İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/50 E. 2024/960 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/50
Karar No
2024/960
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/50 Esas KARAR NO : 2024/960 DAVA : 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 11/04/2023 KARAR TARİHİ : 07/10/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafın Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile .... Sanayi Ve Ticaret İthalat İhracat Limited Şirketi ve .... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine Örnek-10 Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlattığını, ilgili icra dosyası'nın borçlularının 3. Şahıslarda ki var olan hak ve alacakları için müvekkiline İİK. 89. Maddesinin 1. 2. Ve 3. Fıkrası gereği haciz ihbarnamesi gönderildiğini, ilgili haciz ihbarnamelerinin müvekkiline e-tebligat yoluyla tebliğ edildiğini, müvekkilinin, e-tebligatları takip eden ve kontrolünde olan çalışanının; şeker hastası olduğunu, sıklıkla rapor kullandığını ve işini aksatabildiğini, bu sebeple, gelen e-tebligatların 3. şahıs olan Müvekkilinin çalışanı'nın gözünden kaçtığını ve ilgili icra dosya borçlularının, müvekkilinden hiçbir hak ve alacağı olmamasına rağmen müvekkilinin İİK 89. Maddesi kapsamında gönderilen haciz ihbarnamelerinin tebligatına itiraz süresini kaçırdığı için İİK 89/1/2/3 kapsamında gönderilen Haciz ihbarnamelerine itiraz edemediğini ve 3. Şahıs olarak icra dosyasına borçlu olarak eklenerek malvarlıklarının haksız yere hacizlendiğini, bu sebeplerle ivedilikle tedbir kararı verilerek ve işbu menfi tespit davasının kabulüne karar verilerek, müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile birlikte, icra dosyasından borçlu kaydının silinmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İİK 89/3 uyarınca açılmış işbu menfi tespit davasında, 59/1 ihbarnamesine karşı üçüncü şahsın 7 gün içerisinde elindekini teslim etmesi yahut borçlunun kendisinde böyle bir hak ve alacağı olmaması halinde yine aynı süre içerisinde İcra Müdürlüğüne karşı vereceği bir dilekçe ile itiraz etmesi gerektiğini, davacı tarafın bu yükümlülüğü yerine getirmediğini, davacı üçüncü şahsın itiraz hakkını kullanmaması üzerine talepleri üzere İcra Müdürlüğü tarafından 89/2 haciz ihbarnamesinin gönderildiğini, davacı üçüncü şahsın almış olduğu bu haciz ihbarnamesine karşılık 7 gün içerisinde İcra Müdürlüğüne yine itiraz dilekçesi sunmadığını, davacı tarafın haciz ihbarnamelerine itiraz etmemesi üzerine talep ile davacı tarafa 89/3 Haciz ihbarnamesi gönderildiğini, kanun koyucunun kendisine 89/3 haciz ihbarnamesi gönderilen üçüncü şahsa bu sefer icra müdürlüğüne sunabileceği itiraz hakkını vermediğini, ancak menfi tespit davası açılabileceğini aksi halde zimmetinde sayılan borcu ödemek zorunda kalacağını düzenlediğini, davanın açılması için kanun koyucunun 15 günlük bir süre sınırı koyduğunu, menfi tespit davası açacak olan üçüncü şahsın bu hakkını ancak 89/3 haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren 15 gün içerisinde kullanabileceğini, bu sürenin hak düşürücü süre olması sebebiyle hakimin davanın süresi içerisinde açılıp açılmadığı hususunda tarafların konuyla ilgili bir iddiası olmasa dahi re'sen araştırma yetkisine sahip olduğunu, tebligatlar usulüne uygun olmasına rağmen süresinde dava açılmadığını beyan ederek; öncelikle zamanaşımı ve hak düşürücü süre itiraz def'ilerini belirterek davanın usul ve esastan reddini, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : T.C Bakırköy .... Asliye Hukuk Mahkemesi ... esas sayılı dosyası Bakırköy .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası, Bakırköy .... İcra Hukuk Mahkemesi ...Esas sayılı dosyası; T.C.Bakırköy ....İcra Ceza Mahkemesi ... esas sayılı dosyası Ticari defterler, cari hesap ekstreleri, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava ... Esas ile açılmış olup, mahkememizin ... Esas ve ... Karar sayılı 13/04/2023 tarihli kararı ile görevsizlik kararı verilerek görevli mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun belirlenmesi üzerine; ilgili mahkemeye tevzi edilmek üzere Bakırköy Hukuk Mahkemeleri tevzi bürosuna gönderilmiş ve Bakırköy ...Asliye Hukuk Mahkemesinde .... Esas kaydı almıştır. Bakırköy .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı 17/05/2023 tarihli kararı ile tekrar görevsizlik kararı verilerek görev uyuşmazlığının çözümü için dosya İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Dairesine gönderilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı 26/12/2023 tarihli kararıyla mahkememiz yargı yeri olarak belirlenmiştir. Mahkememize tevzi edilen dosyanın .... Esas sırasına kaydı yapılmıştır. Davalı vekili icra dosyasına yapmış olduğu itirazında; müvekkilleri şirketin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenle takibe, borca, ödeme emrine, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini beyan etmiştir. Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 339.920,00-TL bedelli 23/07/2022 tarihli çek, 1.019,76-TL komisyon, 33.992,00-TL karşılıksız çek tazminatı, 5.651,17-TL işlemiş faiz, 35.000,00-TL karşılıksız çek tazminatı, 4.476,88-TL işlemiş faiz ile toplam 771.379,81-TL alacak için ilamsız icra takibine geçildiği anlaşılmıştır. İİK'nın 89. maddesi; "Hamiline ait olmayan veya cirosu kabil bir senetle müstenit bulunmayan alacak veya sair bir talep hakkı veya borçlunun üçüncü şahıs elindeki taşınır bir malı haczedilirse icra memuru; borçlu olan hakiki veya hükmi şahsa bundan böyle borcunu ancak icra dairesine ödeyebileceğini ve takip borçlusuna yapılan ödemenin muteber olmadığını veya malı elinde bulunduran üçüncü şahsa bundan böyle taşınır malı ancak icra dairesine teslim edebileceğini, malı takip borçlusuna vermemesini, aksi takdirde malın bedelini icra dairesine ödemek zorunda kalacağını bildirir (Haciz ihbarnamesi).Bu haciz ihbarnamesinde, ayrıca 2, 3 ve 4 üncü fıkra hükümleri de üçüncü şahsa bildirilir. Üçüncü şahıs; borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haciz ihbarnamesinin tebliğinden önce borç ödenmiş veya mal istihlak edilmiş veya kusuru olmaksızın telef olmuş veya malın borçluya ait olmadığı veya malın kendisine rehin edilmiş olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise, keyfiyeti, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine yazılı veya sözlü olarak bildirmeye mecburdur. (Değişik üçüncü fıkra: 17/7/2003-4949/22 md.) Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etmezse, mal yedinde veya borç zimmetinde sayılır ve kendisine gönderilen haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmediği, bu nedenle de malın yedinde veya borcun zimmetinde sayıldığı ikinci bir ihbarname ile bildirilir. Bu ikinci ihbarnamede ayrıca, üçüncü şahsın ihbarnamenin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ikinci fıkrada belirtilen sebeplerle itirazda bulunması, itirazda bulunmadığı takdirde zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmesi istenir. İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur. Bu süre içinde 106 ncı maddede belirtilen süreler işlemez. Bu davada üçüncü şahıs, takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmeye mecburdur. Üçüncü şahıs açtığı bu davayı kaybederse, mahkemece, dava konusu şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkûm edilir. Bu fıkraya göre açılacak menfi tespit davaları maktu harca tabidir...." şeklindedir. İİK'nın 89/3. maddesi gereğince kendisine haciz ihbarnameleri tebliğ edilen kişi önceki haciz ihbarnamelerine süresi içerisinde itiraz etmemiş ise üçüncü haciz ihbarnamesinin tebliğinden itibaren 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde menfi tespit davası açabilir. Bu süre hak düşürücü süre olduğundan mahkemece resen gözetilmelidir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Bir davada olayları anlatmak taraflara hukuki nitelendirmeyi yaparak uygulanacak hukuku tespit etmek görevi hakime aittir. Dava dilekçesi içeriği ve davanın ileri sürülüş şekline ve davalılar arasındaki hukuki ilişkiye nazaran davacıların 3. kişi sıfatını taşımasına göre, davanın İİK’un 89/3.maddesi uyarınca menfi tespit davası olduğu anlaşılmaktadır.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı 26/12/2023 tarihli kararında da uyuşmazlık tespit edilmiştir. İİK' nun 89/3 maddesi “üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etmezse, mal yedinde veya borç zimmetinde sayılır ve kendisine gönderilen haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmediği, bu nedenle de malın yedinde veya borcun zimmetinde sayıldığı ikinci bir ihbarname ile bildirilir. Bu ikinci ihbarnamede ayrıca, üçüncü şahsın ihbarnamenin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ikinci fıkrada belirtilen sebeplerle itirazda bulunması, itirazda bulunmadığı takdirde zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmesi istenir. İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa on beş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan 3. şahıs icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesine süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur” şeklindedir. Yukarıda ifade edildiği gibi, İİK'nın 89/3. maddesinde, menfi tespit davası açılması için üçüncü haciz ihbarnamesinin tebliğinden itibaren 15 günlük hak düşürücü süre tanınmıştır. Davacı şirkete gönderilen 89/1 haciz ihbarnamesi 15.01.2023 tarihinde, 89/2 haciz ihbarnamesi 28.02.2023 tarihinde ve 89/3 haciz ihbarnamesi 15.03.2023 tarihinde tebliğ edildiği, davanın 11.04.2023 tarihinde açıldığı, davacı şirket tarafından 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde İİK 89/ 3 maddesi gereğince menfi tespit davası açılmadığı görülmekte olup, davacının süresinde borçlu olmadığına ilişkin olumsuz saptama davası açmadığı için borç zimmetinde sayılmış olmakla artık takip alacaklısı aleyhine, takip borçlusuna kendilerinin borçlu bulunmadığından bahisle, dava açma hakları kalmamıştır, davacılar davanın süresinde açılmaması nedeniyle artık kesinleşen borcu icra veznesine ödemek yükümlülüğü altına girmişlerdir. 2004 sayılı İİK'nun 89. Maddesi uyarınca açılmış bulunan eldeki davanın, İİK'nun 72.maddesi gereğince açılan menfi tespit davasında olduğu gibi kendiliğinden istirdat davasına dönüşmesi mümkün bulunmadığı ve sebepsiz zenginleşmeye dayanılmadığı da anlaşılmakla davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine, 2-Alınması gerekli 427,60-TL harçtan davacı tarafça yatırılan 179,90-TL harcın mahsubuyla bakiye 247,70-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-AAÜT gereğince hesap edilen 30.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yatırılan kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde istem halinde davalıya iadesine, 6-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/10/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/50, K. 2024/960, T. 07.10.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-50-e-2024-960-k-2310e3733e01