İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/580 E. 2025/626 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/580
Karar No
2025/626
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/580 Esas KARAR NO : 2025/626 Karar DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 26/02/2025 KARAR TARİHİ : 17/07/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/08/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP: Davacı taraf Küçükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, .... Ticaret A.Ş.'nin .... ile birlikte münferiden imzaya yetkili yönetim kurulu üyesi ve başkan yardımcısı olduğu dönemde üç adet çekin müvekkilinin bilgisi dışında, şirketten herhangi bir alacağı olmayan ...'in eline geçtiğini, davalı ...'in, çekleri bankaya ibraz ettikten sonra karşılığı olmaması sebebiyle banka sorumluluk tutarını bankadan tahsil ederek .... A.Ş. Hakkında aşağıda yazılı icra müdürlüklerinde icra takibi başlattığını, ... seri numaralı çek için İstanbul .... İcra Dairesi ... Esas sayılı icra dosyasında, ... ve ... seri numaralı çekler için İstanbul .... İcra müdürlüğü ... Esas sayılı icra dosyasında bu takiplerin başlatıldığını, davalı ...'in, çeklerin keşide tarihinde .... A.Ş. nin yetkilisi olan müvekkili ve diğer yetkili hakkında karşılıksız çek şikayeti ile İcra Ceza Mahkemesin'de şikayetçi olduğunu, Küçükçekmece ... İcra Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile başlayan yargılama sürecinde verilen mahkumiyet kararının, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesi'nin ... Esas ve .... Karar sayılı ilamı ile bozularak dosya yerel mahkemeye geri gönderildiğini, yerel mahkeme de ... Esas numarası ile yargılamaya devam edilerek müvekkilinin cezalandırılmasına karar verildiğini, yerel mahkeme kararının İstinaf Mahkemesi tarafından da onandığını, özetle müvekkilinin imzasının kendisine ait olmadığı ve borçlunun eline nasıl geçtiğini bilmediği bir çekten dolayı cezalandırıldığını, müvekkilinin, ortağı ve yöneticisi olduğu ... A.Ş. Ünvanlı şirketten fiilen ve hukuken uzaklaştırılmış ve müvekkilinin şirketteki tüm görevlerinden 31.08.2020 yılında istifa etmiş olduğunu, 2019 yılında oğlunun eğitim durumu sebebiyle Kanada'ya taşındığını, bu süreç zarfında Türkiye'ye ziayerete geldiğinde ....A.Ş. tarafından çeklere ilişkin imza ve borca itiraz için açılan davada imza örneklerinin alındığını, bilirkişi ve adli tıp raporları düzenlenerek ve imzaların müvekkiline ait olmadığının tespit edildiğini, .... A.Ş. Tarafından imzaya ve borca itiraz amacıyla açılan ve İstanbul ... İcra Hukuk Mahekemesinin ... esas numarası ile devam eden dosya daha sonra mahkemelerin birleşmesi sebebiyle İstanbul .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasına kaydedilerek yargılamaya devam edildiğini, dilekçelerinde bahsettikleri üzere müvekkilinin fiilen ve hukuken şirketten uzaklaştırılmış olması, şahıs olarak dosya da taraf olmaması ve şirketteki tüm görevlerinden istifa etmesi sebebiyle dosyanın hali hazırdaki akıbetinin bilinmediğini, son edinilen bilgilere göre dosyanın istinaf ya da temyiz aşamasında olduğunu, çeklerin üzerindeki imzaların müvekkiline ait olmadığı icra hukuk mahkemesindeki bilirkişi ve adli tıp raporları ile ispat edilmesine rağmen, icra ceza mahkemesince, icra hukuk mahkemesi kararlarının kesin hüküm niteliğinde olmaması sebebiyle dikkate alınmadığını, bu sebeple işbu davayı açma zarureti hasıl olduğunu bildirerek, çeklerin üzerindeki imzaların müvekkiline ait olmadığının tespit edilerek davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava dilekçesi Küçükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesinin .... Esas numarasına kaydedilmiş, mahkemece verilen ... Esas, .... Karar, 27/02/2025 tarihli hükmü ile verilen görevsizlik kararı üzerine mahkememize tevzi edilmiştir. Dava, çeklerin üzerindeki imzaların davacıya ait olmadığına dair İİK madde 72 uyarınca açılmış menfi tespit davasıdır. HMK m.106’a göre 10; “Tespit davası yoluyla mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının yahut yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilir. Tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır. Maddi vakıalar, tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamaz.” Tespit davası genel olarak HMK m.106’da düzenlenmiş olup iki çeşit tespit davası mevcuttur. Bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının veya bir belgenin sahte olmadığının tespiti müspet (olumlu) tespit davası iken bir hakkın veya hukuki ilişkinin yokluğunun veya bir belgenin sahte olduğunun tespiti menfi (olumsuz) tespit davasıdır. Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarında, tespit davasına konu hukuki ilişkinin hemen tespitinde aranan hukuki yararın varlığı için davacının bir hakkı veya hukuki durumu güncel bir tehlike ile tehdit edilmiş olmalı, bu tehdit sebebiyle davacının hukuki durumu zarara uğrayacak durumda olmalı ve tespit hükmünün bu tehdidi ortadan kaldırılmaya elverişli olması başlıca üç şartın birlikte bulunması aranmaktadır. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, T. 25.12.2015, E. 2014/14447, K. 2015/23313; Yargıtay 21. Hukuk Dairesi., T. 24.03.2016, E. 2016&3441, K. 2016/5086. "... Diğer yandan dava konusu çeklerin keşidecisinin davacı şirket olduğu, diğer davacının çeklerde şahsen sorumluluğunun bulunmadığı, şirket yetkilisi olarak hakkında ceza yargılaması yapılmasının da sonucu değiştirmeyeceği bu nedenle menfi tespit talebinde hukuki yarar ve aktif dava ehliyetinin bulunmadığı, davacı .... yönünden davanın usulden reddi gerektiği anlaşılmıştır..." İstanbul BAM .... Hukuk Dairesi, 07/11/2024 Tarih, ... Esas, .... Karar. Dosya tüm deliller ile birlikte incelenmekle; Dava konusu çeklerin keşidecisinin şirket olduğu, davacının çeklerde şahsin sorumluluğunun bulunmadığı, şirket yetkilisi olarak hakkında ceza yargılaması yapılmasının da sonucu değiştirmeyeceğinin İstanbul BAM .... Hukuk Dairesi, 07/11/2024 Tarih, .... Esas, ... Karar. Sayılı ilamında da açıkça belirtildiği , bu nedenle menfi tespit talebinde hukuki yarar ve aktif dava ehliyetinin bulunmadığı anlaşılmakla davanın dava şartı eksikliğinin re’sen gözetileceğinden davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Açılan Davanın HMK'nun 114/1-(h) ve 115/2 maddeleri uyarınca hukuki yarar yokluğu nedeniyle dava şartı noksanlığından USULDEN REDDİNE, 1-Peşin harcın mahsubu ile bakiye harç tayinine yer olmadığına, 2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 3-Karar kesinleştiğinde davacı tarafından yatırılan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine, 4-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince davacı veya vekilinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde karar verildi. 17/07/2025 Katip ... ¸e-imzalı Hakim ... ¸e-imzalı

Atıf: Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/580, K. 2025/626, T. 17.07.2025, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-580-e-2025-626-k-ede9182bc88c