İlk Derece Mahkemesi · Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/226 E. 2024/555 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/226
- Karar No
- 2024/555
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... Esas - ... Karar "TÜRK MİLLETİ ADINA" T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : BAŞKAN : KATİP : DAVACILAR : 1- 2- 3- VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : TAZMİNAT (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizin ... Esas ... Karar sayılı 23/05/2019 tarihli ilamı istinaf incelemesinden geçmiş, Ankara BAM. . HD.'nin ... Esas ... Karar sayılı 04/03/2022 tarihli ilamı ile mahkeme kararı kaldırıldığından dosya Mahkememizin yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapılarak yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacının gayriresmi eşinin sevk ve idaresindeki ... Plaka sayılı araç ile ... Plaka sayılı otobüsün karıştığı ölümlü trafik kazası sonucunda ...'ın öldüğünü, kaza tarihinde ... Plaka sayılı aracın ZMMS poliçesinin olmadığını, ... Plaka sayılı aracın kusuru nispetinde Altınekin Asliye Hukuk Mahkemesine destekten yoksun kalma tazminat davasının açıldığını, güvence hesabının hukuken sorumluluğunun yerine getirilmesi için yapılan müracaata davalının zamanaşımı süresinden dolayı tazminat ödemesinin reddedildiğini beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kadıyla şimdilik ... için 1.000 TL, ... için 500 TL, ... için 500 TL destekten yoksun kalma tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Karayolları Trafik Kanununun 85. Maddesi bir motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kişinin ölmesi, yaralanması veya bir şeyin zarara uğraması durumunda işletenin sorumlu olacağı hükmünü içerdiğini, 86. Maddeye göre zarar görenin ağır kusur veya kusurunun bulunması durumunda işletenin sorumlu olmayacağını veya tazminatta indirim yapılabileceğini öngördüğünü, kanun aracın işleteni ve sürücüsünün zararını değil aracın işletilmesi nedeniyle 3. kişinin zararının karşılanacağını düzenlediğini, davacı tarafın davalı kuruma yapmış olduğu bu sebeple reddedildiğini, dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, kazanın ...'ın kusuru sonucu gerçekleştiğini, yargı kararları ile kusurlu sürücünün yakınlarına yapılan tazminat ödemeleri teminat kapsamı dışında bırakıldığını, tazminat hesaplamalarında uygulanacak usul ve esaslara netlik getirildiğini, aracın kaza tarihini kapsar nitelikte geçerli trafik sigorta poliçesinin olup olmadığının tespiti gerektiğini, dava konusu kaza sebebiyle kusur oranlarının tespitinin Adli Tıp Kurumu'ndan alınacak rapor ile belirlenmesi gerektiğini, davalı kurumun sorumluluğunun poliçedeki teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır. Konya Meram İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, Trafik Tescil Şube Müdürlüğü'ne, Tramer Müdürlüğü'ne, ... Başkanlığı'na, Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğü'ne, Konya . Ağır Ceza Mahkemesi'ne, Konya . Asliye Hukuk Mahkemesi'ne, Altınekin İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, Ilgın İlçe Jandarma Komutanlığı'na, ... Sigorta A.Ş.'ye, Türk Sigorta Reasürans Şirketleri Birliği'ne yazılar yazılarak gerekli bilgi ve belgeler getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır. Aktüer Bilirkişiden rapor alınarak, taraflara raporun tebliğinin temini sağlanmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasına ilişkindir. Bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur. Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır. Yine bu tür davalarda 2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesi uyarınca, zarar görenin dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapması gerekmekte olup bu husus sonradan giderilmesi de mümkün olmayan dava şartlarındandır. Ayrıca yazılı başvurudan hemen sonra dava açılması mümkün olmayıp 15 günlük sürenin dolmasından sonra dava açılabilecektir. Hak sahipleri tarafından talep edilebilecek tazminatlar ise 2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesi uyarınca 2918 sayılı KTK ile 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümleri uygulanacaktır. Açılan dava Konya . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. sırasına kaydedilmiş, 05/02/2018 gün ve ... E. ... K. sayılı ilam ile görevsizlik kararı verilerek dosya Mahkememize gönderilmiştir. Kusur durumu açısından yapılan değerlendirmede; Konya . Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayısı üzerinden Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan raporda sonuç olarak; sürücü ... ihlal ettiği, uyup uymadığı trafik kural ihlalleri KTK.madde52/1-a kusurlarını ihlal ettiğinden ikinci derecede ve tali kusurlu, sürücü ...'ın ihlal ettiği uyup uymadığı trafik kural ihlalleri KTK.madde84-a ve KTK.madde52/1-a kusurlarını ihlal ettiğinden birinci derecede ve asli kusurlu olduğu belirtilmiştir. Altınekin Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayısı üzerinden Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan raporda sonuç olarak; sürücü ... %75 oranında, sürücü ...'ın %25 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Aktüer bilirkişisi 06/12/2018 tarihli raporda sonuç olarak; davacı eş ... destekten yoksun kalma zararı 34.251,26 TL., davacı oğlu ... destekten yoksun kalma zararı 4.562,39 TL, davacı Oğlu ... destekten yoksun kalma zararı 7.549,62 TL olduğu belirtilmiştir. Davacılar vekili 13/12/2018 tarihli talep artırım dilekçesiyle; destekten yoksun kalma taleplerini, bilirkişi raporu doğrultusunda davacı ... için 34.251,26 TL'ye, davacı ... için 4.562,39 TL.'ye ve davacı ... için 7.549,62 TL.ye yükselttiklerini beyan etmiştir. Mahkememizin ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile; davacıların davasının kabulüne karar verilerek, davacı ... için destekten yoksun kalma zararı olarak 34.251,26 TL.'nin, davacı ... için destekten yoksun kalma zararı olarak 4.562,39 TL.nin ve davacı ... için destekten yoksun kalma zararı olarak 7.549,62 TL.'nin davalı ... ıslah tarihi olan 13/12/2018 tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkememizin ... Esas ... Karar sayılı 23/05/2019 tarihli ilamı istinaf incelemesinden geçmiş, Ankara BAM. . HD.'nin ... Esas ... Karar sayılı 04/03/2022 tarihli ilamı ile mahkeme kararı kaldırıldığından dosya Mahkememizin ... Esas sayısına kaydının yapıldığı görülmüştür. Ankara BAM. . HD.'nin ... Esas ... Karar sayılı 04/03/2022 tarihli ilamında özetle; "Öncelikle geçerli bir poliçenin bulunup bulunmadığı araştırılmalı, bulunmadığı anlaşılırsa destekten yoksun kalanlardan bir kısmının davacı olup diğer kısmının davacı olmadığı durumda talepte bulunmayan destek görenlerin paylarının da hesaplamada göz önünde tutulması gerektiğinden ve mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda desteğin anne ve babasına pay ayrılmadan desteğin eşi ve çocukları için yapılan hesaplamaya karşı davalı sigorta şirketleri tarafından desteğin anne ve babasına pay ayrılması gerektiği belirtilerek itiraz edilmiş olmasına göre desteğin sağ olan anne ve babası için pay ayrılmadan hesaplama yapılması doğru görülmediğinden, Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde anne ve baba için de pay ayrılarak destekten yoksun kalanların pay oranlarının belirlenmesi için yapılmış bir hesaplama bulunmadığı, bu hususa ilişkin hiç delil toplanmaması ve rapor alınmaması nedeniyle davalı Güvence Hesabı istinaf başvurusunun kabulü" yönünde karar verilmiştir. Mahkememizce aktüer bilirkişiden aldırılan 19/02/2024 tarihli ek raporda özetle; 30/08/2006 tarihinde meydana gelen trafik kazasında %25 oranında kendi kusuru ile vefatına neden olan ...'ın zarar gören 3.kişi sıfatı ile tazminat talebinde bulunan eşi ...'ın destekten yoksun kalma tazminatının 7.680,01 TL, oğlu ...'ın 3.441,59 TL, olduğu ...'ın 6.657,45 TL, temerrüt tarihinin 13/12/2018 olduğu belirtilmiştir. Faiz başlangıcı açısından yapılan değerlendirmede; uyuşmazlığın haksız eylemden kaynaklandığı, sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödemesi gerektiği, bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu süre sonra erdikten sonra 9.gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğünün kabul edileceği, 13/12/2018 tarihinde temerrüde düştüğü Mahkememizce kabul edilmiştir. Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; ... plaka sayılı araç ile ... plaka sayılı araç arasında meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulundukları, Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan raporda sonuç olarak; sürücü ...'in %75 oranında, sürücü ...'ın %25 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, Ankara BAM. . HD.'nin ... Esas ... Karar sayılı 04/03/2022 tarihli ilamında özetle "Öncelikle geçerli bir poliçenin bulunup bulunmadığı araştırılmalı, bulunmadığı anlaşılırsa destekten yoksun kalanlardan bir kısmının davacı olup diğer kısmının davacı olmadığı durumda talepte bulunmayan destek görenlerin paylarının da hesaplamada göz önünde tutulması gerektiğinden ve mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda desteğin anne ve babasına pay ayrılmadan desteğin eşi ve çocukları için yapılan hesaplamaya karşı davalı sigorta şirketleri tarafından desteğin anne ve babasına pay ayrılması gerektiği belirtilerek itiraz edilmiş olmasına göre desteğin sağ olan anne ve babası için pay ayrılmadan hesaplama yapılması doğru görülmediğinin'' belirtilmesi dikkate alınarak, kaldırma ilamı sonrası düzenlenen 19/02/2024 tarihli aktüer bilirkişi raporu hükme esas alınarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle ; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile davacı ... için destekten yoksun kalma zararı olarak 7.680,01 TL'nin, davacı ... için destekten yoksun kalma zararı olarak 3.441,59 TL'nin ve davacı ... için destekten yoksun kalma zararı olarak 6.657,45 TL'nin davalı ... , 13/12/2018 tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, 2-Karar tarihi itibariyle (ve dava değerinin 17.779,05 TL olduğunun kabulü ile) alınması gereken 1.214,49 TL. nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 187,90 TL. harcın mahsubu ile kalan 1.026,59 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan peşin harç ve ıslah harcı dahil 187,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 35,90 TL başvuru harcı gideri, 431 TL tebligat ve posta gideri, 2.600 TL bilirkişi ücreti gideri olmak üzere toplam 3.066,90 TL yargılama giderinin kabul olunan miktara oranla hesaplanan 1.907,58 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan 150 TL tebligat ve posta giderinden oluşan yargılama giderinin ret olunan miktara oranla hesaplanan 92,48 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı ... yönünden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (kabul edilen dava değerinin 7.680,01 TL olduğunun kabulü ile) davacı vekili için 7.680,01 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı ... yönünden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (kabul edilen dava değerinin 3.441,59 TL olduğunun kabulü ile) davacı vekili için 3.441,59 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı ... yönünden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (kabul edilen dava değerinin 6.657,45 TL olduğunun kabulü ile) davacı vekili için 6.657,45 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davacı ... yönünden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (reddedilen dava değerinin 26.571,25 TL olduğunun kabulü ile) davalı vekili için 17.900 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Davacı ... yönünden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (reddedilen dava değerinin 1.120,80 TL olduğunun kabulü ile) davalı vekili için 1.120,80 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 11-Davacı ... yönünden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (reddedilen dava değerinin 892,17 TL. olduğunun kabulü ile) davalı vekili için 892,17 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 12-Davacı tarafça yatırılan gider avansından artan kısmın, 6100 s. HMK.nun 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde re'sen davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda miktar bakımından kesin olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/09/2024 Katip Hakim Bu belge 5070 sayılı kanun uyarınca Elektronik İmza ile imzalanmıştır.