İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1092 E. 2025/84 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/1092
Karar No
2025/84
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/1092 Esas KARAR NO : 2025/84 Küçükçekmece İcra Dairesi : ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/11/2023 KARAR TARİHİ : 28/01/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ''Gemilerden Atık Alımı ve Atık Kabul Tesisi Hizmet Sözleşmesi'' ticari ilişki kapsamında 9 adet fatura içeriğindeki hizmet davalı adına ifa edilmişse de 135.000,00-TL bedeli ödenmediğinden, Küçükçekmece İcra Müdürlüğü .... Esas sayılı dosya ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu tarafından takibe itiraz edildiğini, bu nedenle davanın kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına, İcra vekalet ücreti ve masraflar yönünden icra takibinin tüm borç yönünden (icra vekalet ücreti 22.730,30-TL, masraf 356,65-TL devamına ilişkin verilecek karara ibare eklenmesine, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili dilekçesinde özetle, davalının davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, hizmet bedeline konu geçerli bir sözleşme ibraz edilmediğini, sözleşmedeki imzanın davalı şirket yetkilisine ait olmadığını, davacı firmanın tek taraflı keyfi uygulamasıyla tanzim ettiği veya edeceği faturalarla alacak talebinde bulunamayacağını, alacağının varlığının ispat yükünün davacıda olduğunu belirterek, davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep ettiği görülmüştür. DELİLLER : Küçükçekmece İcra Dairesi'nin .... esas sayılı dosyası, Yüreğir Vergi Dairesi Müdürlüğü yazı cevabı, İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı yazı cevabı, Bakırköy ..... Noterliği yazı cevabı, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından 9 adet faturaya dayalı olarak Küçükçekmece İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali takibin devamı ve icra inkar tazminatı taleplerinin sübut ve miktarı noktasında toplanmış olduğu görüldü. Küçükçekmece İcra Dairesi'nin .... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 142.064,38-TL toplam alacak üzerinden ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, eldeki itirazın iptali davasının yasal süre içerisinde ikame edildiği anlaşılmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Bilirkişi tarafından mahkememize ibraz edilen raporda özetle, Davacı tarafından sunulan yasal defterlerinin kapanış tasdikinin yapılmamış olduğu, davalı yanca sunulan defterlerin e-defter olduğu ve defter beratlarının süresi içinde Maliye Bakanlığı'na verilmiş olduğu görüldüğü, taraflarca 12/07/2022 tarihli "Gemilerden Atık Alımı ve Atık Kabul Tesis Hizmet Sözleşmesi" akdedildiği, Davacı tarafından davalı adına 2022 yılında toplam 60.000,00-TL ve 2023 yılında toplam 75.000,00-TL olmak üzere toplam 135.000,00-TL değerinde 9 adet fatura davalı adına keşide edildiği, Davalı yan kayıtlarına göre ise, davacı tarafından adına toplam 12 adet fatura keşide edildiği, bu faturalardan 2 adet faturanın 2022 ve 2023 yıllarında mükerrer olarak kaydedildiği, 1 adet faturanın ise davacı kayıtlarında yer almaması sebebi ile ve davalı yanca da ibraz edilmemesi sebebi ile sehven kayda alındığı, Davalı defterlerinde bu faturaların kayda alınarak, davacı hesabına 2022 yılında 45.000,00-TL ve 2023 yılında 15.000,00-TL olmak üzere toplamda 60.000,00-TL ödeme gerçekleştirdiği anlaşılmışsa da iş bu ödemelerin davacı kayıtlarında yer almadığı, Davalının da yaptığı ödemelerin ve mükerrer faturalara ait hatalı kayıtların düzeltilmesi sonucu davacının takip tarihinde 75.000,00-TL alacaklı olması gerektiği, davalı adına başlatılan takipte işlemiş faiz talebinde bulunulduğu görülmüş olsa da davalının temerrüde düşürüldüğüne ilişkin dosya içerisinde belge sunulmadığı, davacının 75.000,00-TL alacak bakiyesi için faiz talep edemeyeceği, Takip tarihinden sonra davalı tarafından 01/09/2023 tarihinde 75.000,00-TL, 01/09/2023 tarihinde 45.000,00-TL ve 21/12/2023 tarihinde 120.000,00-TL ödenmiş olduğu, davacının davalıya borçlu hale geldiği görüş ve kanaati bildirilmiştir. Somut olayda hukuki ihtilaf davacının davalıya gemilerden atık mal alımı ve atık kabul hizmeti verip vermediği ve buna bağlı olarak da alacaklı olup olmadığı ve miktarı noktasındadır. HMK 222. maddeye göre ticari davalarda resen dahi defter ve belgeler incelenebilir. Ticari kayıtlar, defter ve belgeler, bunların dayanağı fatura ve irsaliyeler, ticari yazışmalar, ihtarname ve ticari mektuplar, ödemeye ilişkin dekont ve banka kayıtları, makbuzlar ve diğer ödeme araçları ile Vergi kayıtlarının bir bütün olduğu kabul edilmelidir. Bu nedenle BA/BS formları Vergi kayıtları olarak dayanılan ve incelenebilecek kayıtlardır ve iddianın genişletilmesi yasağına aykırı bir durum bulunmamaktadır. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır ( HMK 222/2 ). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri Yasa'da belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki ( ticari defterlerindeki ) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır.Davalı yanın defter ve belge ibraz etmemesi karışsında eldeki davada davalı yanın kayıtlarının davacı kayıtlarını destekler mahiyette olduğunun kabulü zorunludur. Dava konusu somut olayda, taraflar arasındaki Gemilerden Atık Alımı ve ATık Kabul Tesisi Hizmet Sözleşmesi imzalandığı konusunda bir uyuşmazlık bulunmadığı, bu kapsamda davacı tarafından verilen hizmet karşılığı olarak 9 adet fatura tanzim ettiği, iş bu bedellerin ödenmediğini sebebiyle takip başlatıldığı ancak, takip sonrası davalı tarafça ödenene bedeller tenzil edildiğinde 5.843,83-TL'lik kısmı yönünden Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyasına itirazının iptalini taleple eldeki davayı ikame ettiği görülmekle, yukarıda detaylandırılan açıklamalar doğrultusunda her ne kadar davacı tarafın defterlerinin kapanış tasdiki bulunmadığından lehine delil vasfı bulunmuyor ise de sunulan fatura ve davalı tarafın defterleri incelendiğinde, davalı tarafın ticari defterlerinin lehine delil vasfına haiz olduğu, davacı tarafından adına düzenlenen dava konusu faturaları kendi defterlerine kaydettiği ve davacı tarafından başlatılan takipten sonra dava konusu borca yönelik kısmi ödemeler yaptığı görüldüğünde davalının, davacı tarafından verildiği iddia olunan hizmeti aldığına dair kayıtları ve ödemeleri doğrultusunda davacının iddialarını ispatladığı tespit edilmekle davanın kabulüne, davalının aleyhine girişilen icra takibinin tamamına haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiği, dava İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine, dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile, davalının Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin aynı koşullar ile devamına, 2-Hükmedilen asıl alacağın %20'si üzerinden hesap edilecek olan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli 615,40-TL harçtan davacı tarafça yatırılan 269,85-TL harcın mahsubuyla bakiye 345,55‬-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 269,85-TL başvurma harcı, 269,85-TL peşin harç olmak üzere toplam 539,7‬0-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça 226,00-TL posta/tebligat 3.000,00-TL bilirkişi gideri olmak üzere 3.226,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-AAÜT gereğince hesap edilen 5.843,83-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 8-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair,6100 sayılı HMK'nun ilgili maddeleri gereğince dava değerinin istinaf/temyiz sınırının altında kalması nedeniyle kesin olmak üzere verilen karar davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzünde açıkça okunup, usulen anlatıldı. 28/01/2025 Katip .... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1092, K. 2025/84, T. 28.01.2025, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-1092-e-2025-84-k-6bf4004ca228