Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2018/4630 E. 2016/6249 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2018/4630
Karar No
2016/6249
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2021/588 KARAR NO : 2024/1638 KARAR TARİHİ : 26/09/2024 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/12/2020 NUMARASI : 2020/437 Esas 2020/728 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) BAM KARAR TARİHİ : 26/09/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 26/09/2024 Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili taşıyanın ... numaralı konşimento tahtında 1 adet 20’lik ve 1 adet 45’lik DRY tipi konteynır muhteviyatındaki yükünü Çin Halk Cumhuriyeti’nin Qingdao Limanından İzmir Aliağa AMPT Limanına (yeni adı Socar Limanı) deniz yolu ile taşıdığını, dava konusu ... numaralı konşimento taşımasında yük alıcısı olarak dava dışı ... LTD firmasının yer aldığını, konşimento üzerinde yük alıcısı olarak yer alan dava dışı ... LTD firması bu konşimentoyu açık cirosu ile davalıya ciro ettiğini, davalının da konşimentoya cirosunu koyarak yükü kabul ettiğini, davalı yanın ciroyla devraldığı bu konşimentoya istinaden taşınan yükleri fiilen teslim aldığını, davalının son ciranta olarak ithalatçısı ve alıcı olduğu ... numaralı konşimento tahtında taşınan 1 adet 20’lik ve 1 adet 45’lik Dry Konteynırın yükleme limanında 27.02.2017 tarihinde gemiye yüklendiğini ve 03.04.2017 tarihinde tahliye limanına ulaşarak gemiden tahliye edildiğini, davalı tarafın konşimentoyu ciro ile devralmadan ve gönderilen sıfatını kazanmadan önce de bu konşimento üzerine “...” yani “İhbarların Yapılacağı Taraf” olarak yer almasından dolayı konteynırların tahliye limanına ulaşmasından önce davalı tarafa “...” yani “Varış İhbarnamesi” gönderildiğini, dava konusu bu yüklerin 03.04.2017 tarihinde tahliye limanına ulaşacağı ihbar edildiğini, tahliye limanındaki konteyner muhteviyatı yükün konteynırdan boşaltılması ve boş konteynırların taşıyan müvekkile iade edilmesi için serbest ve ücretsiz sürenin (starya süresi) 7 gün olduğunu, davalının 7 günlük serbest ve ücretsiz süre içinde bu yükünü konteynırdan boşaltılması aksi halde günlük değişken oranlarda demuraj ücretlerinin uygulanacağının bildirildiğini, müvekkil taşıyanın 20’lik ve 45’lik konteynırlar için standart tarifesinde ücretsiz ve serbest süre (starya süres) 7 gün olduğunu ancak dava konusu taşımada ticari ilişkiler sebebiyle davalıya 7 gün yerine 14 gün serbest ve ücretsiz süre verildiğini, taşıyan sıfatına haiz müvekkilin tahliye limanında 20’lik ve 45’lik konteynırlar için uyguladığı demuraj tarifesini 20’lik DRY Konteynırlar için 0-7 gün serbest ve ücretsiz süre, 8- 12 gün (ilk 5 gün) 22 USD/beher gün, 13-17 gün (ikinci 5 gün) 44 USD/beher gün, 18 ve devamı günler (devam eden günler) 66 USD/beher gün olarak, 45’lik DRY Konteynırlar için ise 0-7 gün serbest ve ücretsiz süre, 8-12 gün (ilk 5 gün) 33 USD/beher gün, 13-17 gün (ikinci 5 gün) 66 USD/beher gün, 18 ve devamı günler için ise 99 USD/beher gün olarak belirtildiğini, bu demuraj tarifesini davalı yana “Varış İhbarnamesi” ile bildirdiğini ve internet sitesinde de düzenli olarak yayınladığını, yüklerin 03.04.2017 tarihinde tahliye limanına ulaştığını ve buradan tahliye edildiğini, davalının nam ve hesabına İzmir 25. Noterliği’nin 13.04.2017 tarih ve 10289 yevmiye numaralı gümrükçü vekaletnamesine ve bu vekaletnameye istinaden çıkarılan yetki belgesine istinaden, ... LTD ŞTİ firmasından gümrük müşaviri ... isimli şahsın davalı adına ancak 20.04.2017 tarihinde taşımaya ilişkin konşimentoyu müvekkil taşıyana ibraz ettiğini, yükün teslimini talep ettiğini ve bunun karşılığında müvekkilden yine bu tarih olan 20.04.2017’ de teslim ordinosu aldığını, davalı tarafın yükleri 03.04.2017 tarihinde tahliye limanında gemiden tahliye edildiğini ancak davalı tarafın 20.04.2020 tarihinde müvekkilden teslim ordinosu aldığını ancak yükleri 31.05.2017 tarihinde konteynırdan çıkartarak boş konteynırları 31.05.2017 tarihinde taşıyan müvekkiline iade ettiğini, bu durum için her iki konteynır için 03.04.2017 tarih gemiden tahliye, 04.04.2017 – 17.04.2017 tarih serbest ve ücretsiz starya süresi, 18.04.2017 – 31.05.2017 tarihleri ise demuraj süresi olarak işlendiğini, davalının beher konteynır için yükleri 44 gün demuraja girdiğini, oluşan bu demuraj bedellerinin davalı taraftan tahsili için 5850 USD tutarlı ve ME62017000000007 numaralı e-fatura kesildiğini ve gönderildiğini ancak davalı tarafın bu ücretleri davalı tarafından ödenmediğini, ödenmeyen demuraj ücretleri için davalı aleyhine 03.05.2018 tarihinde Karşıyaka 4. İcra Müdürlüğünün 2018/4630 E. Sayılı takip dosyası ile ilamsız icra takibine geçildiğini, TTK m. 1246 uyarınca demuraj ücretleri için 1 yıllık zamanaşımı süresi ön görüldüğünü, takip tarihi olan 03.05.2018 tarihi itibariyle bir kısım demuraj ücretlerinin (03.05.2017 tarihi öncesinde oluşan demuraj ücretleri) zaman aşımına uğradığını, takip tarihi itibariyle zamanaşımına uğramış demuraj ücretleri ayrıldıktan sonra, icra takib ile davalıdan sadece henüz zaman aşımına uğramamış olan 03.05.2017 tarihi ile 31.05.2017 tarihleri arasında oluşan ve 4390 USD olan kısmı demuraj ücretlerinin talep konusu edildiğini, bu dava a ki taleplerinin 03.05.2017 ile 31.05.2017 tarihleri arasında oluşan ve 4390 USD miktarlı olan demuraj ücretlerinin olduğunu, yüklerin tamamının yükü kabul ederek “gönderilen” sıfatını kazanan davalı tarafından fiilen teslim alındığını, davalı tarafın taşımaya ilişkin konşimentoyu müvekkil taşıyana ibraz ettiğini ve ordino aldığını, yükleri kabul ettiğini, yüklerin teslimini talep ettiğini ve yükleri teslim aldığını, bu işlemlerin tahliye limanında oluştuğu ve davalının malları teslim alması nedeniyle tahliye limanında oluşan navlun ve demuraj ücretinden sorumlu olduğunu, davalı tarafın sözleşmesel olarakta tahliye limanında oluşan ücretlerden sorumlu olduğunu, davalı tarafın konşimentonun hamili olduğunu, konşimentonun arkasında yer alan ve navlun sözleşmesi niteliğinde olan maddelerin m.1 “Tanımlar” başlıklı kısım, m.15 “Tacirin Sorumlulukları” ve m.16 “Navlun Masraflar ve Ücretler” başlıklı kısma göre de davalının tahliye limanında oluşan bu masraflardan sorumlu olduğunu, bu ödenmeyen demuraj ücretlerinin tahsili için Karşıyaka 4. İcra Müdürlüğünün 2018/4630 E. sayılı dosyasıyla takibe geçildiğini, davalı tarafın itirazıyla takibin durduğunu belirterek, bu itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça davaya konu edilen alacağa ilişkin zamanaşımının bir yıl olduğunu, bu bir yıllık süre içerisinde müvekkilinde bir talepte bulunulmadığını, davaya konu demuraj ücreti bedelinin tamamının zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddinin gerektiğini, davacı tarafın iddialarında yer alan bu demuraj ücreti için fatura kesildiğini ve müvekkiline gönderilmiş olan bir fatura ve kaydının bulunmadığını, davaya konu demuraj ücretinden müvekkilinin sorumlu olmadığını, yükün tesliminde bir gecikme yaşandığını, müvekkilinin bu gecikmeden hiçbir kusurunun bulunmadığını ve tüm kusurun davacı tarafta olduğunu, davacı tarafın çalışanlarınca özet beyan aşamasında müvekkiline ait olmayan bir vergi numarası yazıldığını, bu yazılan vergi numarası müvekkiline ait olmadığı için müvekkili şirketin adresinin yanlış çıktığını, yükün Türkiyeye gelmesiyle müvekkilinin yükü derhal teslim almak istediğini ancak davacı taraf çalışanlarınca adres yanlış olduğundan teslimi gerçekleştiremeyeceklerini bildirdiklerini, gümrük memurlarının davacı şirket tarafından alınacak bir yazı ile bu sorunun çözüleceğini belirttiğini, ancak davacı şirket çalışanlarının “alıcı değişikliği prosedürü” uygulanmasının zorunlu olduğunu belirttiklerini, bir imza ile çözülebilecek sorunu uzattıklarını, bu uzamayla birlikte dava konusu bedel ilişkin sürelerin geçmiş olduğunu, müvekkili şirketin bu durumlarla alakalı bir kusurunun bulunmadığını, davacı şirketin kendi kusurlarını müvekkili şirkete yüklemek istediklerini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafça beyan edilen günlük demuraj bedellerinin kabul edilmediğini ve fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEMECE: "...,Dava; Davacı tarafın taşıma sözleşmesine dayanarak navlun alacağına istinaden düzenlemiş olduğu faturaya dayalı, alacağın tahsili için yapılan takibe itirazın iptali davasıdır. ... numaralı konşimento tahtında MSKU4607934 ve MRKU6964380 numaralı toplam 2 adet konteynır, ihbarnameler, davalıya verilen, faturalar incelenmiş ve bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Karşıyaka 4. İcra Müdürlüğünün 2018/4630 E. sayılı dosyası incelendiğinde; Takip alacaklısı ... A/S (... A/S) takip borçlusu ... San. Ve Tic. LTD ŞTİ. aleyhine 03.05.2018 tarihinde 4.390,00 USD (18.122,80 TL) üzerinden ilamsız takibe geçtiği, borçluya ödeme emrinin 04.05.2018 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 10.05.2018 tarihinde takibe, borca, faize ve borcun tüm ferilerine itiraz ederek takibi durdurduğu belirlenmiştir. Davacı vekilinin davalının zamanaşımı define karşı 10.12.2020 tarihli beyan dilekçesinde; müvekkilinin zamanaşımına uğramış olan demuraj alacağının 18.04.2017 – 31.05.2017 tarihleri arasında ki demuraj alacağının 18.04.2017 – 03.05.2017 tarihlerini kapsadığını, bu alacağın 03.05.2018 tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığını, 03.05.2017 den 31.05.2017 ye kadar olan demuraj alacağı için ise icra takibine konu yapıldığını ve bu miktarın alacağı için 03.05.2018 tarihinde takibe geçtiklerini, takip talebinde de bu miktarı talep ettiklerini, 1 yıllık zamanaşının dolmadığını, İİK m. 67 de ki itirazın iptali davası açılması için gerekli tebligatın yapılmadığını belirtmiştir. Davacının dilekçesinde yer alan ve takibe konu yapmadığını belirttiği 18.04.2017 ve 03.05.2017 tarihleri arasını kapsayan demuraj alacağının istenmediğini belirtmiş ise de takip konusunun dayanağı olan ...’nın düzenlediği 01.06.2017 tarihli faturanın incelenmesiyle demuraj başlangıcının her iki konteynır için 18.04.2017 – 31.05.2017 arası olduğu ve toplam alacağın 5.850,00 USD’ lik faturanın 4.390,00 USD lik kısmı üzerinden takibe geçildiği ve dava açıldığı belirlenmiş olup 10.12.2020 tarihli dilekçede belirtildiği üzere faturanın sadece 03.05.2017 – 31.05.2017 yi kapsamadığı, aynı zaman da 18.04.2017 – 03.05.2017 tarihleri arasını da kapsadığı, böylece talep ile takibin uyuşmadığı da tespit edilmiştir. Ayrıca davalı tarafın zamanaşımı defi incelendiğinde; TTK m. 1246 ya göre “…1188 inci madde hükmü saklı kalmak kaydıyla, gemi kira sözleşmeleri ile zaman çarteri sözleşmeleri ve navlun sözleşmelerinden veya konişmentodan veya onun düzenlenmesinden doğan bütün alacaklar bir yılda zamanaşımına uğrar. (2) Bu süre, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar…” hükmü yer almaktadır bu hükme göre davacının dilekçesinde yer aldığı üzere 1 adet 20 lik ve 1 adet 45 lik dry konteynırın 03.04.2017 tarihinde gemiden tahliye edildikten sonra 31.05.2017 tarihinde 2 adet konteynırın iade edildiği ve bu tarihler arasında ki demuraj bedelinin talep edildiği, demurajın beher gün için ayrı ayrı muaccel olduğu, buna göre en son demuraj günü olan 31.05.2017 tarihinden itibaren yasada yer alan bir yıllık süre içerisinde navlun sözleşmesinden doğan alacağın zamanaşımının dolacağı, bu sürenin hesabında da davalının cevap dilekçesinde süresinde belirtmiş olduğu zamanaşımı defi incelendiğinde bu tarihten itibaren icra takip tarihi olan 03.05.2018 tarihine kadar zamanaşımının işlediği ancak icra takibiyle zamanaşımının fiilen kesildiği ve yeniden başladığı, davalının icra dosyasına 10.05.2018 tarihli dilekçesiyle aynı tarihte itiraz ettiği ve takibin 11.05.2018 tarihi itibariyle durduğu (Karşıyaka 4. İcra Dairesinin 2018/4630 E. sayılı dosyasında 11.05.2018 tarihli kararla) bu tarihten itibaren zamanaşımının tekrar işlemeye başladığı, davacının bu kez 11.03.2019 tarihinde arabuluculuğa başvurduğu ve 28.03.2019 tarihine kadar arabuluculuk sürecinin devam ettiği, dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulması durumunda 7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Kanuna eklenen ve kabul edilen 18/A maddesinin 15. bendi gereğince, arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı duracak ve hak düşürücü süreler işlemeyeceğinden arabuluculuğa başvuru tarihi olan 11.03.2019 dan 28.03.2019 tarihine kadar geçen 18 günlük süre zamanaşımı süresinden düşmesi gerekecektir. Buna göre davacının 1 yıllık zamanaşımı süresi TBK m. 149 ve 151 e göre hesaplanmasıyla 11.05.2018 tarihinden itibaren 11.05.2019 tarihine kadar olan süreye 18 günlük sürenin eklenmesiyle 30.05.2019 tarihinde sona erecektir. Bu halde davacının en geç 30.05.2019 tarihine kadar davayı açması gerekmektedir. Ancak davacı davayı 19.08.2020 tarihinde açmak olmakla bu zamanaşımı süresini geçirmiş olduğundan davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerekmiştir. Davacının gerek dava dilekçesinde yer alan ve fakat 10.12.2020 tarihli beyan dilekçesinde yer almayan talebi; Davacının 18.04.2017 – 03.05.2017 tarihleri arasında ki demuraj ücretii talep etmediği belirlenmiş olmakla birlikte 03.05.2017 – 31.05.2017 tarihleri arasında ki demuraj alacağının da zamanaşımına uğradığı belirlenmiştir. Her ne kadar davacı taraf icra takibinin başlamasıyla zamanaşımının kesildiğini ve işlemediğini beyan etmiş ise de Yargıtayın yerleşmiş içtihatları uyarınca (Yargıtay 11 HD nin 2016/798 E. 2016/6249 K. – 06.06.2016 tarihli karar, Y.11 HD nin 2015/10016 E. 2015/10298 K. Ve 12.10.2015 tarihli karar, Y.11 HD nin 2010/12684 E. 2011/16838 K. 12.12.2011 tarihli kararları gibi) itiraz edilmesiyle zamanaşımının kesildiği ancak TBK m. 154 e göre ( 818 sayılı BK m. 133) gereğince kesilen 1 yıllık zamanaşımı süresinin TBK m. 156 (818 sayılı BK m. 136) gereğince yeniden başlayacağı alacaklının zamanaşımını kesin işlemler nedeniyle bu halde uyuşmazlığı bir adım ileri götüren işlemler yapması gerektiği, bu süre içerisinde bir işlem yapılmadığı takdirde istikrar kazanan Yargıtay kararlarına göre zamanaşımı süresi olması halinde zamanaşımı definin değerlendirilmesi gerektiği ve zamanaşımı nedeniyle davanın reddinin gerektiği belirlenmiştir," gerekçesi ile, "Davacının davasının zamanaşımı defi nedeniyle reddine,"şeklinde karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece yapılan yargılama sonucunda TTK m.1246 da düzenlenen bir yıllık zamanaşımı süresinin geçmiş olduğundan davanın zamanaşımı nedeniyel reddine karar verildiğini, kararın gerekçesinde icra takibine itiraz edilmesiyle zamanaşımının kesildiği, ancak takibe itiraz üzerine itiraz dilekçesi taraflara tebliğ edilmese bile zamanaşımı süresinin yeniden başlayacağı ve bu nedenle davanın zamanaşımı gereği reddinin gerektiğinin ifade edildiğini, gerçekten de TTK.m.1246 uyarınca kanun koyucu demuraj ücreti alacakları için 1 yıllık zamanaşımının öngörüldüğünü, çünkü demuraj ücretlerinin navlun sözleşmesinden ve konişmentodan doğan bir alacak olduğunu, ne var ki yerel mahkeme kararının hatalı olup işbu davada zamanaşımının söz konusu olmadığını, dava konusu ettikleri alacaklarına ilişkin 1 adet 20' lik ve 1 adet 45 'lik DRY (Standart) tipi konteynerin müvekkili tarafından taşındığını ve 03.04.2017 tarihinde tahliye limanı olan Aliağa AMPT (yeni adı Socar Limanı) limanında gemiden tahliye edildiğini, tahliye limanında bahsi geçen konteynerlerin boşaltılması ve boş olarak taşıyan sıfatını haiz müvekkiline iade edilmesi için davalıya 14 günlük serbest ve ücretsiz süre verildiğini, bu sürenin sonunda 15.günden başlamak üzere konteynerin fuzuli işgal edildiği beher gün başına demuraj ücretlerinin işleyeceğinin bildirildiğini, ancak davalı tarafın konteynerleri serbest ve ücretsiz süre içinde (14 gün) boşaltıp boş konteyner taşıyan sıfatını haiz müvekkiline iade etmesi sebebiyle 18.04.2017 tarihinden başlamak üzere beher her gün için değişken oranlarda demuraj ücretlerinin işletilmeye başladığını, davalı adına işleyen demuraj süresi 18.04.2017 ile 31.05.2017 tarihleri arasında olmasına rağmen kanunda ön görülen 1 yıllık zamanaşımı süresinin taraflarınca nazara alınarak takip tarihi olan 03.05.2018 tarihi itibari ile zamanaşımına uğramış demuraj ücreti atiye bırakıldıktan sonra sadece o tarih itibari ile henüz zamanaşımına uğramamış olan 03.05.2017 ile 31.05.2017 tarihleri arasında oluşan demuraj ücreti icra takibinde talep konusu edildiğini, yani talep ve dava konusunun 03.05.2017 ile 31.05.2017 tarihleri arasında oluşan demuraj ücretlerinin tahsili olduğunu, bu tarihler arasında oluşan demuraj ücretlerinin tahsili için ise davalı aleyhine 03.05.2018 tarihinde Karşıyaka 4.icra müdürlüğünün 2018/4630 esas sayılı takip dosyası ile icra takibine girişildiğini, yani TTK m.1246'da öngörülen 1 yıllık zamanaşımı süresi henüz dolmadan davalı aleyhine icra takibine girişilerek yasal yola başvurulduğunu, böylece takip tarihi itibari ile artık TTK m.1246'da düzenlenen 1 yıllık zamanaşımı süresinin bertaraf edildiğini, takip dosyasına her ne kadar davalı/borçlu itiraz etmiş ise de icra dairesi tarafından itiraz ve/veya takibin durdurulduğuna ilişkin herhangi bir evrakın taraflarına tebliğ edilmediğini, icra dairesi tarafından herhangi bir tebligat yapılmadığı için işbu itirazın iptali davasını ikame etmek için İİK m.67/1 uyarınca 1 yıllık itirazın iptali davası açma zamanaşımı sürelerinin işlemeye başladığını, hal böyle olunca müvekkili şirketin herhangi bir süreye bağlı kalmaksızın dilediği zaman iş bu itirazın iptali davasını açma hakkına sahip olduğunu beyanla ve açıkladıkları diğer nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden yapılacak yargılama neticesinde davanını kabulüne karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, deniz yolu ile taşıma sözleşmesinden kaynaklanan demuraj bedeli alacağının tahsili için yapılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. TTK'nın 1246. Maddesi " (1) 1188 inci madde hükmü saklı kalmak kaydıyla, gemi kira sözleşmeleri ile zaman çarteri sözleşmeleri ve navlun sözleşmelerinden veya konişmentodan veya onun düzenlenmesinden doğan bütün alacaklar bir yılda zamanaşımına uğrar. (2) Bu süre, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar." şeklindedir. "Hak Düşürücü Süre" başlıklı TTK'nın 1188. maddesi; " (1) Eşyanın zıyaı veya hasarı ile geç tesliminden dolayı taşıyana karşı her türlü tazminat istem hakkı, bir yıl içinde yargı yoluna başvurulmadığı takdirde düşer. (2) Bu süre taşıyanın eşyayı veya bir kısmını teslim ettiği veya eşya hiç teslim edilmemişse, onun teslim edilmesinin gerektiği tarihten itibaren işlemeye başlar. (3) Sorumlu tutulan kişinin rücu davası, birinci fıkrada öngörülen hak düşürücü sürenin sona ermesinden sonra da açılabilir. Ancak, rücu davası açma hakkı, bu hakka sahip olan kişinin, istenen tazminat bedelini ödediği veya aleyhine açılan tazminat davasında dava dilekçesini tebellüğ ettiği tarihten itibaren doksan gün içinde kullanılmadıkça düşer. (4) Bu süre, tarafların dava sebebinin doğmasından sonra yapacakları bir anlaşma ile uzatılabilir." şeklindedir. "..İcra takibinin itiraz üzerine durması halinde, alacaklının kesilen ve yeniden başlayan zamanaşımı süresinin tekrar kesilmesini ve yeni bir sürenin başlamasını teminen yapabileceği tek işlem, itirazın iptalini veya kaldırılmasını dava etmekten ibarettir. Söz konusu işlemlerin, istikrar kazanan Yargıtay uygulaması ve doktrince de benimsenen “uyuşmazlığı ileriye götüren işlemler” niteliğinde olduğu açıktır. İİK’nun 67. ve 68. maddelerinde söz konusu davaların açılabilmesi için öngörülen 1 yıllık ve 6 aylık süreler ise hak düşürücü nitelikte olup itirazın tebliği tarihinden itibaren başlamakla birlikte, bu davaların itiraz alacaklıya tebliğ edilmeden de açılmasına engel bir kanun hükmü bulunmamaktadır. İtirazın alacaklıya tebliğ edilmemesi, sadece İİK’nun 67 ve 68. maddelerinde sözü edilen hak düşürücü sürelerin başlamasına engel teşkil eder niteliktedir. Bu açıdan bakıldığında, işbu dava, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmış ise de, hak düşürücü süre ile zamanaşımının birlikte cereyanı ve her iki sürenin aynı (olayımızda olduğu gibi bir yıl) olması halinde zamanaşımı süresinin dolmasından sonra ve fakat hak düşürücü süre içerisinde açılan davanın alacağın zamanaşımına uğramasına engel bir niteliği yoktur..." (Bknz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2016/798 esas, 2016/6249 karar sayılı ilamı) Somut olayda ;Davacı taraf davalının beher konteynır için yükleri 44 gün demuraja girdiğini, oluşan bu demuraj bedellerinin davalı taraftan tahsili için 5850 USD tutarlı e-fatura kesildiğini ve gönderildiğini ancak davalı tarafın bu ücretleri davalı tarafından ödenmediğini, ödenmeyen demuraj ücretleri için davalı aleyhine 03.05.2018 tarihinde Karşıyaka 4. İcra Müdürlüğünün 2018/4630 esas sayılı takip dosyası ile ilamsız icra takibine geçildiğini, TTK m. 1246 uyarınca demuraj ücretleri için 1 yıllık zamanaşımı süresi ön görüldüğünü, takip tarihi olan 03.05.2018 tarihi itibariyle bir kısım demuraj ücretlerinin (03.05.2017 tarihi öncesinde oluşan demuraj ücretleri) zaman aşımına uğradığını, takip tarihi itibariyle zamanaşımına uğramış demuraj ücretleri ayrıldıktan sonra, icra takibi ile davalıdan sadece henüz zaman aşımına uğramamış olan 03.05.2017 tarihi ile 31.05.2017 tarihleri arasında oluşan ve 4390 USD olan kısmı demuraj ücretlerinin talep konusu edildiğini, bu davadaki taleplerinin 03.05.2017 ile 31.05.2017 tarihleri arasında oluşan ve 4390 USD miktarlı olan demuraj ücretlerinin olduğunu, davalı tarafın itirazıyla takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali talebiyle dava açmıştır. Davalı vekili, esasa cevap süresi içerisinde zamanaşımı defini ileri sürmüş, ilk derece mahkemesince de zamanaşımı defi haklı bulunmuş ve dava bu nedenle reddedilmiştir. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle dava, İİK'nın 67. Maddesinde belirtilen hak düşürücü süre içerisinde açılmış ise de yapılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itiraz üzerine takibinin durduğu 11/05/2018 tarihi ile dava tarihi olan 19/08/2019 tarihi arasında zamanaşımının tekrar kesilmesine sebep olacak nevide bir işlem yapılmadığının anlaşılmasına, yargılamada eksiklik bulunmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/12/2020 tarih, 2020/437 Esas ve 2020/728 Karar sayılı kararına karşı davacının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 427,60 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 368,3‬0 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 26/09/2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2018/4630, K. 2016/6249, T. 31.05.2017, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2018-4630-e-2016-6249-k-c977eb50d368