Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2018/13536 E. 2018/1000 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2018/13536
- Karar No
- 2018/1000
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/956 KARAR NO : 2025/13 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/09/2021 NUMARASI : 2019/923 Esas - 2021/683 Karar DAVA : İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/10/2019 BAM KARAR TARİHİ : 15/01/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 15/01/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/09/2021 tarihli 2019/923 Esas ve 2021/683 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili banka ile dava dışı ... Tic.A.Ş. arasında 26.12.2017 tarihinde, 200.000,00 TL tutarında kredi sözleşmesi akdedildiğini, anılı kredi sözleşmesine davalı ... ve davalı ... hür iradeleriyle müşterek borçlu ve müteselsil kefil olmayı kabul ettiğini, davalı ve dava dışı ... Tic.A.Ş. tarafından kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle; davacı müvekkili banka tarafından Beşiktaş 17. Noterliği'nin 03.09.2018 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, taraflarca anılı ihtarnameye itiraz edilmediğini, dava dışı ... Tic.A.Ş. İle davalı ... ve ... tarafından borcun müvekkili bankaya ödenmemesi sebebiyle İzmir 2. İcra Müdürlüğü'nün 2018/13536 E. numaralı icra dosyası ile aleyhlerine icra takibi başlatıldığını, davalı borçlular ... ve ... tarafından, 05.11.2018 tarihli itiraz dilekçesi ile ödeme emrine, takibe, ödeme emri konulu borcun tamamına, faize ve borca ilişkin tüm ferilere itiraz etmesi nedeniyle İzmir 2. İcra Müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalıların İzmir 2. İcra Müdürlüğü 2018/13536 E. Sayılı icra takibine yapmış olduğu itirazın kötü niyetli, haksız, mesnetsiz, yasaya ve hukuka aykırı olduğunu belirterek, itirazın iptaline ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu İzmir 2. İcra Müdürlüğü'nün 2018/13536 E. sayılı icra takibine karşı İzmir 5. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2018/833 E. Sayılı dosyasından dava açttıklarını, 28.12.2018 tarihinde İzmir 5. İcra Hukuk Mahkemesi 2018/1000 K. Sayılı kararı ile davaya konu İzmir 2. İcra Müdürlüğü'nün 2018/13536 E. Sayılı takibinden gönderilen ödeme emrinin iptaline karar verildiğini, bu karar İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 2019/590 E., 2019/868 K ve 26.03.2019 tarihli kararı ile kesinleştiğini, ortada geçerli bir ödeme emri mevcut olmadığını, geçerli bir ödeme emri bulunmadığından itirazın iptali davası açılamayacağını, davacı tarafın tamamen kötü niyetli olduğunu, kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmasına rağmen itirazın iptali davası açtığını, bu nedenle de açılan davanın reddinin gerektiğini, yine de diğer itirazlarını sunacak olurlarsa davacı, İzmir 2. İcra Müdürlüğü'nün 2018/13536 E. Sayılı dosyasına yapmış oldukları 05.11.2018 tarihli itirazlarının hiçbirinden bahsetmeyerek işbu davayı açtıklarını, davacı taraf davada haklı olduğunu ispat etme mecburiyeti altında olduğunu, davacı, itirazlarının hiçbirine değinmediğini, alacaklı gözüken ... A.Ş., müvekkilime ödeme emrinin gönderildiğini, ödeme emri incelendiğinde Beşiktaş 17. Noterliği 31.08.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnameye dayalı olarak ödeme emri gönderildiği anlaşılacağının Beşiktaş 17. Noterliği 31.08.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ödeme emriyle birlikte taraflarına tebliğ edilmediğini, ayrıca alacaklı görünen davacı ... kredi sözleşmesini de ödeme emriyle birlikte taraflarına tebliğ edilmediğini, taraflarına tebliğ etmediği gibi icra dosyasına da sunmadığını, bu sebepten alacaklı görünen davacının alacağının neye dayandığı taraflarca anlaşılamadığını, alacaklı görünen bankadan herhangi bir kredi kullanımlarının olmadığını, borçlu görünen ... A.Ş. de herhangi bir kredi kullanılmadığını, tarafllarına gönderilen ödeme emrine bakıldığında 8.264,14-TL asıl alacak yazdığını, taraflarına daha önde tebliğ edilen ihtarnamede ise 6.585,85-TL yazdığını, ödeme emriyle ihtarnamenin birbiri ile çeliştiğini, alacağın miktarının da net olarak gösterilmediğini, yine ödeme emrine bakıldığında 562,65-TL işlemiş faiz bedelinin yazdığını, takipten sonra da %57 temerrüt faizi istediğini, burada faize faiz alınamayacağı kuralının ihlal edildiğini, ayrıca %57 temerrüt faizinin fahiş bir talep olduğunu, hangi kredi alacağına dayalı olarak istendiğinin de belli olmadığını, alacaklı bankanın ancak % 9 faiz isteyebileceğini, ödeme emriyle birlikte gerekli belgeler taraflara gönderilmediğinden temerrüt faizi de istenmesinin mümkün olmadığını, bir an için temerrüt faizinin istenebileceği kabul edilse dahi % 9 oranından yüksek bir faiz istenemeyeceğini belirterek, davanın reddine ve % 20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR: Mahkemece; "...Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun 2019/2671 Dosya numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, İzmir 2. İcra Dairesinin 2018/13536 Esas sayılı icra dosyası, davacı ... nezdinde dava dışı asıl borçlu ... Ticaret Anonim Şirketi tarafından kullanılan ve davalılar ... ve ...'in müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıkları 26/12/2017 tarihli 200.000,00-TL bedelli krediye ilişkin olarak bulunan Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesinin onayı sureti, krediye bağlı hesaba ait hesap özeti ile ekstre ve sair belgeler, Beşiktaş 17. Noterliğinin 03/09/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 04/05/2021 havale tarihli ön raporu, bankacılık alanında uzman bilirkişinin 04/05/2021 havale tarihli raporu, bankacılık alanında uzman bilirkişinin 30/06/2021 havale tarihli ek raporu ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde, davaya konu uyuşmazlığın dava dışı asıl borçlu ... Ticaret Anonim Şirketi ile davacı ... arasında imzalanan 26/12/2017 tarihli 200.000,00-TL bedelli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi kapsamında dava dışı asıl borçlu ... Ticaret Anonim Şirketi ile davacı ... Şirketine kullandırılan krediden kaynaklan alacağın kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzalayan davalılardan tahsili amacıyla davalılar aleyhine başlatılan icra takibine davalılar tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ile alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, her ne kadar İzmir 5. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/833 Esas 2018/1000 Karar sayılı ilamında İzmir 2. İcra Dairesinin 2018/13536 Esas sayılı dosyasında davacı borçlular adına gönderilen ödeme emri tebliğ işleminin iptaline karar verilmiş ise de, verilen karar şekli bir karar olup, kararın maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmediği anlaşılmakla, davalılar tarafından yapılan itiraz üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği göz önünde bulundurularak, itirazın iptali talebi ile ikame edilen davanın esas hakkındaki yargılamasına devam olunması gerektiği, bankacılık alanında uzman bilirkişinin 04/05/2021 havale tarihli raporunda davalıların müteselsil kefil sıfatıyla davacı bankaya karşı sorumlu olduklarını, yapılan değerlendirmeler çerçevesinde İzmir 2. İcra Dairesinin 2018/13536 E. sayılı dosyasında bulunan 23.10.2018 tarihli ödeme emrinde yer alan toplam alacağın hesaplanan toplam alacaktan az olması ve taleple bağlılık ilkesi gereğince ödeme emrine itibar edilmesi gerektiğini mütalaa ettiği, müteselsil kefil sıfatını haiz davalıların kredi sözleşmesini kendi el yazıları ile kefalet limiti, kefalet tarihi ve müteselsil kefil ibarelerini belirtmek suretiyle imzaladıkları, bu sebeple kefalet sözleşmesinin usulüne uygun şekilde tanzim edilmiş ve imzalanmış olduğu, davalıların usulüne uygun şekilde tanzim edilen ve kendilerince imzalanan kefalet sözleşmesi kapsamında davacı bankaya karşı sorumlu oldukları, taraflar, mahkeme ve Bölge Adliye Mahkemesi denetimine uygun ve elverişli şekilde düzenlenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı bankanın dava dışı asıl borçlu ... Ticaret Anonim Şirketi tarafından kullanılan ve davalılar ... ve ...'in müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıkları 26/12/2017 tarihli 200.000,00-TL bedelli krediye ilişkin olarak bulunan Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi çerçevesinde davalılardan 8.000,00-TL asıl alacak, 562,65-TL işlemiş faiz, 28,13-TL BSMV ve 612,16-TL masraf bedeli olmak üzere toplamda 9.202,94-TL tutarında alacaklı olduğu anlaşılmakla, açılan davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar vermek gerektiği..." gerekçesiyle "...Açılan davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile, davalılar ... ve ...'in İzmir 2. İcra Dairesinin 2018/13536 Esas sayılı dosyasındaki icra takibine ilişkin itirazlarının 8.000,00-TL asıl alacak, 562,65-TL işlemiş faiz, 28,13-TL BSMV ve 612,16-TL masraf bedeli olmak üzere toplamda 9.202,94-TL yönünden iptaline, İzmir 2. İcra Dairesinin 2018/13536 Esas sayılı dosyasındaki icra takibinin 8.000,00-TL asıl alacak, 562,65-TL işlemiş faiz, 28,13-TL BSMV ve 612,16-TL masraf bedeli olmak üzere toplamda 9.202,94-TL üzerinden, asıl alacağa 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümleri uyarınca yıllık %57 oranında temerrüt faizi uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak miktarı likit olduğundan takip konusu kabul edilen asıl alacak miktarı olan 9.202,94-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... Şirketine verilmesine..." şeklinde hüküm kurulmuştur. Karara karşı davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ: Davalılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ; müvekkili ... yada asil olarak tarafın kendisinin, ticaret erbabı olmamalarına rağmen aleyhlerinde ticaret mahkemesi nezdinde dava açıldığını, mahkemeye görev itirazında bulunmalarına rağmen mahkemece bu itirazlarının dikkate alınmadığını, işbu davada görevli mahkemenin, asliye hukuk mahkemesi olduğunu, mahkemece görev itirazlarının dikkate alınmaması ve bu konuda karar verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkeme kararının öncelikle bu husus dikkate alınarak kaldırılmasının gerektiğini, müvekkiline ve davalı tarafa asil olarak gönderilmiş geçerli bir ödeme emrinin bulunmadığını, müvekkiline ve kendisine İzmir 2. İcra Müdürlüğünün 2018/13536 E. Sayılı dosyasından gönderilen ödeme emri İzmir 5. İcra Hukuk Mahkemesinin 28.12.2018 tarih, 2018/833 E. - 2018/1000 K. sayılı kararı ile ödeme emri tebliğ işleminin iptaline karar verildiğini, İzmir 5. İcra Hukuk Mahkemesinin ödeme emri tebliğ işleminin iptaline karar verdiği tarih olan 28.12.2018 tarihinden sonra müvekkiline yada asil olarak kendisine herhangi bir ödeme emri tebliğ edilmediğini, davalı tarafa kanun ve yasalara aykırı olarak gönderilen ödeme emrine karşı yapmış oldukları itirazları dikkate alınarak mahkemece karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkeme dosyasına daha önceden sunulmuş olan 10.03.2021 tarihli bilirkişi ... tarafından düzenlenen rapor ile 04.05.2021 tarihli bilirkişi ...'nun sunmuş olduğu raporlar arasında çelişkinin giderilmesi için tarafsız bir bilirkişiden yeni bir rapor alınması gerektiğini, usulüne uygun olarak düzenlenmeyen ve önceki rapor ile çelişkili olan raporun mahkemece kabul edilerek bu rapor doğrultusunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan mahkeme kararının kaldırılmasının gerektiğini, alacaklı görünen davacı ... Bank Anonim Şirketi, müvekkiline ve kendisine (asil olarak) ödeme emri gönderdiğini (İzmir 5.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2018/833 E , 2018/1000 K. İle ödeme emrinin iptal edildiğini) ödeme emri incelendiğinde Beşiktaş 17.Noterliği 31.08.2018 tarih ve 61545 yevmiye numaralı ihtarnameye dayalı olarak gönderildiğinin anlaşıldığını, Beşiktaş 17.Noterliği 31.08.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamenin ödeme emriyle birlikte davalı tarafa tebliğ edilmediğini, ayrıca alacaklı görünen davacı banka kredi sözleşmesini de ödeme emriyle birlikte davalı tarafa tebliğ etmediğini, davalı tarafa tebliğ etmediği gibi icra dosyasına da sunmadığını, bu sebepten alacaklı görünen davacının alacağının neye dayandığı davalı taraftan anlaşılamadığını, alacaklı görünen bankadan herhangi bir kredi kullanımlarının olmadığını, borçlu görünen ... Anonim Şirketi’de herhangi bir kredi kullanmadığını, davalı tarafa gönderilen ödeme emrine bakıldığında 8.264,14 TL asıl alacak yazmakta olduğunu, davalı tarafa daha önceden tebliğ edilen ihtarnamede ise 6.585,85 TL yazmakta olduğunu, ödeme emriyle ihtarnamenin çeliştiğini, alacağın miktarının da net olarak gösterilmediğini, yine ödeme emrine bakıldığında 562,65 TL işlemiş faizin konulduğunu, takipten sonra da %57 temerrüt faizinin istendiğini, burada faize faiz alınamayacağı kuralının ihlal edildiğini, ayrıca %57 temerrüt faizinin fahiş bir faiz olduğunu, alacaklı bankanın ancak kanuni faiz olan %9 faizi isteyebileceğini, alacaklı görünen banka daha önceden müvekkiline (ödeme günü gelen bedel için) hesap özeti düzenleyerek 15 gün içinde noter aracılığıyla bildirmesinin gerektiğini, bu kurala da alacaklı davacı banka tarafından uyulmadığını, resen belirlenecek nedenlerle; öncelikle tehiri icra taleplerinin kabulüne karar verilmesi, dilekçelerinin kabulü ile karara itirazlarının kabul edilmesi ve işbu kararın itirazen incelenerek kararın kaldırılması, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın davalı kefillerden tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş; hüküm davalı ... tarafından kendi adına asaleten diğer davalı ... adına vekaleten istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Dosyanın incelenmesinde; davacı banka tarafından genel kredi ve kefalet sözleşmesine dayalı olarak, davalı kefiller ile dava dışı asıl borçlu şirket hakkında 23.10.2018 tarihinde İzmir 2.İcra Müdürlüğü'nün 2018/13536 Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçlu davalı ...'e 30.10.2018 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu davalı ... adına çıkartılan tebligatın ise adreste tanınmadığından iade edildiği, davalılar tarafından 05.11.2018 tarihinde borca itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu, yine ödeme emrinin iptali talebi ile davalı borçlular tarafından İzmir 5. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2018/833 Esas sayılı dosyasında şikayet yoluna müracaat edildiği, adı geçen mahkemece 28.12.2018 tarih, 2018/1000 Karar sayılı ilamı ile ödeme emrinin iptaline karar verildiği, istinaf başvurusu üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8.Hukuk Dairesi'nin 26.03.2019 tarih, 2019/590 Esas - 2019/868 Karar sayılı i1amı ile istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, böylelikle ödeme emrinin iptaline ilişkin kararın 26.03.2019 tarihinde kesinleştiği görülmektedir. Dava, 2004 sayılı İ.İ.K.67. maddesi kapsamında açılan itirazın iptali davası olup, itirazın iptali davasında usulüne uygun olarak yapılmış ilamsız icra takibine borçlu tarafından süresinde itiraz edilmesi halinde, alacaklı taraf mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Burada usulüne uygun yapılmış takip ve bu takibe süresinde yapılmış itiraz 6100 sayılı HMK. 114/2. maddesine göre dava şartı olup, davanın konusu ise borçludan tahsili talep edilen alacaktır. Somut olayda; itirazın iptali davası açılmadan önce, dava ile ilgili itiraza uğramış ödeme emrinin İzmir 5. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2018/833 Esas- 2018/1000 Karar sayılı ilamı ile iptaline karar verildiği, anılan kararın istinaf incelemesinden geçerek 29.03.2019 tarihinde kesinleştiği, ödeme emrinin icra hukuk mahkemesince iptal edilmesi durumunda, dava şartı gerçekleşmemiş olduğundan, mahkeme tarafından davanın, dava şartı yokluğundan 6100 sayılı HMK'nın 115/2 madde. uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerekirken; itirazın iptali davasının kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesi doğru olmayıp, dava şartı eksikliği kamu düzenine ilişkin olduğundan ve her aşamada resen gözetileceğinden davalıların istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir. ( Bknz Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 03/12/2020 tarih ve 2020/2771 Esas, 2020/5682 Karar sayılı, 10.10.2023 tarihli ve 2022/2128 esas, 2023/5710 karar sayılı, 10.05.2023 tarihli ve 2021/8624 esas, 2023/2855 karar sayılı emsal ilamları). Fakat, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak HMK 353/1-b-2.madde uyarınca Dairemizce yeniden hüküm tesis edilmesine karar verilmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalıların istinaf itirazlarının kabulü ile kararın kaldırılarak HMK’nın 353/1-b-2. maddesi gereğince Dairemizce yeniden hüküm tesisine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ...'in kendi adına asaleten diğer davalı ... adına vekaleten yapmış olduğu istinaf itirazlarının KABULÜ ile, İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/09/2021 tarihli 2019/923 Esas ve 2021/683 Karar sayılı kararının HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE; "a)Davacının itirazın iptali davasının dava şartı yokluğundan 6100 sy HMK'nun 114. ve 115/2. maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, b)492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu ret karar ve ilam harcından peşin alınan 578,85-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 36,55-TL harcın davacı taraftan alınarak Hazineye irat kaydına, c)Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.360,00 TL'nin, dava açmakta haksız olan davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, d)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, e)Dava reddedildiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir ve hesaplanmış olan; 9.467,08-TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı ...'e verilmesine. f)HMK.nun 333.maddesi uyarınca taaflarca yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde yatıran taraflara iadesine” ŞEKLİNDE YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE, 2-İSTİNAF AŞAMASINDA; davalılar tarafından karşılanan toplam 396,70 TL istinaf karar harcının istek halinde davalılara iadesine, 3-Davalı ... tarafından karşılanan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, 4-Davalı ... tarafından karşılanan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, 5-Davalılar tarafından istinaf aşamasında karşılanan 31,00 TL posta giderinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 7-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç, teminat ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 15/01/2025