İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/894 E. 2025/868 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/894
Karar No
2025/868
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/894 Esas KARAR NO : 2025/868 DAVA : Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 24/10/2024 KARAR TARİHİ : 20/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirketin yurt çapında, kargo taşımacılığı yapan ve alanında haklı bir unvana sahip köklü bir kuruluş olduğunu, davalının da bu hususta müvekkili şirketi tercih ettiğini ancak verilen hizmet karşılığında müvekkili şirketçe herhangi bir ödeme alınamadığını, davalının kargo taşımacılığı hizmeti aldığını ancak ödemediği hizmet bedelleri nedeniyle müvekkili şirketin alacağının oluştuğunu, müvekkili şirketle davalı arasında taşıma sözleşmesinden doğan ticari ilişki neticesi oluşan cari hesap alacağının tahsili amacıyla taraflarınca İstanbul .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası üzerinden borçlu hakkında cari hesaba dayanarak ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun, borçlu olmadığını iddia ederek borca itiraz ettiğini ve takibi durdurduğunu belirterek; davalarının kabulüne, fazlaya ilişkin hak ve alacak talep etme hakları saklı kalmak kaydıyla 11.699,87 TL asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafça süresinde dosyaya cevap dilekçesi sunulmamıştır. Davacı, 09.08.2022 tarihinde davalı aleyhine İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile; 11.699,87 TL Cari Hesap Alacağı (İstenen: Yıllık Reeskont Avans) 11.699,87 TL Toplam Alacak tutarında toplam alacağın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takip tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar asıl alacağa işleyecek yıllık 9615,75 Avans Faizi Merkez Bankası ve değişen oranlardaki faizi ile icra giderleri, avukatlık ücreti ile birlikte Borçlar Kanunu'nun 100.maddesi uyarınca yapılacak kısmi ödemelerin öncelikle faiz ve masraflara mahsubuyla tahsili talebiyle icra takibinde bulunmuştur. Tebliğ mazbatasının incelemesinde, ödeme icra emrinin davalıya 14.08.2022 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür. Davalı vekili 18.08.2022 tarihli dilekçesinde; “Müvekkilinin böyle bir borcu olmadığını, ilamsız takibe, asıl borca, fer'ilerine, faize ve sair tüm takip taleplerine itiraz ettiklerini belirterek icra takibinin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. SMMM Bilirkişi ve taşıma konusunda uzman bilirkişi tarafından dosyaya sunulan bilirkişi heyet raporunda özetle; Davacının 2022 yılına ilişkin yevmiye ve kebir defterlerinin e-defter olarak elektronik ortamda tutulduğu, e-defter beratlarının Maliye İdaresine kanuni süresinde yüklendiği, envanter defterinin açılış tasdikinin kanuni süresinde yaptırıldığı, davacının 09.08.2022 takip tarihi itibarıyla davalıdan 11.699,87 TL alacaklı olduğu, davacının dosya içeriğine sunulan faturalar ve eklerindeki detaylar birlikte değerlendirildiğinde; birbirinden bağımsız ve benzersiz toplamda 76 farklı gönderi kodunun tespit edildiği, söz konusu gönderi kodlarının her birinin ayrı bir kargo taşımasına dayanan taşıma sözleşmesine işaret ettiği, davacı yanın, dosya kapsamında verilerde her bir münferit taşıma sözleşmesi açısından akdi ve fiili taşıyıcı olduğu kanaatinin oluştuğu, 5- TTK Md.850/1-2 uyarınca ilgili taşıyıcı olan davacının varma yerine ve ilgili alıcıya sorunsuz şekilde yükü teslim ettiği müddetçe ücret hakkının oluşacağı, bu doğrultuda 76 gönderinin hiçbirine TTK Md.875/1 uyarınca belirtilen zarar unsurlar bazında davalının itirazının olmadığı, dolayısıyla taşıyıcı-davacının tüm taşıma işlerini sorunsuz sonucuna varıldığı, bu doğrultuda davacı tarafın dava konusu fatura tutarları davalıya yansıtabileceğinin değerlendirildiği sonuç ve kanaatine varıldığı, hukuki nitelendirme ve değerlendirmenin mahkemeye ait olduğu kanaati ile bilirkişi heyeti raporu sunmuşlardır. TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE; Dava, davalıya kargo taşıma hizmeti verildiği ve bu sebepten ötürü davalıdan alacaklı olduğu gerekçesiyle davalı aleyhine yapılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319) Dava dosyamızda ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerinde olup tarafların iddiaları doğrultusunda delilleri toplanarak bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına dair ihtaratlı ara karar kurulmuş inceleme günü sadece davacı defterlerini incelemeye esas olacak şekilde dosyamıza sunmuştur. Yapılan inceleme neticesinde davacı defterlerine göre davacının davalıdan alacaklı olduğu tespit edilmiş fakat davalı defterlerini incelemeye esas olacak şekilde ibraz etmemiştir. Rapor neticesinde incelenen davacı defterlerine göre davacının davalıdan faturalar karşılığında 11.699,87-TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin 22/07/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirilmeden önceki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. " şeklindedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin 22/07/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirildikten sonraki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklindedir. 7251 sayılı yasanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesindeki değişikliği düzenleyen 23. maddesine ait Türkiye Büyük Millet Meclisi gerekçesi " Maddeyle, Kanunun ticari defterlerin ibrazı ve delil olmasına ilişkin 222 nci maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Mevcut metne göre diğer tarafın defter kayıtlarında ilgili hususta hiçbir kayıt bulunmaması halinde, ibraz eden tarafın ticari defterindeki kayıtlar, sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmektedir. Ticari defteri ibraz edenin tek taraflı işlemiyle oluşturduğu kayıtların, bu kayıtlardan hiçbir şekilde haberi olmayan karşı taraf aleyhine delil teşkil ediyor olması hakkaniyete aykırı sonuçlar doğurabileceği gibi hukuk güvenliği ilkesine de aykırılık teşkil edebilmektedir. Bu sebeple maddede yapılan değişiklikle, ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için öngörülen unsurlardan biri olan, diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtların “ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi” hali, madde metninden çıkarılmaktadır. Kural tersine çevrilmekte ve karşı tarafın maddede belirtilen usule uygun olarak tuttuğu ticari defterini ibraz ettiği halde ileri sürülen hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterin, sahibi lehine delil olarak kullanılamayacağı açıkça hükme bağlanmaktadır. Madde metni dışına çıkarılan “ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi” durumunun yerine, “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” durumu maddeye ilave edilmektedir. Buna göre ticari defterde yer alan herhangi bir kaydın, sahibi lehine delil teşkil edebilmesi için diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi gerekecektir. Bu düzenlemenin hakkaniyete ve hukuk güvenliği ilkesine uygun olduğu düşünülmektedir. Zira ticari defteri ibraz edenin defterinde yer alan ve diğer tarafı muhatap alan kayıt, diğer tarafa sunulmakta ve diğer tarafın kendi defterindeki kayıtlara dayanarak karşı delilini ileri sürmesi beklenmektedir. Diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi hali, ileri sürülen delili hükümden düşürecek başka herhangi bir kayda sahip olmadığı anlamına gelecektir. Belirtilmelidir ki defter ibraz etmeyen tarafın, diğer tarafın ticari defterindeki kayıtların aksini senet veya diğer kesin delillerle ispatlama hakkı saklıdır." şeklindedir. Kanun değişikliği sonrasında madde gerekçesi içeriğinden anlaşıldığı üzere, davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222/3. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 2. maddesi ile 6100 sayılı HMK' nın 29. maddesi kapsamında dürüstlük-hakkaniyet ilkesine aykırı bir şekilde engel olduğundan, sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının, davacı tarafça ileri sürülen delili hükümden düşürecek başka herhangi bir kayda sahip olmadığının ve bunun sonucunda da davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekir. Bu durumda davacının ticari defter kayıtları ile alacağın varlığının ispatlandığı, yine taşıma ilişkisine bakıldığında alınan rapor neticesinde davacının her bir fatura karşılığı hizmeti TTK madde 850 kapsamında davalıya verdiği kanaatine varıldığı, davalının defter sunmaması nedeniyle fatura teslim olgusunun artık ispatının gerekmeyeceği yine yaptırılan bilirkişi incelemesine göre alacağın ticari defterlerde belli olduğu, yani likit olduğu anlaşıldığından dava hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜNE, 11.699,87-TL'nin ( İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyasından ötürü tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile) 08/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 799,21-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 427,60-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 371,61-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, 3-Davacı tarafından yatırılan toplam 916,00-TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti toplamı 9.500,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 11.699,87-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife Hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 7-Taraflarca yatırılıp harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 8-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; miktar olarak KESİN olarak hazır olan tarafların yüzüne karşı karar verildi.20/10/2025 Katip ... ¸E-imza Hakim ... ¸E-imza

Atıf: Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/894, K. 2025/868, T. 20.10.2025, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-894-e-2025-868-k-2bea46930aeb