İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/325 E. 2024/49 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/325
Karar No
2024/49
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/325 Esas KARAR NO : 2024/49 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/09/2024 KARAR TARİHİ : 20/09/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; 23/11/2023 tarihinde davalılardan ...'ın, ... plaka sayılı araç ile direksiyon hakimiyetini kaybederek, park halinde bulunan ve davacı adına kayıtlı ... ve ... plaka sayılı araçlara çarpması nedeni ile maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davalı ...'ın ... plaka sayılı aracını olay mahallinde terk ederek kaçıp gittiğini, aracın çekici ile otoparka çekildiğini, kaza nedeniyle davacıya ait her iki aracın da zarar gördüğünü, davacıya ait ... plaka sayılı aracın pert olduğunu, ... plakalı araçta da ciddi zarar mevcut olduğunu, kaza tespit tutanağından ... plaka sayılı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olup %100 kusurlu olduğunun anlaşıldığını, davalı ... şirketince, .... poliçe numarası ile sigortalı olan ... plakalı davacının aracı için ... no.lu hasar dosyası açıldığını, ve davacının aracı için yapılan ekspertiz raporu gereği pert olduğu tespit edildiğini, aracın rayiç bedelinin 800,000.-TL olduğuna ve iş bu bedelin ödenmesine karar verildiğini, davacıdan Aralık 2023 tarihinde ibraname alınmasına rağmen belirlenen iş bu değerin davalı ... şirketince hemen ödenmediğini, ödeme tarihi 04/01/2024 olup davacıdan ibraname alındığı tarih olan Aralık 2023'te ödeme yapılmadığını, ödeme yapılan tarihte tüm araçlarının değerinin artması nedeni ile perte çıkan aracın birebir aynısını alabilmek için davacının kredi çekmek zorunda kaldığını, davalı ... A.Ş.'ye iş bu munzam zararın tazmini için 26/03/2024 tarihinde mail atıldığını ancak cevabi maillerinde olumsuz yanıt verdiğini, davalı ... firmasının ödemeyi geç yaparak zararın oluşumuna sebebiyet verdiği, bütün davalıların davacının iş bu munzam zararından mesul olduğunu, yapılacak bilirkişi incelemesinden sonra değer artırımı yapmak kaydı ile şimdilik 10.000,00.-TL'yi kaza tarihinde itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsilini talep ettiğini, tüm bu nedenlerle, davanın kabulü ile şimdilik 10.000,00 TL kaza tarihi olan 23/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, davalının aracı elden çıkartma ve dava sonucu alınabilecek tazminatın sonuçsuz kalma ihtimali bulunduğundan davalıya ait araca ihtiyati tedbir konulmasını, zarar tarihinden itibaren geçen süreçte yasal faizi ile karşılanamayan ek munzam zarar ve ek dava haklarını saklı tutarak yapılacak yargılama harç ve giderlerinin vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; trafik kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun (TKHK) 2. maddesinde Kanunun kapsamı "Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar" şeklinde açıklanmıştır. Kanunun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasının (l) bendinde ise tüketici işlemi, "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukukî işlemi ifade eder" biçiminde tanımlanmıştır. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanunun 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. Bir hukukî işlemin sadece 6502 sayılı Kanunda düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir. Somut olayda; davacı, park halindeki aracına gerçek kişi davalı tarafından çarpılması nedeniyle uğranılan zararın tazmini talebinde bulunmuş olup, davacıya ait araç davalı ... şirketine sigortalıdır. Dosya kapsamına göre davacıya ait aracın hususi araç olduğu ticari olmadığı, bu durumda sigorta şirketi ile davacı arasında tüketici işlemi bulunduğu anlaşılmakla 6502 sayılı yasa kapsamındaki uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde çözümlenmesi gerektiği (İstanbul BAM 37. Hukuk Dairesinin 2019/90 Esas, 2019/1012 Karar sayılı ilamı) anlaşılmakla davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşagıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın, dava şartı olan 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca görev yönünden USULDEN REDDİ ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, 2-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde, dosyanın ve eklerinin yetkili ve görevli mahkeme olan BAKIRKÖY NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine, 4-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 2. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, dava dosyasının re'sen ele alınarak, açılmamış sayılmasına karar verilmesine, bu hususun taraflara ihtaratına, (Gerekçeli hükmün tebliği ile ihtaratına) 5- 6100 Sayılı HMK nın 331/2.nci maddesi 1. cümlesi uyarınca, bu dava dosyasına ilişkin harç ve yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkemede değerlendirilmesine, 6-Dava dosyasının kesinleşmesi üzerine, iki (2) haftalık yasal süre içerisinde, taraflardan herhangi birinin, ilgili mahkemeye dava dosyasının gönderilmesini talep etmemesi halinde, ilgili dava dosyasının mahkeme Yazı İşleri Müdürü tarafından mahkeme hakiminin önüne getirilmesine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda karar verildi.20/09/2024 Katip ... ¸e-imza Hakim ... ¸e-imza

Atıf: Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/325, K. 2024/49, T. 20.09.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-325-e-2024-49-k-2aed001e26ca