Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/927 E. 2024/13109 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/927
Karar No
2024/13109
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16.Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2110 E- 2023/2259 K HÜKÜM/KARAR : Usulden reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 31. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/232-2023/270 Bölge Adliye Mahkemesinin esastan red kararına karşı davacı vekilince temyiz yoluna başvurulmuştur. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.12.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Av. ... , davalı ... , davalı şirket temsilcisi ... geldiler. Davalı ..., davacı, davalı şirket temsilcileri vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 17.12.2024 gününde Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Ltd. Şti.'nden alacaklı olduğunu, davalı borçlu şirket aleyhine icra takipleri başlattığını ve bu takiplerin kesinleştiğini, davalı şirketin üzerinde bulunan Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 24013 ada 3 parsel 6-10-18-25-26 nolu 5 adet bağımsız bölümün mal kaçırma gayesi ile diğer davalı ...'a sattığını, daha sonra 25 nolu daireninde 3. şahsa satıldığını ileri sürerek tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... İhracat İnşaat Limited Şirketi yetkilisi tarafından sunulan beyan dilekçesinde taşınmazın devri konusunda diğer davalı ... ve dava dışı .... Ticaret Limited Şirketi ile ... arasında sözleşme yapıldığını, taşınmazları devrettiği insanların tanıdık ve güvenilir insanlar olduğunu, bunun için para almadan devrettiğini, ... ve ... ile dava dışı ... Elektrik tarafından para ödendiği takdirde davacıya ödeme yapacağını, bu dört taşınmazı borçların silinmesi karşılığında ...'a devredebileceklerini, bu konuda sulh olabileceklerini, sulh olunmadığı takdirde davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. 2- Davalı ... vekili cevap dilekçesinde davacı tarafından her ne kadar davalılar arasında danışıklı işlem yapılarak kendisinden mal kaçırma girişiminde bulunulduğu iddiasında bulunulmuş ise de müvekkili ...'ın diğer davalı ... Limited Şirketi'nden bedelini ödeyerek ve usulüne uygun bir şekilde daireleri satın aldığını, müvekkilinin ödemeleri banka yoluyla yaptığını, diğer davalı ile senedin borçlusu dava dışı ... Limited Şirketi arasında dairelerin satıldığına dair sözleşme akdedildiğini ve taraflarının bilgilendirildiğini, ilgili sözleşmeye göre dairelerin ödemesinin senet borçlusuna yapılacak olduğunu, dairelerin de diğer davalıdan devralınacağının kararlaştırıldığını, senet borçlusu ile diğer davalı arasında dairelerin devredileceğine dair sözleşme, diğer davalı ... tarafından Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan davaya cevap olarak sunulduğunu, ayrıca müvekkili ile senedin borçlusu .... Limited Şirketi arasında ödeme planını gösterir sözleşme akdedildiğini, işbu sözleşmeye göre taşınmazların devri hususunda anlaşıldığını,mal kaçırma gayesi bulunmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur. 3- Davalı ... davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Ankara 31. Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.05.2023 gün, 2021/232 E- 2023/230 K sayılı ilamı ile davacının senet lehtarı olmadığı, davalı şirket ile aralarında farklı bir alacak ve hukuki ilişki sebebiyle ciro yoluyla senet alacaklısı konumuna geldiği, davacı tarafça davalı şirketten olan alacağına ve borcun doğumuna ilişkin hiçbir belge ve kaydın dosyaya sunulmadığı, bu senette belirtilen alacağa konu temel alacak borç ilişkisinin de ayrıca araştırılması ve ispatlanması gerektiği, davalılar arasında herhangi bir ticari ilişkinin kanıtlanamadığı, davacının ilgili kolluk görevlilerince yapılan sosyal ve ekonomik durum araştırmasına göre site görevlisi olarak çalıştığı, site lojmanında kiracı olarak ikamet ettiği, bu durumda taraflar arasında yapıldığı iddia edilen ticari ilişkinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu buna göre, davacı ile borçlu ... arasındaki takip konusu alacağın gerçek bir alacak olmadığı kanaatine varıldığı gerekçesi ile davanın "gerçek bir alacağa ilişkin icra takibinin varlığı" ön koşulu yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF VE İSTİNAFTAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. İstinaf Kararı 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 16. Hukuk Dairesinin 26.11.2023 tarih, 2023/2110 E, 2023/2259 K sayılı ilamı ile "davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, tapu iptali ve tescil davası açtığını, davalıların muvazaalı işlem yaptığı gün 5 taşınmazın bedelsiz olarak mal kaçırma kastı ile devredildiğini, icra takiplerine konu senetlerin keşide tarihinin taşınmaz satışından önce olduğunu, tanık beyanları, ihbar olunan beyanı ve borçlu davalı şirket yetkilisinin beyanından devirlerin alacaklılara zarar verme kastı ile yapıldığının ispatladığını, taşınmazların gerçek değeri ile satış değeri arasında fahiş fark bulunduğunu, davalı şirket aleyhine başlatılan takipte hacze kabil malvarlığının bulunmadığının tespit edilmesi üzerine davalı ... İhr. İnş. Ltd. Şti. yetkilileri hakkında resmi evrakta sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, soruşturma aşamasında taşınmazlara tedbir konulduğunu, borçlu ...’ın Şereflikoçhisar Kaymakamı olup maaşına haciz yazısı yazıldığını ve maaş haczinde 12, 13 ve 15. sırada olunduğunun bildirildiğini, mahkemenin eksik incelemeye dayalı karar verdiğini, davalı ...'in danışıklı olarak taşınmazı davalı ...'a devrettiğini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine göre uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali isteminden kaynaklanmaktadır. 2. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanunun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; İİK'nun 277. vd. maddelerinde tasarrufun iptali davalarında gerçek bir alacağın olmasının dava şartı olarak düzenlenmesinde dosyanın mevcut hali ile davacının gerçek bir alacağı olduğunu ispat edememesine göre davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile bozma ilamına uyularak verilen, usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Duruşmada vekille temsil olunmayan davalılar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/927, K. 2024/13109, T. 17.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-927-e-2024-13109-k-5baf0a932b03