İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/870 E. 2024/1088 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/870
Karar No
2024/1088
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/870 Esas KARAR NO : 2024/1088 DAVA : Alacak (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/11/2024 KARAR TARİHİ : 07/11/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde özetle; taraflar arasında 13/07/2020 tarihinde ...San. Dış. Tic. Ltd. Şti. Genel Kurul Toplantı Tutanağı başlığı altında düzenlenen sözleşme ile dava dışı ...Sanayi Dış Ticaret Limited Şirketinin %40 oranında hissedarı ve aynı zamanda yetkili olan ...'ın mezkur hissesi üzerinde adi ortaklık kurulduğunu ve ortaklık yapısı içerisinde davacılardan ... %8 ve ...'un %8 oranında pay sahibi olduğunun kararlaştırıldığını, davacıların davalı ...'ın adı geçen şirkette %40 oranındaki hissesi içerisinde toplam %16'lık kısma isabet eden ve 2019 yılından itibaren, ortaklığın sonlandırıldığı 2023 yılının Kasım ayı son u dönemi içerisinde ödenmeyen bakiye kar payının davalı aktif ortaktan kısmi eda davası olarak şimdilik 10.000,00-TL'sinin tahsili isteminden ibarettir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’nda ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur. Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatını haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır. (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. 2018/2531 K. 2018/11280 T. 19.06.2018) Yukarıda değinilen hususlar çerçevesinde somut olaya bakıldığında; Taraflar arasında 13/07/2020 tarihinde ...San. Dış. Tic. Ltd. Şti. Genel Kurul Toplantı Tutanağı başlığı altında düzenlenen sözleşme ile dava dışı ...Sanayi Dış Ticaret Limited Şirketinin %40 oranında hissedarı ve aynı zamanda yetkili olan ...'ın mezkur hissesi üzerinde adi ortaklık kurulduğunu ve ortaklık yapısı içerisinde davacılardan ... %8 ve ...'un %8 oranında pay sahibi olduğunun kararlaştırıldığı, davacıların davalı ...'ın adı geçen şirkette %40 oranındaki hissesi içerisinde toplam %16'lık kısma isabet eden ve 2019 yılından itibaren, ortaklığın sonlandırıldığı 2023 yılının Kasım ayı sonu dönemi içerisinde ödenmeyen bakiye kar payının davalı aktif ortaktan kısmi eda davası olarak şimdilik 10.000,00-TL'sinin tahsilini talep etmiş ise de, taraflar arasındaki uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı uyuşmazlığın, dava dilekçesi anlatımı ile de sabit olmak üzere davacıların, davalının dava dışı ihbar olunan şirkette bulunan payı üzerinde kurdukları adi ortaklığa dayalı olduğu, adi ortaklık müessesinin TBK da düzenlendiği hususları göz önüne alındığında eldeki uyuşmazlığın yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan hususlar kapsamında nispi veya mutlak ticari uyuşmazlık olmadığı, davada görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olup, mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının açtığı davada,mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Görevli Mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi OLDUĞUNA, 3-HMK 20. Maddesi gereğince süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde iki hafta içinde mahkememize müracaat ile dosyanın görevli mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, 5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde verilen karar açıkça okunup,usulen anlatıldı. 07/11/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/870, K. 2024/1088, T. 07.11.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-870-e-2024-1088-k-712bb48c9d48