İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/250 E. 2024/131 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/250
- Karar No
- 2024/131
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/250 Esas KARAR NO : 2024/131 DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan), Tapu İptali Ve Tescil (Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/07/2022 KARAR TARİHİ : 09/10/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan), Tapu İptali Ve Tescil (Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; dava konusu İstanbul İli, .... İlçesi, ... Mahallesi, .... parselde kayıtlı taşınmazın arsa sahibi olan davalılar ..., ..., ... ve ... ile müteahhit olan davalı ... arasında Büyükçekmece .... Noterliği'nin 23/08/2017 tarih, ve .... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi akdedildiğini, davalı ... ile müvekkili arasında hafriyat ve fore kazık işlemleri dahil olmak üzere inşaatın anahtar teslim vaziyette teslim edilmesine ilişkin olarak taşeron sözleşmesi imzalandığını, ödemelerin %30'u nakit, %70'inin barter olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin sözleşme kapsamında tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini ancak sözleşme kapsamında müvekkiline yapılması gereken ödemeler ile barter olarak müvekkil şirket adına devir edileceği belirtilen taşınmazların devredilmediğini, davalı arsa sahipleri ile yapılan görüşmelerin sonuç vermediğini, davalı ...'ın tek amacının müvekkilinden mal kaçırma olduğunun tespiti üzerine eldeki davayı açtıklarını, müvekkilinin inşaatın yaklaşık %90'ını tamamladığını ancak davalılar asılsız beyanlar ile Küçükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Değişik İş sayılı dosyasından tespit raporu aldırdıklarını, inşaatın tamamlanma seviyesinin %64,60 olduğuna dair asılsız rapor sunulmasının sağlandığını ve Büyükçekmece .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile takip başlattığını, bunun üzerine Küçükçekmece .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... değişik iş sayılı dosyası ile tespit raporu aldırdıklarını, alınan raporda imalat seviyesinin %83 seviyesinde olabileceğinin tespit edildiğini, sözleşme kapsamında müteahhit ... tarafından müvekkiline cüzi miktarda ödeme yapıldığını, müvekkil şirketin milyonlarda TL alacağının ödenmediğini, bu sebeplerle dava konusu taşınmaza ilişkin olarak müvekkil şirketin alacak miktarının tespiti ile alacakları oranında müvekkile isabet edecek net inşaata tekabül edecek bağımsız bölümlerin davalılar adına kayıtlı tapu kayıtlarının iptali ile müvekkili adına tesciline, şimdilik 50 bin TL alacağın davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, tapu iptali ve tescil davasıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir .... ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur. (Yargıtay 3. H.D.sinin 04.12.2017 gün ve 2016/9128 E- 2017/17010 K. sayılı kararı) Somut olayda dosya içerisine celp edilen ticaret odası ve vergi dairesi kayıtlarından anlaşıldığı üzere; Davalılar ... ve ...'nın tacir olmadığı, vergi dairesinden gelen müzekkere cevabı incelendiğinde davalıların tacir olmadığı anlaşılmıştır. Nispi ticari dava olarak görülmesi için tüm tarafların tacir olması gerektiği fakat dosya kapsamından yapılan araştırmada bir kısım tarafların tacir olmasına rağmen ... ve ....'nın tacir olmadığı, bu nedenle davanın nispi ticari dava türüne de girmediği, uyuşmazlığın mutlak ticari dava olarak nitelendirilebilecek şekilde TTK'da düzenlenen bir konudan kaynaklanmadığı gibi özel bir düzenleme ile uyuşmazlığın ticaret mahkemelerinin görev alanında bulunduğu belirtilmediği için davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca TTK nun 4. ve 5. maddeleri kapsamında "ticari dava" olarak nitelendirilemeyeceği ve davaya bakmanın Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevi kapsamında olduğu anlaşılmıştır. 6100 Sayılı HMK nın 1. Maddesi hükmüne göre; göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden olup, aynı yasanın 114/1-c bendi uyarınca, dava şartı olan bu husus, 6100 Sayılı HMK nın 115/1. maddesi gereğince mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinde araştırılır, göreve ilişkin dava şartı noksanlığının sonradan giderilmesi mümkün değildir. Bu durumda davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-GÖREVLİ MAHKEMENİN KÜÇÜKÇEKMECE ... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNA, 3-Mahkememiz kararının kanun yoluna götürülmeksizin kesinleşmesi halinde daha öncede Küçükçekmece ....Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verildiğinden olumsuz görev uyuşmazlığı nedeniyle merci tayini için dosyanın İSTANBUL BAM .... HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, 5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda karar verildi.09/10/2024 Katip ... ¸E-imza Hakim ... ¸E-imza