Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2018/465 E. 2019/276 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2018/465
- Karar No
- 2019/276
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/2288 KARAR NO: 2022/1208 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 14/06/2019 NUMARASI: 2018/465 E. - 2019/276 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın milletlerarası yetki nedeniyle reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili 29.11.2016 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketine sigortalı olan dava dışı ... Paz. San ve Tic. A.Ş.'ye ait emtianın taşıma sırasında oluşabilecek rizikolara karşı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ile teminat altına alındığını, müvekkilinin sigortalısına ait mandalina emtiasının konteynere yüklenerek Mersin Limanı/Türkiye'den Felixstowe/İngiltere'ye '..." gemisi ile taşındığını, taşıma konusunu oluşturan emtianın beş ayrı konteyner içerisinde nakledildiğini, taşıma neticesinde emtianın yapılan kontrolünde ürünlerin bir kısmında lekelenme, kararma ve kısmen çürüme tespit edildiğini ve alıcı tarafından müvekkili sigorta şirketine haber verildiğini, hasarın 19.04.2014 tarihli ekspertiz raporu ile tespit edildiğini, raporda belirtildiği üzere ürünlerde meydana gelen kararmanın sebebinin emtianın davalı firmaca (+5C) üzerinde ısı değerindeki konteynerlerden taşınmış olmasından kaynaklandığını, oysa taşımaya ilişkin konşimentoda emtianın +5 C'da taşınması gerektiğinin belirtildiğini ancak bu kayda rağmen raporda da belirtildiği üzere taşıma sıcaklıklarının her üç konteynerde de konşimentoda belirtilen derecenin üzerinde olduğunu, genel olarak +6,5-13.75 C derecelik ısı bandında taşındığının sabit olduğunu, hasar bedelinin davalıya bildirildiğini, müvekkili şirketin hasar nedeniyle sigortalının uğradığı zarar ve ziyanı tazmin ettiğini, 6102 sayılı TTK 1472.maddesine göre hukuken sigortalının haklarına halef olduğunu, taşıyanın kendisinden beklenen dikkat ve özeni göstermeyerek emtiayı +5C'de taşıması gerekirken +13 C'lere varan ısı değerlerinde taşıdığını ve emtianın hasar görerek bozulmasına/renginin değişmesine neden olduğunu, dolayısıyla TTK 1178. Maddesi uyarınca taşıyanın sorumluluğunun söz konusu olduğunu, davalı tarafından navlun faturası düzenlendiğini bunun davalının taşıyan olduğunu açıkça gösterdiğini, alacağın tahsili amacıyla İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla başlatılan takibe haksız olarak itiraz edildiğini iddia ederek, itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... İzafeten ... A.Ş. vekili, savunmasında özetle; 1yıllık hak düşürücü sürenin dava açmak için düşmüş olduğunun konşimentonun arka yüzünde ihtilafların çözümüne ilişkin olarak yetki şartının mevcut olduğunu, 26.madde gereğince ABD'ye veya ABD'den yük taşımasının verdiği yetkiyle veya başka şekilde yük taşımasının işbu aşamasının Birleşik Devletler Hukukuna göre düzenleneceği, NewYork Güney Bölgesi Birleşik Devletler Federal Mahkemesinin bu konuya ilişkin tüm ihtilaflara bakmakla münhasıran yetkili olduğunu, diğer hallerde işbu konşimentonun İngiliz Hukukuna tabi olduğunu ve İngiliz Hukukuna göre tatbik edileceğini ve bu konşimento tahtında ortaya çıkacak tüm ihtilafların Londra'da ki İngiliz Yüksek Mahkemesi tarafından diğer ülke mahkemelerinin yetkilerinin bertaraf edilmek suretiyle halledileceğinin belirtildiğini, madde metninden de anlaşıldığı üzere dava konusu taşımaya ilişkin ortaya çıkabilecek tüm ihtilaflar bakımından Londra'da ki İngiliz Yüksek Mahkemesinin yetkili olduğunu ve uygulanacak hukukun İngiliz Hukuku olarak tayin edildiğini, tarafları bağlayıcı nitelikteki yetki/uygulanacak hukuk şartı sebebiyle yetkisiz mahkemede açılmış olan davanın reddini talep ettiklerini, davacı tarafın davasını izafeten acenteliği olarak ikame ettiğini, ancak adına izafeten dava açılan asıl davacının işbu taşıma ile ilgisinin açıklanmadığını, adı geçen şirketin hangi sebep ve dayanak ile davacıya karşı sorumlu tutulduğunun izahının gerekli ve şart olduğunu, müvekkili şirketin asıl şirket ile bir ilişkisinin olduğunun iddiasının yine davacı tarafından kanıtlanması gerektiğini, aksi durumda dava dilekçesinin direkt olarak yurt dışında mukim ... A.Ş'ye tebliğ edilmesi gerektiğini, ayrıca geminin davacı asile ait olduğunun ve iddia edilen hasarlardan sorumluluğu iddiasının da ispatı gerektiğini, malların satımının CIF usule göre yapıldığı için hasar ödemesinin doğru tarafa yapılmadığını, bu usule göre yapılan satımlarda malın alıcı tarafı lehine sigorta sözleşmesinin yapılacağını, iddiaya göre malların deniz taşıması sırasında hasarlanması halinde malların gemi küpeştesini geçmekle hasar ve semerelerden malın alıcı konumunda bulunan firmanın sorumlu olması gerektiğini, dolayısıyla dava dışı sigortalıya ödenen paranın "ex gratia" ödemesi statüsünde olup kanuni halefiyet hakkını kazandıran bir hasar ödemesinin söz konusu olmadığını, davanın husumetten reddi gerektiğini, ayrıca gemi donatanının işbu taşımanın gerçekleştiği tarihte geçerli olan TTK 1019.madde gereğince yükümlülüğünü yerine getirmiş olması sebebiyle geminin denize, yüke ve yola elverişsizliğine bağlı bir kusurdan kaynaklanan bir hasarın oluşmasının mümkün olmadığını, usulüne uygun yapılmış ihbar ve tespit bulunmadığını, ayrıca sorumluluğun sınırlı olarak hesaplanması gerektiğini savunarak, davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemenin 2016/472 Esas, 2017/275 Karar ve 19.09.2017 tarihli kararı ile; "...Dava konusu konşimentonun ön yüzündeki kayıtta açıkça güncel Seago Line konşimentosuna atıf yapılmış, davalı tarafça tercümeleri sunulan Karma Taşıma konşimentosunun 26. Maddesinde Amerika Birleşik Devletleri' ne / Devletleri' nden veya başka yere yapılan taşımalarda, taşımanın Amerika Birleşik Devletleri New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesi' nin tüm uyuşmazlıkları görüşmek üzere münhasır yetkili olduğu, diğer tüm durumlarda konşimentonun İngiliz Hukukuna tabi olup buradan kaynaklanan tüm uyuşmazlıklarda başka ülke mahkemesinin yetkisi bertaraf edilmek suretiyle Londra' daki İngiliz Yüksek Mahkemesi' nin yetkili olacağı kararlaştırılmıştır. Bu şart ile yabancı bir mahkemeye yetki verilmiş olduğu kararlaştırılmıştır. Taraflar arasındaki bu sözleşme, yabancı mahkemeye yetki veren, usul hukukuna ait yabancı unsurlu bir sözleşmedir. Mahkememizce saptanması gereken husus, taraflar arasındaki yetki anlaşmasının MÖHUK 47. maddedeki geçerlilik şartına uygun olup olmadığı ve bu suretle mahkememizin yetkili olup olmadığı hususudur. Taşıma hukukuna ilişkin düzenlemeler dava konusu olayda davacı sigorta şirketini de bağlamaktadır. Davamızda uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, dava konusunun Türk Mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmadığı, uyuşmazlığın borç ilişkisinden doğduğu açıktır.Açıklanan nedenler ile davalı yanın süresinde yapmış olduğu uygulanacak hukuk ve mahkememizin uluslararası yetkisine yönelik itirazının kabulü ile mahkememizin yetkisizliğine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle mahkememizin milletlerarası yetkisi bulunmadığından dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmiştir. Bu kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 2018/299 ESas, 2018/1272 Karar 30.11.2018 tarihli kararı ile; "...Dava hukuki niteliği itibariyle, nakliyat sigortacısı tarafından, deniz taşımasını yapan taşıyıcı aleyhine, taşınan emtiada meydana gelen hasar bedelinin rücuen tahsili için başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali isteğine ilişkindir. Dosya içinde bulunan taşıma ile ilgili evraklarda ... A.Ş.'nin acente olduğuna dair bir belge bulunmamaktadır. Somut olayda uygulanması gereken 6762 sayılı TTK'nın 119/1.maddesi gereğince, ancak acentenin aracılıkta bulunduğu veya akdettiği mukavelelerle ilgili ihtilaflar nedeniyle müvekkili namına acente aleyhine dava açılabilir. Kanun koyucu, sözleşmenin kurulduğu yere değil ona aracılık eden veya onu bizzat akdeden kimseye önem vermiş ve hukuki sonucu bu kimseye göre belirlemiş bulunmaktadır. Şu halde bir anlaşmazlık sözleşmeden doğmuş olsa bile acente bu sözleşmeye aracılık etmemiş veya sözleşmeyi akdetmemiş ise, müvekkili namına dava açamayacağı gibi kendisine de müvekkiline izafeten dava açılamaz.Somut olayda, kendisine acente sıfatıyla ve izafeten dava yöneltilen Maersk vekili, dava konusu taşıma işine aracılık etmediğini, bu taşımayla ilgili acentelik sıfatı bulunmadığını savunmuştur. Bu durumda öncelikle, davada taraf teşkilinin sağlanması açısından bu itiraz üzerinde durulmalıdır. Mahkemece yapılması gereken iş, öncelikle ön sorunlar hakkındaki hükümlere göre, davacıya davalının acente sıfatının bulunduğuna dair delillerinin sunulmasının istenmesi, acentelik sıfatı kanıtlanamaz ise davalı asile dava dilekçesi tebliğ edilip, taraf teşkili sağlandıktan sonra yargılamaya devam edilmesidir. Davada taraf teşkili usulüne uygun olarak sağlanmadan ve bu konuda davanın görülebilmesine ilişkin şartlar tamamlanmadan yetkisizlik kararı verilmiş olmakla, ilk derece mahkemesi kararında dava şartlarına aykırılık nedeniyle HMK 353/1.a.4. maddesi gereğince kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir." gerekçesiyle HMK'nın 353/1.a.4.maddesi uyarınca, işin esası incelenmeksizin, İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu bu kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. İlk derece mahkemesince, Dairemizin kararı sonrasında, Ticaret Bakanlığı Orta Akdeniz Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü Mersin Gümrük Müdürlüğünün 29.04.2019 tarihli cevabı yazısında ...'ye izafeten ... A.Ş. hakkında itirazın iptali davasına konu yazıları ekinde gönderilen konşimentoya ait dava konusu taşımayla ilgili ... A.S. firmasının acenteliğini yapan firma olup olmadığı bilgisinin istenildiği, müdürlüğün bilgi sisteminde yapılan incelemede firmanın acenteliğini yapan başka herhangi bir firmaya rastlanılmadığı belirtilmiştir. Mahkemece davalı ... firmasına Dairemiz kararı ile ekli duruşma günü tebliğ edilmiştir. Davalı ... vekili savunmasında özetle; konşimentoda Londra Yüksek Mahkemelerinin yetkili olduğunun belirtildiğini, bu nedenle davanın yetki şartı sebebiyle reddedilmesi gerektiğini, sigortalıya yapılan ödemenin lütuf ödemesi hükmünde olduğunu, meydana gelen hasarın hasar sigorta poliçesi kapsamı dışında olduğunu, dava konusu taşımayı yapan geminin yüke ve yola elverişli olduğunun hasar ile ilgili usulüne uygun olarak yapılmış hiçbir ihbar ve tespitin mevcut olmadığını, ... gemisinin denize yola ve yüke elverişli olduğu ve bu sebeple donatana şahsi sorumluluğu da doğuracak şekilde atfı kabil bir kusurun bulunmadığının kabulü gerektiğini, usul ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14.Hukuk Dairesi'nin 30/11/2018 tarihli 2018/299 E. 2018/1270 K.sayılı ilamının tebliğinden sonra bizzat davalı asil tarafından dosyaya vekaletname sunulmuş, taraf teşkili sağlanmış ve davalı asil vekilince cevap dilekçesi sunulduğu ve milletlerarası yetki itirazında bulunulduğu görülmüştür.Mahkememizin uluslar arası yetkisine yönelik yapılan itirazın değerlendirilmesinde; taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan borç ilişkisi mevcut olduğu, MÖHK. nun 47. maddesi gereğince “yer itibariyle yetkinin kamu düzeni veya münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde, taraflar aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlığın, yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilirler” denilmektedir. MÖHUK 47. madde hükmüne göre yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde, taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşmaları mümkündür. Yetki şartı taraflar arasındaki ilişkiyi düzenleyen sözleşmeye ayrı bir madde olarak konabileceği gibi ayrı bir sözleşme olarak da düzenlenebilir. MÖHUK 47. madde hükmüne göre yetki şartının geçerli olması için uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıması, Türk mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmemiş olması, uyuşmazlığın borç ilişkisinden doğması gerekir.Dava konusu olayda, davacı sigorta şirketinin TTK 1361 md. gereğince, sigortalısına halefiyet hükümlerine göre yapmış bulunduğu taşımada oluşan zararı tazminine ilişkin ödemenin, davalı taşıyandan rücuen tazminini talep etmektedir. Halefiyet kuralı gereği, davacı sigorta şirketi sigortalısının tabi olduğu hükümlere göre, sigortalısının, zarara sebebiyet veren taşıyıcıya karşı açacağı davayı nerede açacaktı ise, sorumlusuna karşı sigorta şirketi de aynı yer mahkemesinde açmak zorundadır. Dava konusu konşimentonun ön yüzündeki kayıtta açıkça güncel ... konşimentosuna atıf yapılmış, davalı tarafça tercümeleri sunulan Karma Taşıma konşimentosunun 26. Maddesinde Amerika Birleşik Devletleri' ne / Devletleri' nden veya başka yere yapılan taşımalarda, taşımanın Amerika Birleşik Devletleri New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesi' nin tüm uyuşmazlıkları görüşmek üzere münhasır yetkili olduğu, diğer tüm durumlarda konşimentonun İngiliz Hukukuna tabi olup buradan kaynaklanan tüm uyuşmazlıklarda başka ülke mahkemesinin yetkisi bertaraf edilmek suretiyle Londra' daki İngiliz Yüksek Mahkemesi' nin yetkili olacağı kararlaştırılmıştır. Bu şart ile yabancı bir mahkemeye yetki verilmiş olduğu kararlaştırılmıştır. Taraflar arasındaki bu sözleşme, yabancı mahkemeye yetki veren, usul hukukuna ait yabancı unsurlu bir sözleşmedir. Mahkememizce saptanması gereken husus, taraflar arasındaki yetki anlaşmasının MÖHUK 47. maddedeki geçerlilik şartına uygun olup olmadığı ve bu suretle mahkememizin yetkili olup olmadığı hususudur.Taşıma hukukuna ilişkin düzenlemeler dava konusu olayda davacı sigorta şirketini de bağlamaktadır. Davamızda uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, dava konusunun Türk Mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmadığı, uyuşmazlığın borç ilişkisinden doğduğu açıktır.Açıklanan nedenler ile davalı yanın süresinde yapmış olduğu uygulanacak hukuk ve mahkememizin uluslararası yetkisine yönelik itirazının kabulü ile mahkememizin yetkisizliğine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, mahkemenin milletlerarası yetkisi bulunmadığı anlaşıldığından, dava dilekçesinin yetki yönünden reddine (davanın usuldan reddine) karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Önceki beyanlarını tekrarlamış ve kararın hukuka aykırı olduğunu, davalı şirketin Türkiye'de mukim bir şirket olduğunu, Yargıtay'ın istikrarlı uygulamasında da davalının mukim olduğu şehirde kendini daha iyi savunabilecekken milletlerarası yetki itirazında bulunmasının TMK'nın 2. maddesi gereğince iyi niyet kurallarıyla bağdaşmayacağını, davalının iddia ettiği yetki klozunun yer aldığı konşimentoda her iki tarafın imzasının bulunmaması sebebiyle mahkemece kabul edilen yetki şartının geçersiz olduğunu, yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için TBK'nın 13 v 14. maddeleri uyarınca sözleşmede her iki tarafın imzasının olması ve HMK'nın 17- 18.maddeleri uyarınca da yetki sözleşmesinin yazılı olması gerektiğini, bu durumda sadece bir tarafın imzasının bulunduğu konşimentoya dayanarak yetki anlaşmasının yapılamayacağını, ayrıca konşimentoda bulunan yetki klozunun TBK'nın 20 ve devamı maddeleri kapsamında genel işlem koşulu niteliğini haiz olduğunu, bu durumda yetki şartının geçersiz olduğunun açık bulunduğunu, geçersiz yetki şartına istinaden verilen yetkisizlik kararının usule ve hukuka aykırı olduğunu, acentenin yetki anlaşması yapabilmesi için bu hususta özel yetkisinin bulunması gerektiğini, davalı şirketin İstanbul'da mukim bir şirket olduğunu, HMK'nın 18. maddesi gereğince yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı yapılması gerektiğini, tek taraflı beyan ile yetki anlaşmasının yapılamayacağı, yetki anlaşmasının iki tarafça da imzalanması gerektiği konusunda Hukuk Genel Kurulu'nun görüşünün açık olduğunu, ayrıca kabul anlamına gelmemekle birlikte yetki şartının geçerli olduğu düşünülse dahi TBK'nın 20 ve 21. maddeleri kapsamında genel işlem şartı olup yazılmamış sayılması gerektiğini, TTK'nın 107. maddesi gereğince acentelere müvekkilleri adına sözleşme yapma yetkisi veren belgelerin acente tarafından tescil ve ilan ettirilmesi zorunluluğu getirdiğini, karşı tarafın bu belgeleri tescil ve ilan da ettirmediğini, bu sebeple davalının milletlerarası yetki itirazını kabul etmesinin hukuka uygun olmadığını savunarak, kararın kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi kapsamında deniz yoluyla gerçekleştirilen taşıma sırasında meydana gelen hasarın, taşıyandan rücuen tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı açılan itirazın iptaline ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın, mahkemenin uluslararası yetkisizliği nedeniyle reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında sigorta poliçesinin varlığı taşıma aracına ve taşınan eşyaya dair herhangi bir uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık, taşımaya ilişkin anlaşmazlıklar için konşimentoda belirlenen yetki şartının taraflar yönünden bağlayıcı olup olmadığı ile mahkeme kararının usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, davacı sigorta şirketiyle dava dışı ... Paz. San. Ve Tic. A.Ş. arasında başlangıç tarihi 24.12.2013 olan varış yeri İngiltere kalkış yeri Adana/Türkiye vasıta cinsi Tır, Gemi bilgileri olarak ... yükleme tarihinin 18.12.2013 olan Nakliyat, Emtia, Sigorta Poliçesinin düzenlendiği, dava dışı sigortalı şirket tarafından dava dışı İngiltere'deki alıcı şirket adına 18.12.2013 tarihli fatura düzenlendiği, davalı şirket tarafından düzenlenen konşimento da yükletenin dava dışı sigortalı şirket, alıcının İngiltere'deki şirket olarak gösterildiği, yükleme limanının Mersin/Türkiye, yükün 105 palet içeren beş konteyner ... mandalina olarak belirtildiği, konşimentoda navlun'un peşin ödendiğine yer verildiği ve işbu sözleşmede "...İşbu sözleşme hukuk ve yetki şartı, sorumluluğun sınırlandırılması, beyan edilmiş değer klozlarını içeren, uygulanabilir. Uygun değişiklikleriyle (gereken değişikliğin yapılması şartıyla ) güncel ... konşimentosunun (taşıyanlardan uygun olan, onların acentelerinin ve www...com da olan) hüküm ve koşullarına tabidir. Alıcının bu sözleşme kapsamında dava açabilmesi ya da kendisine dava açılabilmesini mümkün kılmak için gerekli olduğu ölçüde, gönderici işbu sözleşmeyi yaparken kendi adına ve alıcının adına acente olarak hareket etmekte olup, bunu yapmaya yetkili olduğunu taahhüt eder. Yükleten taşıyana malın tesliminden önce makul yazılı bildirimi yapma şartıyla malın alıcısını değiştirme hakkına sahip olacaktır. Teslimat alıcıya veya onun yetkili acentesine kimliğini ürünler üzerindeki yetkisini makul delille açıklayacak şekilde ( ve, acente olarak yetkili kişi olduğunu kanıtlaması şartıyla) nakliye senedi olmadan yapılacaktır. Yükleten, malların tesliminden önce taşıyana yazılı olarak geçerli bir bildirim yaparak alıcıyı her zamatı değiştirme yetkisine sahiptir. Teslimat alıcıya veya onun yetkili acentesine kimliğini ürünler üzerindeki yetkisini makul delille açıklayacak şekilde ( ve, acente olarak yetkili kişi olduğunu kanıtlaması şartıyla) nakliye senedi olmadan yapılacaktır. Taşıyan kendi kusurlarından kaynaklananlar dışında hiçbir yanlış teslimat için sorumlu tutulamaz." düzenlenmesine yer verildiği, ayrıca konşimentonun atıf yapmış olduğu, karma taşıma konşimentonun "Geçerli hukuk ve yetkili mahkeme başlığı" ile madde 26'da, "Amerika Birleşik Devletleri'ne/Devletleri'nden veya başka yere yapılan taşımalarda Madde 6.2 (d) ve/'veya ...'nın uygulanabilir olduğu her zaman. Taşımanın o aşaması Amerika Birleşik Devletleri yasalarına tabi olacak ve Amerika Birleşik Devletleri New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesi buradan kaynaklanan tüm anlaşmazlıkları görüşmek üzere münhasır yargı yetkisine sahip olacaktır. Diğer tüm durumlarda, işbu Konşimento İngiliz Hukuku'na tabi olup, buradan kaynaklanan bütün anlaşmazlıkların çözümünde, başka bir ülke mahkemesinin yetkisi berlaraf edilmek suretiyle, Londra'daki İngiliz Yüksek Mahkemesi yetkili olacaktır. Alternatif ve tamamen taşıyanın tercihine bağlı olarak, taşıyan tacire karşı yasal işlemleri tacirin işyerinin bulunduğu yerdeki görevli mahkemeler önünde de başlatabilir." düzenlemesine yer verildiği görülmüştür. Mahkemece davalının süresinde ileri sürdüğü yetki itirazı değerlendirerek, yukarıda izah edildiği üzere taraflar arasında var olan sözleşmedeki uluslararası yetki şartı nedeniyle mahkemenin yetkisiz olduğuna ve dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmiştir. Uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı gözetilerek; 5718 sayılı yasanın 47. maddesine göre davanın yetki sözleşmesinde belirtilen yerde görülebileceği, Türk Mahkemelerinin ancak yabancı mahkemenin kendisini yetkisiz sayması ya da Türk Mahkemelerinde yetki itirazında bulunulmaması hallerinde uyuşmazlığa bakabileceği kanaatiyle yetki yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. 5718 sayılı MÖHUK'un "Yetki anlaşması ve sınırları" başlıklı 47. maddesi hükmü ile Türk mahkemelerinin yer itibariyle yetki kurallarının münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde, tarafların, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan bir uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesini kararlaştırmalarının Türk Hukuku bakımında da geçerli olacağı düzenlenmiştir. Yabancı devlet mahkemesine yetki tanıyan anlaşmanın Türk hukuku bakımından hukuki değer taşıması için öncelikle yazılı ve taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan bir uyuşmazlığa ilişkin olmalıdır. İkinci olarak söz konusu uyuşmazlık yönünden münhasır bir mahkeme tayin edilmemiş olmalıdır. Üçüncü olarak ise yetki anlaşması "uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda" olmalıdır. Diğer yandan yetki anlaşmasıyla yetkilendirilen yabancı devlet mahkemesinin HMK'nın 17 ve 18. maddelerindeki düzenlemeye paralel olarak "belirli" olması şartı MÖHUK'un 47. maddesi yönünden de aranmalıdır. Seçilen mahkemenin belirli olduğunun kabulü için yetkili kılınan mahkeme ismen zikredilmiş olmalıdır. Somut uyuşmazlıkta ise açıkça uyuşmazlığın çözümünde Londra’daki İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi’nin yetkili olduğu kararlaştırılmıştır. Bu sebeple yetki şartı"belirli olma" kriterini taşımaktadır. Taşıyan ile gönderilen (konişmentonun meşru hamili) arasındaki ilişkide konişmento esas alınır (TTK.m.1237/1). Dolayısıyla konişmento hamili gönderilen eşyayı teslim alma hakkının kapsam ve koşulları, navlun sözleşmesinden bağımsız olarak konişmentoya göre belirlenir. TTK.m.1237/2 hükmünde "taşıyan ile taşıtan arasındaki ilişki ise navlun sözleşmesi hükümlerine bağlı kalacağı" öngörülmüş olmakla birlikte navlun sözleşmesi hakkında ayrı bir belgenin düzenlenmediği hallerde, taşıyan ile taşıtan arasındaki ilişkide de konişmento esas alınır; zira konişmento bir navlun sözleşmesi yapıldığını ve şartlarını tespit eder (TTK.m.1228/1) (YAZICIOĞLU, Emine, Kender- Çetingil Deniz Ticareti Hukuku, 16. Basım, İstanbul, 2020, s.365). Konşimento, kural olarak taşıyan tarafından düzenlenecek olmakla birlikte, TTK'nın 1228/2.maddesi uyarınca, kaptan veya kaptanın yahut taşıyanın bu konuda yetkilendirdiği bir temsilci tarafından, taşıyanın ad ve hesabına da düzenlenebilir (YAZICIOĞLU, a.g.e., s.366). Bu nedenle, konşimentoda yükletenin ya da taşıtanın imzasının bulunması söz konusu değildir. Ayrıca, yazılı şekil şartının tamamlanması için belgenin mutlaka ıslak imzayla imzalanması gerekmez; TBK'nın 14/2.maddesindeki koşulların sağlanması da yeterlidir. Bu nedenle, davacı vekilinin, yetki sözleşmesinin şekil şartlarını taşımadığına dair istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Davaya konu konşimentonun ön yüzünün tercümesinde sigortalı ve gönderilenen adının yazılı olduğu ve tarafların taşıma senedinde yazılı olan şartlar çerçevesinde taşımayı yapacakları açıktır. Belgenin ön yüzünde, bu taşıma sözleşmesinin yetkili mahkeme ve hukuk seçimi, sorumluluğun sınırlandırılması, beyan edilen kıymet klozu gibi hususlarda bağlayıcı olduğu belirtilmiştir. Taşıma senedinin 26. maddesinde kanun ve yargı yetkisi düzenlenmiş olup, " Amerika birleşik Devletlerine veya Amerika birleşik Devletlerinden gerçekleştirilen taşımalar bakımından işbu konişmento ile ilgili her türlü ihtilaf birleşik Devletler kanununa tabidir ve Birleşik devletler New Yort Kuzey Bölgesi Federal Mahkemesi işbu ihtilafları göre konusunda tek yargı yetkisine sahip olacaktır . Bütün diğer durumlarda işbu konişmento İngiliz kanununa tabidir ve buna göre yorumlanacak ve bunun altında meydana gelen bütün ihtilaflar Londradaki İngiliz Yüksek adalet Mahkemesi tarafından herhangi başka bir ülke mahkemesinin yargı yetkisi hariç olmak suretyle karara bağlanacak. Alternatif olarak ve sadece taşıyıcının kendi takdirinde , taşıyıcı tacire karşı tacirin yerleşim yerindeki yetkili bir mahkemede dava açılabilir" şeklinde düzenleme yapılmıştır. Buna göre, konşimentonun İngiliz hukukuna tabi olduğu ve tüm ihtilafların İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi tarafından karara bağlanacağı açıkça kararlaştırılmıştır. Davacı sigorta şirketi, halefiyet hükümleri gereğince sigortalısının hukukuna tabidir. Sigortalısı için bağlayıcı olan bir yetki şartının kendisini bağlamadığını ileri süremez.Davalı şirket, bir Türk şirketi olmayıp yabancı şirkettir. Bu nedenle, kendisini Türk mahkemeleri önünde daha rahat savunabileceği söylenemez. Türkiy'de acentesinin bulunması da sonuca etkili değildir. Yabancı bir şirketin uluslararası yetki itirazında bulunması TMK'nın 2. maddesine aykırılık teşkil etmez. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucurda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya uygun olduğu, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri yerinde olmadığı kanaatine varıldığından, istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı vekili tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye irad kaydına, bakiye 36,30 TL istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 28.09.2022 tarihinde, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca, dava konusunun değerine göre karar kesindir.