Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2019/1873 E. 2020/4516 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2019/1873
Karar No
2020/4516
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1855 KARAR NO: 2025/82 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2023/286 KARAR NO: 2023/654 DAVA TARİHİ: 27/03/2023 KARAR TARİHİ: 22/06/2023 DAVA: Konkordato (İİK 285 İla 308/h) KARAR TARİHİ: 29/01/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Konkordato talep edenler vekili dava dilekçesinde özetle; ... Sanayi Ve Tic. Ltd. Şti.'nin her türlü tekstil ürünlerinin imalat, ihracat ve ithalatını yapmakta olduğunu, ...'nin ise ... Sanayi Ve Tic. Ltd. Şti.'nin yetkilisi ve tek ortağı olup şirketin kullanmış olduğu kredilerde müteselsil kefil olarak imzasının yine şirket adına alacaklılara keşide edilen çek ve senetlerde münferiden imzasının bulunduğunu, dünya genelinde yaşanan ekonomik daralma, kur artışı, ticarette yaşanan aksaklıklar, satışların savaş şartlarında durması, Covid 19 salgınının ülkemizde ve sektörde oluşturduğu olumsuz etki nedeniyle konkordato projesinin hazırlanması ihtiyacı doğduğunu beyan ederek öncelikle geçici mühlet akabinde kesin mühlet kararı verilmesini ve nihayetinde konkordato projesinin tasdik edilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; "...Konkordato talep eden ... yönünden; ...’nin münferiden kendi kaynaklarına yer verdiği konkordato projesinin bulunmadığı, bu kişinin konkordatoyu başarıya ulaştırabilmesinin tamamıyla ... Tekstil şirketinin konkordatoyu başarıya ulaştırmasına bağlı olduğundan gerçek kişi ...’nin de konkordato projesinin başarıya ulaşmasının mümkün olmaması nedeniyle talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Konkordato talep eden ... Ambalaj Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yönünden; Teknik bilirkişilerden alınan raporlar neticesinde, şirketin 30.04.2023 tarihi itibariyle rayiç değerli özkaynaklarının (-) 5.038.887,90 TL olarak tespit edildiği, diğer bir anlatımla şirketin rayiç değerlere göre borca batık durumda olduğu, Komiser heyetince 24.04.2023 tarihli ön raporda belirtilen görüşe rağmen davacılar tarafından izaha muhtaç olan hususların açıklığa kavuşturulmadığı gibi uygulanabilir görülmeyen konkordato ön projesi revize edilmediği, projede yer verilen satış ve kârlılık hedeflerinin gerçekleştirilebilir hedefler olmadığı, şirketin geçici mühletten sonraki süreçte kar elde edemediği, aksine zararında ettiği, özetle şirketin geçiçi mühlette ön projede öngördüğü kaynakları sağlayabilecek ve borçlarını ödeyebilecek kapasitesinin bulunmadığı, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 376 ncı Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ uyarınca yapılan hesaplamalara göre de şirketin borca batık durumda olduğu anlaşılmakla talebin reddine karar verilmiştir. İİK 305. maddede belirtilen tasdik şartları gerçeklememesi nedeniyle konkordato talebinin reddine karar verilmesi durumunda İİK 308. maddesinde düzenlenen iflas şartının değerlendirilmesi gerekir. Konkordatonun tasdik edilmemesi ve borçlunun iflası başlıklı 308. maddesi “Konkordato tasdik edilmezse mahkeme konkordato talebinin reddine karar verir ve bu karar 288. madde uyarınca ilan edilerek ilgili yerlere bildirilir. Borçlunun iflasa tabi şahıslardan olması ve doğrudan doğruya iflas sebeplerinden birinin bulunması halinde mahkeme, borçlunun iflasına karar verir” şeklinde düzenlenmiştir. Doğrudan doğruya iflas sebepleri ise İİK 177 ila 179. maddelerde ( İİK m. 179 atfıyla TTK 377 m.) düzenlenmiştir. İİK 179. maddesine göre, “Sermaye şirketleri ile kooperatiflerin, aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden düzenlenen ara bilançoya göre borca batık olduğu idare ve temsil ile vazifelendirilmiş kimseler veya şirket ya da kooperatif tasfiye hâlinde ise tasfiye memurları veya bir alacaklı tarafından beyan ve mahkemece tespit edilirse, önceden takibe hacet kalmaksızın bunların iflâsına karar verilir. Türk Ticaret Kanununun 377 nci ve 634 üncü maddeleri ile 24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 63 üncü maddesi hükmü saklıdır.” Borca batıklığın tespiti için TTK'nın 324. maddesi uyarınca bir borca batıklık bilançosu hazırlanmalıdır. TTK'nın 324. maddesine göre borca batıklık bilançoda aktiflerin rayiç değerden bilançoya geçirilerek borca batıklık bilançonun çıkarılması gerekir. Böyle bir talep üzerine mahkemece, bu şirketin öncelikle borca batık durumda olup olmadığı rayiç değerlere göre tespit edilmelidir. Komiser tarafından rayiç değer bilançosuna esas alınmak üzere şirketin mali tablolarında ve kayıtlarındaki varlıkların rayiç değerleri bilirkişiler marifetiyle tespit ettirilmiş, bilirkişilerce hazırlanan raporlar dikkate alınarak ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin 30/04/2023 tarihli rayiç bilançoya göre özkaynaklarının toplamının (-) 5.038.887,90 TL olduğu, diğer bir anlatımla şirketin rayiç değerlere göre borca batık durumda olduğu tespiti yapılmıştır. Açıklanan nedenlerle; İİK 305/1-c bendi uyarınca konkordato tasdik şartları gerçekleşmemesi nedeniyle davacı şirketin konkordato talebinin reddine ve borca batık durumda olduğundan iflasına karar verilmesi gerekmiş olup İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı ... İnşaat Gıda Ambalaj Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin İİK'nun 177/4 maddesi uyarınca iflasına, iflasın 22/06/2023 günü, saat 15:12 itibariyle açılmasına..." karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Konkordato talep edenler vekili ... Danışmanlık Otomotiv İnşaat Gıda Ambalaj Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi yönünden yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; komiser heyetinin konkordato ile iflas ertelemenin farkının kavrayamadan rapor sunduğunu, konkordato talebi ve projesinin değenlendirilmesinde mali rasyoların değerlendirilmesinden öte alacaklıların toplanması suretiyle projenin alacaklılara sunulması ile öngörülen ödeme şekli üzerine alacaklıların görüşlerinin alınması ve proje kapsamında borcun tasfiyesinin sağlanması gerektiğini, müvekkili şirketin iyi niyeti ile ve çalışarak borcunu tasfiye etme ve alacaklılara belli bir anlaşma doğrultusunda borçlarını ödeme konusunda imkan sağlamaya gayret gösterdiğini, bu bağlamda geçici mühletin iki ay uzatılması gibi bir karar verilebilecekken geçici mühlet sonucunda davanın reddine ve müvekkil şirketin iflasına karar verilmesinin hem alacaklıların hem borçlu şirketin zararına sebebiyet verdiği gibi kanunda izin verilen sürenin kullanımı sağlanmayarak usul ve yasaya aykırı bir karar tesis edildiğini, geçici mühletin uzatılması kararı verilmiş olsa idi alacaklılarla anlaşma sağlanarak borçların ödeneceğini ancak mahkemece eksik ve hatalı değerlendirme yapılmak suretiyle hem müvekkili şirket hem de alacaklıların zararına sebebiyet verecek şekilde iflas kararı verildiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır. Talep, İİK’nın 285. vd. maddeleri uyarınca geçici ve kesin mühlet kararları verilmesi ve konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir. Konkordato, tacir yahut gerçek veya tüzel kişi bir borçlunun, borçlarını ödeme şekliyle ilgili yaptığı teklifin, kanunda öngörülen çoğunlukla alacaklılar tarafından kabul edilmesi ve yetkili mahkeme tarafından tasdik edilmesi sonucunda, borçlunun tüm adi borçlarını ödeyebileceği koşullar göz önüne alınarak, kararlaştırılan sürede ve/veya miktarda ödemesini mümkün kılan bir hukuki müessesedir. İİK'nın 285/3 fıkrası uyarınca konkordato talebinde iflasa tabi olan borçlu için İİK 154. maddesinin birinci veya ikinci fıkradaki yazılı yerlerdeki asliye ticaret mahkemesi, iflasa tabi olmayan borçlu için yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesi yetkilidir. Somut olayda konkordato talep eden borçlu şirket iflasa tabi olduğu için yetkili mahkeme İİK'nın 285/3 fıkrasının göndermesi ile İİK 154.maddesi gereğince muamele merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesi olup, dava görevli ve yetkili mahkemece açılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 74 maddesi, 114/1.f bendi ve 6098 sayılı TBK'nun 504/3 bendi uyarınca müvekkili adına dava açıp konkordato teklifinde bulunan vekilin, vekaletnamesinde özel olarak yetkilendirilmiş olması zorunludur. Sunulan vekaletname ile borçlu vekilinin yasal düzenlemelere uygun olarak konkordato yönünden özel olarak yetkilendirildiği anlaşılmıştır.Borçlu şirketin ön projesinde; Şirketin konkordato kaynaklarının; faaliyetin devamı ile öngörülen kar 17.546.530,64 TL + nakit ve nakit benzerleri 3.518,707,33 TL + alacak seviyesinin düşürülmesi 9.222.859,65 TL + verilen sipariş avansı tahsilatı 6.191.048,34 TL + sermaye artışından gelecek nakit 3.000.000,00 TL olmak üzere toplam 39.479.145,96 TL olduğu, borçlar toplamı 34.553.317,71 TL, dönem karı vergi karşılığı 4.386.632,66 TL olup kalan net fazla tutarın 539.195,59 TL olduğu, iflas halinde alacaklıların alacağının % 55,40 civarında kısmının karşılanabileceği, konkordato teklifinin kabulü halinde ise şirket borçlarının tamamının ilk 6 ay ödemesiz, 3 ay ödemeli 15 eşit taksitli vade halinde ödeneceği belirtilmiştir. Komiser heyetinin 24/04/2023 tarihli ön raporunda; Şirketin 31/12/2022 tarihli mali verilerine göre hazırladığı borçlarının 34.533.763,75 TL olduğu ancak tedbir tarihli borç toplamının 45.793.858,45 TL olduğu, bu itibarla borçlarının ön projede ön görülen borçlarına nazaran (45.793.858,45 TL - 34.533.763,75 TL) 11.260.094,70 TL daha fazla olduğu, Projedeki kaynak tablosunda faaliyetin devamı ile öngörülen kar satırından sonra vergi karşılığı düşülmüş olmakla birlikte, zaten proforma gelir tablosunda 2023-2028 yılları vergi sonrası kar toplamının vergi sonrası toplamı 17.546.530,64 TL olduğundan, şirketin hazırladığı ön projde yer alan kaynak tablosunda tekrar düşülen dönem vergi karşılığı mükerrerlik arz etmemesi açısından dikkate alınmadığı, Bu tablodan görüleceği üzere faaliyetin devamı ile öngörülen kar rakamının ulaşılabilir olduğunun kabulü halinde dahi (raporun devam eden bölümlerinde proforma gelir tablosundaki ciro ve karlılık oranlarına ilişkin değerlendirme ayrıca yapılacaktır) yaklaşık 10 milyon TL düzeyinde bir kaynak açığı bulunduğu, bununla birlikte sermaye artışından geleceği öngörülen 3.000.000,00 TL nakit tutarının da öncelikle ortağın sermaye taahhüt borcu olan 2.830.000,00 TL ve ortağın şirkete olan 11.203.767,09 TL borcunun tahsilinden sonra yapılabileceğinin de göz önünde bulundurulması gerektiği, Bu itibarla şirketin ön projesine nazaran, tedbir tarihli (27/03/3023) bilançoya göre oluşan yaklaşık 10 milyon TL kaynak açığının ne şekilde giderileceğinin borçlu şirket tarafından izah edilmesi gerektiği, Şirketin ön projesindeki 2023-2028 yılları ciro hedeflerine bakıldığında; 2022 yılında 15,2 milyon TL net satış tutarı ve 2023 yılı ilk 3 aylık (27/03/2023 tarihi itibariyle) 27,7 milyon TL net satış gerçekleştirdiği nazara alındığında 2023 yılı için öngörülen yaklaşık 19,5 milyon TL'nin ilk 3 ayda aşıldığı dikkate alındığında, takip eden yıllardaki ciro hedeflerinin makul ve uygulanabilir olabileceği görülmekle birlikte, olası bir proje revizyonunda olası satış ve karlılık öngörülerinin güncellenmesinde fayda olacağı kanaatinde olduklarını, Bunun yanı sıra geçmiş yıllar (2020-2021-2022-3/2023) Satışların Maliyeti oranlarının %90-%95 seviyelerinde (ortalama %92,77) olduğu görülmekle birlikte, ön projedeki proforma gelir tablolarındaki 2023-2028 yılları Satışların Maliyeti oranlarına bakıldığında %77 oranında hedeflenen satışların maliyetinin geçmiş yıllar verileri nazara alındığında uygulanabilir olmadığı, Yine geçmiş yıllar (2020-2021-2022-3/2023) Faaliyet Karı oranlarının %0,04-%2,17 seviyelerinde (ortalama %0,75) olduğu görülmekle birlikte, ön projedeki proforma gelir tablolarındaki 2023-2028 yılları Faaliyet Karı oranlarına bakıldığında %15 oranında hedeflenen faaliyet karı oranların geçmiş yıllar verileri nazara alındığında uygulanabilir olmadığı, Son olarak şirketin geçmiş yıllar (2020-2021-2022-3/2023) Dönem Net Karı oranlarının %0,20-%1,57 seviyelerinde (ortalama %0,71) olduğu (2022 ve 3/2023 dönemlerinde şirket vergi hesaplaması yapmamış olduğundan kar üzerinden %20 nispetinde vergi etkisi resen dikkate alınmıştır) görülmekle birlikte, ön projedeki proforma gelir tablolarındaki 2023-2028 yılları Dönem Net Karı oranlarına bakıldığında %11,5 oranında hedeflenen dönem net karı oranlarının geçmiş yıllar verileri nazara alındığında uygulanabilir olmadığı, Sonuç olarak, konkordato ön projesindeki borçların tedbir tarihli borç tutarları dikkate alınarak revize edilmesi gerekliliğinin yanı sıra izaha muhtaç olan projedeki karlılık oranları ile kaynak açıklarının ne şekilde giderileceğinin açıklığa kavuşturulması gerektiği ayrıca tedbir tarihli bilançoya göre önemli bir kaynak kalemi haline gelen ortaklardan alacaklar, geçmiş sermaye taahhüdü ve yeni sermaye artışının da hangi tarihlerde ve ortağın hangi kaynakları ile yapılacağının da detaylı şekilde dayanaklandırılması gerektiği açıklanmıştır. Komiser heyetinin 14/06/2023 tarihli nihai raporunda; Şirketin 30/04/2023 tarihi itibariyle kaydi değerli özkaynakları 7.177.163,09 TL iken 30/04/2023 tarihi itibariyle rayiç değerli özkaynaklarının (-) 5.038.887,90 TL olarak tespit edildiği, diğer bir anlatımla şirketin rayiç değerlere göre borca batık durumda olduğu, Konkordato ön projesinde belirtilen proforma gelir tablosu dikkate alındığında 2023 yılında 2.255.470,29 TL kar elde edilmesi öngörülmekle birlikte geçici mühletten sonraki 1 aylık mali dönemde 635.201,99 TL faaliyet zararı ve 701.408,99 TL dönem net zararı elde ederek 30/04/2023 döneminde 158.183,30 TL net zarar oluştuğu, yani şirketin konkordato ön projesindeki proforma gelir tablosunda belirtilmiş olan karlılık oranlarına ulaşamadığı gibi geçici mühlette zarar ettiği, Komiser heyeti tarafından şirket yetkilileri ve şirket vekillerinin de yer aldığı 29/03/2023 tarihli ilk toplantının yapıldığı, ilk toplantıdan sonra müteaddit defalar komiser heyeti olarak konkordato talep eden şirket yetkililerine ve vekillerine yapılması gereken rutih toplantı için gerek mail, gerek telefonla bilgi ve belge talep edilmesine rağmen şirket yetkilileri ve vekilleri tarafından olumlu/olumsuz dönüş yapılmadığını, 23/05/2023 tarihine kadar herhangi bir dönüş yapılmadığı için komiser heyetinde yer alan ... tarafından şirket merkezine gidildiğini, çalışan 2 şahıs haricinde şirkette yetkili/vekilin bulunmadığına ilişkin tutanak tutulduğunu ve toplantı yapılamadığından komiser ...'ın şirket merkezinden ayrıldığını, bunun yanı sıra Komiser Heyeti tarafından şirket rayiç değerlerinin belirlenmesi için bilirkişi ataması yapıldığını, bilirkişilerce değerlemeler yapılması sırasında şirketin stokları, demirbaşları ve gayrimenkullerinin tespiti aşamasında bilirkişilere ulaşım ve ilgili varlıkların sunumu için herhangi bir destek sağlanmadığını, bilirkişiler kendi imkanları ile şirket/gerçek kişi varlıklarının tespitini gerçekleştirdiklerini, ön raporda belirtilen hususlara ilişkin konkordato talep edenler tarafından bir izahat verilmediği gibi projenin revize edilmediğini, Komiser heyetinin 24/04/2023 tarihli ön raporda belirttiği "Sonuç olarak, konkordato ön projesindeki borçların tedbir tarihli borç tutarları dikkate alınarak revize edilmesi gerekliliğinin yanı sıra izaha muhtaç olan projedeki karlılık oranları ile kaynak açığının ne şekilde giderileceğinin açıklığa kavuşturulması gerektiği, ayrıca tedbir tarihli bilançoya göre önemli bir kaynak kalemi haline gelen ortaklardan alacaklar, geçmiş sermaye taahhüdü ve yeni sermaye artışının da hangi tarihlerde ve ortağın hangi kaynakları ile yapılacağının da detaylı şekilde açıklanması gerektiği" şeklindeki görüşe rağmen davacılar tarafından izaha muhtaç olan hususların açıklığa kavuşturulmadığı gibi uygulanabilir görülmeyen konkordato ön projesinin revize edilmediği, Sonuç olarak konkordato projelerinin uygulanabilir olmadığı, şirket yetkilileri tarafından komiser heyetinin çağrılarına rağmen toplantılara iştirak edilmediği, mühlet tarihinden rapor tarihine kadar tek bir ödeme onayı dahi alınmadığı nazara alınarak konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı şeklindeki görüş ve kanaatini bildirmiştir. İstinaf sebeplerinin incelenmesi; Konkordato talep edenler tarafından ilgili kayıt ve belgeler sunularak geçici ve kesin mühlet kararları verilmesi ve konkordato projesinin tasdiki talebiyle başvurulması üzerine, mahkemece 27/03/2023 tarihinden başlamak üzere 3 aylık geçici mühlet verilmesine, 3 aylık geçici mühletin sonunda 22/06/2023 tarihli celsede ... ve ... Sanayi Ve Tic. Ltd. Şti.'nin konkordato talebinin ayrı ayrı reddine ayrıca şirketin iflasına karar verilmiştir. İİK'nın 286/1.a maddesinde "borçlunun talebiyle birlikte borçlarını hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, bu kapsamda alacaklıların alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacaklarını, ödemelerin yapılması için borçlunun mevcut mallarını satıp satmayacağını, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli mali kaynağın sermaye artırımı veya kredi temini yoluyla yahut başka yöntem kullanılarak sağlanacağını gösteren ön proje ibraz etmesi" gerektiği ifade edilmiştir. Konkordatonun amacı, borçluyu borçlarından ve eğer iflas şartlarını taşıyorsa muhtemel bir iflastan kurtarmak, alacaklıların da belirli bir vadede ve/veya indirimle alacaklarını tahsil etmelerini sağlamaktır. Bu yapılırken özellikle alacaklıların sürece dahil edilmesi, alacaklıların, komiserin ve mahkemenin katılımı ile nihai projenin oluşturulması ve konkordatonun başarıya ulaşması için iş birliğine gidilmesi gerekir. Projenin başarıya ulaşıp ulaşmayacağı ve kayıtlarla uygun olup olmadığının değerlendirilebilmesi yönünden, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için mali kaynağın nasıl sağlanacağı net bir şekilde açıklanmalıdır. Borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve ödemelerini yapabilmesi ile konkordato amacına ulaşacaktır. İİK 287.maddesinde, borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimalinin "konkordatonun başarı şansı" kavramı altında ifade edilmiştir. İİK 289. maddesinde, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde borçluya 1 yıllık kesin mühlet verileceği düzenlenmiştir. Başarı olasılığı kavramından anlaşılan husus, konkordato projesinin gerçekleşme olasılığına sahip olmasıdır. Bu sonuca, borçlunun durumu, malvarlığı gelirleri ve taahhütlerini yerine getirmesine engel olan nedenler gözetilerek, objektif verilere göre konkordato başarı olasılığı yargıç tarafından belirlenecektir (Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku - Av. Sümer Altay, sayfa 112, 1.Cilt). İsv. İİK'da da konkordato mühletinin amaçlarından biri olarak açıkça, "borçlunun iyileşmesi" kavramına yer verilmiştir. İyileşmeden söz edilebilmesi açısından bilançosal bir iyileşme yeterli olmayıp, yapısal (gerçek) bir iyileşmenin varlığı aranmalıdır. Bu sebeple konkordato talebi, sadece zaman kazanmaya yönelik bir talep olmayıp sürekli ve kalıcı bir iyileşme olasılığını konkordato projesi yardımıyla inanılır kılmalıdır. Bu nedenle ön proje sadece dilek ve temenniler içeren soyut bir belge olarak anlaşılmamalı, mahkeme tarafından kesin mühlet verilebilmesi için ön projenin nasıl başarılı olacağı açıklanmalıdır. (Selçuk Öztek / Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019 s. 187) İİK'nın 287.maddesinin 4.bendinde; "Geçici mühlet üç aydır. Mahkeme bu üç aylık süre dolmadan borçlunun veya geçici komiserin yapacağı talep üzerine geçici mühleti en fazla iki ay daha uzatabilir, uzatmayı borçlu talep etmişse geçici komiserin de görüşü alınır. Geçici mühletin toplam süresi beş ayı geçemez.", aynı maddenin 5.bendinde; "291 inci ve 292 nci maddeler, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanır." İİK'nın 292.maddesinde ise; "(Değişik madde: 17/07/2003 - 4949 S.K./74. Md.) (Değişik madde: 28/2/2018-7101 S.K./20. md) İflasa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi halinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar verir: a) Borçlunun malvarlığının korunması için iflasın açılması gerekiyorsa. b) Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa. c) Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsaya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa (Ek ibare: 6/12/2018-7155 S.K./16. md). d) Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse. İflasa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hallerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir. Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder." hükümlerine yer verilmiştir. Mahkemece her ne kadar İİK'nın 302, 304 ve 305.maddeleri uyarınca değerlendirme yapılmış ise de, somut dosyada 3 aylık geçici mühlet süresinin ardından eldeki karar verilmiş olup şirketin kesin mühlet aşamasına gelmediği, alacaklılar toplantısının ve tasdik yargılamasının yapılmadığı açıktır. Bu nedenle İİK'nın 287 ve 292.maddeleri çerçevesinde değerlendirme yapılması gerekmektedir. Söz konusu hükümler uyarınca istem değerlendirildirildiğinde ise; komiser heyetinin ön raporunda ve nihai raporunda ifade edildiği gibi konkordato ön projesinde belirtilen borç tutarının, komiser heyetinin raporunda tespit edilen borç miktarıyla orantılı olmadığı, şirketin geçici mühlet dönemi içerisindeki faaliyet ve kar oranı dikkate alındığında kar hedefine ulaşmasının mümkün olmadığı, geçmiş sermaye taahhüdü ve yeni sermaye artışının hangi tarihlerde ve ortağın hangi kaynakları ile yapılacağının izah edilmediği, ön raporda bu hususlar ifade edilmesine rağmen bir açıklama yapılmadığı ayrıca revize proje sunulmadığı, tüm bu nedenlerle projenin uygulanabilir olmadığı ayrıca şirket yetkilileri tarafından komiser heyetinin çağrılarına rağmen toplantılara iştirak edilmediği, şirketin (-) 5.038.887,90 TL borca batık durumda olduğu, borçlarını ödemesinin mümkün olmadığı, projenin başarıya ulaşma ihtimalinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. İİK 287/5. maddesinin yollaması ile 292/son fıkrasında yer alan "Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder." hükmü gereğince karar verilmeden önce, davacı şirket yetkilisine tebligat çıkartılarak, duruşmada dinlenilmesi yasal zorunluluktur. (Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 23/12/2020 tarih 2019/1873 E. 2020/4516 K. ve 25/11/2020 tarih 2020/877 E. 2020/3824 K., Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 25/02/2021 tarih 2021/1380 E. 2021/508 K.) Somut dosyada, davacı şirket yetkilisi ...'ye tebligat çıkartılarak 21/06/2023 tarihinde tebliğ edilmiş ancak şirket yetkilisi duruşmaya katılmamıştır. Yapılan açıklamalar çerçevesinde; somut dosya kapsamı itibariyle şirketin projesinin uygulanabilir olmadığı, revize proje sunulmadığı, şirketin borca batık durumda olduğu ve şirket yetkilisi iflas kararı verilmeden önce beyanı alınmak üzere mahkemeye davet edilerek yasal zorunluluk yerine getirildiğinden, İİK'nın 287 ve 292.maddeleri de nazara alındığında konkordato talep eden şirket yönünden iflas kararı verilmesinde sonuç itibariyle bir isabetsizlik görülmemiştir. Ayrıca kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığından istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Konkordato talep eden ... Gıda Ambalaj Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Konkordato talep eden tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından, yatırılan 269,85 TL'nin mahsubu ile bakiye 345,55 TL' harcın konkordato talep eden şirketten alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 361/1. maddesi, 7499 sayılı Yasa'nın 37/1.a maddesi ile değişik 2004 sayılı İİK'nın 164. maddesi uyarınca, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 29/01/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2019/1873, K. 2020/4516, T. 24.04.2023, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2019-1873-e-2020-4516-k-a078033089b1