İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/798 E. 2024/871 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/798
Karar No
2024/871
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/798 Esas KARAR NO : 2024/871 (Kapatılan)Büyükçekmece ... İcra Dairesi : ... DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 17/08/2023 KARAR TARİHİ : 17/09/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında 19/11/2021 yükleme tarihli, .... plakalı araç ile ....'nın Türkiye'den Almanya'ya 1.050,00-Euro bedel ile taşınması konusunda 22/03/2022 tarihli, .... plakalı araç ile ....'ın Türkiye'den Almanya'ya 350,00-Euro bedel ile taşınması konusunda anlaşma sağlandığını, davalının talep ve talimatları doğrultusunda ürünlerin istenilen adrese alıcıya teslim edildiğini, gerçekleşen taşıma karşılığında davacı tarafından 30/11/2021 tarihli 1.050,00-Euro bedelli ..... nolu ve 19/04/2022 tarihli 350,00-Euro bedelli .... numaralı faturaların düzenlendiğini, davalı tarafa elektronik ortamda tebliğ edildiğini, davalının iş bu bedelleri davacı tarafa ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, davalı tarafça takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu belirterek, takibe yapılan itirazın iptali, takibin devamı, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket yetkilisinin cevap dilekçesinde özetle, dava konusu olayda gümrük firması olarak ihracat beyannameleri ve gümrük beyannamesi düzenleyerek gümrük ihracat işlemlerini yürüttüğünü, tarafınca herhangi gümrük işlemlerinin yürütülmesi harici herhangi bir taşıma işlemi yapılmadığını, davacı tarafın faturaları kendisine atfettiğini, tahsili için kendilerine başvurduğunu, tarafının böyle bir borcu bulunmadığını, taşıma işlerine ilişkin oluşturulan faturaların taşıma işlemini yapan firmadan tahsili gerektiğini belirterek, işlemlerin kanuna uygun olmadığını belirttiği anlaşılmıştır. DELİLLER : (Kapatılan)Büyükçekmece ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası, İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı yazı cevabı, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... esas sayılı dosya sureti, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : 6102 sayılı TTK'da fatura tanımlanmamıştır. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu (VUK)’nun 229. maddesinde yer alan tanımlama ise: "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari bir vesikadır." Şeklindedir. Ticaret Kanunu’nda ve Vergi Usul Kanunu’nda fatura ile ilgili başkaca düzenlemeler de bulunmaktadır. Nitekim, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 232. maddesinde; fatura düzenlenmesinin hangi hallerde ve kimler için mecburi olduğu hususunda düzenleme yapılmıştır. Diğer taraftan, 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesinin birinci fıkrasında; "Ticari işletmesi icabı bir mal satmış veya imal etmiş veyahut bir iş görmüş yahut bir menfaat temin etmiş olan tacirden, diğer taraf kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir." Denilmekte; ikinci fıkrasında da; "Bir faturayı alan kimse, aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde münderecatı hakkında bir itirazda bulunmamışsa münderecatını kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır. Bu yasal düzenlemelerden çıkan sonuç; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunmasının gerekli olduğu olgusudur. Ticari işletmeye ilişkin olarak ve belli faaliyetlerde bulunma halinde tacirler tarafından o faaliyetle ilgili olan karşı taraf adına düzenlenmesi gereken ticari bir belge niteliğindeki fatura, sözleşmenin yapılması ile ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Öyle ki, taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge fatura olmayıp, olsa olsa icap mahiyetinde kabul edilebilecek bir belgedir ve elbette bu belgeye itiraz edilmemesinin TTK’nun 21/2. maddesi anlamında sonuç doğurması da beklenemez. Kısacası; TTK’nun 21. maddesinin 2. fıkrası uyarınca gönderilen faturaya sekiz gün içinde itiraz olunmaması halinde fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması için, faturayı düzenleyen kişinin aynı maddenin ikinci fıkrasına göre ticari işletmesi icabı mal satmış, imal etmiş yada iş görmüş bir tacir olması gerekir. TTK’nun 21. maddesinin 2. fıkrası hükmü ile, fatura özellikle tacirler arasında ifaya yönelik bir ispat aracı olarak kabul edilip; süresinde itiraz edilmemekle mündericatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenenin aleyhine, bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Eş söyleyişle, faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK’nun 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. Buna göre; fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili olarak düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin varlığı şarttır. TTK’nun 21. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. İkinci fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura münderecatının doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir.( Bkz 27.06.2003 gün ve 2001/1 Esas, 2003/1 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2011/15-472 E.,2011/608 K sayılı kararı) Esasen VUK nun 381 seri nolu genel tebliği ve Ba formu içeriği ile vergi uygulaması gözetildiğinde aksini düşünmek mümkün değildir. Yine genel ispat kuralları çerçevesinde hiç kimsenin kendi aleyhine delil oluşturmayacağı düşünüldüğünde davalı tarafın resmi bir kuruma dava konusu malları teslim aldığına yönelik beyanı kendisini bağlar. BA formundaki fatura kayıtları ile ilgili araştırma ve inceleme yaptırılmış olup bu kayıtların bir bütün olarak davacı lehine ve davalı aleyhine sonuç doğurduğu kanaatine varılmıştır. (Yargıtay 19. HD. 2011/8941 E. - 2012/969 K sayılı kararından hareket edilmiştir. ) Davacının fatura alacağı olduğundan bahisle iddiada bulunmuş olup, faturaya konu malın teslim edildiği/hizmetin verildiğine ilişkin ispat yükü davacı üzerindedir. (Kapatılan)Büyükçekmece ... İcra Dairesi ’nün ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 1.400,00-Euro asıl alacak ile asıl alacağa takip dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, eldeki itirazın iptali davasının yasal süre içerisinde ikame edildiği anlaşılmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Bilirkişi 11/03/2024 havale tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle, Davacı yanca ibraz edilen yasal defterlerin süresi içinde açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılmış olduğu, kazıntı ve silintiye rastlanmadığı ve sahibi lehine delil olma özelliğine haiz olduğu, Davalı yan defter ve belge ibraz etmemiş, borcu olmadığını beyan etmişse de ödeme yaptığına ilişkin belge ibraz etmemiş, defter ve belge sunmadığı, Davacı yan defterlerinde davalının 18/04/2023 olan takip tarihinde 1.400,00-Euro borçlu olduğunun tespit edildiğini, Davacı tarafından davalı adına taşıdığını iddia ettiği iki adet CMR Konvansiyonu kapsamında yapılan parsiyel taşımacılıklarla ilgili olarak taraflarca imzalanmış bir taşıma sözleşmesinin tespit edilmediği görüş ve kanaatini bildirmişlerdir. Sonuç olarak, incelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları içeriğine göre; davacı tarafça takibe konu alacağın varlığına dair, davalı defterleri ibraz edilmediğinden defterde kayıtlı olup olmadığı tespit edilememiş ve buna ilişkin imzalı irsaliyeli fatura sunulmadığı anlaşılmış ise de, davacı ve davalı tarafça fatura adedi ve miktarı ile uyumlu olarak bedel yönünden BS ve BA bildirimlerinin yapıldığı, tarafların BA ve BS bildirimlerinin miktar ve adet olarak davacının takibe konu alacak miktarıyla uyumlu olduğu anlaşıldığından, davalının, davacının takibe konu ettiği faturaları vergi dairesine beyan etmesi ile anılan hizmetin alındığı sonuç ve kanaati ile davacının davasının kabulüne karar verilmiştir. Dava, İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi faturadan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile, davalının Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün .. esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin aynı koşullar ile devamına, 2-Hükmedilen asıl alacağın %20'si üzerinden hesap edilecek olan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gerekli 2.052,10-TL harçtan davacı tarafça yatırılan 362,82-TL harcın mahsubuyla bakiye 1.689,28-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 269,85-TL başvurma harcı, 362,82-TL peşin harç olmak üzere toplam 632,67‬-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafça 40,00-TL tebligat, 6.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere 6.040,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-AAÜT gereğince hesap edilen 17.900,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 7-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yokluğunda, davalı şirket yetkilisinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/09/2024 Katip .... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/798, K. 2024/871, T. 17.09.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-798-e-2024-871-k-de46faebb283