maddelerine muhalefet şerhi koymuş olup, şirket müdürü ... 'in şirket defterlerini toplantı tarihinden en az 15 gün önce dahi kendilerine gösterilmesi için hazır bulundurmadığını, şirkete ilişkin ticari defterleri, bilgi ve belgeleri, mali raporları müvekkil ortaklar tarafından talep edilmesine karşın ulaşılmasına engel olduğunu ve nakit akış tablolarını, faaliyet raporlarını sunmadığını kayıt altına aldıklarını, şirket müdürü ...'in oy çoğunluğuna sahip olmasından dolayı söz konusu maddelerin, sadece kendisinin vermiş olduğu oy ile sağlanan oy çoğunluğu ile kabul edildiğini, tüm bu nedenlerle, davalı ... Ltd. Şti.'nin 2019 yılına ait 01/12/2020 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların iptali talebi ile Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/197 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, yargılama sonucunda Yerel Mahkeme tarafından, davalı şirketin 01/12/2020 tarihli genel kurulunda alınan 3, 4 ve 5 nolu kararların iptaline, 6 nolu kararın ise iptali talebinin reddine kararı verildiğini, talep edilen 6 nolu genel kurul kararının iptalinin reddine ilişkin kararın hukuka aykırı olması sebebiyle kaldırılması gerektiğini, davacıların, bağımsız denetimin yeterli olmayacağını düşünerek özel denetçi atanmasını talep ettiklerini, zira uygulamada da özel denetçi ile bağımsız denetçi arasında önemli farklar bulunduğunu, davacıların, bağımsız denetçi atanmasının şirket iç kontrollerin ve risk yönetiminin verimliliği hakkında görüş oluşturmakta ve eksikliklerin giderilmesi için yeterli olmaması ve bütün işletme organizasyonunu kapsayamaması sebebi ile şirket genel kurulunda muhalefet şerhi düşerek özel denetçi atanmasını talep ettiklerini, Yerel Mahkeme kararının yalnızca 6 nolu kararının iptalinin reddine ilişkin kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı yanın huzudaki davayı açmakta haksız ve kötüniyetli olduğunu, davacıların toplantı öncesi bilgi edinme hakkını kullandıklarını, davacıların toplantı esnasında da bilgilendirildiğini, davacı yanın, bağımsız denetçi seçimine ilişkin karara dahi özel denetçi istedikleri gerekçesiyle muhalefet ettiğini, bilgi alma hakkını kullanamadıklarını iddia eden tarafın, 6102 Sayılı Yasanın 437/5.maddesi uyarınca mahkemeye müracaat etmediklerini, davacı yanın genel kurulda özel denetçi talebinde bulunduğu halde açtığı davada özel denetçi atanması talebinde bulunmadığını, Yargıtay kararlarında da sıklıkla değinildiği üzere davacıların olumsuz oy kullansalar tüm gündem maddelerine muhalefet şerhi koysalar bile etki kuralı uyarınca karar oranını etkilemediği için davanın tümden reddi gerektiğini, istinaf incelemesi sonucunda mesnetsiz, haksız, kötüniyetli davanın usul ve esas bakımından tümden reddini talep ve istinaf etmiştir.Davacılar vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: müvekkil ortaklar 01/12/2020 tarihli olağan genel kurul toplantısında gündem maddelerine muhalefet şerhi koymuş olup, şirket müdürü ...'in şirket defterlerini toplantı tarihinden en az 15 gün önce dahi kendilerine gösterilmesi için hazır bulundurmadığını, şirkete ilişkin ticari defterleri, bilgi ve belgeleri, mali raporları müvekkil ortaklar tarafından talep edilmesine karşın ulaşılmasına engel olduğunu ve nakit akış tablolarını, faaliyet raporlarını sunmadığını kayıt altına aldıklarını, şirket müdürü ...'in oy çoğunluğuna sahip olmasından dolayı söz konusu maddelerin, sadece kendisinin vermiş olduğu oy ile sağlanan oy çoğunluğu ile kabul edildiğini, tüm bu nedenlerle, davalı ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin 2019 yılına ait 01/12/2020 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların iptali talebi ile Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/197 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, yargılama sonucunda Yerel Mahkeme tarafından, davalı şirketin 01/12/2020 tarihli genel kurulunda alınan 3, 4 ve 5 nolu kararların iptaline, 6 nolu kararın ise iptali talebinin reddine kararı verildiğini, talep edilen 6 nolu genel kurul kararının iptalinin reddine ilişkin kararın hukuka aykırı olması sebebiyle kaldırılması gerektiğini, davacıların, bağımsız denetimin yeterli olmayacağını düşünerek özel denetçi atanmasını talep ettiklerini, zira uygulamada da özel denetçi ile bağımsız denetçi arasında önemli farklar bulunduğunu, davacıların, bağımsız denetçi atanmasının şirket iç kontrollerin ve risk yönetiminin verimliliği hakkında görüş oluşturmakta ve eksikliklerin giderilmesi için yeterli olmaması ve bütün işletme organizasyonunu kapsayamaması sebebi ile şirket genel kurulunda muhalefet şerhi düşerek özel denetçi atanmasını talep ettiklerini, Yerel Mahkeme kararının yalnızca 6 nolu kararının iptalinin reddine ilişkin kararın kaldırılmasını ve istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava; davalı limited Şirketin 01/12/2020 tarihinde yapılan genel kurulunda alınan kararların TTK 622 maddesinin atfıyla TTK 445 ve devamı maddeleri uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince genel kurulda alınan 3, 4 ve 5 numaralı kararların iptaline, 6 numaralı karar yönünden davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı ve davalı vekili tarafından yukarda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davalı limited şirket 3 ortaklı olup 900.000 TL sermayesinin bulunduğu, bunun 675.000 TL lik kısmının dava dışı ortak aynı zamanda şirket müdürü ...'e, 112.500 TL lik kısmının davacı ..., 112.500 TL lik kısmının da davacı ...'ya ait olduğu, davacıların toplam sermaye payının %25 olduğu anlaşılmaktadır. Genel kurulda oyların tamamı asaleten temsil edildiği, davacıların alınan tüm kararlara olumsuz oy kullanıp her kararın altına muhalefet şerhi koydukları, toplantıda alınan tüm kararların dava dışı oratk ...'in olumlu oyu ile ve oy çokluğu ile alındığı görülmektedir. 6102 sayılı TTK'nın 445 ve 446. maddelerinde; toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, yönetim kurulu ile kararların yerine getirilmesi kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa, yönetim kurulu üyelerinden her birinin kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine iptal davası açabileceği belirtilmiştir. Davalı şirketin 01/12/2020 tarihinde yapılan 2019 yılı olağan genel kurulunda alınan divan başkanının seçimine ilişkin 1. Madde ile genel kurul tutanaklarının imzalanmasına ilişkin divan heyetine yetki verilmesine ilişkin 2. Maddenin ve dilek ve temennilere ilişkin 7. Maddelerin genel kurul toplantısının işleyişine ilişkin rutin kararlar olup iptale tabi kararlar değilidir. Davacının iddiası TTK 437 maddesi hükmüne aykırı olarak toplantı tarihinden önce faaliyet tabloları, bilanço ve gelir tablolarını ortakların incelemesine hazır bulundurulmadığı, toplantı esnasında bilgi istenmesine rağmen herhangi bir bilgi verilmediği, genel kurul toplantısının ertelenmesinin talep edilmesine rağmen toplantının hakim ortağın oyları ve oy çokluğu ile yürütülüp karar alınması gerekçesine dayanmaktadır. Genel kurulda alınan karalardın 3 numaralı kararın faaliyet raporunun okunması ve kabul edilmesine oy çokluğu ile, 4 numaralı kararın bilanço ve ayrıntılı gelir tablosunun tasdikine oy çokluğu ile, 5 numaralı kararın ise müdürler kurulunun ibrasına ilişkin olup oy çokluğu ile alındığı anlaşılmaktadır. TTK 437. Maddesi gereği toplantı tarihinden finansal tablolar, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, denetleme raporları ve yönetim kurulunu kar dağıtım önerisinin genel kurul toplantısından en az 15 gün önce incelemeye hazır tutulduğuna dair herhangi bir belge dosyaya ibraz edilmemiştir. Genel kurul toplantısında da bu husus belirtilip erteleme istenilmesine rağmen TTK 420. Maddesinin amir hükmüne rağmen toplantı ertelenmemiştir. Bu durumda finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konular kapsamında kalan genel kurulun 3, 4 ve 5 numaralı kararlarının iptaline karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik yoktur. Genel kurulda alınan 6 numaralı kararın ise finansal tabloların müzakere ve buna bağlı bir konu olmayıp şirkete bağımsız denetçi seçimine ilişkin olduğu, kararın alınmasında herhangi bir usulsüzlük, ana sözleşmeye ve yasalara aykırı yön bulunmadığından bu maddeye yönelik davanın reddine karar verilmesinde de bir isabetsizlik yoktur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacılar ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacılar ve davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Davacılar tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın, alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın, alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı ve davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 5-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 16/01/2025