Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2012/18186 E. 2013/4765 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2012/18186
- Karar No
- 2013/4765
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/172 Esas KARAR NO: 2025/121 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2024/1225 D.İş - 2024/1225 Karar TARİH: 18/10/2024 İHTİYATİ HACİZ İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: İhtiyati haciz isteyen vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı tarafa 25/09/2023 tarihli ve 146.880,00 TL bedelli e-fatura karşılığı mal sattığını, gönderilen faturanın karşı tarafça kabul edildiğini, karşı tarafın bu davaya konu satım işlemine karşılık 10.000,00-TL'yi 15/09/2023 tarihinde müvekkiline gönderdiğini, davalının bakiye 136.880,00-TL'yi ödemediğini, borçlunun menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü kişiler nezdindeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 18/10/2024 tarih 2024/1225 D.İş - 2024/1225 Karar sayılı kararında; " Somut olayda; tek taraflı düzenlenebilen bir belge olan faturanın tanzim edilmesi tek başına fatura alacağını muaccel hale getirmemektedir. İhtiyati haciz talep eden dilekçesi ekinde taraflar arasında düzenlenmiş cari hesap mutabakatı, faturaya konu malların sevk irsaliyesi bulunmamakta olup yaklaşık ispat hususu sağlanamadığından, İİK 257/1 maddesi anlamında ihtiyati haciz istenen alacağın muaccel olmadığı kanaatine varılmıştır. Bu haliyle alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği, yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği kanaatine varılmış yine dosya kapsamında borçlunun mal kaçırdığına ilişkin iddiaların ispatına yönelik somut bir belge de sunulmadığından talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir."gerekçesi ile, ihtiyati haciz talebinin reddine,karar verilmiş ve karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme alacağın varlığı ve muacceliyeti yönünden yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile taleplerinin ret edildiğini, mahkemenin gerekçesi ve kararının hatalı olduğunu; talep dilekçeleri ekinde alacaklarının kanıtı olan faturaların, faturaların karşı taraf tebliğ edildiğine ilişkin belgelerin ve karşı tarafın " Siparişe istinaden kısmi ödeme " açıklamalı ödemesini gösteren banka ödeme dekontunun (EK-1) mahkemeye sunulduğunu; bu belgenin taraflar arasında bir sözleşme yapıldığının kesin bir kanıtı olduğunu; öte yandan, ekte sunulan İstanbul Barosu Dergisinde yayımlanan yazar ...'ın makalesinde bahsi geçen Yargıtay 19.HD'nin 11.07.2012 T,6500 E-11549 sayılı ilamında;"... (İhtiyati haciz kararına itiraz eden) Muteriz şirketin mal alım bedeli karşılığında para gönderdiği yazılı olup, bu durumda taraflar arasında sözleşme ilişkisinin varlığı konusunda mahkemede bir kanaat oluşması gerekirken, itiraza uğrayan faturaların tek başına taraflar arasındaki akdi ilişkiyi ispatlamaya yeterli olmadığı şeklinde dosya içeriğine de uygun düşmeyen gerekçeye dayanarak ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır." denilmekte olduğunu; eldeki davaya konu olayda, karşı tarafın, davadaki taleplerinin dayanağı faturalarla ilgili sipariş vererek önce kısmi ödeme yaptığını, bu ödemeden sonra müvekkilinin karşı tarafa mal göndererek gönderdiği malların faturalarını düzenleyip karşı tarafa gönderdiğinin banka belgesi ve faturalar ile sabit olduğunu; bu durumun taraflar arasındaki sözleşme ilişkisini kesin bir biçimde kanıtlamakta olduğunu; öte yandan, emsal kararda sözleşme ilişkisi ispatlanmış ise faturalara itiraz edilmesinin sözleşmeyi ortadan kaldırmayacağına işaret edilmekte olduğunu; eldeki olayda taleplerine esas faturaların itiraza da uğramadığını; hal böyle olunca taraflar arasında bir sözleşmenin varlığı konusunda hiç bir tereddüt olmadığını; öte yandan; yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesinin aranmayacağını (Yarg.19.HD 2015/12410E-15145 K. Sayılı ilamı, Yarg.19.HD'nin 2012/18186 E.2013/4765 K. Sayılı ve 2014/12378 E.-16448 K ilamları ), taraflar arasında bir sözleşmenin varlığının kesin bir biçimde ispatlandığını; sözleşme ilişkisinin bir sonucu olarak taraflar arasında mal ve para alış verişinin olduğu dosyaya sundukları belgelerle sabit olduğunu; menkul malların alım satım akitlerinde edimlerin derhal karşılıklı ifasının kanun hükmü olduğunu; satılan malı alan ve faturasına itiraz etmeyen borçlunun borcunu derhal ifa etmekle mükellef olduğunu; TBK' nun 90 ve 234.maddelerinin borcun ifa zamanını açık ve net bir biçimde düzenlediğini; mahkemenin kararının TBK' nun anılan hükümlerine de uygun olmadığını, İleri sürerek, istinaf taleplerinin kabulü ile İstanbul Anadolu 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.10.2024 gün 2024/1225 D.İş ve 2024/1225 K. Sayılı kararının kaldırılarak talebimizin kabulüne, müvekkilin karşı taraftan olan 136.880,00 TL sı alacağı için karşı tarafın menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine masraf ve avukatlık ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep; satış faturasından doğan bakiye alacağa dayalı ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, mahkemece istemin reddine karar verilmiş, karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İİK'nun 257/1 fıkrası uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nun 258 maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür. Somut olayda; talebin dayanağı faturanın ihtiyati haciz isteyen tarafından aleyhine ihtiyati haciz istenen ... adına tanzim edilmiş 25/09/2023 tarihli, 100.000 adet 2ml Ampul açıklamalı KDV dahil 146.880,00-TL tutarlı fatura olduğu, ihtiyati haciz isteyen tarafından bu faturanın tebliğinin ve fatura muhtevası ürünlerin tesliminin gerçekleştirildiğinin, karşı tarafın 10.000,00-TL kısmi ödeme yaptığının belirtildiği, dilekçeye ekli dekont sureti incelendiğinde, ... tarafından 15/09/2023 tarihi itibariyle "siparişe istinaden kısmi ödeme" açıklaması ile ihtiyati haciz isteyene 10.000,00-TL ödeme yapıldığının görüldüğü, ihtiyati haciz taleplerinde varlığı iddia olunan alacağın kesin ispatı değil yaklaşık düzeyde ispatı aranmakla birlikte, sunulan dekont örneğinde dayanak faturaya veya içeriğine atıf bulunmadığı, yazılı bir sipariş formu, imzalı irsaliye veya sözleşme bulunmadığından, fatura muhtevasının teslim edildiğinin, fatura tarihinden önceki tarihli ödemenin teslim alınan dayanak fatura konusu ürünler için yapılan ödeme olduğunun ve ihtiyati haciz talep edenin faturadan bakiye 136.880,00-TL muacccel ve rehinle temin edilmemiş alacağı bulunduğunun, mevcut deliller ile yaklaşık düzeyde ispat olunamadığı, mahkemece istemin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşıldığından ve kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından ihtiyati haciz talep edenin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenden alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından, istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın ihtiyati haciz talep edenden tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 30/01/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.