İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/94 E. 2025/879 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/94
- Karar No
- 2025/879
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/94 Esas KARAR NO : 2025/879 DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/01/2024 KARAR TARİHİ : 14/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilin dava dilekçesinde özetle, Davalı şirket yetkilisi ... ’in, 03.10.2022 tarihinde davacı şirketle irtibata geçerek iş yeri kiralama talebini müvekkile ilettiği ve bu hususta kendisine aracılık edilmesini talep ettiğini, davacının kiralık iş yeri bulunması için kendisinden talepte bulunulmasının ardından, üzerine düşen edimi yerine getirmek adına davalının talebine uygun olan işyerlerini davalı şirket yetkililerine gösterdiğini, bu doğrultuda davacının "... Cad. No 22 .... A Blok Kat 3 Güneşli Bağcılar/İstanbul" adresindeki 6.000 m2 iş yerini de davalıya sunduğunu, davalının burayı görmek istemesi üzerine davacı şirketin yetkilisi ...’in, bu taşınmazın bulunduğu ...'nın yetkilileri ve çalışanlarıyla iletişime geçtiğini, söz konusu taşınmazı görmek için, davalılar ile ...'na gelecekleri yönünde bilgi verdiği ve randevu aldığını, tarafların 13.10.2022 tarihinde davalı şirketin ofisinde yüz yüze görüştüğünü, davalı şirketin davacının aracılık faaliyeti neticesinde mezkur iş yerini kiraladığını, davalı şirketin burayı kullandığınu, davalı şirketin bu doğrultuda, binanın dış cephesine tabelalarını da astığını, mezkûr taşınmazın, davalı şirket mal sahibi ile kira sözleşmesini akdetmeden evvel davacı şirket tarafından .... ilan numarasıyla sahibinden sitesine ilana konulduğunu, taşınmazın kiralık ilanı her ne kadar 400.000 TL'ye yayınlanmış olsa da ilanın açıklamasında "4.000 m2'den 6100 m2'ye kadar" şeklinde ifade edildiği üzere m2'nin artması durumunda kira bedelinin de arttığını, Zira söz konusu taşınmazda iş yeri bölümlerinin büyüklüğünün ayarlanabildiğini, davalı şirket tarafından mezkûr taşınmazın 6.000 m2'sinin 500.000 TL'ye kiralandığını, davalı şirketin, tarafların başlangıçta kararlaştırdığı emlak danışmanlığı hizmet ücretini vermediğini, davacının hak kazandığı bu alacak dolayısıyla işbu davayı açma zaruretinin hasıl olduğu, kira sözleşmesinin kurulmasına aracılık eden davacının, bu edimi karşılığında söz konusu taşınmazın bir aylık kirası tutarında ücrete hak kazandığı, davalının, davacıya bu tutarda ödeme yapması gerektiğini, davalı şirketin davaya konu ...'ndaki 6.000 m2 iş yerini aylık 500.000 TL kira bedeli karşılığında kiraladığını, davacının da, bu kiralama işlemine aracılık etmesinin karşılığında, 600.000 TL (500.000 TL + KDV) ücrete hak kazandığını, davaya konu taşınmazın 2022 yılının Ekim ayında davalı şirkete kiralanması ile davacının ücrete hak kazandığını, bu tarihte davacının alacağının muaccel hale geldiği, davalı şirket bir yılı aşkın süredir davacıdan kiralanmasında aracılık ettiği bu taşınmazı kullanmasına rağmen, davacıya ücretini ödemediği belirterek, davanın kabulünü, taraflar arasındaki taşınmaz komisyonculuk sözleşmesine dayalı şimdilik 5.000,00-TL komisyon alacağının muaccel olduğu tarihten itibaren işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsilini, davalı şirkete verdiği hizmet karşılığında, şimdilik 5.000,00-TL'nin muaccel olduğu tarihten itibaren işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsili, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilin cevap dilekçesinde özetle, davacı tarafla yapılan bir sözleşme bulunmadığını, bu sebeple komisyon alacağının bulunmadığını, ortada bir danışmanlık faaliyetinin bulunmadığını, davalının 6.000 m2 yeri 500.000,00-TL kiraladığını iddia etmişse de müvekkilinin kira sözleşmesi incelendiğinde müvekkilinin kiraladığı yere 632.000,00-TL'ye kiralandığını, davacının davalı şirkete danışmanlık verdiği iddiasının asılsız olduğunu, davacının davalı şirketten ücret talep edebilmesi için bir iş yapmış olması gerektiğini, davacının kötü niyetli olarak davalı şirketten kazanç sağlamaya çalıştığını belirterek, davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. DELİLLER : Tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, Taraflar arasındaki taşınmaz komisyonculuk sözleşmesine dayalı olarak şimdilik 5.000,00-TL komisyon alacağının ve davalı şirkete davacı tarafça sağlanan hizmet karşılığında şimdilik 5.000,00-TL'nin muaccel olduğu tarihten itibaren işleyecek ticari faiziyle tahsili isteminden ibarettir. Davacı vekilinin 30/05/2025 tarihli dilekçesi ile, davalarını ıslah ederek 632.000,00-TL komisyon alacağının muaccel olduğu tarihten itibaren işlemiş faiziyle davalıdan tahsilini talep ettiği beyan dilekçesi sunduğu görüldü. Mahkememizden verilen 12/11/2024 tarih ve ... Esas ... sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin 16/01/2025 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla kaldırılmakla, mahkememizin yukarıdaki esasa kaydının yapıldığı görülmüştür. Dava konusu somut olayda, Taraflar arasındaki taşınmaz komisyonculuk sözleşmesine dayalı komisyon alacağının ve davalı şirkete davacı tarafça sağlanan hizmet karşılığında alacağın davalıdan tahsili istemiyle eldeki dava ikame edildiği görülmüştür. 6098 sayılı TBK.' nun 520. maddesinde belirtildiği üzere, “Simsarlık sözleşmesi, taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkanının hazırlanmasını ve bu sözleşmenin kurulması halinde aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin kurulması halinde ücrete hak kazandığı sözleşmedir.” Yine 6098 sayılı TBK.' nun 521. maddesi gereği de “Simsar, ancak yaptığı faaliyet sonucunda sözleşme kurulursa ücrete hak kazanır.” TBK'nın 520/3. maddesinde simsarlık sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması gerektiği belirtilmiş olup yazılı şeklin unsurlarının mevcut olup olmadığının genel hükümlere göre belirlenmesi gerekir. TBK'nın 14. maddesi uyarınca, sözleşmede tarafların imzalarının bulunması şarttır. Diğer yandan, bu belgenin simsarlık sözleşmesi sayılabilmesi için simsarlık sözleşmesinin asli unsurlarını da içermesi gerekir. Geçerli bir sözleşmenin mevcudiyeti halinde, TBK'nın 521/1. maddesi uyarınca simsar, ancak yaptığı faaliyet sonucunda sözleşme kurulursa ücrete hak kazanır. Tellallık sözleşmesi, tellal ile bu sözleşmeyi imzalayan kişi arasında hak ve borç doğuran bir sözleşmedir. Davalı, şartların gerçekleşmesi halinde, davacıya karşı sözleşme ile yükümlendiği ücretten sorumludur (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2015/36598 E 2015/35239 K. 02/12/2015 T.). TBK'nın 521/1. maddesi uyarınca; simsar, ancak yaptığı faaliyet sonucunda sözleşme kurulursa ücrete hak kazanır. İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları içeriğine göre; uyuşmazlığın dayanağının taşınmaz simsarlığı ilişkisine bağlı alacak olduğu dikkate alınarak yukarıda açıklanan kanun hükümleri ve yargı kararları ile sabit olduğu üzere işbu sözleşmenin geçerlilik şartının yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlı olduğu ve ancak taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın reddine, 2-Alınması gerekli 615,40-TL harçtan davacı tarafça yatırılan 427,60-TL peşin harç ve 10.708,00-TL ıslah harcın mahsubu ile, fazlaca yatırılan 10.520,20-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-AAÜT gereğince hesap edilen 98.800,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 6-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar Taraf vekillerinin yüzüne açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/10/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır