Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 2022/317 E. 2024/1063 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/317
- Karar No
- 2024/1063
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/317 Esas KARAR NO : 2024/1063 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEME: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/11/2021 DOSYA NUMARASI: 2020/656 Esas - 2021/859 Karar DAVA: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 10/06/2024 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, Müvekkil bankanın Çorlu-Tekirdağ Şubesi tarafından dava dışı borçlu ... A.Ş.’ye 25.12.2014 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi ile 3.500.000,00 TL limitle kredi kullandırıldığını, davalılar ... A.Ş. ve ...’ın ise bu sözleşmeyi 4.000.000.- TL limitle müştereken ve müteselsilen kefil sıfatıyla imzaladığını ve 02.11.2017 tarihinde limit artırımı yapılarak kredi limitinin 4.500.000.- TL, davalı borçlular için ise 5.000.000.- TL olarak belirlendiğini, ... A.Ş.’nin kredi hesaplarının, Çorlu ... Noterliği’nin 22.10.2018 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile kat edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine müteselsil kefiller hakkında ihtiyati haciz kararı alınarak, 28.08.2020 tarihinde İstanbul .... icra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasından 1.626.904,16 TL üzerinden takip başlatıldığını, ancak borçlular tarafından takip konusu borcun tümüne, faiz miktarına, faize ve borcun ferilerine itiraz edildiğini, Davalıların itirazının haksız olduğunu, ayrıca faiz alacağının ve faiz oranlarının akde ve hukuka uygun olduğunu, belirterek ;Davalıların İstanbul .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasından başlatılan takibe yaptığı haksız itirazların iptali ile takibin takip talebindeki şartlarla devamına, inkar olunan alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile, Yasaların emredici hükmü gereği davacının dava dilekçesindeki iddia ve beyanlarını ispat ile mükellef olduğunu ve delillerini sunması gerektiği halde, dava dilekçesi içinde, davaya konu somut olayı ve taleplerini ispatlayan yeterli belge veya evrakları sunmadığını,Müvekkil şirketin, dava dilekçesinde ve ödeme emrinde belirtildiği şekilde borcu bulunmadığını,İşleyecek ve işlemiş faiz oranına itiraz ettiklerini ve talep edilen temerrüt faiz oranının fahiş olduğunu, Davacının kat ihtarına, Beşiktaş .... Noterliği’nin 05.11.2018 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile itiraz ettiklerini, Hesap kat ihtarının usulüne uygun gönderilmediğini ve verilen sürenin yasaya aykırı olduğunu, belirterek ; haksız ve kötü niyetle açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 04/11/2021 tarih 2020/656 Esas - 2021/859 Karar sayılı kararında;"Dava; İİK.nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılan, ilamsız icra takibine karşı davalının vaki itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir.İstanbul .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası takip dosyası kapsamında davacı tarafın davalılar hakkında 1.626.904,46 TL nakdi alacak 79.390,00 TL gayrinakdi alacağın ödetilmesi istemiyle ilamsız takip yoluyla icra takibinde bulunulduğu Davalılar tarafından yasal süresi içinde vaki itirazda bulunulduğu,icra takibinin İİK.nun 62 maddesi uyarınca durduğu saptanmıştır. İcra takibine vaki itirazın davacı tarafa tebliği durumu ve dava tarihine nazaran da, bu itirazın iptali davasının İİK.nun 67. maddesi hükmünde öngörülen ve hak düşürücü nitelikteki bir yıllık süresi içinde açıldığı da tespit olunmuştur.Dosya içine davacı tarafından bildirilen ve sunulan deliller;taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi, ödeme planı, faiz genelgesi , hesap kat ihtarı, tahsilat makbuzları, ... No.lu Hesap Ekstresi, ... No.lu Tasfiye Olacak Alacaklar hesap ekstresi ve uygulanan temerrüt faiz oranları, Çek Taahhüt Hesabı , İstanbul .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosya , İTO kaydı, İstanbul 5 ATM nin2020/433 D. İş sayılı kararı, alınmıştır.Mahkememizce Dosya içeriği delillerin değerlendirilmesi ve taraflar arasındaki sözleşme ile kesin nitelikte bulunan davacı kayıtları üzerinde inceleme yapılarak davacı alacağının varlığı ve miktarının emekli banka müfettişi bilirkişi ...n 29/09/2021 tarihli raporu alınmıştır. Alınan rapor denetlemeye elverişli bulunmuş hükme esas alınmıştır.Tüm dosya kapsamına göre; Davacı ... Bankası A.Ş. ile dava dışı ... A.Ş. arasında 25.12.2014 tarihinde 3.500.000,00 TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı ve 02.11.2017 tarihinde kredi sözleşmesi limitinin 1.000.000,00 TL artırılarak toplam limitin 4.500.000, 00 TL’ye yükseltildiği, Söz konusu sözleşmede davalılar ... A.Ş. ve ... ile dava dışı ..., ... 'nin ayrı ayrı olarak limit artırımı ile birlikte 5.000.000,00 TL’lık müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının bulunduğu, Sözleşmenin Kefalet bölümünün, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK’nın 583. Maddesinde belirtilen şartlara göre düzenlendiği, davalı kefil ...’ın eşinden TBK’nın 584. maddesi uyarınca eş rıza beyanı alındığı,Söz konusu sözleşmeye istinaden dava dışı asıl borçlu şirkete, aşağıda belirtilen kredi hesap numaraları ile TL ve EURO krediler ile dava konusu ... no.lu ... A.Ş. kefaletli taksitli kredinin kullandırıldığı Davalı kefiller ... A.Ş. ve ... ın dava dışı asıl borçlu ... A.Ş. ile birlikte 26.10.2018 tarihinde yapılan ihtar tebliği ile temerrüde düştüğü dava dışı asıl borçlu için takip tarihi itibariyle hesaplanan ve davalı kefillerin kefalet limiti içinde kalan 1.536.367,61 TL nakit borçtan, davalı kefiller ... A.Ş. ve ...’ın sorumlu tutulabilecekleri İstanbul .... icra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında ve mahkememiz dosyasında; davacı ... Bankası AŞ tarafından 1.626.904,46 TL nakdi alacak 79.390,00 TL gayrinakdi alacak üzerinden talep ve itirazın iptalinin istendiği ,Davacı bankanın kullandırılan krediler nedeniyle 1.168.513,65 TL asıl alacağı hesaplandığı, ancak davacı talebi ile bağlı olarak 1.146.453,31 TL nakdi asıl alacak istenebileceği, bu alacağa 459.902,37TL faiz işlediği, davacı talebi ile bağlı olarak 456.121,61 TL işlemiş faiz istenebileceği, BSMV olarak 22.995,12 TL hesaplandığı, davacı talebi ile bağlı olarak 23.574,54 TL BSMV istenebileceği , 755,00TL ihtiyati haciz vekalet ücreti istenebileceği, toplam alacağın 1.626.904,46 TL olduğu, bu alacaktan takip tarihinden önce 22.04.2019 - 28.08.2020 tarihleri arasında yapılan 27 adet ve toplam 87.768,39 TL’lık ödeme tutarının mahsubu ile bakiye 1.538.367,61 TL alacak kaldığı, takip tarihinden sonra ancak dava tarihinden önce 26.10.2020 tarihinde 1.000,00 TL ve 11.11.2020 tarihinde 1.000,00 TL olmak üzere, toplam 2.000,00 TL daha ödeme yapıldığı , bu miktarın mahsubu ile bakiye 1.536.367,61 TL nakdi borç kaldığı sabit bulunmuş, bu miktar üzerinden itirazın iptaline karar verilmiştir.Davacı bankanın ödeme emrinde Asıl Alacak miktarına takip tarihinden itibaren istenen % 19,50 ve artan oranlarda temerrüt faizi talebinin taraflar arasındaki sözleşmenin 4-c maddesine, bankanın TC Merkez Bankasına bildirdiği faiz oranları, uyguladığı fiili temerrüd faiz oranları ile uyumlu olduğu anlaşılmıştır.Davalı kefillerin gayrinakdi kredilerin deposundan sorumlu olacağına ilişkin olarak bağıtlanan genel kredi sözleşmesi ve kefalet sözleşmesinde Yargıtaya HGK kararlarına uygun olarak açık düzenleme bulunmadığı, bu nedenle, iade edilmemiş 44 adet çek yaprağının banka sorumluluk tutarından kaynaklanan 79.390,00 TL’lık gayrinakdi borcun deposundan, davalı kefillerin sorumlu tutulamayacağı anlaşılmıştır. Tüm bu tespitler gereğince aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, ''1- İstanbul ... İcra Müdürlüğü nün ... esas sayılı takip dosyasında tahsilde tekerrür olmamak üzere;1.536.367,61 TL üzerinden itirazın iptaline takibin devamına fazla istemin reddine 1.146.453,31 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren takip koşullarında temerrüd faizi yürütülmesine faizin %5 BSMV si ile tahsilineHüküm altına alınan1.536.367,61 TL nin %20 si oranında icra inkar tazminatının davacı lehine davalıdan tahsiline Davacının 44 adet çek yaprağı bedeli gayrinakdi alacak taleplerinin reddine,...'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Müvekkil Bankanın Çorlu Tekirdağ Girişimci tarafından dava dışı borçlu firma ... A.Ş. (VKN:...)’ye 25.12.2014 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi ile 3.500.000-TL limitle kredi kullandırıldığı, davalılar ... A.Ş. ve ... ise işbu kredi sözleşmesini 25.12.2014 tarihinde 4.000.000-TL limitle, müştereken ve müteselsilen kefil sıfatıyla imzalandığı ve 02.11.2017 tarihinde limit arttırımı yapılarak kredi limiti, dava dışı asıl borçlu firma ... için 4.500.000-TL, davalı borçlular içinse 5.000.000-TL olarak belirlendiği, borçluların, borcun tamamından bankalarına karşı sorumlu olduğunu, ... A.Ş.’nin kredi koşullarına aykırı davranması üzerine, kredi hesapları Çorlu .... Noterliğinin 22.10.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesi ile kat edildiği, hesabın kat edildiğine dair ihtarname ile hesap özetleri de eklenmek suretiyle borçlulardan 1 gün içerisinde; nakdi borcun ödenmesi, gayri nakdi riskin depo edilmesi istendiği, ancak verilen sürede de borcun ödenmediği, gayri nakdi riskin depo edilmediği, ihtarnamenin borçlulara tebliğ edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine müteselsil kefiller hakkında ihtiyati haciz kararı alınarak 28.08.2020 tarihinde İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. dosyasından 1.626.904,46-TL üzerinden genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatıldığı, işbu dosyadan borçlulara ödeme emri gönderildiği ve davalı borçlular tarafından; takip konusu borcun tümüne, faiz miktarına ve faize, borcun fer'ilerine, imzalara itiraz edildiği, davalıların borca itirazı nedeniyle İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/656 Esas sayılı dosyadan itirazın iptali davası açıldığını ve mahkemenin 04.11.2021 tarihli celsesinde davanın kısmen kabulüyle takip tarihi itibariyle 1.536.367,61-TL borç tespiti yaptığını, gayrinakdi riskinin depo edilmesi yönünden taleplerinin ise reddine karar verildiğini,Takip talebinin 28.08.2021 tarihindeki bankamız alacağına uygun olarak ve bütün tahsilatlar düşüldükten sonra hazırlandığını, Bilirkişi tarafından 22.04.2019-28.08.2020 tarihleri arasında toplamda 27 adet tahsilat yapıldığı belirtildiği, ancak bu tahsilatların tarihleri veya tutarları ayrı ayrı belirtilmediği, bununla birlikte bankalarınca yapılan incelemelerde toplamda 26 adet tahsilat yapılmış olduğu ve son tahsilatın ise 20.04.2020 tarihinde yapıldığı tespit edildiği, bu nedenle takip açılırken sistemlerinden 28.08.2020 tarihine göre hesaplamalar yapılmış olup yapılan tahsilatların dikkate alınmaması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, Bilirkişi tarafından rapor düzenlenirken maddi hata yapıldığının düşünüldüğünü, bu itirazlarının ilk derece mahkemesince bilirkişi raporunun tebliğinden sonra da sunmuş olmakla birlikte ilk derece mahkemesince itirazlarının dikkate alınmadığını, bilirkişiden ek rapor aldırılmadan hüküm verildiğini, oysaki tahsilat tarihleri ve miktarları açıkça belirtilmeden tek kalemde 87.768,39-TL tahsilat yapılmıştır şeklindeki değerlendirmenin hükme esas alınamayacağını,Gayrinakdi alacaklarına yönelik depo taleplerinin hukuka uygun olduğunu, Ayrıca bilirkişi raporunda davalı/borçluların kefil olmaları sebebiyle gayri nakdi alacaklarına yönelik depo talebinden sorumlu olmadıklarını belirttiği, öncelikle mahkemenin de bildiği gibi HMK 266. Maddede Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren hâllerin düzenlenmiş olup madde metninde:"Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. (Değişik cümle: 3/11/2016-6754/49 md.) Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz." denildiği,Madde metni hukuk dışı konularda bilirkişiye başvurulması gerektiğini açıkça düzenlemiş olup ayrıca hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulmayacağı, böylece gayrinakdi alacakları yönünden depo taleplerinin kefiller yönünden de uygulanabilip uygulanamayacağı hususunda takdirin Mahkemeye ait olduğunu, ilk derece mahkemesi gerekçeli kararında "Davalı kedillerin gayrinakdi kredilerin deposundan sorumlu olacağına ilişkin olarak bağıtlanan genel kredi sözleşmesi ve kefalet sözleşmesinde Yargıtaya HGK kararlarına uygun olarak açık düzenleme bulunmadığı, bu nedenle iade edilmemiş 44 adet çek yaprağının banka sorumluluk tutarından kaynaklanan 79.390,00 TL'lık gayrinakdi borcun deposundan, davalı kefillerin sorumlu tutulamayacağı anlaşılmıştır." şeklinde gerekçelendirerek gayrinakdi alacaklarına yönelik taleplerini reddettiği, oysaki taraflar arasında imzalanan 25.12.2015 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinde açık düzenlemelerin mevcut olduğunu, "KEFALET" başlıklı 9. Maddesinin "i" bendi incelendiğinde ise "Kefil/kefiller, Banka ile müşteri arasındaki Genel Kredi Sözleşmesinin maddelerinin tamamının kendi hakkında da aynen uygulanmasını kabul ve taahhüt eder/ederler" hükmünü haiz olduğu görülecektir. Bu kapsamda da GKS hükümlerinin kendi haklarında uygulanacağını taahhüt eden ve basiretli tacir olan davalı/borçlular sözleşme hükümler uyarınca gayrinakdi alacaklarının depo talebinden sorumlu olduklarını,"KREDİNİN KULLANDIRILMASINDA BANKANIN HAKLARI" başlıklı 2. Maddesinin "c" bendinde "Banka, Müşteri lehine verilen teminat mektubunun tutarı ödenmemiş veya henüz kefil, garantör, aval/kabul veren sıfatıyla taahhüt ettiği miktarı ödemeye davet edilmemiş olsa bile, mektup tutarının/sorumlu olduğu gayrinakdi risk tutarının faiz getirmeyen bir hesapta bloke edilmek üzere Bankaya depo edilmesini talep edebilir." şeklinde hüküm bulunduğunu,Konuyla ilgili emsal niteliğindeki Yargıtay 11. HD'nin 30.09.2019 tarihli, 2018/4813 E. 2019/5969 K. sayılı kararında da, özetle: ".... davacı banka ile davalı kefillerden ... ve ... ile imzalanan kefalet sözleşmesinin 3.11 maddesinde; diğer davalı kefil şirketlerle imzalanan kefalet sözleşmelerinin ise 3.12 maddesinde kefillerin kefalet niteliğine aykırı düşmediği sürece kredi sözleşmesinin maddelerinin tamamının uygulanmasından sorumlu bulunacaklarının kabul ve taahhüt edildiği, öte yandan kredi sözleşmesinin 8.04 maddesinde ise davacı bankanın gayri nakdi kredi kullandırması halinde bedelinin o tarihteki faiz getirmeyen bir hesapta bloke edilmek üzere bankaya depo edilmesini isteyebileceğinin düzenlendiği anlaşılmakla, kefalet sorumluluğunun teminat mektubu bedeli ile davacı bankanın yine aynı sözleşmeye istinaden verdiği çek yapraklarından doğan sorumluluk bedelinin depo edilmesini de kapsayacağı açıktır. Şu halde, kefiller yönünden de talebin haklı olduğu gözetilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde verilen İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekilince yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden, bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulduğu, işbu nedenle de ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini beyanla, öncelikle HMK m. 350 ve İİK m. 36 uyarınca icranın geri bırakılması (tehir-i icra) istemlerinin kabulüne istinaf kanun yoluna başvurumuzun kabulü ile, ilk derece mahkemesi hükmünün KALDIRILMASINA, akabinde davanın tümüyle kabulüne, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekili, bilirkişi raporunda 22.04.2019-28.08.2020 tarihleri arasında toplamda 27 adet ve tek kalemde 87.768,39-TL tahsilat yapıldığı belirtilmesine rağmen bu tahsilatların tarihleri veya tutarlarının ayrı ayrı belirtilmediğini, bankaca yapılan incelemede toplamda 26 adet tahsilat yapıldığı ve son tahsilatın ise 20.04.2020 tarihinde yapıldığının tespit edildiği ve takip açılırken Banka sisteminde 28.08.2020 tarihine göre hesaplamalar yapılarak tahsilatların dikkate alındığını, bilirkişi raporuna yapılan itirazların Mahkemece dikkate alınmadığını ve itirazlara ilişkin ek rapor alınmadan hüküm kurulduğunu, ayrıca davalı kefillerin gayri nakdi alacağa yönelik depo bedelinden sorumlu olmasına rağmen Mahkemece bu talebin de reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, 22.04.2019-28.08.2020 tarihleri arasında 27 adet ve 87.768,39 TL, 28.08.2020-13.11.2020 tarihleri arasında ise 2 adet ve toplam 2.000,00 TL ödeme yapıldığının ve bilirkişi raporuna ekli ek3 listede ödemelerin gösterildiğinin belirtildiği, ancak söz konusu liste incelendiğinde 22.04.2019-28.08.2020 tarihleri arasında 24 adet ve 87.238,39 TL bedel ödeme yapıldığının görüldüğü, Mahkemece söz konusu çelişki giderilmeden, söz konusu ödemelerin icra takibinden önce mi sonra mı yapıldığı, davacı vekilinin iddia ettiği gibi icra takibinden önce yapılmış ise alacaktan mahsup edilip edilmediği, icra takibinden sonra dava tarihinden önce yapılmış ise ödeme tarihleri dikkate alınarak TBK'nın 100 maddesi uyarınca hesaplama yaptırılarak sonucuna göre değerlendirme yapılmadan, davacı vekilinin bilirkişi raporuna itirazları hususunda ek rapor alınmadan ve itirazları gerekçeli kararda karşılanmadan bilirkişi raporunun hükme esas alınmak suretiyle hüküm kurulması isabetli olmamış, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür. Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçe ile kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/11/2021 tarih ve 2020/656 Esas- 2021/859 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 10/06/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.