İlk Derece Mahkemesi · Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/443 E. 2024/649 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/443
- Karar No
- 2024/649
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... Esas - ... Karar T.C. KONYA "TÜRK MİLLETİ ADINA" . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACILAR : 1- ... - (T.C. Kimlik No: ...) 2- ... - (T.C. Kimlik No:...) 3- ... - (T.C. Kimlik No:...) VEKİLİ : DAVALILAR : 1- ... VEKİLİ : : 2- ... - (T.C. Kimlik No:...) 3- ... - (T.C. Kimlik No:...) VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili 27/08/2020 tarihli dilekçesiyle; 29/05/2020 tarihinde ... adına kayıtlı ve sürücüsü ... olan ... plakalı aracın davacı müvekkili ...'a çarpması sonucu müvekkilinin yaralandığını, davalı sürücünün %100 kusurlu olduğunu, kaza neticesinde müvekkilinin henüz 7 yaşında olduğunu, müvekkilinin geçirdiği kazadan sonra gündelik yaşamına devam edemediğini, şuan yatalak durumda olduğunu, hali hazırda iyileşme süresince ve daha sonraki hayatında bakıma muhtaç olacağından uzman hekim marifetiyle ne kadar süre bakıma muhtaçlık olacağının belirlenmesini, belirlenen süre nazara alınarak asgari ücretin brütü üzerinden bakıcı giderinin hesaplanması gerektiğini, bu süreçte diğer müvekkilleri ... ve ...'ın çocuklarının yatalak olması nedeniyle derin üzüntü yaşadıklarını, kazaya karışan ... plakalı aracın ... şirketine sigortalı olduğunu, dava açılmadan önce kendilerine başvuru yaptıklarını, ancak herhangi bir anlaşma sağlanamadığını, izah edilen nedenlerle fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 TL. Geçici iş göremezlik, 100 TL. Sürekli iş göremezlik, 100 TL. Belgelendirilemeyen tedavi gideri, ve 100 TL. Bakıcı gideri olmak üzere toplam 400 TL. Maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınmasına, davacı ... için 30.000 TL., davacı ... için 10.000 TL. ve ... için 10.000 TL. Manevi tazminatın diğer davalılar ... ve ...'den alınarak davacılara verilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davacı vekili 02/05/2024 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde maddi zararların bilirkişi raporu doğrultusunda 286.379,14 TL.'ye yükselttiklerini, belirtilen rakamın davalı ... şirketi yönünden sigorta limitleri aşılmamak üzere temerrüt tarihinden işletilecek avans faizi, yargılama ve avukatlık ücretiyle birlikte müşterek ve müteselsil olarak davalılardan tahsiline, davacı ... için 30.000 TL., davacı ... için 10.000 TL. ve ... için 10.000 TL. Manevi tazminatın diğer davalılar ... ve ...'den alınarak davacılara verilmesini talep etmiştir. .... şirketi vekilince 28/09/2020 tarihinde mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, ayrıca müvekkil şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe teminat kapsamı ile sınırlı olduğunu, davacının maluliyetinin varlığı ve oranının belirlenmesi hususunun adli tıp kurumu tarafından belirlenmesi gerektiğini, davacının geçici iş göremezlik geçici bakıcı ve tedavi gideri taleplerinin teminat kapsamı dışında olduğunu, buna göre de genel şartlara göre müvekkil şirketinin sorumluluğunda olmayan tedavi gideri taleplerinin reddi gerektiğini, davacı küçüğün 7 yaşında olduğundan bahisle yargıtay kararları gereği geçici iş göremezlik zararından da bahsedilemeyeceğini, zarar hesabı için aktüer bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, davacının müvekkili şirketten tahsili talep edilen faiz türünün hatalı olduğunu, izah edilen nedenlerle ve re'sen gözetilecek sebeplerle huzurdaki davanın reddine karar verilmesini, yargılama gider ve vekalet ücretinin davacı üzerinden bırakılmasını talep etmiştir. Davalılar ... ve ...'in 08/10/2020 tarihinde Mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; davanın usulden reddi gerektiğini, kazanın gerçekleştiği tarihte Covid-19 nedeniyle 18 yaş altı çocukların sokağa çıkma yasağı olduğu saatte dışarıda olduğunu, müvekkilin idaresinde bulunan arabanın seyri esnasında arabanın önüne davacı tarafından aniden atlanmak suretiyle bahse konu trafik kazasının meydana geldiğini, davacı anne babanın manevi tazminat talep edebilmesi için davacı çocukta ağır bedensel bir yaralanmanın mevcut olması gerektiğini, dolayısıyla ... -...'ın müvekkilinden manevi tazminat talep etme hakkının olmadığını, davacının dava dilekçesinde kusur başlığı adı altında belirttiği %100 kusurlu durumunu kabul etmediklerini, davacıların küçüğün yatalak olduğuna dair beyanlarının kötü niyetli olduğunu, bu hususta hasar olup olmadığı durumunun araştırılması için hastaneden heyet raporu alınması gerektiğini, izah edilen tüm bu nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir. Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır. İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; Dava, "Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)" davasıdır. Mahkememizce Trafik Tescil Şube Müdürlüğü, Konya SGK İl Müdürlüğüne, ...ya Sigortaya, Davacının tedavi evraklarının tamamlanması amacıyla Meram Tıp Fakültesi Hastanesine müzekkereler yazılmış, ilgili bilgi belgeler dosyamız arasına konulmuştur. Konya CBS'nın ... soruşurma sayılı dosyası ve Konya . Asliye ceza Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyasının teminini amacıyla müzekkere yazılmış dosyalar incelenmiştir. Mahkememizce tarafların yüzdesel kusur durumunun tespiti amacıyla dosya Adli Tıp Kurumu Başkanlığına gönderilmiş, 11/06/2021 tarihinde alınan raporda özetle; Sürücü ...'in asli kusurlu olduğuna, ... doğumlu ...'ın ise kusursuz olduğuna ilişkin kanaat raporu Mahkememize sunulmuştur. Davacının maluliyet oranın tespiti amacıyla Meram Tıp Fakültesi Hastanesinden Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Tespit İşlemleri Yönetmelik Hükümlerine göre maluliyet rapor alınmış, 25/07/2022 tarihli raporda özetle; Meydana gelen kazada arızaların %2.1 oranında (tüm vücut fonksiyon kaybına sürekli iş göremezlik, kalıcı maluliyet) neden olduğunu, iyileşme süresinin 12 aya kadar uzayabileceğini, kişinin bu süre zarfında mesleğini icra edemeyeceğini ve bu sürenin tamamında bir başkasının bakım ve yardımına ihtiyaç duyacağını, bu sürenin geçici iş göremezlik süresi olarak değerlendirilebileceğini, SGK kapsamı dışında kalan kaçınılmaz giderlerin olay tarihi itibariyle takriben 25.000 TL. Olarak değerlendirilebileceğini, brüt asgari ücretler üzerinden davacının bakıcı giderinden doğan maddi zararının toplam 39.042,45 TL. Olarak değerlendirildiği görülmüştür. Dosya Adli Tıp Kurumu 2. Adli Tıp İhtisas'a gönderilerek rapor tanzim edilmesi istenilmiş 14/07/2023 tarihinde alınan raporda özetle; ...’ın 29.05.2020 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının; 1- Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak E cetveline göre %2.1 (yüzdeikinoktabir) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, Kişinin maluliyet oranının %2.1 (yüzdeikinoktabir) olduğu, 2-Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğine göre yapılan değerlendirmede; travmaya bağlı gelişen yaralanmalarda esas olarak alınan cetvel, şekil ve tabloların tamamını söz konusu yönetmelik içermediği, dolayısıyla aynı tarih ve sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik kapsamında değerlendirildiğinde; yaralanmasının fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, Söz konusu engel oranının 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğinin EK-3 kısmında bulunan ÇÖZGER’in mevzuatla uyumu arandığında kullanılacak tablo dikkate alındığında, Küçüğün Özel Gereksinimi bulunmadığı, Özürlülük kavramıyla meslekte kazanma gücü kaybı, çalışma gücü kaybı kavramlarının farklı kavramlar oldukları, farklı tüzük ve yönetmeliklerin, farklı bölümlerinde değerlendirildikleri, aralarında bağlantı bulunmadığı, aralarında çelişkiden bahsedilemeyeceği, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 12 (oniki) aya kadar uzayabileceği, Başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı, Bir başkasının sürekli olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 2 (iki) ay bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği, SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri hususunun adli tıbbi bir konu olmadığı hususunda rapor tanzim edilmiştir. Mahkememizce raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla dosya İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kuruluna gönderilerek Çocuklar için Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliği ve Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit işlemleri Yönetmeliğine uygun alternatifli rapor düzenlenmesi istenilmiş 11/01/2024 tarihinde alınan raporda özetle; ...’ın 29.05.2020 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının;1- Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup 1(bir) kabul olunarak değerlendirildiğinde; E cetveline göre %2.1 (yüzdeikinoktabir) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, 2- Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğine göre yapılan değerlendirmede; travmaya bağlı gelişen yaralanmalarda esas olarak alınan cetvel, şekil ve tabloların tamamını söz konusu yönetmelik içermediği, dolayısıyla aynı tarih ve sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik kapsamında değerlendirildiğinde; yaralanmasının fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0(yüzdesıfır) olduğu, Söz konusu engel oranının Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğinin EK-3 kısmında bulunan ÇÖZGER’in mevzuatla uyumu arandığında kullanılacak tablo dikkate alındığında, Küçüğün Özel Gereksinimi bulunmadığı, Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, Özürlülük/Engellilik kavramıyla meslekte kazanma gücü kaybı, çalışma gücü kaybı kavramlarının farklı kavramlar oldukları, farklı tüzük ve yönetmeliklerin, farklı bölümlerinde değerlendirildikleri, aralarında bağlantı bulunmadığı, aralarında çelişkiden bahsedilemeyeceği, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 12(oniki) aya kadar uzayabileceği, Bir başkasının sürekli olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı ancak iyileşme süresi içerisinde 2(iki) ay bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği, SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri hususunun adli tıbbi bir konu olmadığı hususunda rapor tanzim edilmiştir. Dosyanın tazminat hesabının yapılması için aktüer bilirkişiye tevdiine karar verilmiş ve bilirkişi ... 24/04/2024 tarihinde alınan raporda özetle; Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre(Pmf1931 göre) davacı için geçici maluliyet( iş göremezlik) tazminatı olarak 27.483,99TL, davacı için kalıcı maluliyet( iş göremezlik) tazminatı olarak 228.009,15TL, davacı için geçici bakıcı gideri tazminatı olarak 5.886,00TL, davacı için tedavi gideri olarak 25.000,00TL , olmak üzere toplamda 286.379,14TL tazminat hesap edildiği, Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik ile Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmeliği göre yapılan hesaplamada davacı için geçici maluliyet ( iş göremezlik) tazminatı olarak 27.483,99TL, davacı için geçici bakıcı gideri tazminatı olarak 5.886,00TL. davacı için tedavi gideri olarak 25.000,00TL, olmak üzere toplamda 58.369,99TL tazminat hesap edildiği anlaşılmıştır. Bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur. Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır. Yine bu tür davalarda 2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesi uyarınca, zarar görenin dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapması gerekmekte olup bu husus sonradan giderilmesi de mümkün olmayan dava şartlarındandır. Ayrıca yazılı başvurudan hemen sonra dava açılması mümkün olmayıp 15 günlük sürenin dolmasından sonra dava açılabilecektir. Sigorta kuruluşu kendisine yapılan yazılı başvuruya karşı 15 gün içinde cevap vermek ve 2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre 8 iş günü içinde de tazminatı ödemek zorundadır. Sekiz iş günü içinde sorumlu olduğu tazminatı ödemeyen sigortacı 9. gün itibariyle temerrüde düşecektir. Hak sahipleri tarafından talep edilebilecek tazminatlar ise 2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesi uyarınca 2918 sayılı KTK ile 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümleri uygulanacaktır. Borçlar Kanunun haksız fiili düzenleyen 41. maddesi: "Gerek kasten ihmal ve teseyyüp yahut tedbirsizlik haksız bir suretle diğer kimseye bir zarar ika eden şahıs, o zararın tazminine mecburdur.." şeklindedir. Bu maddenin karşılığı 6098 Sayılı Türk Borçlar kanunun 49. Maddesidir. Bu madde hükmü ise şu şekildedir. “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür” Buna göre bir kişi kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle (kasten, ihmal ederek, tedbirsiz davranarak) bir başkasını zarara uğratırsa zarar tazmini ile yükümlüdür. Zararın türü maddi ve manevi olabilir. TBK'nın 56. Maddesine göre; "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir". Hükmedilecek bu paranın, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek, tazminata benzer fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin, bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminatı takdir etmesi gerekir( HGK 23/06/2004, ... ) Somut olayda davacılar davaya konu trafik kazası neticesinde davacı ...'ın yaralandığını, yaralanma nedeniyle manevi zarara uğradıklarını iddia ederek maddi ve manevi tazminat istemlerinde bulunmuştur. Yukarıda izah edilenler, bilirkişi raporları, adli tıp raporları, Yargıtay . Hukuk Dairesinin ... E. ... Karar sayılı ilamı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02/12/2021 tarihli ... E. ... karar sayılı ilamı ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin yerleşmiş içtihatları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ... plakalı aracın yaya olan ...'a çarpması neticesinde yaralanmalı trafik kazası meydana geldiği, çarpışma neticesi yaya olan davacının yaralandığından bahisle mahkememizde tazminat davası açıldığı, davalı tarafların ise davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır. Söz konusu trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sürücü ...'in %100 oranında kusurlu olduğunun alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği, davacının dava konusu trafik kazasına bağlı olarak maluliyetine ilişkin rapor aldırıldığı, davacının maddi zararının aktüer bilirkişi marifetiyle hesaplamasının yapıldığı, kazaya karışan ... plakalı sayılı aracın davalı ... Sigorta şirketine ... poliçe numarası ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, davalı ...'in ise kazaya karışan ... plakalı sayılı aracın işleteni konumunda olduğu, davacının maddi zararlarının tazmininde davalı HDİ sigorta şirketinin ZMMS poliçesi uyarınca sigortacı sıfatı ile müteselsilen sorumlu olduğu anlaşılmakla; Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik ve TRH2010 yaşam tablosu verileri dikkate alınarak, davacıların ve davalıların ekonomik ve sosyal durumu ve kazaya karışan tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı ve paranın satın alma gücü dikkate alınarak manevi tazminat yönünden davacıların davasının kabulüne karar verilmiş, maddi tazminat yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davacılar tarafından, Mahkememizdeki bu dava öncesi arabulucuya başvurulmuş ve arabuluculuk bürosu tarafından 10/08/2020 tarihli arabuluculuk anlaşmazlık son tutanağı düzenlenmiş ise de; 2918 s. KTK'nin 97. maddesine göre, "zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-18. maddesine göre de, "özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." Yargıtay . HD’nin 29/09/2021 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadında da açıklandığı üzere, "Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise, özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz." Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması, davalı sürücünün ise zorunlu arabuluculuk uygulamasına tabi olmaması nedeniyle, 10/08/2020 tarihli arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. 6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle ; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE; 27/05/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu davacıda meydana gelen yaralanmadan dolayı, 27.483,99 TL geçici iş göremezlik zararı tazminatı, 5.886,00 TL bakıcı gideri zararı tazminatı, 25.000 TL tedavi gideri zararı tazminatı olmak üzere toplam 58.369,99 TL maddi tazminatın davalı ... şirketlerinin olay tarihi itibariyle geçerli olan kaza başına tedavi giderleri teminat klozu limiti ile sınırlı olarak, davalı ... Sigorta Şirketinden 29.07.2020’den itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalılar ... ve ...’den kaza tarihi olan 27/05/2020 tarihindin itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte olmak üzere, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 2-Davacı Tarafın Sürekli Maluliyete Yönelik Tazminat Talebinin Reddine 3-Davacıların manevi tazminat davasının KABULÜ İLE; ... için 30.000 TL, ... için 10.000 TL, ... için 10.000 TL olmak üzere toplam 50.000 TL’nin Davalılar ... ve ...’den kaza tarihi olan 27/05/2020 tarihindin itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte olmak üzere, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 4-Maddi tazminat davasında; karar tarihi itibariyle (ve kabul edilen dava değerinin 58.369,99 TL. olduğunun kabulü ile) alınması gereken 3.987,25 TL. nispi karar ve ilam harcından, ıslah harcı dahil peşin alınan 983,53 TL. harcın mahsubu ile kalan 3.003,72 TL. eksik Harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 5-Manevi tazminat davasında; karar tarihi itibariyle (ve kabul edilen dava değerinin 50.000 TL. olduğunun kabulü ile) alınması gereken 3.415,50 TL. nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 165,31 TL. harcın mahsubu ile kalan 3.250,19 TL. eksik Harcın davalılar ... ve ...'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 6-Maddi tazminat davasında, davacı tarafından yapılan peşin harç ve ıslah harcı dahil 983,53 TL. yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-Manevi tazminat davasında, davacı tarafından yapılan 165,31 TL. peşin harç yargılama giderinin davalılar ... ve ...'den alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan 54,40 TL. Başvuru harcı gideri, 89,60 TL. Tedbir talebi harcı gideri, 6.000 TL. Bilirkişi ücreti gideri, 4.000 TL. Adli Tıp Kurumu Ücreti, 2.406 TL. Maluliyet raporu ücreti, 2.900,88 TL. Tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 15.406,88 TL. Yargılama giderinin dava değerinden toplam kabul edilen miktara oranla hesaplanan 4.963,57 TL.'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ... A.Ş.'nin 1.011,67 TL. İle sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine, 9-Maddi tazminat davasında; Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (kabul edilen dava değerinin 58.369,99 TL. olduğunun kabulü ile) davacı vekili için 30.000 TL. nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 10-Manevi tazminat davasında; Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (kabul edilen dava değerinin 50.000 TL. olduğunun kabulü ile) davacı vekili için 30.000 TL. vekalet ücretinin davalı ... ve ...'den alınarak davacıya verilmesine, 11-Maddi Tazminat Davasında; Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalılar vekilleri için 30.000 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara (Eşit oranda) verilmesine, 12-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 1.360 TL. yargılama giderinin, davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 13-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın, 6100 s. HMK'nın 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde ve re'sen davacıya iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.15/10/2024 Katip ... Hakim ... Bu belge 5070 sayılı kanun uyarınca Elektronik İmza ile imzalanmıştır.